top of page

Mirasın Hükmen Reddi (Borca Batık Miras) ve Ankara-Yenimahalle Uygulama Esasları: 2026 Kapsamlı Hukuk Raporu

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 26 Oca
  • 12 dakikada okunur
Ankara Yenimahalle mirasın hükmen reddi davası ve borca batık miras hukuki danışmanlık - Avukat Mete ŞAHİN

Miras hukuku, bireylerin vefatı sonrası malvarlığı değerlerinin akıbetini düzenleyen, kökleri Roma Hukuku'na dayanan ve modern Türk hukukunda "külli halefiyet" ilkesiyle şekillenen derinlikli bir alandır. Özellikle 2020'li yılların ortalarından itibaren değişen ekonomik konjonktür, ticari ilişkilerin karmaşıklaşması ve bireysel borçlanma oranlarının artışı, mirasın sadece bir "zenginleşme" aracı olmadığını, aynı zamanda ciddi bir "mali yıkım" riski taşıdığını ortaya koymuştur. Ankara, Türkiye'nin başkenti ve bürokrasinin merkezi olması hasebiyle, miras hukukunun en çetrefilli davalarının görüldüğü, içtihatların şekillendiği bir yargı havzasıdır. Yenimahalle gibi metropol ilçeler ise, hem yerleşik nüfusun yoğunluğu hem de ticari faaliyetlerin çeşitliliği nedeniyle tereke borçlarından kaynaklı uyuşmazlıkların sıkça yaşandığı bölgelerin başında gelmektedir.


Çalışmanın temel hedefi, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) mirasçılara tanıdığı en güçlü koruma mekanizması olan "Mirasın Hükmen Reddi" (Terekenin Borca Batık Olduğunun Tespiti) kurumunu, 2026 yılı yasal düzenlemeleri ve güncel Yargıtay içtihatları ışığında tüm detaylarıyla analiz etmektir. Rapor, sadece teorik bilgi sunmakla kalmayıp, Ankara ve Yenimahalle özelinde adliye pratiklerini, yetki sınırlarını ve vatandaşların izlemesi gereken usulü adımları adım adım irdelemektedir. Özellikle "reddi miras" süresini kaçırdığını düşünen, icra tehdidi altındaki mirasçılar için bu rapor, hukuki bir kurtuluş reçetesi niteliğindedir.


1. Hukuki Temeller: Külli Halefiyet İlkesi ve Mirasın Reddi Kavramının Evrimi


1.1. Külli Halefiyetin Doğası ve Mirasçının Sorumluluğu

Türk Medeni Kanunu'nun 599. maddesi, miras hukukunun temel taşını oluşturan "külli halefiyet" ilkesini düzenler. Bu ilkeye göre mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle birlikte, herhangi bir kabul beyanına veya mahkeme kararına gerek kalmaksızın, mirası bir bütün olarak kazanırlar. Mirasın "bir bütün olarak" kazanılması, aktif malvarlığı değerlerinin (taşınmazlar, araçlar, banka mevduatları, fikri mülkiyet hakları vb.) yanı sıra, pasiflerin (borçlar, yükümlülükler, kefaletler) de mirasçıya geçmesi demektir.


Külli halefiyetin en kritik sonucu, mirasçıların sorumluluğunun kapsamıdır. Yasa koyucu, alacaklıların haklarını korumak adına, mirasçıları sadece tereke malları ile değil, kendi şahsi malvarlıkları ile de sınırsız ve müteselsilen sorumlu tutmuştur. Örneğin, babasından kalan tek bir ev dahi olmayan bir mirasçı, babasının milyonlarca liralık ticari borcu nedeniyle kendi maaşını, evini veya arabasını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilir. Bu durum, hukuk güvenliği ilkesi ve hakkaniyet dengesi açısından mirasçılara bir "kaçış" veya "korunma" imkanı tanınmasını zorunlu kılmıştır. İşte "Mirasın Reddi" kurumu, bu zorunluluktan doğmuştur.


1.2. Mirasın Reddi Türleri: Gerçek Ret ve Hükmen Ret Ayrımı

Miras hukukunda ret kurumu, hukuki niteliği ve uygulama şartları bakımından iki ana kategoriye ayrılır. Bu ayrımın doğru anlaşılması, hak kayıplarının önlenmesi açısından hayati önem taşır.


1.2.1. Mirasın Gerçek Reddi (İradi Ret)

TMK m. 606 ile düzenlenen "Gerçek Ret", mirasçının aktif bir irade beyanıyla mirası reddetmesidir.


  • Süre: Mirasbırakanın ölümünü veya mirasçı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 3 ay içinde yapılmalıdır.


  • Şekil: Sulh Hukuk Mahkemesi'ne kayıtsız ve şartsız bir beyanla başvurulur.


  • Gerekçe: Mirasçının mirası reddetmesi için terekenin borca batık olması gerekmez; şahsi nedenlerle veya manevi sebeplerle de miras reddedilebilir.


1.2.2. Mirasın Hükmen Reddi (TMK m. 605/2)

Raporumuzun ana konusunu oluşturan "Hükmen Ret", mirasçının iradesinden bağımsız olarak, kanun gereği mirasın reddedilmiş sayılması durumudur. TMK m. 605/2 hükmü şöyledir:


"Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır."


Bu düzenleme, bir "karine" (yasal varsayım) niteliğindedir. Kanun koyucu, "Hiç kimse borca batık bir mirası, yani külfeti nimetinden fazla olan bir terekeyi kabul etmek istemez" varsayımından hareket eder. Dolayısıyla, eğer tereke ölüm anında borca batıksa, mirasçı sessiz kalsa bile mirası reddetmiş kabul edilir.


Aşağıdaki tablo, 2026 yılı uygulamaları ışığında bu iki kurum arasındaki temel farkları özetlemektedir:

Özellik

Gerçek Ret (Normal Reddi Miras)

Hükmen Ret (Borca Batıklık Nedeniyle)

Hukuki Dayanak

TMK m. 606

TMK m. 605/2

İrade Beyanı

Gereklidir (Mahkemeye başvuru şart)

Gerekmez (Kanunen reddedilmiş sayılır)

Süre Sınırı

3 Ay (Hak düşürücü süre)

Süre Yoktur (Her zaman tespit istenebilir)

Görevli Mahkeme

Sulh Hukuk Mahkemesi

Asliye Hukuk Mahkemesi

Davanın Niteliği

Çekişmesiz Yargı (Hasımsız)

Çekişmeli Yargı (Alacaklılara karşı)

İspat Yükü

Yoktur

Mirasçıdadır (Borca batıklığı ispatlamalı)

Sonuç

Mirasçılık sıfatı sona erer

Mirasın baştan itibaren reddedildiği tespit edilir

Analiz: Tablodan da görüleceği üzere, hükmen ret kurumu, özellikle 3 aylık yasal süreyi kaçıran veya mirasbırakanın borçlarından çok sonra haberdar olan mirasçılar için "son sığınak" niteliğindedir. Ankara gibi büyükşehirlerde, aile bağlarının kopuk olabildiği veya bürokratik süreçlerin (veraset ilamı çıkarma vb.) zaman alabildiği durumlarda 3 aylık süre sıklıkla kaçırılmaktadır. Bu noktada Asliye Hukuk Mahkemeleri devreye girerek adaleti tesis etmektedir.


2. Mirasın Hükmen Reddinin Şartları ve Kapsamı (2026 Analizi)


Mirasın hükmen reddedilmiş sayılabilmesi için Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında ve kanun metninde aranan şartların titizlikle incelenmesi gerekir. Bu şartlar kümülatif (bir arada bulunması gereken) şartlar değildir; borca batıklığın "açıkça belli olması" veya "resmen tespit edilmesi" hallerinden birinin varlığı yeterlidir, ancak temel ön koşul ölüm tarihindeki "aciz" halidir.


2.1. Ölüm Tarihinde "Ödemeden Aciz" Hali (Borca Batıklık)

Terekenin borca batık olduğunun tespiti ve pasif malvarlığı hesaplama tablosu

Borca batıklık, basit bir nakit sıkışıklığı değildir. Hukuki anlamda terekenin borca batık olması, mirasbırakanın tüm aktif malvarlığının, pasiflerini (borçlarını) karşılamaya yetmemesi durumudur. Mahkemeler bu tespiti yaparken "bakkal defteri" hesabı yapmaz; son derece teknik ve detaylı bir bilanço çıkarır.


2.1.1. Terekenin Aktifleri (Malvarlığı)

Aktifler, mirasbırakanın vefat anında sahip olduğu, paraya çevrilebilir tüm değerlerdir:


  • Gayrimenkuller: Ev, arsa, tarla, dükkan vb. (2026 yılı rayiç bedelleri esas alınır).


  • Menkuller: Araçlar, ev eşyaları, ziynet eşyaları, sanat eserleri.


  • Finansal Varlıklar: Banka mevduatları, hisse senetleri, tahviller, bireysel emeklilik birikimleri (mirasçıya kalıyorsa).


  • Dijital Varlıklar: 2026 itibarıyla kripto paralar, NFT'ler ve dijital cüzdanlardaki varlıklar da tereke aktifine dahil edilmekte ve bilirkişilerce değerlenmektedir.


  • Alacaklar: Üçüncü şahıslardaki tahsil edilebilir alacaklar.


2.1.2. Terekenin Pasifleri (Borçlar)

Pasifler, mirasbırakanın şahsi sorumluluğunda olan ve ölümle sona ermeyen tüm borçlarıdır:


  • Kamu Borçları: Vergi borçları, SGK prim borçları, idari para cezaları.


  • Özel Hukuk Borçları: Banka kredileri (konut, ihtiyaç, taşıt), kredi kartı borçları, senet ve çek borçları.


  • Kefalet Borçları: Mirasbırakanın başkasına kefil olması nedeniyle doğan borçlar.


  • Haksız Fiil Tazminatları: Mirasbırakanın neden olduğu bir kaza veya zarar nedeniyle ödenmesi gereken tazminatlar.


Kritik 2026 Tespit: Yargıtay, borca batıklık incelemesinde sadece "kesinleşmiş" icra takiplerini değil, vadesi gelmiş veya gelmemiş tüm borçları dikkate almaktadır. Ancak, aktiflerin değerlemesinde "satış kabiliyeti" de önemlidir. Örneğin, satılması hukuken imkansız veya çok zor olan (hacizli, davalı) malların değeri, pasifleri karşılamada yetersiz görülebilir.


2.2. Aczin Açıkça Belli Olması veya Resmen Tespit Edilmesi

Kanun koyucu, mirasın hükmen reddi için borca batıklığın "herkesçe bilinebilir" veya "resmi kayıtlarla sabit" olmasını aramıştır.


  • Açıkça Belli Olma: Mirasbırakanın sağlığında hakkında çok sayıda icra takibi yapılmış olması, haciz işlemlerinin uygulanmış olması, aciz vesikası alınmış olması, alacaklıların kapıya dayanması gibi durumlar, aczin açıkça belli olduğu hallerdir. Çevresinde "borçlu" olarak tanınması, yaşam standardının düşüklüğü de karine teşkil edebilir.


  • Resmen Tespit: Terekenin resmi defterinin tutulması (TMK m. 619) veya iflas yoluyla tasfiye sürecinde borçların malvarlığından fazla olduğunun anlaşılmasıdır.


Önemli Yargıtay İçtihadı (2024-2026 Dönemi): Yüksek Mahkeme, mirasçıların mirasbırakanla olan ilişkisinin kopuk olmasını (örneğin yıllardır görüşmemeleri) hükmen ret için bir gerekçe olarak kabul etmemekle birlikte, borca batıklığın objektif bir olgu olduğunu vurgulamaktadır. Yani mirasçı borçları bilmese bile, eğer tereke matematiksel olarak eksideyse, hükmen ret kararı verilmelidir. İyiniyet veya kötüniyet araştırması bu davanın esasına etkili değildir.


3. Ankara ve Yenimahalle Özelinde Yargısal Uygulama ve Yetki Kuralları


Ankara, coğrafi genişliği ve adli teşkilatlanmasındaki bölünmüşlük nedeniyle vatandaşların en çok "yetki hatası" yaptığı illerin başında gelmektedir. Mirasın hükmen reddi davasında doğru mahkemeyi tespit etmek, davanın aylar, hatta yıllar süren "yetkisizlik/görevsizlik" döngüsüne girmemesi için elzemdir.


3.1. Görevli Mahkeme: Neden Sulh Hukuk Değil?

Miras hukukunda genel kural olarak veraset ilamı, tereke tespiti gibi işler Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Ancak Mirasın Hükmen Reddi (Terekenin Borca Batık Olduğunun Tespiti) davası, çekişmeli yargı işi olduğu için Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girer. Vatandaşların en sık yaptığı hata, "Reddi Miras" dilekçesi ile Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurmaktır. Eğer 3 aylık süre geçmişse, Sulh Hukuk Mahkemesi talebi reddeder. Oysa yapılması gereken, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde "tespit davası" açmaktır.1


3.2. Yetkili Mahkeme ve Ankara Adliyesi Karmaşası

Yetki, davanın "coğrafi olarak" nerede açılacağını belirler. HMK'nın genel yetki kuralları ve miras hukukuna ilişkin özel yetki kuralları (HMK m. 11) burada devreye girer.


3.2.1. Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri Kuralı

Miras davalarında kesin yetki kuralı, mirasbırakanın (murisin) son yerleşim yeri mahkemesidir. Eğer muris Yenimahalle, Çankaya, Keçiören, Mamak, Altındağ veya Pursaklar ilçelerinde ikamet ediyorsa, yetkili adliye Ankara Adliyesi'dir.


3.2.2. Davalının (Alacaklının) Yerleşim Yeri Seçeneği

Mirasın hükmen reddi davası, alacaklılara karşı açılan bir tespit davası olduğu için, genel yetki kuralı gereği davalının (alacaklının) yerleşim yerinde de açılabilir. Bu durum davacıya (mirasçıya) bir "seçimlik hak" tanır. Örnek: Muris Yenimahalle'de vefat etmiştir. Alacaklı ise İstanbul'da merkezi bulunan bir bankadır. Mirasçı dilerse Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'nde, dilerse İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açabilir. Ancak pratik olan ve tercih edilen, genellikle murisin son yerleşim yeri (Ankara) mahkemesidir, çünkü tapu ve banka kayıtlarının toplanması yerel mahkemede daha hızlı ilerleyebilir.


3.2.3. Ankara ve Ankara Batı (Sincan) Ayrımı: Yenimahalle Örneği

Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi miras davaları binası ve Yenimahalle yetkili mahkeme girişi

2026 yılında da devam eden adli yapılanmaya göre:


  • Ankara Batı Adliyesi (Sincan): Sincan, Etimesgut, Ayaş, Beypazarı gibi batı ilçelerine bakar.


  • Ankara Adliyesi: Yenimahalle, Çankaya, Keçiören, Mamak, Altındağ, Pursaklar, Gölbaşı (kısmen) ilçelerine bakar.


Kritik Uyarı: Yenimahalle ilçesi, coğrafi olarak batıda yer alsa da, yargı çevresi bakımından Ankara Merkez Adliyesi'ne bağlıdır. Batıkent, Demetevler, Şentepe gibi yoğun nüfuslu Yenimahalle semtlerinde oturan vatandaşlar, davalarını Sincan'da değil, Sıhhiye'deki adliyeye bağlı mahkemelerde açmalıdır. Yanlış adliyede dava açmak, davanın yetkisizlikle reddedilmesine ve dosyanın transferi sırasında 3-4 aylık zaman kaybına yol açar.


3.3. Mahkeme Binalarının Konumu (2026 Güncellemesi)

Ankara Adliyesi'nin birimleri farklı binalara dağılmıştır. Vatandaşların dilekçelerini doğru binadaki tevzi bürosuna vermeleri gerekir.


  • Asliye Hukuk Mahkemeleri: 2026 yılı itibarıyla Ankara Adliyesi 1 Nolu Ek Hizmet Binası'nda hizmet vermektedir. Bu bina, ana binadan farklı bir lokasyondadır.


  • Avukat Mete Şahin olarak tavsiyemiz, UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) üzerinden elektronik imza ile dava açılmasıdır. Bu sayede fiziki bina arama derdi ortadan kalkar ve evrak kaybolma riski sıfıra iner.


4. Dava Süreci, Deliller ve İspat Yükümlülüğü


Mirasın hükmen reddi davası, "tespit" niteliğinde olsa da, çekişmeli bir yargılama sürecini gerektirir. Hakim, sadece mirasçının beyanına göre karar vermez; terekenin mali fotoğrafını çeker.


4.1. Davanın Tarafları


  • Davacı: Mirasçılar (Yasal veya atanmış). Tek bir mirasçı kendi payı için dava açabileceği gibi, tüm mirasçılar birlikte de dava açabilir.


  • Davalı: Tereke Alacaklıları.


  • Bu dava "hasımsız" açılamaz. Hasımsız açılan davalar usulden reddedilir.


  • Davalı olarak, muristen alacaklı olan kişiler (banka, vergi dairesi, şahıs) gösterilmelidir. Eğer icra takibi varsa, takibi yapan alacaklı davalı gösterilir. İcra takibi yoksa, bilinen en büyük alacaklı davalı olarak seçilebilir.


4.2. Yargılama Usulü ve İspat Araçları

Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri, HMK m. 118 ve devamı maddelerindeki "yazılı yargılama usulünü" uygular. Ancak mirasın hükmen reddi davalarında "basit yargılama usulü"nün uygulanması gerektiğine dair doktrinel görüşler olsa da, mahkemeler genellikle detaylı araştırma gerektirdiği için kapsamlı bir tahkikat yürütür.


4.2.1. İspat Yükü

Terekenin borca batık olduğunu ispat yükü davacı mirasçıdadır. "Benim babamın parası yoktu" demek yetmez; bunun resmi kayıtlarla kanıtlanması gerekir.


4.2.2. Kullanılan Deliller

Mahkeme, mirasçının talebi üzerine veya re'sen (kamu düzenini ilgilendiren hallerde) şu kurumlara müzekkere (resmi yazı) yazar:


  1. Tapu Müdürlükleri (TAKBİS): Murisin Türkiye genelinde adına kayıtlı taşınmazı olup olmadığı sorgulanır.


  2. Emniyet Genel Müdürlüğü (POLNET/Trafik Tescil): Adına kayıtlı araç var mı? Varsa modeli, yaşı ve piyasa değeri nedir?


  3. Bankalar (Türkiye Bankalar Birliği): Murisin tüm bankalardaki mevduat, fon, kiralık kasa ve kredi borcu bilgileri istenir.


  4. Vergi Daireleri ve Belediyeler: Vergi borcu ve emlak beyan değerleri sorulur.


  5. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK): Emekli maaşı, prim borcu durumu.


  6. İcra Daireleri (UYAP): Muris aleyhine açılmış icra takipleri listelenir.


  7. Tanık Beyanları: Murisin yaşam standardı, alım gücü ve borçlarını ödeme durumu hakkında yakın çevre ve komşular dinlenebilir. Özellikle açıkça aciz halinin ispatında tanık beyanları önemlidir.


4.3. Bilirkişi İncelemesi: Kilit Aşama

Toplanan tüm deliller (tapu kayıtları, banka yazıları, borç dökümleri) bir dosya halinde Hukukçu ve Mali Müşavir niteliğindeki bilirkişilere tevdi edilir. Bilirkişi, "Tereke Bilançosu" hazırlar.


  • Aktif Toplamı: Gayrimenkul değerleri + Araç değerleri + Banka bakiyeleri.


  • Pasif Toplamı: Kredi borçları + Vergi borçları + İcra borçları + Diğer borçlar.Eğer Pasif > Aktif ise, bilirkişi "Terekenin borca batık olduğu" yönünde rapor verir. Mahkeme bu rapora dayanarak hükmünü kurar.


4.4. Yargılama Giderleri ve Harçlar

Mirasın hükmen reddi davası, konusu para ile ölçülebilen bir dava olsa da, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre "tespit davası" niteliğinde olduğundan maktu harca tabidir.


  • Maktu Harç: Borç miktarı 1 milyon TL de olsa, 100 milyon TL de olsa, 2026 yılı Harçlar Tarifesi'ne göre belirlenen sabit başvuru ve karar harcı ödenir. Bu durum, borç yükü altındaki mirasçılar için büyük bir kolaylıktır; dava açarken yüksek harçlar ödemek zorunda kalmazlar.


5. İcra Takiplerine Etkisi ve "Bekletici Mesele" Stratejisi


Mirasçıların en büyük kabusu, henüz miras durumunu netleştiremeden kapıya icra memurunun gelmesidir. Hükmen ret davası, bu tehdide karşı en etkili kalkandır.


5.1. İcra Takibine İtiraz ve Davanın Bildirilmesi

Bir mirasçıya, murisin borcu nedeniyle icra dairesinden ödeme emri geldiğinde izlenmesi gereken stratejik yol şudur:


  1. Süresinde İtiraz: Ödeme emrine 7 gün içinde itiraz edilmelidir. İtirazda "Murisin terekesi borca batıktır, miras hükmen reddedilmiştir" savunması mutlaka yer almalıdır.


  2. Dava Açılması: Vakit kaybetmeden Asliye Hukuk Mahkemesi'nde "Hükmen Ret" davası açılmalıdır.


  3. Bekletici Mesele Talebi: İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülen "İtirazın Kaldırılması" davasında veya genel mahkemelerdeki "İtirazın İptali" davasında, Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dosya numarası bildirilerek "Bekletici Mesele" yapılması talep edilmelidir.


5.2. Yargıtay'ın Bekletici Mesele Yaklaşımı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu'nun istikrarlı kararlarına göre, terekenin borca batık olduğuna ilişkin dava, icra takibinin sonucunu doğrudan etkileyecek niteliktedir. Çünkü eğer miras reddedilmiş sayılırsa, mirasçı borçlu sıfatını hiç kazanmamış olacaktır. Bu nedenle, icra mahkemesi veya alacak davası mahkemesi, hükmen ret davasının sonuçlanmasını beklemek zorundadır. Bu süre zarfında:


  • Mirasçının şahsi mallarına haciz konulamaz.


  • Satış işlemleri durdurulur.


  • Mirasçının maaşından kesinti yapılamaz (veya kesinti hesaba bloke edilir, alacaklıya ödenmez).


6. Hükmen Reddinin Sonuçları: Mirasçılar ve Üçüncü Kişiler İçin Ne Değişir?


Mahkemenin "Mirasın hükmen reddedildiğinin tespitine" karar vermesi ve bu kararın kesinleşmesiyle birlikte hukuki statü kökten değişir.


6.1. Mirasçılık Sıfatının Sona Ermesi

Karar, "açıklayıcı" (izhari) niteliktedir. Yani mahkeme "Şu andan itibaren mirası reddettiniz" demez; "Mirasbırakanın ölümü anından itibaren miras zaten reddedilmişti, bunu tespit ettim" der. Sonuç olarak:


  • Mirasçı, murisin borçlarından dolayı geçmişe etkili olarak sorumsuz hale gelir.


  • Alacaklılar, mirasçıdan 1 kuruş dahi talep edemez.


  • Varsa mirasçı üzerine konulan hacizler fek edilir (kaldırılır).


6.2. Altsoya (Çocuklara/Torunlara) Etkisi

En çok merak edilen konulardan biri: "Ben reddettim, borç çocuğuma geçer mi?"


  • Yasal Mirasçılar: TMK m. 611 uyarınca, yasal mirasçılardan biri mirası reddederse, payı sanki kendisi mirasbırakandan önce ölmüş gibi altsoyuna geçer.


  • Hükmen Ret Farkı: Ancak hükmen ret durumunda, tereke "borca batık" olduğu için miras reddedilmiş sayılmaktadır. Bu borca batıklık durumu, altsoy (torunlar) için de geçerlidir. Teorik olarak miras onlara geçer ancak aynı "borca batıklık karinesi" onlar için de işler.


    Pratik Uygulama: Riske girmemek adına, davacı mirasçının hükmen ret kararını aldıktan sonra, çocukları adına da (velayeten veya reşitlerse kendileri) "Bizim için de hükmen ret söz konusudur" diyerek tespit istemeleri veya mirası reddetmeleri en güvenli yoldur. Eğer en yakın mirasçıların tamamı mirası reddederse, miras iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.


6.3. Ölüm Aylığı (Dul ve Yetim Maaşı) Durumu

Mirasın reddi veya hükmen reddi, sosyal güvenlik haklarını etkilemez. Neden? Ölüm aylığı, mirasbırakanın terekesinden (malvarlığından) ödenen bir para değildir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından, kanundaki şartları taşıyan hak sahiplerine bağlanan bir sosyal yardımdır. Terekeye dahil olmayan bu hak, mirasın reddedilmesinden bağımsızdır. Sonuç: Mirasçılar, tereke borca batık olduğu için mirası reddetseler bile, babalarından veya eşlerinden kalan dul ve yetim maaşını almaya devam ederler. Bu maaşa, murisin borçları nedeniyle haciz konulamaz (SGK Kanunu'ndaki istisnalar hariç).


8. Sıkça Sorulan Sorular


Mirasın hükmen reddi hakkında sıkça sorulan sorular ve Yargıtay kararları

S1: Babam vefat etti, 3 aylık reddi miras süresini kaçırdım. Borçları ödemek zorunda mıyım?

Cevap: Hayır, zorunda değilsiniz. Eğer babanızın vefat tarihinde borçları malvarlığından fazlaysa (tereke borca batıksa), süre sınırı olmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde "Mirasın Hükmen Reddi" davası açarak borçlardan kurtulabilirsiniz.


S2: Mirasın hükmen reddi davası nerede açılır?

Cevap: Davayı, mirasbırakanın son yerleşim yeri olan yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmalısınız. Örneğin, babanız Ankara Yenimahalle'de vefat ettiyse, yetkili mahkeme Ankara (Sıhhiye) Adliyesi'dir.


S3: Mirası reddedersem babamdan kalan emekli maaşım (yetim aylığı) kesilir mi?

Cevap: Kesinlikle hayır. Mirasın reddi veya hükmen reddi, SGK'dan aldığınız ölüm aylığını (dul/yetim maaşı) etkilemez. Maaşınızı almaya devam edebilirsiniz.


S4: Bu dava ne kadar sürer?

Cevap: Mahkemenin yoğunluğuna ve delillerin toplanma hızına göre değişmekle birlikte, Ankara mahkemelerinde ortalama 8 ay ile 1.5 yıl arasında sonuçlanmaktadır.


S5: Davayı kime karşı açacağım?

Cevap: Dava, mirasbırakanın alacaklılarına (banka, vergi dairesi, şahıs vb.) karşı açılır. Hasımsız (karşı taraf olmadan) açılan davalar reddedilir.


S6: Mirasbırakanın hiç malı yok ama çok borcu var. Yine de dava açmalı mıyım?

Cevap: Evet. Borçluların size karşı icra takibi başlatmasını engellemek veya başlatılan takipleri iptal ettirmek için elinizde bir mahkeme kararı (tespit hükmü) olması gerekir.


S7: Hükmen ret davası için harç masrafı çok mudur?

Cevap: Hayır. Bu davalar "tespit davası" niteliğinde olduğu için maktu (sabit) harca tabidir. Borç miktarı milyonlarca lira olsa bile, mahkemeye ödeyeceğiniz harç cüzi ve sabittir.12


S8: Dedemden kalan mirası reddettim, çocuğuma geçer mi?

Cevap: Normal reddi mirasta pay çocuğunuza geçer. Ancak hükmen ret (borca batıklık) durumunda, miras çocuğunuza geçse bile "borca batıklık" hali devam ettiği için onlar için de hükmen ret şartları oluşmuş sayılır. Güvenli yol, çocuklarınız adına da tespit istemektir.


S9: Babamın arabasını kullandım, hükmen ret davası açabilir miyim?

Cevap: Tereke mallarını "sahiplenme" anlamına gelecek şekilde kullanmak (aracı sürekli kullanmak, kiraya vermek, satmak) mirası kabul ettiğiniz anlamına gelebilir ve davanızın reddedilmesine yol açabilir. Dikkatli olunmalıdır.


S10: İcra takibi geldikten sonra bu davayı açabilir miyim?

Cevap: Evet, icra takibi geldikten sonra da açabilirsiniz. Açtığınız davayı icra dosyasına bildirerek takibin durdurulmasını (bekletici mesele yapılmasını) talep edebilirsiniz.


S11: Hükmen ret için avukat tutmak zorunlu mu?

Cevap: Kanunen zorunlu değildir ancak teknik bir davadır. Borca batıklığın hesabı, bilirkişi raporuna itirazlar ve Yargıtay kararlarının uygulanması uzmanlık gerektirir. Hak kaybı yaşamamak için bir avukatla çalışmanız önerilir.


S12: Ankara dışında oturuyorum ama babam Ankara'da vefat etti. Davayı bulunduğum yerden açabilir miyim?

Cevap: Davayı mirasbırakanın son yerleşim yeri olan Ankara mahkemelerinde açmanız gerekir. Ancak bulunduğunuz yerdeki nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla (muhabere yoluyla) dilekçenizi Ankara'ya gönderebilirsiniz.


9. Örnek Dilekçeler ve Yasal Başvuru Formları

(Not: Bu dilekçeler taslak niteliğinde olup, her somut olayın özelliğine göre bir avukat tarafından düzenlenmelidir.)


Örnek 1: Terekenin Borca Batık Olduğunun Tespiti Dava Dilekçesi


ANKARA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE


DAVACI : (TC:....................)

ADRES :


DAVALI :

ADRES : [Alacaklı Adresi]


KONU : Murisin ölümü tarihinde terekesinin borca batık olduğunun tespiti ve mirasın hükmen reddedildiğinin karara bağlanması talebidir.


AÇIKLAMALAR


  1. Mirasbırakan babam/eşim, tarihinde Ankara'da vefat etmiştir.

  2. Mirasbırakanın vefat ettiği tarih itibarıyla malvarlığı, borçlarını karşılamaya yetmemektedir. Murisin adına kayıtlı [varsa taşınmaz/araç bilgisi] bulunmakla birlikte, bu malların değeri borçların yanında cüzi kalmaktadır / üzerinde yüksek miktarlı ipotek ve hacizler vardır.

  3. Davalı [Alacaklı Adı], murisin borcu nedeniyle tarafıma karşı icra takibi başlatmıştır / başlatma hazırlığındadır.

  4. TMK m. 605/2 uyarınca, ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli olan murisin mirası, tarafımızca hükmen reddedilmiş sayılmaktadır.

  5. Bu hukuki durumun mahkemenizce tespiti ve hüküm altına alınması zarureti doğmuştur.


HUKUKİ NEDENLER: TMK, HMK ve ilgili sair mevzuat.


HUKUKİ DELİLLER : Nüfus kayıtları, Veraset İlamı, Tapu ve Trafik Tescil Kayıtları, Banka Kayıtları, İcra Dosyaları, Bilirkişi İncelemesi, Tanık ve her türlü yasal delil


SONUÇ VE İSTEM : Arz edilen nedenlerle; davanın kabulü ile mirasbırakanın terekesinin borca batık olduğunun ve mirasın hükmen reddedildiğinin tespitine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

Tarih

Davacı

[İmza]


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.


Son Yazılar

Hepsini Gör
Miras Hukuku: Tereке ve Mirasçı Hakları

Miras hukuku konularında mirasçı hakları ve tereке paylaşımı. Ankara Yenimahalle'de miras hukuku uzmanı Avukat Mete Şahin'den vasiyet ve miras davalarında bilgiler.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page