Tehir-i İcra ve İcranın Geri Bırakılması: 2026 Yılı Kapsamlı Hukuk ve Uygulama Raporu
- Av. Mete ŞAHİN

- 22 Oca
- 13 dakikada okunur

2026 yılı, Türk hukuk sisteminde ekonomik parametrelerin yeniden tanımlandığı, yargısal parasal sınırların %25,49 oranındaki yeniden değerleme oranıyla güncellendiği ve dijitalleşmenin (UYAP entegrasyonlarının) usul hukukuna daha derinlemesine nüfuz ettiği bir dönemdir. Bu rapor, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 36. maddesinde düzenlenen "İcranın Geri Bırakılması" (uygulamadaki adıyla Tehir-i İcra) müessesesini, değişen bu dinamikler ışığında ele almaktadır.
İlamlı icra takiplerinde, yerel mahkeme kararının henüz kesinleşmeden icraya konulabilmesi kuralı, borçlular açısından telafisi güç zararlar doğurma potansiyeline sahiptir. Üst mahkeme (İstinaf veya Temyiz) incelemesi devam ederken borçlunun malvarlığının cebren satılması, hukuki güvenlik ilkesini zedeleyebilir. Tehir-i icra, bu riski bertaraf eden, alacaklının hakkını teminat altına alırken borçlunun savunma hakkını ve malvarlığını koruyan hayati bir "denge" mekanizmasıdır. Bu raporda, 2026 yılı güncel parasal sınırları (İstinaf için 50.000 TL, Temyiz için 682.000 TL vb.), artan harç maliyetleri, banka teminat mektubu komisyon oranları ve adım adım uygulama süreçleri, uzmanlık seviyesinde detaylandırılmıştır.
Bölüm 1: Tehir-i İcra Müessesesinin Hukuki ve Teorik Temelleri
1.1. Kavramsal Çerçeve ve Hukuki Nitelik
"Tehir-i İcra" veya kanuni terminolojisiyle "İcranın Geri Bırakılması", borçlunun talebi üzerine, belirli şartların varlığı halinde, icra takibinin Yargıtay veya Bölge Adliye Mahkemesi'ndeki kanun yolu incelemesi sonuçlanıncaya kadar geçici olarak durdurulmasını sağlayan usul hukuku kurumudur. Bu kurumun temel amacı, yargılama sürecinin nihai olarak tamamlanmadığı, kararın bozulma ihtimalinin bulunduğu durumlarda, infazın (icranın) gerçekleşmesiyle oluşabilecek "oldubitti"lerin önüne geçmektir.
Hukuk muhakemelerinde kural olarak kararların icrası için kesinleşmesi beklenmez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve İcra İflas Kanunu (İİK), alacaklının hakkına hızlı kavuşmasını önceleyen bir yaklaşımı benimser. Ancak bu yaklaşım, "Hukuki Dinlenilme Hakkı" ve "Adil Yargılanma Hakkı" ile çatışabilir. İşte İİK Madde 36, bu çatışmayı çözmek için devreye giren bir sigorta mekanizmasıdır. Borçluya, "Borcunu ödeyecek gücün olduğunu kanıtla (teminat göster), biz de senin üst mahkeme sonucunu bekleyelim" mesajını verir.
1.2. İİK Madde 36 ve HMK Arasındaki İlişki
İİK Madde 36, icranın geri bırakılması prosedürünün yasal dayanağıdır. Maddenin lafzı, sürecin bir "mühlet" (süre) verilmesiyle başladığını ve teminat karşılığında üst mahkemeden karar getirilmesiyle tamamlandığını belirtir. Ancak 2026 yılı itibariyle bu süreç, Bölge Adliye Mahkemelerinin (BAM) faaliyete geçmesi ve sistemin oturmasıyla birlikte evrilmiştir. Artık süreç, İcra Hukuk Mahkemeleri üzerinden yürütülmekte, üst mahkemeler doğrudan icra dairesine yazı yazmak yerine, kararın sonucunu bildiren merciler olarak işlev görmektedir.
HMK'nın kanun yollarına ilişkin hükümleri (İstinaf için m.341 ve devamı, Temyiz için m.361 ve devamı) ise tehir-i icra talebinin "ön şartını" oluşturur. Bir kararın istinaf veya temyiz edilebilir olması, tehir-i icra talebinin olmazsa olmaz koşuludur. HMK'da belirtilen parasal sınırların altında kalan ve "kesin" olarak verilen kararlar için tehir-i icra talep edilemez; çünkü bu kararlar için bir üst mahkeme süreci hukuken mümkün değildir.
1.3. Alacaklı ve Borçlu Menfaatlerinin Dengelenmesi
Tehir-i icra, tek taraflı borçlu koruması değildir. Sistem, alacaklıyı korumak için "Tam Teminat" prensibini benimser. Borçlu, icrayı durdurmak istiyorsa, borcun tamamını, faizlerini ve masraflarını karşılayacak bir değeri devletin güvencesine bırakmak zorundadır. Bu durum, alacaklı için şu avantajı sağlar: Üst mahkeme kararı onarsa, alacaklı haciz, satış, kıymet takdiri gibi uzun ve masraflı prosedürlerle uğraşmadan, doğrudan teminatı paraya çevirerek alacağına kavuşur. Dolayısıyla tehir-i icra, alacaklı için de bir nevi "tahsilat garantisi" işlevi görür.
2026 yılı, enflasyonist baskıların hukuk sistemindeki rakamsal değerleri ciddi oranda yukarı çektiği bir yıldır. Vergi Usul Kanunu Mükerrer Madde 298 uyarınca belirlenen %25,49'luk Yeniden Değerleme Oranı (YDO), istinaf ve temyiz sınırlarını, dolayısıyla tehir-i icra prosedürünün uygulama alanını doğrudan etkilemiştir.
2.1. Yeniden Değerleme Oranı ve Etkileri
2025 yılı sonu itibariyle açıklanan %25,49'luk oran, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tüm parasal hadleri artırmıştır. Bu artışın tehir-i icra açısından önemi şudur: Parasal sınırın altında kalan bir dava dosyası için tehir-i icra prosedürü işletilemez.
2.2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Parasal Sınırları (2026)
Aşağıdaki tablo, 2026 yılında geçerli olan ve tehir-i icra taleplerinin kaderini belirleyen kesinleşmiş parasal sınırları göstermektedir.
Tablo 1: 2026 Yılı Yargısal Parasal Sınırlar
Sınır Türü | Yasal Dayanak | 2025 Sınırı | 2026 Güncel Sınırı | Açıklama ve Tehir-i İcra İle İlişkisi |
İstinaf Kesinlik Sınırı | HMK m.341 | 40.000 TL | 50.000 TL | Bu tutarın altındaki yerel mahkeme kararları kesindir. Tehir-i icra istenemez, karar derhal uygulanır. |
Temyiz Kesinlik Sınırı | HMK m.362 | 544.000 TL | 682.000 TL | İstinaf incelemesinden geçen dosyaların Yargıtay'a taşınabilmesi için gereken alt sınır. 682.000 TL altındaki dosyalar İstinafta kesinleşir. |
Duruşmalı Temyiz Sınırı | HMK m.369 | 816.000 TL | 1.023.000 TL | Yargıtay'da duruşma talep edebilmek için gereken sınır. |
Senetle İspat Sınırı | HMK m.200 | 33.000 TL | 41.000 TL | Hukuki işlemlerin tanıkla değil, yazılı belgeyle ispat zorunluluğu sınırı. |
İcra Mahkemesi İstinaf | İİK m.363 | 95.000 TL | 119.000 TL | İcra Hukuk Mahkemesi kararlarının (örn. şikayet, itirazın kaldırılması) istinaf edilebilirlik sınırı. |
Analiz:
2026 yılında 600.000 TL'lik bir alacak davası kaybedildiğinde, borçlu bu kararı İstinaf Mahkemesine taşıyabilir ve tehir-i icra alabilir. Ancak İstinaf Mahkemesi başvuruyu reddederse (kararı onarsa), 682.000 TL'lik temyiz sınırının altında kalındığı için karar kesinleşir. Bu noktada tehir-i icra süreci sona erer ve alacaklı teminatı paraya çevirebilir. Bu nedenle, 50.000 TL ile 682.000 TL arasındaki "Makas", 2026 yılında borçlular için en kritik risk bölgesidir.
2.3. İdari Yargıda Parasal Sınırlar (2026)
İdari yargı (Vergi Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri), tam yargı davaları (tazminat) açısından icra hukukuyla kesişir. Devlet aleyhine açılan ve kazanılan bir tazminat davasında veya vergi borcuna ilişkin davalarda da tehir-i icra (yürütmenin durdurulması ile karıştırılmamalıdır, ilamlı icra boyutu farklıdır) gündeme gelebilir.
İdari Yargı İstinaf Sınırı: 55.000 TL.
İdari Yargı Temyiz Sınırı: 1.660.000 TL.
İdari yargıdaki temyiz sınırının (1.66 milyon TL) adli yargıdan (682 bin TL) çok daha yüksek olması, idari davalarda kararların büyük çoğunluğunun Bölge İdare Mahkemesi aşamasında kesinleşmesine neden olmaktadır.
Bölüm 3: İlamlı İcra Takiplerinde Kesinleşme Sorunu ve İstisnalar
3.1. Kural: Kesinleşmeden İcra
Türk hukukunda genel kural, eda hükmü içeren (bir şeyin verilmesini, yapılmasını emreden) ilamların, kesinleşmesi beklenmeksizin icraya konulabilmesidir. Alacaklı, mahkeme kararını alır almaz (gerekçeli karar yazıldıktan sonra) icra dairesine başvurarak takip başlatabilir. Borçlunun "Ben kararı temyiz ettim, Yargıtay sonucunu bekleyin" deme hakkı, ancak İİK m.36 prosedürünü (tehir-i icra) işletmesiyle mümkündür.
3.2. İstisnalar: Tehir-i İcra Prosedürüne Gerek Olmayan Haller
Bazı karar türleri, kanun gereği kesinleşmeden icraya konulamaz. Bu kararlar için borçlunun teminat yatırmasına veya tehir-i icra kararı almasına gerek yoktur; zira icra müdürü, kesinleşme şerhi olmadan takibi başlatamaz.
Gayrimenkulün Aynına İlişkin Kararlar: Tapu iptal ve tescil davaları, müdahalenin men'i davaları. (Not: Tahliye davaları gayrimenkulün aynına ilişkin değildir, kesinleşmeden icra edilebilir).
Aile ve Kişiler Hukukuna İlişkin Kararlar: Boşanma kararı, babalık davası, evlat edinme. (Ancak boşanmanın fer'isi olan tazminatlar konusundaki ayrım aşağıda detaylandırılacaktır).
Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizi: Tenfiz kararı kesinleşmedikçe icra edilemez.
Ceza Mahkemesi İlamlarının Yargılama Giderleri: Kesinleşmeden icraya konulamaz.
3.3. Tehir-i İcra İstenemeyecek Haller (Nafaka İstisnası)
İİK m.36/4 ve HMK m.367 hükümleri, sosyal devlet ilkesinin bir yansıması olarak Nafaka İlamlarını tehir-i icra kapsamı dışında tutmuştur.
Kapsam: İştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve yardım nafakası.
Uygulama: Borçlu, nafaka kararını temyiz etse bile, icrayı durduramaz. Teminat yatırsa dahi icra müdürü takibi durdurmaz. Nafaka borcu, borçlunun hürriyeti bağlayıcı ceza (tazyik hapsi) tehdidi altında olduğu için "öncelikli ve acil" alacak statüsündedir.
Ayrım: Tedbir nafakası, bir ilam (mahkeme nihai kararı) değil, ara karar olduğu için ilamsız icra yoluyla takip edilir. İlamsız icrada tehir-i icra değil, itiraz müessesesi işler. Ancak ilamlı icraya konu edilen yoksulluk nafakası kesinlikle durdurulamaz.
Örnek Vaka (2026):
Ankara 12. Aile Mahkemesi, Davalı A hakkında aylık 15.000 TL yoksulluk nafakasına ve 500.000 TL maddi tazminata hükmetmiştir.
Tazminat (500.000 TL) için: Borçlu A, tehir-i icra prosedürünü işletebilir, teminat yatırıp takibi durdurabilir.
Nafaka (15.000 TL) için: Borçlu A, teminat yatırsa bile takibi durduramaz. Aylık nafakaları ödemek zorundadır.
Bölüm 4: Tehir-i İcra Prosedürünün Birinci Aşaması: Derece Mahkemeleri ve Kanun Yolu Başvurusu
Tehir-i icra, zincirleme bir reaksiyon sürecidir. İlk halka, kararı veren mahkemede başlar.
4.1. "Tehir-i İcra Talepli" İstinaf/Temyiz Dilekçesi
Avukatların ve vatandaşların en sık yaptığı hata, istinaf dilekçesinde sadece "kararın bozulmasını" talep etmeleridir. Oysa usul ekonomisi ve prosedürel zorunluluk gereği, dilekçenin "Sonuç ve İstem" kısmında açıkça "İcranın Geri Bırakılması (Tehir-i İcra) kararı verilmesi taleplidir" ibaresi yer almalıdır.
Neden Önemli? Mahkeme kalemleri, "Derkenar" hazırlarken dilekçede bu talebin olup olmadığını kontrol eder. Talep yoksa, derkenara "Tehir-i icra talebi yoktur" şerhi düşülebilir veya derkenar verilmez.
Süreler: Hukuk mahkemelerinde istinaf süresi (genellikle 2 hafta), kararın tebliğinden itibaren başlar. Bu süre hak düşürücüdür. Süre kaçırılırsa karar kesinleşir ve tehir-i icra imkanı ortadan kalkar.
4.2. Derkenar Nedir ve Nasıl Alınır?
Derkenar, "kenara yazılan yazı" anlamına gelen Osmanlıca kökenli bir hukuk terimidir. Günümüzde, yerel mahkemenin icra dairesine hitaben yazdığı, "Kararımız istinaf edilmiştir, borçlu tehir-i icra talep etmiştir" bilgisini içeren resmi yazıdır.
2026 Dijital Uygulaması: UYAP Avukat Portal üzerinden "Talep Gönder" menüsü ile mahkemeden istenir. Mahkeme Yazı İşleri Müdürü, dijital imzalı derkenarı UYAP üzerinden oluşturur.
İçeriği:
-Dosya Esas/Karar Numarası.
-İstinaf Başvuru Tarihi.
Tehir-i İcra Talebinin Var Olduğu Bilgisi.
İşlevi: İcra Müdürü, bu belge olmadan borçluya "mehil" (süre) veremez. Derkenar, sürecin "vizesi" niteliğindedir.
4.3. Nispi Harç Sorunu
İstinaf başvurusu sırasında, normalde maktu (sabit) harç alınır. Ancak tehir-i icra talep edildiğinde, mahkemeler İİK m.36 ve Harçlar Kanunu gereği "Nispi Karar Harcının dörtte birini" peşin olarak isteyebilirler. Ancak Yargıtay'ın son yıllardaki uygulaması ve İcra İflas Kanunu'nun sistemi, teminatın icra dairesine yatırılması esasını benimsediğinden, mahkemede yatırılan harçların mahsubu veya iadesi konuları karmaşıklaşabilir. 2026 uygulamasında, genellikle istinaf harçları yatırılır, asıl büyük teminat icra dairesine bırakılır.
Bölüm 5: İcra Dairesi Süreçleri ve Kapak Hesabı Matematiği

Derkenar alındıktan sonra, sürecin merkezi İcra Dairesi olur. Buradaki işlemler tamamen matematiksel ve finansal bir kesinlik gerektirir.
5.1. Dosya Kapak Hesabı
Kapak hesabı, borçlunun o an itibariyle borcunu kapatmak için ödemesi gereken toplam tutardır. Tehir-i icra için yapılan kapak hesabı, "dosya kapatma" hesabından biraz farklıdır; çünkü içine geleceğe dönük bir risk payı eklenir.
Kapak Hesabı Bileşenleri (2026 Değerleri):
Asıl Alacak: İlamda yazan net tutar.
Takip Öncesi Faiz: Karar tarihinden takip tarihine kadar işleyen faiz.
Takip Sonrası İşlemiş Faiz: Takip tarihinden hesaplama gününe kadar işleyen faiz. (Yasal faiz oranı %24 veya ticari temerrüt faizi - 2026 itibariyle değişebilir).
İcra Vekalet Ücreti: 2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hesaplanan nispi ücret.
Takip Masrafları: Başvuru harcı, tebligat giderleri.
Tahsil Harcı: (Teminat mektubu sunulursa genellikle alınmaz, nakit yatırılırsa tartışmalıdır).
5.2. "90 Günlük Faiz" Kuralı
İcra müdürü, kapak hesabını çıkartırken borçluya şunu söyler: "Sana 90 gün mehil vereceğim. Bu 90 gün boyunca alacaklı parasını alamayacak. Eğer 90 gün sonra teminatı paraya çevirmem gerekirse, o günkü borç bugünkünden fazla olacak (faiz işlemeye devam ediyor). Bu yüzden bugünkü borcun üzerine 90 günlük muhtemel faizi de ekleyerek teminat getir."
2026 Örnek Hesaplaması:
Güncel Borç: 1.000.000 TL
Yıllık Faiz Oranı: %24 (Örnek Adi Kanuni Faiz)
90 Günlük Faiz: (1.000.000 x 24 x 90) / 36000 = 60.000 TL.
İstenen Teminat Tutarı: 1.060.000 TL.
Bu detay, birçok borçlunun gözden kaçırdığı ve teminat mektubunu "eksik" getirdiği için reddedildiği en kritik noktadır.
5.3. Teminat Türleri
İİK Madde 36, teminatın türlerini saymıştır ancak uygulamada en sık karşılaşılanlar şunlardır:
A. Nakit Teminat
Borçlu, hesaplanan 1.060.000 TL'yi icra dairesinin banka hesabına yatırır.
Dezavantajı: Yüksek enflasyon ortamında (%40-%50 civarı piyasa enflasyonu beklentisi), nakit paranın yıllarca (üst mahkeme süresince) faizsiz bir hesapta beklemesi, borçlu için %50'ye varan reeel değer kaybı demektir. Bu nedenle tercih edilmez.
B. Banka Teminat Mektubu
En yaygın yöntemdir. Borçlu, bankaya komisyon ödeyerek mektup alır.
Avantajı: Nakit akışı bozulmaz.
Maliyeti: 2026 piyasa koşullarında bankalar yıllık %3 ile %8 arasında komisyon almaktadır.
C. Gayrimenkul Rehni (İpotek)
Teorik olarak mümkündür ancak icra müdürleri tarafından reddedilmektedir. Çünkü gayrimenkulün paraya çevrilmesi zordur, kıymet takdiri gerektirir, zaman alır. İİK'nın "alacağın tamamını karşılayacak menkul rehni veya esham ve tahvilat" ifadesi, gayrimenkulü zorunlu kılmaz. İcra Hakimi kararıyla kabul ettirilmesi mümkündür ancak süreci uzatır.
Bölüm 6: Teminat (Güvence) Hukuku ve Banka Teminat Mektupları
Teminat mektubunun metni, hukuki bir belge niteliğindedir. Bankaların standart metinleri bazen icra hukukunun gerekliliklerini karşılamayabilir. 2026 yılında bankalarla yaşanan entegrasyon sayesinde elektronik teminat mektupları yaygınlaşmıştır.
6.1. Teminat Mektubunda Bulunması Zorunlu Unsurlar
"Kesin ve Süresiz" İbaresi: Mektubun belirli bir vade tarihi olmamalıdır. Mahkeme süreci 3 yıl da sürebilir, 5 yıl da. Mektup bu süre boyunca geçerli olmalıdır.
Muhatap: "... İcra Müdürlüğü'ne" hitaben yazılmalıdır.
Risk Tanımı: "Tehir-i İcra kararı getirilmesi amacıyla" veya "Dosya borcunun teminatı olarak" ifadesi yer almalıdır.
Tutar: Kapak hesabında belirlenen (90 günlük faiz eklenmiş) tutarın tamamını (kuruşu kuruşuna) kapsamalıdır.
"Bila Kayd ü Şart" (Kayıtsız Şartsız): Banka, "borçlu itiraz ederse ödemem" diyemez. İcra dairesinin ilk yazılı talebinde ("tazmin talebi") ödeme yapmayı taahhüt etmelidir.
6.2. Elektronik Teminat Mektubu
2026 yılında fiziki mektup neredeyse kalkmıştır.
Süreç: Borçlu bankaya talimat verir. Banka, UYAP sistemi üzerinden (Merkez Bankası ve Takasbank altyapısı ile) mektubu doğrudan İcra Müdürlüğü'nün ekranına düşürür.
Güvenlik: Sahte mektup riskini ortadan kaldırır.
6.3. Teminat Mektubunun Reddi Sebepleri
Tutarın eksik olması (1 TL bile eksik olsa reddedilir).
Dosya numarasının yanlış yazılması.
"Süreli" (Örn: 1 yıl geçerli) olması.
Yabancı para cinsinden düzenlenmesi (Takip TL ise teminat da TL olmalıdır, kur riski nedeniyle).
Bölüm 7: Mehil Vesikası: Hukuki Niteliği ve Süreç Yönetimi

Teminat yatırılıp icra müdürü tarafından kabul edildikten sonra, borçluya "Mehil Vesikası" (Süre Belgesi) verilir.
7.1. Mehil Vesikasının Hukuki Etkisi
Bu belge, bir "ateşkes" ilanıdır.
Haciz Yasağı: Mehil vesikası geçerli olduğu sürece (genellikle 90 gün), alacaklı borçlunun malvarlığına haciz koyamaz.
Muhafaza Yasağı: Eve veya işyerine gelip mal kaldıramaz.
Satış Durdurma: Başlamış olan satış işlemleri durur.
Mevcut Hacizlerin Durumu: En tartışmalı konudur. Teminat mektubu tüm dosya borcunu karşıladığı için, Yargıtay'ın güncel içtihatları ve doktrin, "aşkın haciz" (excessive seizure) olmaması adına, önceki hacizlerin (örneğin banka hesaplarındaki blokelerin) kaldırılması gerektiğini savunur. Ancak icra müdürleri sorumluluk almamak için genellikle İcra Mahkemesi kararı ararlar.
7.2. Süre: 60 mı, 90 mı?
İİK Madde 36, "icra müdürü münasip bir mühlet verir" der. Kanunda "90 gün" yazmaz. Ancak yerleşik uygulama ve Bölge Adliye Mahkemelerinin iş yükü göz önüne alındığında, 2026 yılında standart süre 90 gün olarak uygulanmaktadır. 60 gün verilirse ve yetmezse, ek süre istenebilir.
7.3. Mehil Vesikası Harcı (2026)
Mehil vesikası verilirken devlet, "Mehil Vesikası Harcı" alır.
Tutar: Maktu bir harçtır. 2026 YDO artışıyla birlikte yaklaşık 400 - 500 TL bandındadır (Harçlar Kanunu tarifesine bakılmalıdır). Ayrıca damga vergisi de kesilebilir.
Bölüm 8: İcra Hukuk Mahkemesi Süreci ve Karar Aşaması
Mehil vesikası almak, sürecin sonu değil, ortasıdır. Asıl hedef, mahkemeden "Tehir-i İcra Kararı" almaktır. Borçlu, elindeki mehil vesikası ile 7 gün içinde değil, vesika süresi bitmeden (90 gün içinde) İcra Hukuk Mahkemesine başvurmalıdır.
8.1. Dava Açılışı: "Değişik İş" Dosyası
Bu bir "dava"dan ziyade, çekişmesiz yargı işine benzeyen bir idari denetim prosedürüdür.
Görevli Mahkeme: Takibin yapıldığı yer İcra Hukuk Mahkemesi. (Asıl davayı gören mahkeme değil!).
Talep Konusu: "Teminat yatırılmıştır, İİK m.36 uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilsin."
Ekler: Derkenar, Mehil Vesikası, Teminat Mektubu Örneği, Kapak Hesabı.
8.2. 2026 Yılı Harç ve Masrafları
İcra Hukuk Mahkemesine başvururken yatırılacak harçlar (2026 YDO %25,49 artışlı tahmini):
Başvurma Harcı: 335,20 TL TL.
Karar Harcı: 732,00 TL (Maktu).
Gider Avansı: Davacı, taraf sayısının 5 katı tebligat ücreti + 530 TL olmak üzere gider avansını dava açarken yatırır. (Tebligat ve dosya masrafları için).
Toplam Maliyet: Yaklaşık 4.000 TL civarında bir yargılama gideri oluşur.
8.3. Mahkemenin İncelemesi ve Karar
Hakim, dosya üzerinden inceleme yapar. Duruşma açmaz.
Teminat uygun mu? (Evet)
Derkenar var mı? (Evet)
Süreç doğru işlemiş mi? (Evet)
KARAR: "Talebin KABULÜNE,... sayılı dosyadaki takibin, Bölge Adliye Mahkemesi/Yargıtay tarafından verilecek karara kadar GERİ BIRAKILMASINA (TEHİRİNE)..."
Bu karar, icra dairesine sunulur ve süreç "dondurulur".
Bölüm 9: Üst Mahkeme Süreci ve Teminatın Akıbeti
Tehir-i icra kararı alındıktan sonra, gözler üst mahkemeye (BAM veya Yargıtay) çevrilir. Kararın sonucuna göre 3 ana senaryo oluşur.
Senaryo 1: Kararın Bozulması (Borçlu Zaferi)
Üst mahkeme, "Yerel mahkeme kararı yanlıştır, borçlu haklıdır" derse:
Borçlu, bozma ilamını icra dairesine sunar.
Sonuç: Teminat mektubu borçluya iade edilir. İcra takibi durur. Dosya yeniden yargılama için yerel mahkemeye döner.
Önemli: Bozma "düzelterek onama" şeklinde değil, "esastan bozma" şeklinde olmalıdır.
Senaryo 2: Kararın Onanması / Esastan Ret (Alacaklı Zaferi)
Üst mahkeme, "Karar doğrudur" derse:
Alacaklı, onama ilamını icra dairesine sunar.
Sonuç: Tehir-i icra kararı hükümsüz kalır. İcra müdürü, bankaya müzekkere yazarak teminat mektubunun nakde çevrilmesini (tazmin edilmesini) ister. Banka parayı dosyaya gönderir, alacaklıya ödeme yapılır.
Borçlu için süreç bitmiştir, para kaybedilmiştir.
Senaryo 3: İstinafın Reddi Ama Temyiz Yolunun Açık Olması
BAM başvuruyu reddederse ama dosya Temyiz sınırının (682.000 TL) üzerindeyse:
Borçlu, bu sefer Yargıtay için yeniden süre (mehil) istemelidir.
Teminat zaten dosdadır. Sadece "Yargıtay'a başvurulduğuna dair" yeni bir derkenar getirilir.
İcra Mahkemesinden "Temyiz sonuna kadar geri bırakma" kararı alınır. (Uygulamada bazen ilk karar "kesinleşinceye kadar" verildiği için yeni karara gerek kalmayabilir, ancak garanti yol yeniden karar almaktır).
Bölüm 10: Özel Hukuk Alanlarında Tehir-i İcra Uygulamaları
10.1. İş Hukuku Davaları
İşçi-işveren davalarında (kıdem, ihbar), işverenler genellikle tehir-i icra yoluna başvurur. İşçinin "işe iade" davasında ise tehir-i icra prosedürü işlemez, çünkü işe iade kararı zaten kesinleşmeden icra edilemez. Ancak "boşta geçen süre tazminatı" tahsili için açılan ilamlı takiplerde tehir-i icra alınabilir.
10.2. Tahliye Davaları
Tahliye kararı (Sulh Hukuk Mahkemesi) kesinleşmeden icra edilebilir. Kiracının evden/işyerinden çıkmamak için tehir-i icra alması şarttır.
Teminat Sorunu: Tahliye kararında "alacak miktarı" yazmaz. Yargıtay içtihatlarına göre 3 aylık kira bedeli teminat olarak yatırılmalıdır. Bu, nakit veya mektup olabilir.
10.3. Ticaret Mahkemesi Kararları
Şirketler arası alacak davalarında meblağlar yüksek olduğu için teminat mektubu komisyonları ciddi maliyet kalemidir. Anonim şirketlerde yönetim kurulu kararı ile teminat mektubu limiti tahsis edilmesi gerekebilir.
Bölüm 11: 2026 Yılı Maliyet Analizi ve Stratejik Karar Verme
Tehir-i icra, "pahalı" bir savunma aracıdır. Borçlu şu analizi yapmalıdır:
Maliyetler:
Banka Teminat Mektubu Komisyonu: Yıllık %4 - %8. (1 Milyon TL için yıllık 60.000 TL).
Yargılama Harçları: ~4.000 TL.
Faiz Riski: Dava kaybedilirse, teminatın karşılamadığı ek faizler doğabilir.
Faydalar:
Nakit Akışı: Şirketin kasasından toplu para çıkmaz.
Geri Dönüş Garantisi: Para alacaklıya ödenirse ve sonra karar bozulursa, alacaklıdan parayı geri almak ("İstirdat Davası") yıllar sürebilir ve alacaklı iflas etmiş olabilir. Teminat mektubu bu riski sıfırlar.
Strateji: Eğer dosyanın bozulma ihtimali yüksekse (%50 üzeri), tehir-i icra mutlaka alınmalıdır. Ancak bozulma ihtimali düşükse, boşuna komisyon ödemek yerine borcu ödeyip dosyayı kapatmak daha mantıklı olabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Tehir-i icra kararı almak için avukat tutmak zorunlu mudur, kendim yapabilir miyim?
Hukuken zorunlu değildir, Türk hukukunda herkes kendi davasını takip edebilir. Ancak Tehir-i icra, "Kapak Hesabı", "Derkenar", "Mehil Vesikası", "Değişik İş" gibi teknik terimlerin ve katı sürelerin olduğu karmaşık bir süreçtir. Yapılacak bir usul hatası (örneğin teminatın 100 TL eksik yatırılması veya istinaf dilekçesine talep yazılmaması) hakkın kaybına ve hacizlerin başlamasına neden olur. Bu nedenle 2026 koşullarında profesyonel hukuki destek hayati önem taşır.
2. Tehir-i icra için ne kadar teminat yatırmam gerekir?
İcra dosyasındaki güncel borç (ana para + faizler + masraflar + vekalet ücreti) üzerine 90 günlük ileriye dönük faiz eklenerek hesaplanan tutarın tamamını yatırmanız gerekir. İcra müdürü "Kapak Hesabı" yapar ve size net rakamı verir. 2026 faiz oranlarıyla bu rakam, ana borcun yaklaşık %130-%140'ına tekabül edebilir.
3. Nafaka borçları için icrayı durdurabilir miyim?
Hayır. İcra İflas Kanunu Madde 36/4 ve HMK Madde 367 uyarınca, nafaka ilamları için icranın geri bırakılması kararı verilemez. Kararı temyiz etseniz dahi nafakayı ödemek zorundasınız. Ödemezseniz tazyik hapsi riskiyle karşılaşırsınız. Sadece boşanma tazminatları için durdurma alınabilir.
4. Boşanma davasındaki tazminatlar için tehir-i icra alınabilir mi?
Evet. Boşanma kararı kesinleştikten sonra (veya kesinleşmeden icraya konulabilen fer'i alacaklar için), maddi ve manevi tazminat kalemleri için teminat yatırarak tehir-i icra prosedürü işletilebilir. Yoksulluk nafakası hariçtir.
5. Mehil vesikası süresi (90 gün) doldu ama üst mahkeme hala karar vermedi, ne yapmalıyım?
Mehil vesikası süresi, sizin İcra Mahkemesi'nden "geri bırakma kararı" getirmeniz için verilen süredir. Eğer 90 gün içinde İcra Mahkemesi kararını alıp dosyaya sunduysanız, artık süre sorununuz yoktur; karar "üst mahkeme sonuna kadar" geçerlidir. Ancak İcra Mahkemesi 90 günde karar vermediyse, icra dairesinden "Ek Mehil" istemelisiniz.
6. Teminat olarak evimi, arabamı veya arsamı gösterebilir miyim?
Kanunen mümkün (İİK m.36 "menkul rehni veya gayrimenkul ipoteği" der) olsa da, uygulamada icra müdürleri gayrimenkul teminatını kabul etmezler. Çünkü değer tespiti (kıymet takdiri) gerekir, satışı zordur ve süreç uzar. İcra müdürleri %99 oranında Nakit Para veya Banka Teminat Mektubu talep eder. Gayrimenkul için İcra Mahkemesi hakiminin özel izni/kararı gerekebilir.
7. İstinaf başvurum reddedildi, yatırdığım teminatı geri alabilir miyim?
Hayır. İstinaf başvurunuz esastan reddedildiyse (yani haksız bulunduysanız) ve karar kesinleştiyse (Temyiz sınırı altındaysa), alacaklı teminatı alma hakkı kazanır. Teminat nakde çevrilir ve alacaklıya ödenir. Geri almak için davayı kazanmanız gerekirdi.
8. 2026 yılında tehir-i icra harçları ne kadar oldu?
Yeniden değerleme oranı (%25,49) ile harçlar artmıştır. İstinaf başvuru harcı, istinaf karar harcı (nispi harcın 1/4'ü), mehil vesikası harcı ve İcra Mahkemesi başvuru harçları toplandığında, dosya büyüklüğüne göre değişmekle birlikte, sadece devlete ödenen harçlar en az 3.000 - 5.000 TL civarında tutabilir.
9. Banka bana teminat mektubu vermiyor, ne yapabilirim?
Banka teminat mektubu bir kredi ürünüdür; banka sizin kredibilitenize (Findeks notu, bilanço) bakar. Mektup vermiyorsa, tek çareniz icra dosyasına Nakit Blokaj yapmaktır. Yani borç miktarını nakit olarak götürüp icra dairesinin hesabına yatırmalısınız.
10. İcranın geri bırakılması kararı, bankadaki hesaplarımdaki blokeyi (haczi) kaldırır mı?
Kural olarak hayır. Tehir-i icra, takibi "olduğu yerde dondurur". Yeni haciz yapılmasını engeller ama eski hacizleri kaldırmaz. ANCAK, dosya borcunun tamamını (faizleriyle) karşılayan bir teminat mektubu sunduğunuz için, "aşkın haciz" (fazla haciz) prensibi gereği, İcra Mahkemesinden veya İcra Müdüründen blokelerin kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Birçok icra müdürü, tam teminat varsa diğer hacizleri fek etmektedir.
11. Kiracı tahliye kararını istinaf etti, evden çıkmamak için ne kadar yatırmalı?
Kiracı, tahliyeyi durdurmak için İcra Dairesine başvurup 3 aylık kira bedeli tutarında teminat (nakit veya mektup) yatırmalıdır. Bu teminatı yatırmadan sadece istinaf dilekçesi vermek tahliyeyi durdurmaz; icra memuru kapıya gelip tahliyeyi gerçekleştirebilir.
12. "Derkenar" belgesini almadan icra dairesine gitsem olur mu?
Olmaz. İcra müdürü, dosyanın istinaf edildiğini resmi olarak görmeden işlem yapamaz. UYAP sisteminde görülse bile, usul gereği "Derkenar" yazısının dosyaya girmesi şarttır. Bu, sürecin "vizesi"dir.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar