Nafaka Artırım Davası Şartları ve 2026 TÜFE Hesaplaması
- Av. Mete ŞAHİN

- 1 gün önce
- 7 dakikada okunur

1. Nafaka Artırım Davası Nedir?
Nafaka artırım davası, daha önce hükmedilmiş olan nafakanın değişen ekonomik ve sosyal koşullara göre yeniden belirlenmesi için açılan davadır. 2026 itibarıyla yoksulluk nafakasında temel dayanak Türk Medeni Kanunu m.175 ve m.176/4; iştirak nafakasında ise Türk Medeni Kanunu m.182, m.330 ve m.331 hükümleridir. Görevli mahkeme de aile hukukundan doğan uyuşmazlıklara bakan Aile Mahkemesidir.
Önemli nokta şudur: 2026 yılında herkese otomatik olarak uygulanacak tek bir “nafaka artış oranı” yoktur. Kararda veya protokolde hangi endeksin, hangi dönemin ve hangi artış yönteminin yazdığı önemlidir. En son resmi TÜİK verisine göre Mart 2026 itibarıyla TÜFE aylık %1,94, yıllık %30,87 ve on iki aylık ortalamalara göre %32,82’dir. Bu nedenle “2026 TÜFE oranı” denildiğinde önce hangi TÜFE türünün esas alındığı mutlaka netleştirilmelidir.
2. 2026 İtibarıyla Nafaka Artırım Talebi Hangi Nafaka Türlerinde Gündeme Gelir?
2.1. Yoksulluk Nafakası
Yoksulluk nafakasında artırımın açık hukuki dayanağı Türk Medeni Kanunu m.176/4’tür. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebilir. Hâkim, istem hâlinde gelecek yıllarda ödenecek miktarı da belirleyebilir.
2.2. İştirak Nafakası
İştirak nafakasında çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri esas alınır. Türk Medeni Kanunu m.330 nafaka miktarının belirlenmesini, m.331 ise durum değiştiğinde nafaka miktarının yeniden belirlenmesini veya kaldırılmasını düzenler. Bu nedenle iştirak nafakası da artırım davasına konu olabilir.
2.3. Yardım Nafakası
Nafaka artırım talebi yalnızca yoksulluk ve iştirak nafakasıyla sınırlı değildir. Yardım nafakası da Türk Medeni Kanunu m.364 ve m.365 kapsamında ihtiyaç ve ödeme gücüne göre yeniden değerlendirmeye konu olabilir. Uygulamada yardım nafakasının artırılması ve kaldırılması istemleri de görülmektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/10341 E., 2017/48 K., 16.01.2017 tarihli kararı buna örnektir.
2.4. Tedbir Nafakası Ve Ayrı Yaşama Hâlinde Parasal Katkı
Tedbir nafakasında durum farklıdır. Boşanma veya ayrılık davası sürerken TMK m.169 uyarınca geçici önlemler alınır. Evlilik sürerken ayrı yaşama hâlinde de TMK m.197 kapsamında eşlerden birinin diğerine yapacağı parasal katkı ve diğer önlemler belirlenebilir. Koşullar değiştiğinde TMK m.200 gereği bu önlemler değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Bu nedenle tedbir niteliğindeki ödemelerde çoğu durumda ayrı bir artırım davasından ziyade mevcut önlem kararının değiştirilmesi talep edilir.
3. Nafaka Artırım Davasının Temel Şartları Nelerdir?
Nafaka artırım davasında mahkemenin baktığı ana mesele, mevcut nafakanın bugünkü koşullarda yeterli olup olmadığıdır. Uygulamada özellikle şu unsurlar önem taşır:

Halen geçerli ve devam eden bir nafaka kararının bulunması.
Nafaka alacaklısının veya müşterek çocuğun giderlerinde artış meydana gelmesi.
Nafaka yükümlüsünün ödeme gücünde artış ya da en azından ödeme kapasitesini etkileyen yeni durumların bulunması.
