Ödeme Taahhüdünü İhlal Suçu ve Tazyik Hapsi: Ankara ve Yenimahalle Ekseninde 2026 Mevzuatı ve Yargı Pratiği Üzerine Kapsamlı Araştırma
- Av. Mete ŞAHİN

- 27 Oca
- 10 dakikada okunur

Giriş
Türk İcra ve İflas Hukuku sistematiği içerisinde, alacaklı ile borçlu arasındaki hassas dengenin en kristalize olduğu, hürriyeti bağlayıcı yaptırımların ekonomik yükümlülüklerle kesiştiği en kritik nokta, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 340. maddesinde düzenlenen "Ödeme Şartını İhlal" suçudur. Halk arasında yaygın olarak "taahhüdü ihlal" veya "borçtan dolayı hapis" olarak bilinen bu müessese, 2026 yılı itibarıyla Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu yüksek enflasyon ve sıkı para politikası döngüsü içerisinde, alacak tahsilatının en caydırıcı silahı olarak yeniden önem kazanmıştır. Özellikle Ankara gibi bürokrasinin ve ticaretin kalbinin attığı, Yenimahalle gibi sanayi (OSTİM, İvedik) ve konut yerleşiminin iç içe geçtiği bölgelerde, icra dairelerinin iş yükünün önemli bir kısmını bu taahhütlerin tanzimi ve ihlali neticesinde açılan davalar oluşturmaktadır.
Bu blog, ödeme taahhüdünü ihlal suçunu yalnızca yasal metinler üzerinden değil; suçun oluşum felsefesi, 2026 yılı ekonomik parametrelerinin (özellikle %43'e varan ticari temerrüt faizlerinin) taahhüt geçerliliğine etkisi, Ankara Adliyesi ve Ankara Batı Adliyesi arasındaki karmaşık yetki çatışmaları ve Yargıtay'ın en güncel içtihatları ışığında derinlemesine analiz etmeyi amaçlamaktadır. Blog, hukuki teorinin pratik uygulamayla buluştuğu noktada, hem alacaklı vekilleri için "geçerli bir taahhüt alma" stratejilerini hem de borçlular için "haksız hapis cezasından korunma" yollarını, akademik bir titizlik ve saha deneyimi perspektifiyle ele almaktadır.
Bölüm 1: Hukuki Temeller ve Kavramsal Çerçeve
1.1. Anayasal Düzlem ve "Borç İçin Hapis" Yasağı
Hukuk devletlerinde temel prensip, ekonomik acz halinin cezai bir yaptırımla sonuçlanmamasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesi ve Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 4. Protokolü, "Yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı hiç kimse özgürlüğünden alıkonulamaz" hükmünü amirdir. Ancak, İİK m. 340'ta düzenlenen suç, bu anayasal kuralın bir ihlali değil, istisnai bir disiplin mekanizması olarak kurgulanmıştır.
Buradaki ince ayrım şudur: Kişi "borcunu ödemediği" için değil, "ödeyeceğini resmi makamlar huzurunda beyan edip, bu beyanına (sözüne) aykırı davrandığı" için cezalandırılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatları, buradaki hukuki yararın "alacaklının tatmini"nden ziyade "devletin cebri icra gücüne olan güvenin ve disiplinin korunması" olduğunu vurgulamaktadır. Dolayısıyla, yaptırımın niteliği klasik bir "hapis cezası" değil, bir "tazyik" (zorlama) aracıdır.
1.2. Tazyik Hapsi ve Disiplin Hapsi Ayrımı
Ödeme taahhüdünü ihlal suçu sonucunda verilen karar, Türk Ceza Kanunu (TCK) anlamında bir hapis cezası olmadığından, infaz hukuku bakımından tamamen farklı bir rejime tabidir. Bu ayrım, borçlunun hukuki statüsü açısından hayati sonuçlar doğurur:
Özellik | TCK Kapsamındaki Hapis Cezası | İİK Kapsamındaki Tazyik Hapsi |
Adli Sicil Kaydı | Sabıka kaydına işlenir (Arşiv kaydı dahil). | Adli sicil (sabıka) kaydına kesinlikle işlenmez. |
Erteleme | Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya ceza ertelemesi mümkündür. | Ertelenemez, HAGB uygulanamaz. |
Paraya Çevirme | Adli para cezasına çevrilebilir. | Seçenek yaptırımlara veya paraya çevrilemez. |
Tekerrür | Suçun tekrarı halinde ceza artar. | Tekerrür hükümleri uygulanmaz. |
Şartlı Salıverilme | Belirli süreyi yatan hükümlü erken tahliye olabilir. | Şartlı salıverilme hükümleri uygulanmaz; ancak borç ödenirse derhal tahliye edilir. |
Bu tablodan da anlaşılacağı üzere, tazyik hapsi "özel ve geçici" bir yaptırımdır. Borçlunun borcu ödemesi halinde, hapis cezası infaz edilmiş olsa dahi (örneğin 3 aylık cezanın 10. gününde ödeme yapılırsa) borçlu derhal serbest bırakılır. Bu durum, tazyik hapsinin cezalandırıcı değil, "tahsilatı sağlayıcı" karakterini ortaya koymaktadır.
1.3. Suçun Maddi ve Manevi Unsurları
İİK m. 340 gereğince suçun oluşabilmesi için, eylemin tipiklik unsurunu taşıması gerekir. Bu unsurlar, 2026 yılı Yargıtay pratiğinde şu şekilde sıralanmaktadır:
Kesinleşmiş İcra Takibi: Takip kesinleşmeden, yani borçluya ödeme emri tebliğ edilip itiraz süreleri geçmeden alınan taahhütler, "suçun maddi konusu" oluşmadığı için geçersizdir.
Geçerli Taahhüt: Kanunun aradığı şekil şartlarına (yazılılık, açıklık, hesaplanabilirlik) uygun bir taahhüt bulunmalıdır.
İhlal Eylemi: Borçlunun, taahhüt ettiği tarihte ödemeyi yapmaması.
Makbul Sebep Yokluğu: Borçlunun ödememe konusunda yangın, deprem, ağır hastalık gibi "makbul" bir mazeretinin bulunmaması gerekir. "Param yoktu", "İşsiz kaldım" gibi ekonomik gerekçeler, Yargıtay tarafından genellikle makbul sebep olarak kabul edilmemektedir; zira taahhüt verilirken borçlunun ödeme gücünü basiretli bir şekilde tartmış olduğu varsayılır.
Bölüm 2: Taahhüdün Geçerlilik Şartları: "Şeytan Ayrıntıda Gizlidir"

Ödeme taahhüdünü ihlal davalarının %70'inden fazlası, taahhüt tutanaklarındaki usul eksiklikleri nedeniyle beraatle sonuçlanmaktadır. Ankara ve Yenimahalle'deki icra müdürlüklerinde düzenlenen tutanakların, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin mikroskobik incelemesine dayanabilmesi için, matematiksel bir kesinlik içermesi zorunludur.
2.1. "Açık ve Belirli Olma" İlkesi
Taahhüt, borçlunun neyi, ne zaman ve ne kadar ödeyeceğini tereddüde yer bırakmayacak şekilde bilmesini gerektirir. Yargıtay'ın "irade sakatlığı" olarak nitelendirdiği durum, borçlunun taahhüt anında ne kadar borç altına girdiğini tam olarak bilememesidir. Bu nedenle, taahhüt tutanağında "Borcu ferileriyle birlikte kabul ediyorum" şeklindeki genel ifadeler kesinlikle yetersizdir.
Tutanakta şu kalemlerin ayrı ayrı rakamsal olarak yazılması ve toplanması şarttır.
Asıl Alacak: Takip çıkışındaki ana para.
Takip Tarihine Kadar İşlemiş Faiz: Takip öncesi dönem faizi.
Takip Masrafları: Peşin harç, başvuru harcı, tebligat giderleri vb.
Vekalet Ücreti: Takip çıkışı üzerinden hesaplanan avukatlık ücreti.
Takip Tarihinden Taahhüt Tarihine Kadar İşleyen Faiz: Bu kalem genellikle atlanır ancak taahhüdün geçerliliği için hayatidir.
Taahhüt Tarihinden Son Ödeme Tarihine Kadar İşleyecek Faiz: Taksitli taahhütlerde, her bir taksidin ödeme tarihine kadar işleyecek faizin hesaplanıp, toplama dahil edilmesi zorunludur.
Örnek Senaryo: Ankara 25. İcra Dairesi'nde bir borçlu, 100.000 TL asıl alacak için taahhüt vermektedir. Tutanakta sadece "100.000 TL asıl alacak ve ferilerini ödeyeceğim" yazarsa, bu taahhüt geçersizdir. Ancak tutanakta; "100.000 TL asıl alacak, 5.000 TL takip öncesi faiz, 15.000 TL vekalet ücreti, 2.000 TL masraf, 3.000 TL taahhüt tarihine kadar işleyen faiz ve taksit bitimine kadar işleyecek 10.000 TL faiz olmak üzere toplam 135.000 TL'yi ödemeyi kabul ediyorum" yazarsa, taahhüt geçerlidir.
2.2. Faiz Oranları ve 2026 Ekonomik Konjonktürü
2026 yılı, faiz oranlarının hukuki geçerlilik üzerindeki etkisinin en çok hissedildiği yıldır. Merkez Bankası'nın ticari temerrüt faizlerini artırması, taahhüt hesaplamalarında kritik bir rol oynamaktadır.
Ticari Temerrüt Faizi (2025-2026): 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, ticari işlerde temerrüt faiz oranı yıllık %43 olarak belirlenmiştir.
Yasal Faiz: Sözleşmede aksi belirtilmedikçe uygulanan yasal faiz oranı %24 seviyesindedir.
Risk Analizi: Alacaklı vekili, taahhüt tutanağında işleyecek faizi hesaplarken %43 yerine sehven %60 veya eski oran olan %48 üzerinden hesaplama yaparsa, toplam borç miktarı hatalı çıkar. Yargıtay, "borçlu gerçekte borçlu olduğundan daha fazla bir miktarı taahhüt etmiştir" veya "miktar belirsizleşmiştir" gerekçesiyle bu taahhüdü geçersiz sayar ve beraat kararı verir. Bu nedenle, Ankara'daki icra müdürlüklerinde kullanılan UYAP entegrasyonlu hesaplama modüllerinin güncel faiz oranlarına göre manuel olarak kontrol edilmesi elzemdir.
2.3. İcra Müdürünün Rolü ve Tutanak Tanzimi
Taahhüdün, İcra Müdürü veya Yardımcısı huzurunda alınması kurucu unsurdur. Kapıya gelen haciz memurunun (icra memuru) aldığı taahhütler de geçerlidir ancak burada "haciz baskısı" savunması gündeme gelebilir. En sağlam taahhüt, borçlunun bizzat icra dairesine giderek verdiği taahhüttür. Tutanakta icra müdürünün, alacaklı vekilinin ve borçlunun ıslak imzasının bulunması, rakamların teker teker borçluya okunup anlatıldığının tutanağa geçirilmesi (tevhim) gerekir.
Bölüm 3: Ankara ve Yenimahalle Özelinde Yargı Çevresi ve Yetki Sorunsalı

Ankara'nın devasa coğrafi yapısı ve nüfus yoğunluğu, adli teşkilatlanmada ikili bir yapıya gidilmesini zorunlu kılmıştır. Bu durum, özellikle Yenimahalle gibi her iki adliyenin yetki alanına da girebilen ilçelerde yaşayanlar için ciddi kafa karışıklığı yaratmaktadır.
3.1. Ankara Adliyesi vs. Ankara Batı Adliyesi: Sınır Nerede?
Ankara'da icra takipleri ve buna bağlı ceza davaları iki ana merkezde yürütülür. Yetkili mahkeme, icra takibinin açıldığı icra dairesinin bulunduğu yerdeki İcra Ceza Mahkemesi'dir.
Adliye | Bağlı İcra Daireleri | Kapsadığı İdari Bölgeler (Genel) | İcra Ceza Mahkemesi Konumu |
Ankara Adliyesi (Merkez) | Ankara İcra Daireleri (Müdürlükleri) | Çankaya, Altındağ, Mamak, Yenimahalle, Keçiören, Gölbaşı | Söğütözü Ek Hizmet Binası (İcra Mahkemeleri burada toplanmıştır) |
Ankara Batı Adliyesi | Ankara Batı İcra Daireleri | Etimesgut ve Sincan | Etimesgut/Oğuzlar Mahallesi (Merkez Bina) |
Kritik Ayrım: Yenimahalle ilçesi, idari olarak tek bir ilçe olsa da adli yargı çevresi bakımından bölünmüşlük gösterebilir. Ancak temel kural şudur: Eğer takip "Ankara Genel İcra Dairesi" veya numaralı "Ankara X. İcra Dairesi"nde açılmışsa, borçlunun evi Yenimahalle Batıkent'te bile olsa, yetkili mahkeme Ankara İcra Ceza Mahkemesidir. Eğer takip "Ankara Batı İcra Dairesi"nde açılmışsa, yetkili mahkeme Ankara Batı İcra Ceza Mahkemesidir.
3.2. Yenimahalle'de Yaşayan Bir Borçlu İçin Yol Haritası
Yenimahalle; OSTİM, İvedik Organize Sanayi Bölgesi ve GİMAT gibi ticaret merkezlerini barındırır. Bu bölgelerdeki ticari ilişkilerden doğan borçlar genellikle Ankara Merkez İcra Dairelerinde takibe konu olur.
Senaryo: OSTİM'de faaliyet gösteren bir esnaf, çeki yazıldığı için icra takibine uğrar. İcra takibi "Ankara 32. İcra Dairesi"nde açılmıştır. Esnaf, borcu taksitle ödemek için taahhüt verir ancak ödeyemez.
Yargılama Yeri: Bu esnafın yargılaması, Yenimahalle sınırları içinde ikamet etse dahi, icra dairesinin bağlı olduğu Ankara Adliyesi'nin (Söğütözü yerleşkesi) yetki alanındaki Ankara İcra Ceza Mahkemelerinde görülecektir.
Ulaşım ve İletişim: Ankara Merkez İcra Mahkemeleri, Söğütözü'nde, MTA metro istasyonuna yakın konumdadır.
3.3. Mahkemelerin İş Yükü ve Duruşma Günleri
2026 yılı itibarıyla Ankara İcra Ceza Mahkemeleri, Türkiye'nin en yoğun iş yüküne sahip mahkemelerindendir. Bir taahhüdü ihlal şikayetinin duruşma günü alması ortalama 3-5 ayı bulabilmektedir. Yenimahalle bölgesindeki yoğun ticari sirkülasyon, dosya sayısını artırmaktadır. Ankara Batı Adliyesi'nde ise Sincan ve Etimesgut'taki konut yoğunluğu nedeniyle daha çok bireysel kredi ve senet borçlarından kaynaklı taahhüt dosyaları görülmektedir.
Bölüm 4: Yaptırımın İnfazı ve Sonuçları

Mahkemece verilen tazyik hapsi kararı kesinleştikten sonra infaz süreci başlar. Bu süreç, klasik hapis cezalarından tamamen farklı prosedürler içerir.
4.1. Hapis Cezası Ne Kadar?
Kanun, cezanın üst sınırını 3 ay olarak belirlemiştir. Ancak burada kritik bir "kümülatif ceza yasağı" vardır.
Tek Borç – Toplam 3 Ay Sınırı (İİK m.340): Borçlunun icra dairesinde aynı borca ilişkin taksitli ödeme taahhüdünü ihlali hâlinde, tazyik hapsi yaptırımı toplamda aynı borç bakımından 3 ayı geçemez. Bu nedenle borçlu 12 taksit taahhüt etmiş ve hiçbirini ödememiş olsa dahi, her bir taksit için ayrı ayrı 3 aya kadar tazyik hapsi verilerek toplamda 36 aya varan bir infaz sonucu doğuracak şekilde karar kurulamaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 02/03/2021 tarihli, 2021/927 E., 2021/2316 K. sayılı ilâmında da “aynı borçtan dolayı en çok 3 aya kadar hapsen tazyik kararı verilebileceği” ve “her bir taksit için ayrı ayrı bu şekilde tazyik hapsi kararı verilemeyeceği” açıkça belirtilmiştir.
Pratik Uygulama: Alacaklı vekilleri bazen her ihlal edilen taksit için ayrı şikayet açar. Mahkemeler de her biri için 3 ay ceza verebilir. Ancak infaz aşamasında (Savcılık İnfaz Bürosu), bu cezaların toplandığı (içtima) ve borçlunun en fazla 3 ay yattıktan sonra, aynı dosyadan başka cezası olsa bile tahliye edildiği görülmektedir.
4.2. İnfaz Yeri ve Koşulları: Açık Cezaevi Gerçeği
Tazyik hapsi cezaları, Açık Ceza İnfaz Kurumlarında infaz edilir. Kapalı cezaevine girilmez.
Teslim Olma: Hakkında yakalama kararı çıkan borçlu, kolluk tarafından yakalandığında önce Cumhuriyet Savcılığına çıkarılır. Borcu ödemesi istenir. Ödeyemezse açık cezaevine sevk edilir.
Cezaevi Yaşamı: Açık cezaevinde hükümlüler, gün içinde iş atölyelerinde çalışabilir, sosyal etkinliklere katılabilir. Güvenlik önlemleri kapalı cezaevlerine göre çok daha düşüktür.
İzin Hakları: 2026 mevzuatına göre, tazyik hapsi hükümlüleri de belirli koşullarda (cenaze, hastalık vb.) izin kullanabilmektedir.
4.3. Cezanın Düşmesi ve Tahliye
Borçlunun hapisten çıkmasının en kesin yolu borcu ödemektir.
Ödeme ile Tahliye: Borçlu, cezaevindeyken borcun tamamını veya o ana kadar vadesi gelmiş ve ödenmemiş taksit tutarlarını dışarıdan bir yakını vasıtasıyla icra dosyasına yatırırsa, İcra Müdürlüğü derhal cezaevine tahliye müzekkeresi yazar. Borçlu günün hangi saati olursa olsun serbest bırakılır.
Şikayetten Vazgeçme: Alacaklı, borçluyla anlaşıp şikayetini geri çekerse ceza düşer.
Zamanaşımı: Karar kesinleştikten sonra 2 yıl içinde infaz edilmezse ceza zamanaşımına uğrar ve düşer.
Bölüm 5: İstatistikler ve Karşılaştırmalı Veriler
Aşağıdaki tablolar, taahhüdü ihlal suçunun 2026 yılındaki görünümünü özetlemektedir.
Tablo 1: 2026 Yılı Faiz Oranları ve Taahhüt Hesaplamasına Etkisi
Faiz Türü | Oran (Yıllık) | Kaynak | Etki Alanı |
Ticari Temerrüt Faizi | %43 | TCMB Tebliği (02.01.2025) | Tacirler arası borçlar, çek/bono takipleri vb. Taahhüt hesabında en çok hata yapılan alan. |
Yasal Faiz | %24,00 | Yasal Düzenleme | Sözleşmesiz borçlar, haksız fiiller, kira alacakları (sözleşmede oran yoksa). |
Tablo 2: Ankara Bölgesi Yargı Yetkisi
Borçlunun İkametgahı | İcra Takibi Yeri | Görevli Mahkeme |
Yenimahalle (Batıkent) | Ankara İcra Daireleri | Ankara İcra Ceza Mahkemesi (Söğütözü) |
Yenimahalle (Susuz) | Ankara İcra Daireleri | Ankara İcra Ceza Mahkemesi (Söğütözü) |
Çankaya | Ankara İcra Daireleri | Ankara İcra Ceza Mahkemesi (Söğütözü) |
Sincan | Ankara Batı İcra Dairesi | Ankara Batı İcra Ceza Mahkemesi (Etimesgut) |
Bölüm 6: Stratejik Hukuki Analiz ve Öneriler
6.1. Alacaklı Vekilleri İçin "Kurşun Geçirmez" Taahhüt Stratejisi
Ankara'daki yoğun icra dairelerinde, memurlar iş yükü nedeniyle matbu formları hızlıca doldurma eğilimindedir. Alacaklı vekili olarak, sürecin kontrolünü elde tutmak şarttır.
Faiz Hesabı: Taahhüt alınacak günün sabahında, UYAP üzerinden güncel faiz oranlarıyla (özellikle %43'lük ticari faiz tebliğine dikkat ederek) kapak hesabı yapın.
Taksit Takvimi: Taksit tarihlerini hafta sonuna veya resmi tatile denk getirmemeye çalışın.
El Yazısı Beyan: Borçluya, "Yukarıdaki ödeme planını okudum, toplam... TL borcu ferileriyle birlikte anladım ve kabul ediyorum" ifadesini kendi el yazısıyla yazdırın. Bu, ileride yapılacak "iradem sakatlandı" savunmasını çürütür.
6.2. Borçlular İçin Savunma Stratejisi
Hakkınızda dava açıldıysa panik yapmadan önce taahhüt tutanağını bir avukata titizlikle inceletin.
Matematiksel Hata Avı: Toplam borç miktarı, kalemlerin toplamıyla tutuyor mu? 1 kuruşluk fark bile "belirsizlik" savunması için yeterlidir.
Tebligat Usulsüzlüğü: İcra takibinin kesinleşmesine dayanak olan ödeme emri tebligatı usulüne uygun mu? Tebligat usulsüzse takip kesinleşmemiş sayılır, dolayısıyla taahhüt de geçersiz olur.
Ekonomik Mücbir Sebep: 2026'da yaşanan ani ekonomik dalgalanmalar, işyeri kapanması gibi durumlar, İİK m. 340'taki "makbul sebep" kapsamında, iyi bir delillendirme ile (SGK kayıtları, iflas kararı vb.) savunulabilir.
Bölüm 7: Sıkça Sorulan Sorular
S1: 2026 yılında borçtan dolayı hapis cezası kalktı mı?
C: Hayır, kalkmadı. Aksine, ekonomik koşullar nedeniyle alacaklılar bu yolu daha sık kullanmaktadır. Ancak "doğrudan borçtan hapis" yoktur; "taahhüdü ihlalden hapis" vardır. Geçerli bir taahhüt yoksa hapis de yoktur.
S2: Taahhüdü ihlal cezası e-Devlet sabıka kaydımda görünür mü?
C: Hayır. Bu bir tazyik (zorlama) hapsidir. Adli sicil kaydınıza (sabıka) işlenmez, memuriyete girişte engel teşkil etmez (özel güvenlik gibi spesifik kanunlar hariç).
S3: Borcumu ödeyemezsem ne kadar hapis yatarım?
C: En fazla 3 ay. Borcunuz ne kadar büyük olursa olsun, tek bir icra dosyası için yatılacak süre 3 ayı geçemez. Ayrıca bu sürenin tamamını yatmak zorunda değilsiniz; borcu ödediğiniz an tahliye olursunuz.
S4: Ankara'da oturuyorum ama takibim İstanbul'da. Duruşmaya gitmek zorunda mıyım?
C: Evet, ancak SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile Ankara'daki bir adliyeden İstanbul'daki mahkemeye bağlanarak ifade verebilirsiniz. Bunun için talimat duruşmasına katılmanız gerekir.
S5: İşsizim ve gelirim yok, yine de hapis cezası alır mıyım?
C: Yargıtay'ın genel görüşü, taahhüt verirken ödeme gücünüzü bilmeniz gerektiği yönündedir. Ancak "beklenmeyen" bir işsizlik durumu (taahhütten sonra işten çıkarılma) ispatlanırsa, beraat alma şansınız vardır.
Bölüm 8: Örnek Dilekçeler

8.1. Alacaklı Şikayet Dilekçesi Örneği
ANKARA NÖBETÇİ İCRA CEZA MAHKEMESİNE
MÜŞTEKİ (ALACAKLI) : -
VEKİLİ : Av. -
SANIK (BORÇLU) : - - [Adres]
SUÇ : Ödeme Şartını İhlal (İİK m. 340)
SUÇ TARİHİ : 15.02.2026 (İhlal edilen taksit tarihi)
İCRA DOSYA NO : Ankara... İcra Dairesi 2025/... E.
AÇIKLAMALAR
Sanık/Borçlu aleyhine yukarıda esas numarası belirtilen dosya ile icra takibi başlatılmış ve takip usulüne uygun tebligatlarla kesinleşmiştir.
Sanık,.../.../2026 tarihinde İcra Dairesi'ne bizzat gelerek, borcu belirli bir plan dahilinde ödemeyi taahhüt etmiştir.
Taahhüt tutanağı, İİK m. 340 ve Yargıtay içtihatlarına uygun olarak; asıl alacak, ferileri, taahhüt tarihine kadar işleyen ve son ödeme tarihine kadar işleyecek faizler kalem kalem hesaplanarak (TCMB 2026 Ticari Temerrüt Faizi %43 oranı dikkate alınarak) tanzim edilmiş ve sanık tarafından kayıtsız şartsız kabul edilmiştir.
Sanık, taahhüde konu 15.02.2026 tarihli... TL tutarındaki taksidi, herhangi bir makbul sebep bildirmeksizin ödememiştir.
Sanığın eylemi İİK m. 340 kapsamındaki suçu oluşturduğundan, cezalandırılması için işbu şikayet zarureti doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER: İİK, TCK, CMK ve ilgi sair mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER: İcra dosyası, taahhüt tutanağı, nüfus kayıtları ve sair deliller.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanığın eylemine uyan İİK m. 340 gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin sanığa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Tarih:.../.../2026
Müşteki Vekili
Av. [İmza]
8.2. Borçlu Savunma Dilekçesi Örneği (Beraat Talepli)
ANKARA... İCRA CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO: 2026/... E.
SAVUNMA YAPAN SANIK : -
MÜŞTEKİ :
KONU : Esasa ilişkin savunmalarımın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
Hakkımda ödeme şartını ihlal suçlamasıyla kamu davası açılmışsa da, atılı suçun yasal unsurları oluşmamıştır.
Taahhüdün Belirsizliği: Suça konu taahhüt tutanağı incelendiğinde; "işleyecek faiz" kaleminin toplam borç hesabına dahil edilmediği (veya yanlış oran üzerinden hesaplandığı) görülecektir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, borçlunun ödeyeceği toplam miktarın hiçbir kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta yazılmadığı taahhütler geçersizdir. Geçersiz taahhüde dayalı ceza verilemez.
Makbul Sebep: Taahhüt verdikten sonra,.../.../2026 tarihinde çalıştığım işyerinin kapanması nedeniyle işsiz kaldım (Ek-1: İşten Çıkış Bildirgesi). İradem dışı gelişen bu ekonomik imkansızlık, İİK m. 340 anlamında "makbul sebep" teşkil etmektedir.
Ayrıca, şikayet yasal 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra yapılmıştır.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıdaki nedenlerle, yasal unsurları oluşmayan suçtan dolayı BERAATİME karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
Tarih:.../.../2026
Sanık
[İmza]
Sonuç
Ödeme taahhüdünü ihlal suçu, 2026 yılı hukuk pratiğinde hem alacaklı hem de borçlu için "bıçak sırtı" bir dengede durmaktadır. Alacaklı için tahsilatın tek anahtarı olabileceği gibi, borçlu için haksız bir özgürlük kısıtlamasına dönüşebilir. Ankara ve Yenimahalle'deki yoğun yargı trafiğinde, bu davaların sonucu genellikle davanın haklılığından ziyade, taahhüt tutanağının teknik kusursuzluğuna bağlıdır.
Bu blog, 2026'nın ekonomik ve hukuki gerçekleri ışığında, sürecin her aşamasının (taahhüt anı, ihlal anı ve yargılama anı) profesyonel bir dikkatle yönetilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar