top of page

2026 Süresiz Nafaka Yasasında Son Durum: Süresiz Nafaka Kaldırıldı Mı?

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 4 gün önce
  • 12 dakikada okunur
2026 süresiz nafaka yasasında son durum ve süresiz nafaka kaldırıldı mı sorusuna ilişkin aile hukuku görseli

1. 2026 İtibarıyla Kısa Cevap: Süresiz Nafaka Kaldırıldı Mı?


2026 yılı itibarıyla süresiz nafaka kaldırılmış değildir. Halk arasında “süresiz nafaka” olarak bilinen konu, hukukta esasen yoksulluk nafakası olarak adlandırılır. Yoksulluk nafakasının yürürlükteki temel dayanağı 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu m.175 ve m.176 hükümleridir.


2026 yılında süresiz nafakanın kaldırılmadığını ve TMK 175 ile TMK 176 hükümlerinin yürürlükte olduğunu gösteren bilgi kartı

Türk Medeni Kanunu m.175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Aynı maddede nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı da düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu m.176 ise nafakanın toptan veya irat biçiminde ödenmesini, hangi hâllerde sona ereceğini, hangi hâllerde kaldırılacağını, artırılacağını veya azaltılacağını düzenler. Anayasa Mahkemesi’nin 2025 tarihli kararında da TMK m.175 ve m.176 hükümleri yürürlükteki metinleriyle aktarılmıştır.


Bu nedenle 2026 yılı için en doğru cevap şudur:

Süresiz nafaka kalkmadı. Yeni bir nafaka yasası yürürlüğe girmedi. Ancak nafaka konusu TBMM’deki kanun teklifleri, Yargı Reformu Stratejisi ve 12. Yargı Paketi çalışmaları kapsamında hâlen gündemdedir.


2. “Süresiz Nafaka Yasası” Diye Ayrı Bir Kanun Var Mı?


Hayır. “Süresiz nafaka yasası” adıyla ayrı bir kanun bulunmamaktadır. Bu ifade, vatandaşların arama motorlarında en çok kullandığı ifadelerden biridir. Hukuki karşılığı ise çoğunlukla yoksulluk nafakasıdır.


Yoksulluk nafakası bakımından temel hükümler şunlardır:


1. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu m.175:Yoksulluk nafakasının hangi şartlarda istenebileceğini düzenler.


2. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu m.176:Yoksulluk nafakasının ödeme biçimini, sona ermesini, kaldırılmasını, artırılmasını ve azaltılmasını düzenler.


Bu ayrım önemlidir. Çünkü internette “süresiz nafaka kalktı”, “yeni nafaka yasası çıktı”, “nafaka artık evlilik süresi kadar ödenecek” gibi kesin ifadeler görülebilmektedir. Ancak bir teklif TBMM’de kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlanmadıkça yürürlükteki kanun hâline gelmez.


3. 2026’da Yeni Nafaka Yasası Yürürlüğe Girdi Mi?


Hayır. 24.04.2026 itibarıyla süresiz nafakayı kaldıran, yoksulluk nafakasını tüm dosyalar bakımından belirli süreye bağlayan veya mevcut nafaka kararlarını otomatik olarak sona erdiren yeni bir kanun yürürlüğe girmiş değildir.


TBMM’de nafaka konusunda kanun teklifleri vardır. Örneğin 2/2184 esas numaralı Türk Medenî Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, yoksulluk nafakasının süresine; evlilik süresi, eğitim ve meslek durumu, sağlık durumu, nafaka alacaklısının çalışabilir olup olmadığı, çocuk sayısı ve çocukların yaşı gibi ölçütlere göre mahkemece karar verilmesini amaçlamaktadır. Bu teklifin TBMM’deki son durumu “KOMİSYONDA” olarak görünmektedir.


2026 yılında yürürlüğe girmiş yeni nafaka yasası yoktur. TBMM’de teklifler vardır; ancak yürürlükteki sistem hâlen TMK m.175 ve TMK m.176 hükümlerine dayanmaktadır.


Nafaka kanun teklifi, 12. Yargı Paketi ve Resmî Gazete yürürlük sürecini gösteren şema

4. 12. Yargı Paketi Süresiz Nafakayı Kaldırdı Mı?


Hayır. 12. Yargı Paketi hakkında yapılan açıklamalar, tek başına süresiz nafakanın kaldırıldığı anlamına gelmez.


Adalet Bakanlığı’nın 22.04.2026 tarihli açıklamasında, uzun süren boşanma davaları, sürekli nafaka ödemesi ve yargılamaların hızlandırılması konularının 12. Yargı Paketi kapsamında değerlendirildiği belirtilmiştir. Bakanlık açıklamasında “12. Yargı Paketi üzerinde çalışmamız var” denilmiş; yasal mevzuat düzenlemesi gereken bir konu varsa yapılacağı ifade edilmiştir. Ancak bu açıklama, yürürlüğe girmiş bir kanun değişikliği değildir.


Bu nedenle vatandaşların özellikle dikkat etmesi gereken husus şudur:

Yargı paketi çalışması, yürürlüğe girmiş kanun değildir.


Bir düzenlemenin uygulanabilmesi için taslak veya teklif aşamasını geçmesi, TBMM’de kabul edilmesi ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekir. Bu süreç tamamlanmadıkça mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez.


5. Yargı Reformu Stratejisi’nde Nafaka Konusu Var Mı?


Evet. Dördüncü Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında aile hukuku, boşanma ve nafaka usullerine ilişkin reform çalışmaları gündeme alınmıştır. Adalet Bakanlığı’nın resmî açıklamasında, aile hukukunda uygulamadan doğan sorunların giderilmesine yönelik tedbirler alınacağı, aile arabuluculuğunun sisteme entegre edilmesinin hedeflendiği, aile mahkemelerinin kuruluş ve yargılama usulünden çocukların menfaatlerini gözeten boşanma ve nafaka usullerine kadar geniş bir alanda reform yapılmasının planlandığı belirtilmiştir.


Ancak burada da aynı ayrım geçerlidir:

Yargı Reformu Stratejisi doğrudan kanun değişikliği değildir.


Bu belge, ileride yapılabilecek mevzuat çalışmalarına yön veren politika ve planlama belgesidir. Dolayısıyla 2026 yılı itibarıyla süresiz nafakanın kaldırıldığı anlamına gelmez.


6. Yoksulluk Nafakası Hangi Şartlarda İstenebilir?


Türk Medeni Kanunu m.175 uyarınca yoksulluk nafakası için temel şartlar şunlardır:

1. Boşanma Nedeniyle Yoksulluğa Düşme: Nafaka isteyen taraf, boşanma sonucunda ekonomik olarak yoksulluğa düşecek durumda olmalıdır. Bu değerlendirme yalnızca kişinin çalışıp çalışmadığına göre yapılmaz. Gelir, gider, kira, sağlık durumu, çocukların bakım yükü, tarafların sosyal ve ekonomik durumu birlikte değerlendirilir.


2. Nafaka İsteyen Tarafın Kusurunun Daha Ağır Olmaması: Nafaka isteyen eş, boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmamalıdır. Eşit kusur veya daha az kusur hâlinde yoksulluk nafakası talebi gündeme gelebilir.


3. Nafaka Borçlusunun Mali Gücü: Nafaka, diğer tarafın mali gücü oranında belirlenir. Mahkeme, nafaka yükümlüsünün gelirini, giderlerini, bakmakla yükümlü olduğu kişileri ve ödeme gücünü dikkate alır.


4. Talep Edilmesi: Yoksulluk nafakası kural olarak talep edilmelidir. Mahkeme, talep edilmeyen yoksulluk nafakasına kendiliğinden hükmetmez.


5. Nafaka Yükümlüsünün Kusurunun Aranmaması: Yoksulluk nafakası bakımından nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Bu husus, yoksulluk nafakasının ceza veya tazminat değil, boşanma sonrası ekonomik destek niteliğinde olduğunu gösterir.


Anayasa Mahkemesi’nin de aktardığı üzere yoksulluk nafakasının amacı nafaka alacaklısını zenginleştirmek değildir; boşanma sonucu yoksulluğa düşen eşin asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanmasıdır.


TMK 175 kapsamında yoksulluk nafakası şartlarını gösteren hukuki kontrol listesi

7. Süresiz Nafaka Gerçekten Ömür Boyu Mu?


“Süresiz nafaka” ifadesi, nafakanın baştan belirli bir bitiş tarihiyle sınırlanmaması anlamına gelir. Ancak bu ifade, her dosyada nafakanın mutlaka ömür boyu devam edeceği anlamına gelmez.


Anayasa Mahkemesi, E.2011/136, K.2012/72, 17.05.2012 tarihli kararında TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresinin iptali talebini reddetmiştir. Mahkeme, “süresiz olarak” ibaresinin nafaka alacaklısının her zaman ölünceye kadar nafaka alacağı anlamına gelmediğini belirtmiştir. Kararda ayrıca yoksulluk nafakasının amacının, boşanmadan dolayı yoksulluğa düşecek eşin şartları bulunduğu sürece ekonomik yönden desteklenmesi ve asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanması olduğu ifade edilmiştir.


Bu nedenle doğru ifade şudur:

Yoksulluk nafakası süresiz olarak talep edilebilir; ancak şartları ortadan kalkarsa kaldırılabilir, azaltılabilir veya sona erebilir.


8. Anayasa Mahkemesi’nin 2025 Tarihli Kararı Ne Anlama Geliyor?


Anayasa Mahkemesi’nin E.2025/91, K.2025/82, 27.03.2025 tarihli kararında da TMK m.175’te yer alan “süresiz olarak” ibaresi gündeme gelmiştir. Ancak Mahkeme, itiraz konusu kuralın başvuruda bulunan mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. Kararın hüküm kısmında, başvurunun mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine oybirliğiyle karar verildiği görülmektedir.


Bu kararın 2026 bakımından pratik sonucu şudur:

AYM’nin 2025 tarihli kararı sonrasında da TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresi yürürlüktedir.


Dolayısıyla 2026 yılında yoksulluk nafakasının tüm dosyalar bakımından belirli süreye bağlandığı veya süresiz nafakanın kaldırıldığı söylenemez.


9. Yargıtay’a Göre Süresiz Nafaka Belirli Süreyle Sınırlandırılabilir Mi?


Yürürlükteki kanuna göre mahkemenin, nafaka alacaklısı açıkça talep etmedikçe yoksulluk nafakasını belirli bir süreyle sınırlandırması kural olarak hukuka aykırı görülmektedir.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2016/8859, K.2017/14407, 12.12.2017 tarihli kararında, nafaka alacaklısı açıkça talep etmedikçe yoksulluk nafakasının belirli süreyle sınırlandırılmasının yasada bulunmayan bir unsuru yasaya dâhil etmek anlamına geleceğini belirtmiştir. Kararda özellikle, “takdir hakkına sığınarak nafakayı belirli bir süreyle sınırlamak kanuna açık aykırılık oluşturur” denilmiştir.


Bu kararın vatandaş açısından anlamı şudur:

Mevcut kanun değişmeden, mahkemenin yoksulluk nafakasını kendiliğinden “2 yıl”, “5 yıl”, “evlilik süresi kadar” gibi sürelerle sınırlaması mümkün değildir.


Ancak bu sonuç, nafakanın hiçbir zaman sona ermeyeceği anlamına gelmez. TMK m.176’daki sona erme ve kaldırma hâlleri oluşursa nafaka kaldırılabilir, azaltılabilir veya sona erebilir.


10. Yargıtay’a Göre Yoksulluk Nafakasının Amacı Nedir?


Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşin asgari yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik sosyal ve ahlaki temelli bir kurum olarak ele alınmaktadır.


Anayasa Mahkemesi’nin Esat İnevi, B. No: 2015/11677, 08.07.2020 tarihli kararında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun E.2017/3-1013, K.2019/1180, 14.11.2019 tarihli kararına yer verilmiştir. Kararda, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre nafakanın artırılması, azaltılması veya nafaka yükümlüsünün yeterli mali gücü yoksa kaldırılması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, somut olayda nafaka borçlusunun düşük ve düzensiz gelir elde ettiğini, nafaka alacaklısının ise sigortalı işte çalıştığını dikkate alarak, “nafakanın kaldırılması hakkaniyete” uygun olacaktır değerlendirmesine yer vermiştir.


Bu içtihat, şu sonucu ortaya koyar:

Nafaka borçlusu da nafaka alacaklısı da dosyada birlikte değerlendirilir. Nafaka, nafaka borçlusunu ekonomik olarak imkânsız hâle getiren otomatik ve değişmez bir borç değildir.


11. Yargıtay’a Göre Kısa Süreli Evliliklerde Toptan Nafaka Değerlendirilebilir Mi?


Evet. Türk Medeni Kanunu m.176 uyarınca yoksulluk nafakası toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenebilir. İrat biçiminde ödeme, uygulamada aylık ödeme şeklinde görülür. Toptan ödeme ise belirli bir miktarın tek seferde ödenmesi anlamına gelir.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/7639, K.2024/7375, 15.10.2024 tarihli kararında, nafaka konusunda karar verilirken öncelikle 4721 Sayılı Kanun m.4’teki hakkaniyet ilkesinin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Kararda, tarafların evlilik tarihinin 14.10.2017, dava tarihinin 07.02.2019 olduğu, yani evliliğin yaklaşık 14 ay sürdüğü belirtilmiş; bu kadar kısa süreli bir evlilik için yaklaşık 150 aya denk gelecek toptan nafaka miktarının açıkça orantısız olduğu değerlendirilmiştir. Yargıtay bu durumda hükmedilen miktarı “hakkaniyete aykırıdır” ifadesiyle ele almıştır.


Aynı kararda Yargıtay, toptan veya irat biçiminde ödeme değerlendirilirken kusurun niteliği, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ödeme gücü ve tarafların isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtmiştir.


Bu kararın 2026 bakımından önemi şudur:

Kısa süreli evliliklerde nafaka otomatik olarak reddedilmez; ancak nafakanın miktarı, ödeme biçimi ve hakkaniyet dengesi ayrıca değerlendirilir.



Türk Medeni Kanunu m.176 uyarınca irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası bazı hâllerde kendiliğinden sona erer.

1. Nafaka Alacaklısının Yeniden Evlenmesi: Nafaka alan kişi yeniden evlenirse yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer.


2. Taraflardan Birinin Ölümü: Nafaka alacaklısı veya nafaka borçlusu ölürse irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası sona erer.


Ancak uygulamada “kendiliğinden sona erme” kavramı dikkatli değerlendirilmelidir. İcra dosyası açık olabilir, borç işlemiş görünebilir veya ödeme kayıtları bakımından ayrıca işlem yapılması gerekebilir. Bu nedenle nafaka borçlusu, kendi değerlendirmesine dayanarak ödeme kesmeden önce mevcut mahkeme kararını, nüfus kayıtlarını ve icra dosyasını kontrol etmelidir.


Süresiz nafakanın hangi hâllerde kendiliğinden sona ereceğini ve hangi hâllerde mahkeme kararıyla kaldırılabileceğini gösteren tablo


Türk Medeni Kanunu m.176’ya göre bazı hâllerde nafaka kendiliğinden değil, mahkeme kararıyla kaldırılır.

1. Nafaka Alacaklısının Evlenme Olmadan Fiilen Evli Gibi Yaşaması: Nafaka alacaklısı, resmî nikâh olmaksızın başka biriyle fiilen evli gibi yaşıyorsa nafakanın kaldırılması talep edilebilir.


2. Yoksulluğun Ortadan Kalkması: Nafaka alacaklısının düzenli ve yeterli gelir elde etmeye başlaması, malvarlığının artması veya ekonomik koşullarının değişmesi nedeniyle yoksulluğu sona ermişse nafaka kaldırma davası açılabilir.


3. Haysiyetsiz Hayat Sürme: Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürdüğü iddiası varsa, bu iddia somut delillerle ispatlanmalıdır.


4. Tarafların Mali Durumunun Değişmesi: Nafaka borçlusunun gelirinde ciddi azalma, iş kaybı, sağlık sorunu, emeklilik, maluliyet veya yeni bakım yükümlülükleri gibi nedenlerle nafakanın azaltılması ya da kaldırılması gündeme gelebilir.


Bu davalarda soyut iddialar yeterli değildir. Mahkeme, tarafların güncel ekonomik ve sosyal durumunu araştırır.


14. Fiilen Evli Gibi Yaşama Nafakayı Nasıl Etkiler?


Nafaka alacaklısının başka biriyle fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluk nafakasının kaldırılması sebebidir. Ancak bu iddianın güçlü ve somut delillerle ispatlanması gerekir.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2020/1980, K.2020/3397, 29.06.2020 tarihli kararında, nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşamasının yoksulluk nafakasının kaldırılması sebebi olduğunu belirtmiştir. Ancak Yargıtay, bu hâlin kabul edilebilmesi için “aynen evlilik gibi ortak bir hayat kurularak, fiilen birlikte yaşamak” gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda, davalının başka bir kişiyle fiilen birlikte yaşadığına dair somut ve inandırıcı delil bulunmadığından, nafakanın kaldırılması yönündeki karar bozulmuştur.


Buna karşılık Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E.2015/2821, K.2015/17192, 01.10.2015 tarihli kararında, davalının bir başka erkekle yaşadığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmış; nafaka alacaklısının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşamasının yoksulluk nafakasının kaldırılması sebebi olduğu kabul edilmiştir.


Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde sonuç şudur:

Fiilen evli gibi yaşama iddiası nafakanın kaldırılmasına yol açabilir; ancak “bir erkek arkadaşının olması” veya sosyal ilişki tek başına yeterli değildir. Ortak yaşam, süreklilik, evlilik görünümü ve somut delil aranır.


15. Nafaka Alan Kişi Çalışmaya Başlarsa Nafaka Otomatik Kalkar Mı?


Hayır. Nafaka alacaklısının çalışmaya başlaması, yoksulluk nafakasının otomatik olarak kalkacağı anlamına gelmez. Mahkeme, elde edilen gelirin yoksulluğu gerçekten ortadan kaldırıp kaldırmadığını inceler.


Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2012/3970, K.2012/7920, 26.03.2012 tarihli kararında, nafaka alacaklısının SGK’ya bağlı olarak çalışmaya başladığı iddiasıyla açılan nafaka kaldırma davasında, ekonomik durumun somut olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kararda davalının 883 TL ücretle çalıştığı, 400 TL kira ödediği ve babasından yetim aylığı almadığı tespit edilmiş; “davalının aldığı maaşın onu yoksulluktan kurtarmayacağı” gözetilerek karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kararlarında da asgari ücret seviyesinde gelire sahip olmak, yoksulluk nafakası bağlanmasını kendiliğinden imkânsız kılan bir olgu olarak kabul edilmemektedir. Hatta bazı kararlarda, asgari ücretin biraz üzerinde gelire sahip olmanın dahi yoksulluk nafakasını tamamen engellemeyebileceği belirtilmiştir.


Bu nedenle vatandaşlar açısından doğru bilgi şudur:

Nafaka alan kişinin çalışmaya başlaması nafakanın mutlaka kalkacağı anlamına gelmez. Ancak gelir, yoksulluğu ortadan kaldıracak düzeydeyse nafaka kaldırma veya azaltma davası açılabilir.


16. Nafaka Borçlusu İşsiz Kalırsa Veya Geliri Yoksa Ne Olur?


Nafaka borçlusunun ödeme gücü de önemlidir. Yoksulluk nafakası, nafaka borçlusunun mali gücü oranında belirlenir. Borçlunun ödeme gücü kalmamışsa veya ciddi şekilde azalmışsa nafakanın azaltılması ya da kaldırılması gündeme gelebilir.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2016/5804, K.2017/11677, 25.10.2017 tarihli kararında, erkeğin çalışmadığı, sabit işinin olmadığı, yeterli ve düzenli gelirinin bulunmadığı durumda “kendisi yoksul olan kişi yoksulluk nafakasıyla yükümlü tutulamaz” değerlendirmesine yer vermiştir. Bu nedenle kadının yoksulluk nafakası talebinin kabul edilmesi bozma sebebi yapılmıştır.


Ancak nafaka borçlusu yalnızca “işsiz kaldım” demekle nafakadan kurtulamaz. İşsizlik, gelir kaybı, sağlık sorunu, maluliyet, emeklilik veya ödeme gücündeki ciddi azalma somut belgelerle ispatlanmalıdır. Mahkeme, borçlunun çalışabilir durumda olup olmadığını, gelir elde etme imkânını, malvarlığını ve önceki yaşam standardını birlikte değerlendirir.


17. Haysiyetsiz Hayat Sürme İddiası Nafakayı Nasıl Etkiler?


Türk Medeni Kanunu m.176’ya göre nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürmesi, yoksulluk nafakasının mahkeme kararıyla kaldırılması sebeplerinden biridir.


Ancak bu iddia ağır bir iddiadır ve soyut beyanla ispatlanamaz. Kolluk kayıtları, tanık beyanları, mahkeme dosyaları, sosyal ve ekonomik durum araştırması ve diğer somut deliller önem taşır.


Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2016/10874, K.2017/634, 25.01.2017 tarihli kararında, haysiyetsiz hayat sürdüğü iddiasıyla açılan nafaka kaldırma davasında mahkemenin tarafların iddia ve savunmalarını, tanıklarını ve delillerini yeterince araştırmadan karar vermesini hatalı bulmuştur. Kararda, mahkemenin bu iddia bakımından delilleri toplamadan karar vermesi “eksik incelemeyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı” görülmüştür.


Bu kararın uygulamadaki sonucu şudur:

Haysiyetsiz hayat sürme iddiası varsa mahkeme eksiksiz araştırma yapmalı; karar soyut iddiaya değil, somut delile dayanmalıdır.


18. Yoksulluğun Ortadan Kalkması Hâlinde Nafaka Ne Olur?


Nafaka alacaklısının yoksulluğu ortadan kalkarsa, yoksulluk nafakasının kaldırılması talep edilebilir. Ancak her gelir artışı yoksulluğun tamamen sona erdiği anlamına gelmez.


Mahkeme şu hususları birlikte değerlendirir:

1. Gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığı,

2. Gelirin temel yaşam giderlerini karşılayıp karşılamadığı,

3. Kira, sağlık, ulaşım ve çocuk bakım giderleri,

4. Nafaka alacaklısının malvarlığı,

5. Nafaka borçlusunun ödeme gücü,

6. Tarafların boşanma sonrası ekonomik dengesi,

7. Hakkaniyet ilkesi.


Yargıtay kararlarında yoksulluk kavramı yalnızca açlık veya mutlak çaresizlik olarak değerlendirilmez. Yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayan kişiler yoksul kabul edilebilir.


19. Nafaka Borçlusu 2026’da Ödemeyi Kendiliğinden Durdurabilir Mi?


Hayır. Nafaka borçlusu, mevcut mahkeme kararı devam ederken yalnızca haberlerde “süresiz nafaka kalkacak”, “yeni nafaka yasası geliyor”, “12. Yargı Paketi nafakayı kaldıracak” gibi ifadeler yer aldığı için ödemeyi kendiliğinden durdurmamalıdır.


Mevcut karar devam ettiği sürece nafaka borcu da devam eder. Nafakanın kaldırılması, azaltılması veya sona erdiğinin tespiti için somut olaya göre aile mahkemesine başvurulması gerekebilir.


Nafaka borçlusunun doğru hareket tarzı şudur:

1. Mevcut Nafaka Kararını İncelemek,

2. Kararın Kesinleşme Tarihini Tespit Etmek,

3. Nafakanın Türünü Belirlemek,

4. Sonradan Ortaya Çıkan Ekonomik Veya Sosyal Değişiklikleri Belgelemek,

5. Gerekirse Aile Mahkemesinde Nafaka Kaldırma Veya Azaltma Davası Açmak.


Kanun değişikliği yapılırsa, bu değişikliğin mevcut dosyalara uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca kanunun geçiş hükümlerine göre değerlendirilir. 2026 itibarıyla mevcut nafaka kararlarının otomatik olarak sona erdiği yönünde yürürlükte bir düzenleme yoktur.


20. Nafaka Kaldırma Veya Azaltma Davasında Hangi Deliller Önemlidir?


Nafaka kaldırma ve nafaka azaltma davasında kullanılabilecek delilleri gösteren belge listesi

Nafaka kaldırma veya azaltma davasında mahkeme, tarafların güncel ekonomik ve sosyal durumunu araştırır. Bu nedenle dava açmadan önce delil hazırlığı yapılması önemlidir.


Başlıca deliller şunlardır:

1. SGK Hizmet Dökümü,

2. Maaş Bordrosu,

3. İşten Çıkış Belgesi,

4. Emeklilik Belgeleri,

5. Maluliyet Veya Sağlık Raporları,

6. Tapu Kayıtları,

7. Araç Kayıtları,

8. Banka Ve Gelir Kayıtları,

9. Kira Sözleşmeleri,

10. Sosyal Ve Ekonomik Durum Araştırması,

11. Tanık Beyanları,

12. Nafaka Alacaklısının Gelir Elde Ettiğini Gösteren Belgeler,

13. Fiilen Evli Gibi Yaşama İddiasına İlişkin Somut Deliller,

14. Nüfus Kayıtları,

15. İcra Dosyası Kayıtları.


Nafaka kaldırma davasında en sık yapılan hata, yalnızca “çalışıyor”, “evli gibi yaşıyor”, “durumu iyi” veya “ben ödeyemiyorum” gibi soyut iddialarla dava açılmasıdır. Mahkeme, iddiayı değil delili dikkate alır.


21. Ankara, Yenimahalle Ve Ankara Batı Açısından Pratik Bilgi


Ankara Yenimahalle, Keçiören, Mamak, Çankaya, Etimesgut ve Sincan'da  nafaka davalarına ilişkin yerel hukuk görseli

Ankara, Yenimahalle, Keçiören, Mamak, Çankaya, Etimesgut ve Sincan'da nafaka kaldırma, nafaka azaltma, nafaka artırma ve yoksulluk nafakası talepleri aile mahkemelerinde görülür.


Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında Türk Medeni Kanunu m.177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Bu nedenle Ankara’da yaşayan kişiler bakımından görevli ve yetkili mahkeme değerlendirmesi somut olaya göre yapılmalıdır.


Özellikle şu sorular önemlidir:

1. Boşanma Kararı Hangi Mahkemeden Verildi?

2. Nafaka Kararı Kesinleşti Mi?

3. Nafaka Türü Yoksulluk Nafakası Mı, İştirak Nafakası Mı?

4. Tarafların Güncel Yerleşim Yeri Neresi?

5. Nafakanın Kaldırılması Mı, Azaltılması Mı, Artırılması Mı Talep Edilecek?


Bu sorular netleşmeden açılan davalarda yetki, görev ve ispat yönünden sorun yaşanabilir.


22. 2026 Yılında Vatandaşın Bilmesi Gereken En Önemli Noktalar


1. Süresiz nafaka 2026 yılında kaldırılmamıştır.

2. Yürürlükteki temel düzenleme Türk Medeni Kanunu m.175 ve m.176’dır.

3. TBMM’de nafaka konusunda kanun teklifleri vardır; ancak bunlar henüz kanunlaşmamıştır.

4. 12. Yargı Paketi çalışması, yürürlüğe girmiş bir kanun değişikliği değildir.

5. Yargı Reformu Stratejisi, doğrudan kanun değil; politika ve mevzuat hazırlığı belgesidir.

6. Yoksulluk nafakası her dosyada otomatik olarak ömür boyu sürmez.

7. Nafaka alacaklısı yeniden evlenirse nafaka kendiliğinden sona erer.

8. Fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ve haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde nafakanın kaldırılması mahkemeden istenebilir.

9. Nafaka alan kişinin çalışması tek başına nafakanın otomatik kalkması sonucunu doğurmaz.

10. Yargıtay kararlarında somut olay, hakkaniyet, evlilik süresi, tarafların mali gücü ve ödeme biçimi önemlidir.

11. Kısa süreli evliliklerde toptan nafaka seçeneği somut olaya göre tartışılabilir.

12. Nafaka borçlusu mevcut mahkeme kararı devam ederken ödemeyi kendiliğinden durdurmamalıdır.


23. Sonuç: 2026 Süresiz Nafaka Yasasında Son Durum Nedir?


2026 yılı itibarıyla süresiz nafaka konusunda en güncel ve doğru hukuki sonuç şudur:


Süresiz nafaka kaldırılmamıştır. Türk Medeni Kanunu m.175 ve m.176 hükümleri yürürlüktedir. TBMM’de nafaka süresine ve şartlarına ilişkin kanun teklifleri vardır; ancak bu teklifler kanunlaşmamıştır. 12. Yargı Paketi ve Yargı Reformu Stratejisi kapsamında aile hukuku, boşanma ve nafaka konularında çalışmalar yürütülmektedir; fakat bu çalışmalar yürürlüğe girmiş kanun değişikliği anlamına gelmez.


Yargıtay kararları da nafaka konusunun her dosyada somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Nafaka alacaklısının ihtiyacı, nafaka borçlusunun ödeme gücü, evliliğin süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, yoksulluğun devam edip etmediği ve hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirilmelidir.


Bu nedenle nafaka alacaklısı veya nafaka borçlusu olan kişilerin yalnızca haber başlıklarına göre hareket etmemesi gerekir. Mevcut mahkeme kararı, tarafların güncel ekonomik durumu, deliller ve yürürlükteki mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.


24. Sıkça Sorulan Sorular


2026 Süresiz Nafaka Yasasında Son Durum Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. 2026’da Süresiz Nafaka Kaldırıldı Mı?

Hayır. 2026 itibarıyla süresiz nafakayı kaldıran yeni bir kanun yürürlüğe girmiş değildir.


2. Süresiz Nafaka Hangi Kanunda Düzenlenmiştir?

Yoksulluk nafakası, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu m.175 ve m.176’da düzenlenmiştir.


3. Yeni Nafaka Yasası Çıktı Mı?

Hayır. TBMM’de teklifler vardır; ancak bu teklifler henüz kanunlaşmamıştır.


4. 12. Yargı Paketi Nafakayı Kaldırdı Mı?

Hayır. 12. Yargı Paketi kapsamında çalışma bulunduğu açıklanmıştır; fakat yürürlüğe girmiş bir kanun değişikliği yoktur.


5. Süresiz Nafaka Ömür Boyu Mu Ödenir?

Her zaman değil. Şartlar değişirse nafaka kaldırılabilir, azaltılabilir veya sona erebilir.


6. Nafaka Alan Kişi Evlenirse Ne Olur?

Nafaka alacaklısı yeniden evlenirse irat biçimindeki yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer.


7. Nafaka Alan Kişi Çalışmaya Başlarsa Nafaka Kalkar Mı?

Otomatik olarak kalkmaz. Gelirin yoksulluğu ortadan kaldırıp kaldırmadığı mahkemece değerlendirilir.


8. Fiilen Evli Gibi Yaşama Nafakayı Etkiler Mi?

Evet. İspatlanırsa nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılması istenebilir.


9. Nafaka Borçlusu İşsiz Kalırsa Ne Yapabilir?

Somut delillerle aile mahkemesinde nafaka azaltma veya kaldırma davası açabilir.


10. Mevcut Nafaka Kararları 2026’da Otomatik Biter Mi?

Hayır. Mevcut kararlar kendiliğinden sona ermez. Mahkeme kararı veya açık kanuni düzenleme gerekir.


11. Nafaka Toptan Ödenebilir Mi?

Evet. TMK m.176’ya göre yoksulluk nafakası somut olaya göre toptan veya irat biçiminde ödenebilir.


12. Ankara’da Nafaka Davası Nerede Açılır?

Aile mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme, tarafların yerleşim yeri ve davanın türüne göre belirlenir.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

bottom of page