Mevcut miktarın, ekonomik gerçeklik karşısında hakkaniyete aykırı derecede yetersiz kalması.
Bu değişikliklerin somut belge ve delillerle ispat edilmesi.
İştirak nafakasında özellikle çocuğun yaşı, eğitim seviyesi, okul/servis/kurs giderleri, sağlık harcamaları ve genel bakım masrafları önemlidir. Yoksulluk nafakasında ise tarafların güncel gelir-gider dengesi, yaşam koşulları ve mevcut nafakanın alım gücü dikkate alınır. Yargıtay da nafaka miktarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumu, çocuğun yaşı, eğitimi, ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkesinin birlikte gözetilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
4. Nafaka Artırım Davası Açmak İçin 1 Yıl Beklemek Gerekir Mi?
Hayır. Kanunda nafaka artırım davası için sabit bir “1 yıl bekleme” şartı yoktur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/4481 E., 2016/8685 K., 01.06.2016 tarihli kararında, nafaka artırım davasının açılmasının belli bir zaman geçmesine bağlı olmadığı açıkça belirtilmiştir.
Burada karıştırılan konu çoğu zaman TMK m.178’deki bir yıllık zamanaşımı hükmüdür. O hüküm, boşanma sebebiyle doğan bazı dava haklarıyla ilgilidir. Buna karşılık mevcut, devam eden nafakanın artırılması bakımından kanunda sabit bir bekleme süresi öngörülmemiştir. Dosya, dava tarihindeki güncel şartlara göre değerlendirilir.
5. Kararda Yıllık Artış Hükmü Varsa Yine De artırım davası açılabilir mi?
Kararda veya onaylı protokolde “her yıl TÜFE oranında artar”, “ÜFE oranında artırılır” ya da benzeri bir hüküm varsa önce o hüküm uygulanır. Ancak bu, nafakanın her durumda yeterli kalacağı anlamına gelmez. Özellikle iştirak nafakasında Yargıtay, önceki kararda artış oranı bulunmasının sonradan artırım davası açılmasına engel olmadığını; önceki artış oranının kesin hüküm oluşturmayacağını kabul etmektedir. Yargıtay 3. HD’nin 2014/7886 E., 2014/16083 K., 08.12.2014 ve 2015/5965 E., 2015/14023 K., 14.09.2015 tarihli kararları bu yöndedir.
Bu nedenle vatandaş açısından doğru yaklaşım şudur: Kararda yıllık artış hükmü varsa, önce o hesap uygulanır; buna rağmen nafaka gerçek ihtiyaçları karşılamıyorsa ayrıca nafaka artırım davası açılması mümkündür. Özellikle çocuğun okul, sağlık veya barınma giderlerinde ciddi artış varsa salt endeks artışı yeterli olmayabilir.
6. Görevli Ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Görevli mahkeme ise Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi bakar.
Ankara, Yenimahalle veya Ankara Batı çevresinde ikamet ediyor olmanız da bu temel kuralı değiştirmez. Yetki bakımından esas ölçüt, boşanmadan sonra nafaka alacaklısının yerleşim yeridir. Bu yönüyle dava mutlaka boşanmanın görüldüğü yerde açılmak zorunda değildir.
7. Dava Açarken Hangi Deliller Önemlidir?
Nafaka artırım davasında başarılı olmak için soyut “hayat pahalılaştı” demek çoğu dosyada yeterli olmaz. Değişen ihtiyacı ve ödeme gücünü somutlaştırmak gerekir. Bu nedenle şu belgeler özellikle işlevseldir:
Önceki boşanma ilamı veya nafaka kararının örneği.
Çocuğun okul, servis, kurs, kreş, kırtasiye ve benzeri eğitim giderlerine ilişkin belgeler.
Sağlık raporları, ilaç, tedavi, psikolog, özel eğitim ve benzeri harcama kayıtları.
Kira, fatura, ulaşım ve bakım giderlerini gösteren belgeler.
Tarafların maaş, SGK, vergi, ticari faaliyet ve malvarlığı durumuna ilişkin kayıtlar.
Gerekiyorsa tanık ve sosyal-ekonomik durum araştırması talepleri.
Pratikte en güçlü dilekçe, giderleri kalem kalem gösteren ve bunları belgeleyen dilekçedir. Özellikle iştirak nafakasında çocuğun yeni eğitim kademesi, özel ihtiyaçları veya sağlık giderleri açık yazılmalıdır. Yoksulluk nafakasında ise alacaklının geçim koşulları ile borçlunun güncel ödeme gücü mutlaka karşılaştırmalı anlatılmalıdır.
8. 2026 TÜFE hesaplaması nasıl yapılır?

8.1. Önce Hangi TÜFE Türünün Uygulanacağını Belirleyin
Mart 2026 itibarıyla resmi TÜİK verileri şöyledir: aylık TÜFE %1,94; yıllık TÜFE %30,87; on iki aylık ortalama TÜFE %32,82. Dolayısıyla “2026 TÜFE oranı kaç?” sorusunun tek cevabı yoktur. Kararda “12 aylık ortalama TÜFE” yazıyorsa %32,82; “bir önceki yılın aynı ayına göre TÜFE” mantığı benimsenmişse Mart 2026 bakımından %30,87 esas alınır.
8.2. 12 Aylık Ortalama TÜFE (%32,82) Esas Alınırsa Örnek Hesap

Formül: Mevcut nafaka x 1,3282
3.000 TL → 3.984,60 TL
5.000 TL → 6.641,00 TL
7.500 TL → 9.961,50 TL
10.000 TL → 13.282,00 TL
8.3. Yıllık TÜFE (%30,87) Esas Alınırsa Örnek Hesap
Formül: Mevcut nafaka x 1,3087
3.000 TL → 3.926,10 TL
5.000 TL → 6.543,50 TL
8.4. Mahkemeden İstenecek Artış Nasıl Belirlenir?
Buradaki hesap, sadece endeks bazlı teknik başlangıç noktasıdır. Nafaka artırım davasında hakim salt TÜFE tablosuna bakmaz; çocuğun güncel ihtiyaçlarını, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu ve hakkaniyeti birlikte değerlendirir. Bu yüzden dava dilekçesinde yalnızca “TÜFE kadar artırılsın” demek yerine, gider artışlarını somut kalemlerle açıklayıp net talep sonucu yazmak daha doğrudur.
9. Hangi Durumlarda Yalnızca TÜFE Artışı Yetmez?
Yalnızca endeks artışı, özellikle şu hallerde yetersiz kalabilir:
Çocuğun ilkokuldan ortaokula, ortaokuldan liseye veya üniversite hazırlık sürecine geçmesi.
Özel okul, servis, etüt, kurs veya kreş giderlerinin ciddi yükselmesi.
Düzenli sağlık harcaması, terapi, özel eğitim veya ilaç ihtiyacı doğması.
Nafaka borçlusunun gelirinde belirgin artış meydana gelmesi.
Mevcut nafakanın alım gücünün yüksek enflasyon karşısında fiilen erimesi.
Bu nedenle 2026 yılında doğru dava stratejisi, yalnızca TÜFE hesap tablosu sunmak değil; bu tablonun yanında çocuğun veya nafaka alacaklısının gerçek yaşam giderlerini ayrıntılı biçimde ortaya koymaktır. Mahkeme bakımından asıl önemli olan, mevcut nafakanın neden artık adil ve yeterli olmadığıdır.
10. Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada en çok şu hatalar görülür:
İştirak nafakası ile yoksulluk nafakasını aynı maddeye dayandırmak.
Kanunda olmayan “1 yıl bekleme” şartını kesin kural gibi yazmak.
Güncel resmi TÜİK verisi yerine eski ay oranını kullanmak.
Dilekçede giderleri belgelememek.
Gelecek yıllar için artış hükmü talep etmeyi unutmak.
Özellikle son madde önemlidir. Kanun, istem halinde nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre ne miktarda ödeneceğinin karara bağlanabileceğini açıkça düzenlemektedir. Bu nedenle dava dilekçesinde yalnızca bugünkü artışı değil, mümkünse gelecek yıllar için de açık bir artış mekanizması talep edilmelidir.
11. Sonuç
Nafaka artırım davası, otomatik zam talebi değil; değişen şartlara göre uyarlama talebidir. 2026 itibarıyla doğru hukuki dayanak, doğru nafaka türü, doğru TÜFE dönemi ve güçlü delil seti bir araya gelmeden sağlıklı sonuç almak zordur. Resmi mevzuat çerçevesinde yoksulluk nafakasında TMK m.176/4; iştirak nafakasında TMK m.182, m.330 ve m.331; mahkeme bakımından da TMK m.177 ile 4787 sayılı Kanun belirleyicidir.
Vatandaş açısından en güvenli yol şudur: önce mevcut kararın lafzını okuyun, sonra güncel TÜİK verisini doğru seçin, ardından artan ihtiyaçları belgeleyin. Özellikle Ankara, Yenimahalle ve Ankara Batı çevresinde yaşayan kişiler bakımından da temel kural aynıdır; dosyanın sonucu, somut ihtiyaç ve ödeme gücü dengesine göre belirlenir. Önceki ilam veya protokol görülmeden herkese tek oran vermek doğru olmaz.
12. Sıkça Sorulan Sorular

1. Nafaka artırım davasını kim açabilir?
Yoksulluk nafakasında nafaka alacaklısı eş açar. İştirak nafakasında ise çocuğa fiilen bakan veya velayet sahibi taraf, çocuk adına talepte bulunur.
2. Dava hangi mahkemede açılır?
Boşanmadan sonra nafaka davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.
3. Aile Mahkemesi yoksa ne olur?
Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakar.
4. Nafaka artırımı için 1 yıl beklemek zorunlu mu?
Hayır. Yargıtay’a göre nafaka artırım davası belli bir süre geçmesine bağlı değildir.
5. Kararda yıllık artış varsa yine dava açılabilir mi?
Evet. Özellikle iştirak nafakasında önceki artış oranı, sonradan artırım davası açılmasına engel değildir.
6. 2026 Mart itibarıyla resmi 12 aylık ortalama TÜFE kaç?
%32,82’dir. Yıllık TÜFE ise %30,87’dir.
7. Boşanma davası devam ederken ne yapılır?
Bu durumda TMK m.169 kapsamındaki (tedbir nafakası vb.) geçici önlemler gündeme gelir; dosya stratejisi mevcut boşanma dosyasına göre belirlenir.
8. Okul, kreş veya sağlık gideri artarsa dava açılabilir mi?
Evet. Özellikle iştirak nafakasında bu tür gider artışları önemli artırım sebeplerindendir; belgelemek gerekir.
9. Çocuk 18 yaşını doldurunca iştirak nafakası devam eder mi?
Kural olarak iştirak nafakası reşit olmakla sona erer. Eğitim devam ediyorsa yardım nafakası gündeme gelebilir. Yargıtay bu ayrımı açık biçimde yapmaktadır.
10. Dilekçeye hangi belgeler eklenmeli?
Önceki karar, gider belgeleri, okul ve sağlık evrakı, kira/fatura kayıtları ve gelir durumunu gösteren belgeler eklenmelidir.
11. Mahkeme gelecek yıllar için de artış yapabilir mi?
Evet. Kanun, istem halinde gelecek yıllardaki miktarın da hükümde gösterilebileceğini düzenlemektedir.
12. Sadece “enflasyon arttı” demek yeterli mi?
Tek başına soyut iddia yeterli olmaz. Mevcut nafakanın neden yetersiz kaldığı somut gider kalemleriyle anlatılmalıdır.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar