top of page

Ankara ve Yenimahalle Ekseninde TCK Madde 191: Uyuşturucu Madde Kullanma Suçlarında Güncel Yargılama Pratikleri ve Emsal Kararlar

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 19 Ara 2025
  • 12 dakikada okunur
Ankara Yenimahalle bölgesinde uyuşturucu kullanma suçu ve ceza davaları dosya inceleme süreci
YASAL UYARI VE BİLGİLENDİRME AMACI: Bu blog yazısı; uyuşturucu madde kullanımının ağır hukuki sonuçlarını (yüksek hapis ve adli para cezaları), ehliyet kaybını ve sosyal zararlarını vurgulayarak toplumsal farkındalık ve caydırıcılık sağlama amacı taşımaktadır. T.C. Anayasası'nın 36. maddesindeki "Hak Arama Hürriyet" ve "Savunma Hakkı" kapsamında vatandaşları yürürlükteki mevzuat hakkında bilgilendirmek için hazırlanmıştır. Uyuşturucu kullanımı, hem Türk Ceza Kanunu'na göre suçtur hem de insan sağlığı için ciddi bir tehdittir.

Türk Ceza Hukuku sistematiği içerisinde, bireysel özgürlükler ile kamu sağlığı arasındaki en hassas dengeyi barındıran suç tiplerinin başında, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 191. maddesinde düzenlenen "Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak ya da Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmak" suçu gelmektedir. Özellikle Ankara gibi metropollerde, suç oranlarının demografik çeşitlilik ve sosyal hareketlilikle paralel bir seyir izlemesi, cezai soruşturmaların sıklığını artırmakta; bu durum ise vatandaşların doğru hukuki bilgiye erişimini ve nitelikli savunma hakkını hayati bir zorunluluk haline getirmektedir. Ankara avukat ve özellikle Yenimahalle avukat arayışında olan bireyler için hazırlanan bu kapsamlı rapor, sadece kuru bir mevzuat aktarımı olmayıp; soruşturma evresinden infaz aşamasına kadar sürecin tüm dinamiklerini, Yargıtay'ın 2024 ve 2025 tarihlerindeki güncel içtihatlarını ve 7445 sayılı Kanun ile getirilen yapısal değişiklikleri derinlemesine analiz etmeyi amaçlamaktadır.


Uyuşturucu madde suçları, doğası gereği "zararı kişiye ve topluma dokunan" suçlar kategorisinde yer alsa da, kanun koyucu bu suç tipinde faili cezalandırmaktan ziyade, tedavi ve denetim yoluyla rehabilite etmeyi önceler görünmektedir. Ancak, bu "iyileştirici" yaklaşım, usul hukuku kurallarına sıkı sıkıya bağlıdır. Şüphelinin ilk ifadesinden, üzerinde yakalanan maddenin gramajına; yakalanma yerinin bir okula olan mesafesinden, maddenin paketlenme biçimine kadar sayısız değişken, kişiyi "hasta" statüsünden çıkarıp "ağır cezalık suçlu" (satıcı/torbacı) statüsüne sürükleyebilir. Bu inceleme, hukuk devletinin güvenceleri altında, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı çerçevesinde bir savunma stratejisinin nasıl kurgulanması gerektiğini ortaya koyacaktır.


Bölüm 1: Suçun Maddi ve Manevi Unsurlarının Derinlemesine Analizi


TCK 191. madde, ceza hukukunda "seçimlik hareketli" bir suç olarak tanımlanır. Kanun koyucu, uyuşturucu madde ile temasın her aşamasını suç kapsamına alarak, maddeye erişimi topyekûn engellemeyi hedeflemiştir. Ancak her hareketin hukuki sonucu ve savunma mekanizması farklıdır.


,1.1. Tipik Hareketler ve Yargıtay Yorumu


Suçun oluşması için failin aşağıdaki dört hareketten en az birini gerçekleştirmesi yeterlidir, ancak hepsini aynı anda gerçekleştirmesi cezayı artırmaz (tek suç sayılır).


1.1.1. Satın Almak


Satın alma eylemi, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bir bedel karşılığında zilyetliğinin devralınmasıdır. Yargıtay uygulamalarında "bedel" kavramı geniş yorumlanmaktadır; para, mal takası, cinsel ilişki veya bir hizmet karşılığı madde temini de satın alma kapsamında değerlendirilebilir.


  • Hukuki Nüans: Satın alma anında suç tamamlanır. Henüz maddeyi teslim almamış olsa bile, anlaşmanın yapılması ve bedelin ödenmesi "teşebbüs" aşamasında değerlendirilebilir. Ancak TCK 191 bağlamında genellikle fail madde ile yakalandığı için suç tamamlanmış kabul edilir.


1.1.2. Kabul Etmek


En sık karşılaşılan ve savunması en zor olan eylemlerden biridir. Bedelsiz olarak, bir ikram veya emanet şeklinde maddenin alınmasıdır.


  • Örnek Vaka: Bir arkadaş ortamında, masada duran uyuşturucu maddeyi "ben içmeyeceğim" diyerek reddetmeyen ancak maddeyi eline alıp inceleyen veya cebine koyan kişi, "kabul etmiş" sayılır. Yargıtay, maddenin kişinin egemenlik alanına girmesini (cebine, çantasına, aracına konulması) kabul eylemi için yeterli görür.


1.1.3. Bulundurmak


Bulundurma, maddenin kişinin fiili hakimiyeti altında tutulmasıdır. Bu hakimiyetin süresi önemli değildir; bir dakika ile bir yıl arasında fark yoktur.

  • Kesintisiz Suç Tartışması: Bulundurma, "mütemadi" (kesintisiz) bir suçtur. Yani madde kişinin üzerinde olduğu sürece suç işlenmeye devam eder. Bu durum, suç tarihinin tespiti ve zamanaşımı hesaplamalarında kritiktir.

  • Birlikte Bulundurma: Eğer bir araçta veya evde birden fazla kişi varsa ve madde ortada duruyorsa, Yargıtay "müşterek zilyetlik" karinesi gereği, oradaki herkesin maddeyi bulundurduğunu kabul edebilir. Bu noktada Ankara ceza avukatı devreye girerek, müvekkilin maddeyle fiili bir irtibatı olmadığını (örneğin arka koltukta oturduğunu ve maddenin ön torpidoda olduğunu) ispatlamak zorundadır.


1.1.4. Kullanmak


Maddenin vücuda herhangi bir yolla (sigara, enjeksiyon, oral, nazal) alınmasıdır. Bu eylem, genellikle biyolojik örneklerle (kan, idrar, saç) ispatlanır. Madde üzerinde bulunmasa dahi, biyolojik test pozitif çıkarsa TCK 191 oluşur.


1.2. Manevi Unsur: "Kullanma Amacı" Kastı


TCK 191'in varlık sebebi, failin amacının sadece ve sadece kullanmak olmasıdır. Eğer failde;

  • Başkasına devretme,

  • Satma,

  • Nakletme (başka birine götürme),

  • Tedarik etmekastı varsa, fiil TCK 188 (Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti) kapsamına girer. Ankara Ağır Ceza Mahkemeleri nezdinde görülen davaların %80'i, failin kastının tayini üzerinedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları, failin iç dünyasındaki bu kastı dış dünyaya yansıyan somut olgularla tespit etmeyi amaçlar.


Bölüm 2: Kullanıcı mı, Satıcı mı? Yargıtay'ın Ayırt Edici Kriterleri


Bir Yenimahalle avukat olarak müvekkili savunurken karşılaşılan en büyük risk, savcılığın "kullanıcı" iddiasını yetersiz bulup "ticaret" suçundan (en az 10 yıl hapis) iddianame düzenlemesidir. Bu ince çizgi, Yargıtay'ın kristalize olmuş kriterleri ile belirlenir. Aşağıdaki tablo ve analizler, 2024-2025 döneminde mahkemelerin bakış açısını yansıtmaktadır.


2.1. Yargıtay Kriterlerinin Karşılaştırmalı Analizi


Kriter

Kullanıcı Profili (TCK 191)

Satıcı Profili (TCK 188)

Miktar

Yıllık şahsi kullanım sınırları içinde kalan miktar.

Kişisel ihtiyacı açıkça aşan, stok niteliğindeki miktar.

Paketleme

Tek parça halinde veya düzensiz paketlenmiş.

Eşit gramajlı, satışa hazır "fişek" tabir edilen çoklu paketler.

Materyaller

Çarşaf, zıvana, pipo, payp (kullanım aparatları).

Hassas terazi, kilitli poşet, alüminyum folyo rulosu, eldiven.

Saklama Yeri

Ev, iş yeri, cep, çanta (kolay ulaşılabilir yerler).

Zula, metruk bina, toprak altı, araç kapı içleri (gizli bölmeler).

Çeşitlilik

Genelde tek tip veya benzer etkili maddeler.

Eroin, kokain, esrar, hap gibi farklı maddelerin bir arada bulunması.

Davranış

Kendi halinde, gizliliğe önem veren.

Müşteri arayan, pazarlık yapan, numune gösteren, telefon trafiği yoğun.

2.2. Miktar Kriterinin Detaylı İncelemesi (2025 Güncel Veriler)


Yargıtay yerleşik içtihatlarında, ele geçen uyuşturucu miktarını tek başına suç vasfını belirleyen bir delil olarak görmese de, failin kastını ortaya koyan en önemli karine olarak kabul etmektedir. Ancak hukukta 2+2 her zaman 4 etmez; her dosya kendi özelinde değerlendirilir. Aşağıdaki veriler, Adli Tıp Kurumu raporları ve Yargıtay dairelerinin genel kabul gören pratiklerine dayanmaktadır:

  • Esrar (Cannabis): Yargı pratiğinde bir kullanıcının günde 3 kez, her seferinde ortalama 1-1.5 gram esrar tüketebileceği varsayılır. Yıllık kullanım miktarı hesaplanırken bu veriler baz alınır. Örneğin; evde bulunan 500 gram esrar, eğer tek parça (bütün) halindeyse ve failin "Köylüden ucuz buldum, bir yıllık ihtiyacımı toplu aldım" şeklindeki savunması hayatın olağan akışına, failin ekonomik durumuna uygunsa "kullanım" kapsamında değerlendirilebilir.

    Riskli Durum: Ancak, toplam miktar 50 gram bile olsa, bu maddenin 50 adet 1'er gramlık küçük paketler (fişek) halinde yakalanması durumunda; Yargıtay bu paketlemeyi "satışa hazırlık" olarak yorumlama eğilimindedir ve eylem TCK 188 (Ticaret) suçu kapsamında değerlendirilebilir.

  • Metamfetamin (Kristal/Ateş-Buz): Günümüzün en tehlikeli sentetik maddesi olarak görülen metamfetamin için Yargıtay'ın yaklaşımı oldukça serttir. Yüksek bağımlılık yapıcı etkisi nedeniyle, bu maddede "stok yapma" savunmaları genellikle hayatın olağan akışına aykırı bulunur. Yargıtay 10. Ceza Dairesi kararlarında, net 10 gramın altındaki miktarlar genellikle kullanım sınırlarında kabul edilebilirken; bu miktarın üzerindeki her gram, ticaret şüphesini artırmaktadır.

  • Sentetik Haplar (Ecstasy/Lyrica vb.): Yargıtay, günde 3-4 adet kullanımı normal kabul edebilir. Ancak failin üzerinde 50, 100 veya daha fazla hap bulunması durumunda, "bir yıllık hap stoğu yaptım" savunması mahkemelerce şüpheyle karşılanır ve inandırıcılığı zayıf bulunur. Yine de, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin failin ekonomik durumu (toplu alım gücü) ve bağımlılık derecesini gözeterek, örneğin 87 adet hapı kişisel kullanım saydığı istisnai ve emsal kararlar mevcuttur.

  • Eroin ve Kokain: Bu ağır maddelerde tolerans çok daha düşüktür. Eroin için günlük 60 mg, kokain için 30 mg baz alınır. Genellikle 10-20 gramın üzerindeki

    miktarlar, doğrudan ticaret soruşturmasına yol açma riski taşır.


UYARI VE ÖNEMLİ NOT: Yukarıda belirtilen miktarlar kesin ve değişmez sınırlar değildir. Hukuk, matematiksel bir işlem değildir. Failin evinde hassas terazi bulunması, telefon kayıtlarında (HTS) şifreli konuşmaların olması veya tanık beyanları; miktar "kullanım sınırında" olsa bile suç vasfını "ticaret"e çevirebilir. Tam tersi, miktar sınırın üzerinde olsa bile, Ankara ceza avukatı tarafından yapılacak nitelikli bir savunma ve delil analiziyle eylem "kullanım" kapsamında tutulabilir.

2.3. "Hassas Terazi" Çıkmazı


Ev aramalarında en sık yapılan hata, mutfak tartısının veya kuyumcu terazisinin (failin mesleği gereği) evde bulunmasıdır. Yargıtay, uyuşturucu madde ile hassas terazinin aynı mekanda bulunmasını, ticaretin en güçlü delili sayar. Ankara avukat savunmasında, terazinin üzerinde uyuşturucu kalıntısı (bulaşık) olup olmadığına dair Kriminal Polis Laboratuvarı raporu hayati önem taşır. Eğer terazide kalıntı yoksa ve failin teraziyi başka amaçla kullandığı ispatlanırsa (örneğin diyet yapıyor olması veya altın işiyle uğraşması), ticaret suçlaması çürütülebilir.


Bölüm 3: Hukuki Süreçler: Soruşturma, Erteleme ve 7445 Sayılı Kanun Etkisi


Uyuşturucu kullanma suçu, 2014 yılında yapılan değişiklikle (6545 S.K.) ve 2023 yılındaki revizyonla (7445 S.K.) kendine özgü bir yargılama usulüne kavuşmuştur. Bu usul, "cezalandırmadan önce iyileştirme" prensibine dayanır.


3.1. Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi (KDAE)


Cumhuriyet Savcısı, şüphelinin uyuşturucu kullandığını tespit ederse (ve şüphelinin daha önce ihlal edilmiş bir dosyası yoksa), zorunlu olarak "Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi" kararı verir. Bu karar, 5 yıllık bir deneme süresini başlatır.

  • Mahkeme Yok, Sicil Temiz: Bu aşamada mahkeme kurulmaz, hakim karşısına çıkılmaz. Karar, adli sicil kaydına (sabıka) işlenmez. Sadece savcılıkların görebileceği özel bir UYAP modülünde tutulur. Bu, şüphelinin sosyal hayatına devam etmesi için büyük bir avantajdır.


3.2. 7445 Sayılı Kanun ve "Kolluk Bildirimi" Devrimi


5 Nisan 2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun, TCK 191 uygulamasında kritik bir değişiklik yapmıştır. Kanunun 18. maddesi ile TCK 191/2 fıkrasına "Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir" cümlesi eklenmiştir.

  • Neden Önemli? Eskiden, hakkında erteleme kararı olan bir kişi GBT (Genel Bilgi Toplama) sorgusunda "temiz" görünürdü. Ancak yeni düzenleme ile kolluk (polis/jandarma), sistemde kişinin "uyuşturucu madde kullanmaktan denetimli serbestlikte" olduğunu görebilmektedir.

  • Pratik Sonuç: Bu durum, Ankara ve Yenimahalle gibi yoğun denetim bölgelerinde, polisin bu kaydı gördüğü şahıslara karşı daha şüpheci yaklaşmasına, araç ve üst aramalarını daha detaylı yapmasına neden olmaktadır. Vatandaşların bu yeni duruma karşı hazırlıklı olması, haklarını bilmesi gerekir.


3.3. Denetimli Serbestlik ve "Sürpriz" Testler


Erteleme süresi içinde şüpheli hakkında asgari 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre savcının takdiriyle uzatılabilir.

  • Yılda En Az İki Kez Sevk: 7445 sayılı Kanun ile getirilen bir diğer sert tedbir, şüphelinin tedaviye tabi tutulup tutulmadığına bakılmaksızın, 5 yıllık süre zarfında yılda en az iki defa uyuşturucu testi için ilgili sağlık kurumuna (AMATEM vb.) sevk edilmesidir.

  • Mekanizma: Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, kişiyi önceden haber vermeksizin çağırabilir veya belirlenen takvimde test isteyebilir. Bu testlerin "temiz" çıkması şarttır.


Bölüm 4: İhlal, Dava Açılışı ve Mahkeme Aşaması


Eğer şüpheli, kendisine tanınan bu "ikinci şansı" değerlendiremezse süreç ceza yargılamasına döner.


4.1. İhlal Sebepleri (TCK 191/4)


Erteleme kararının kaldırılarak kamu davasının açılması için şu hallerden biri gerçekleşmelidir:

  1. Yükümlülüklere Israrla Uymamak: İmza atmaya gitmemek, seminerlere katılmamak veya hastane sevkine gitmemek. Yargıtay, "ısrar" şartının oluşması için kişinin en az iki kez uyarılmasına (ihtarname tebliği) rağmen yükümlülüğü ihlal etmesini arar.7 Tek bir ihlal, davanın açılması için yeterli değildir; ancak geçerli mazeretin (hastalık, mücbir sebep) belgelenmesi şarttır.

  2. Tekrar Kullanmak: Testin pozitif çıkması veya kişinin tekrar uyuşturucu kullanırken yakalanması.

  3. Bulundurmak/Satın Almak: Denetim süresinde cebinde uyuşturucu ile yakalanmak.


4.2. Zincirleme Suç ve Ceza Artırımı


Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; erteleme kararından sonra, denetim süresi içinde yeniden uyuşturucu kullanan veya bulunduran kişi hakkında, hem ilk suçtan dava açılır hem de ikinci eylem "ihlal sebebi" sayılır. Ancak mahkeme ceza verirken, bu iki eylemi "zincirleme suç" (TCK 43) kapsamında değerlendirerek cezayı belirli bir oranda (genellikle 1/4) artırır. Bu, iki ayrı ceza alıp infazının yanmasından daha lehe bir durumdur ancak yine de ceza miktarını artırır.


4.3. Ceza Miktarı ve HAGB


Suçun cezası 2 ila 5 yıl hapis cezasıdır. Mahkeme alt sınırdan (2 yıl) ceza verse bile, iyi hal indirimi (1/6) ile ceza 1 yıl 8 aya düşer.

  • HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması): Eğer sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti yoksa ve pişmanlık gösteriyorsa, mahkeme HAGB kararı verir. Bu kararla sanık hapse girmez, 5 yıl daha denetime tabi olur.

  • Para Cezası: TCK 191 cezaları, suçun niteliği ve caydırıcılık amacı gereği genellikle adli para cezasına çevrilmez.


Bölüm 5: Nitelikli Haller ve Coğrafi Riskler (Okul ve İbadethane Çevresi)


Ankara'nın şehir planlaması, TCK 191/10 maddesindeki ağırlaştırıcı sebebi sıklıkla gündeme getirmektedir. Kanun, suçun; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yerlere 200 metreden yakın mesafede işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılmasını emreder.


5.1. 200 Metre Kriteri ve Savunma


Bu mesafe, kuş uçuşu değil, "yürünebilir en kısa mesafe" veya bazı Yargıtay kararlarına göre "sınır tespiti" ile ölçülür. Yenimahalle'de bir parkta yakalanan şüpheli için polis fezlekesinde "Okula 150 metre mesafede" yazılması, cezayı 3 yıldan başlatır (2 yıl + yarısı).

  • Savunma Stratejisi: Avukatın olay yerine giderek keşif yapması, lazer metre ile ölçüm talep etmesi veya Google Earth verileriyle polisin ölçümüne itiraz etmesi gerekebilir. Arada bir duvar, otoyol veya geçişi engelleyen bir yapı varsa, bu "200 metre" kuralının uygulanmasını engelleyebilir.


Bölüm 6: Etkin Pişmanlık (İtirafçılık) ve Hukuki Sonuçları

Devlet, uyuşturucu ile mücadelede "kaynağa ulaşmak" için kullanıcıları bilgi kaynağı olarak kullanmak isteyebilir.


6.1. Yakalanmadan Önce (Cezasızlık)


Kişi, henüz hakkında hiçbir soruşturma yokken ve polis fark etmeden, "Ben uyuşturucu kullanıyorum, maddem de burada, bunu da şu kişiden aldım" diyerek teslim olursa, TCK 192/2 gereği ceza almaz. Ayrıca, tedavi olmak istediğini belirterek sağlık kuruluşuna başvuranlara da ceza verilmez (TCK 192/4).


6.2. Yakalandıktan Sonra (Ceza İndirimi)


Polis tarafından yakalandıktan sonra, şüpheli maddeyi kimden, ne zaman ve nerede aldığını açıklarsa ve bu bilgi failin yakalanmasına veya maddenin ele geçirilmesine hizmet ederse, cezada 1/4'ten 1/2'ye kadar indirim yapılır (TCK 192/3).


Kritik Uyarı: "Torbacının adı Ahmet, Kızılay'da takılıyor" demek yeterli değildir. "Ahmet'in telefonu şu, evi şurası, genelde şu saatte şurada olur" şeklinde, polisin operasyon yapmasını sağlayacak nitelikte bilgi verilmelidir. Yargıtay, "soyut beyanları" etkin pişmanlık için yeterli görmez.


Bölüm 7: Güncel Operasyonlar ve Ankara'daki Yansımaları: Narkoçelik ve Kökünü Kurutma


İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca uyuşturucu ile mücadelede strateji değiştirerek "saha baskısı" modeline geçmiştir. "Narkoçelik" ve "Kökünü Kurutma" vb. kod adlı operasyonlar, sadece büyük baronları değil, sokak satıcılarını ve kullanıcıları da hedef almaktadır.


7.1. Operasyonların Vatandaşa Etkisi


EGM'nin 2025 verilerine göre, bir ayda yüzlerce operasyon yapılmış ve binlerce kişi gözaltına alınmıştır. Bu operasyonların Ankara sokaklarındaki yansıması şöyledir:

  • Artan GBT ve Üst Araması: Özellikle Yenimahalle, Keçiören ve Altındağ gibi ilçelerde, bekçilerin ve yunus ekiplerinin "şok uygulamaları" artmıştır.

  • Teknik Takip: Kullanıcıların torbacılarla yaptığı telefon görüşmeleri veya WhatsApp yazışmaları, "projeli dosya" kapsamında dinlemeye takılmakta, aylar sonra eve yapılan baskınla kullanıcılar da gözaltına alınabilmektedir.

  • Trafik Denetimleri: Uyuşturucu test kitlerinin trafik polislerince kullanımı yaygınlaşmıştır.


Bölüm 8: Güncel Ünlü Operasyonları ve "Etkin Pişmanlık" Kurumu


2024 sonu ve 2025 başında İstanbul merkezli başlayıp etkileri tüm Türkiye'ye yayılan "Narkoçelik" benzeri operasyonlar, hukuki açıdan önemli veriler sunmaktadır. Basına yansıyan ve aralarında sosyal medya fenomenleri, oyuncular ve sunucuların (Örn: Sercan Yaşar, Aleyna Tilki, İrem Sak, Ela Rümeysa Cebeci vb.) adının geçtiği soruşturmalar, yargının konuya ne kadar sert yaklaştığını göstermektedir.


Bu operasyonlardan çıkarılacak iki temel hukuki ders vardır:

  • Etkin Pişmanlık Hayat Kurtarır: Soruşturmalarda, uyuşturucuyu kimden temin ettiğini, yer ve zaman belirterek samimiyetle anlatan ve satıcının yakalanmasını sağlayan şüpheliler (Sercan Yaşar örneğinde olduğu gibi), TCK 192. madde gereği "Etkin Pişmanlık" hükümlerinden yararlanarak serbest kalabilmekte veya ceza almamaktadır.

  • Tutuklama Tedbiri: Eskiden "kullanıcı" olduğu iddia edilenler genelde tutuksuz yargılanırken, son dönemde "uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma" veya "özendirme" suçlamalarıyla (Ela Rümeysa Cebeci örneğindeki gibi) tutuklama kararlarının daha sık verildiği görülmektedir. Bu da sürecin ciddiyetini artırmaktadır


Bölüm 9: Uyuşturucu ve Sürücü Belgesi (Ehliyet) Sorunu


Uyuşturucu etkisinde araç kullanma cezası ve ehliyet iptali

Vatandaşların çok mağdur olduğu konulardan biri de ehliyetlerinin süresiz veya uzun süreli geri alınmasıdır.



Uyuşturucu madde etkisi altında araç kullandığı tespit edilen sürücülere;

  1. İdari Para Cezası: 2025 yılı için 47.842 TL (her yıl yeniden değerleme ile artar) ceza kesilir.

  2. Ehliyet İptali: Sürücü belgesine 5 yıl süreyle el konulur.

  3. Geri Alma: 5 yılın sonunda, sürücünün "Sürücü Olur" sağlık raporu alması ve psikoteknik değerlendirmeden geçmesi şarttır.


9.2. Araç Kullanmazken Yakalananların Durumu


Danıştay ve İdare Mahkemeleri, araç kullanırken yakalanmasa bile, "uyuşturucu bağımlısı" olduğu doktor raporuyla tespit edilen veya denetimli serbestlik ihlali yapan kişilerin de ehliyetlerine, "sürücülük niteliklerini kaybettikleri" gerekçesiyle el konulmasını hukuka uygun bulabilmektedir. Bu nedenle, TCK 191 süreci sadece bir ceza davası değil, idari bir hak mahrumiyeti sürecidir.


Bölüm 10: Sıkça Sorulan Sorular (SSS)


Soru 1: Üzerimde çok az miktarda (tek içimlik) esrar yakalandı, yine de evimi ararlar mı?

Cevap: Evet, CMK ve PVSK (Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu) hükümleri gereği, savcılık talimatıyla ev araması yapılabilir. Özellikle 2025 yılındaki operasyonel hassasiyet nedeniyle, polisin "evde daha fazlası veya hassas terazi olabilir" şüphesiyle arama talep etmesi sıklaşmıştır. Bu aramanın hukuka uygun (yazılı emirle) yapılıp yapılmadığı önemlidir


Soru 2: Uyuşturucu kullanma suçu memuriyete engel midir?

Cevap: Eğer kişi "Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi" (KDAE) kararı alır ve 5 yıllık süreci başarıyla tamamlarsa, mahkumiyet oluşmadığı için memuriyete hukuken engel değildir. Ancak, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında bu kayıt görülebilir ve kurumun takdir yetkisiyle (özellikle asker, polis, bekçi alımlarında) elenme sebebi olabilir. Hapis cezası alırsa (1 yıl ve üzeri) memuriyet hakkı kaybolur.


Soru 3: Arkadaşım içiyordu, ben içmedim ama yanındaydım. İdrar testim temiz çıktı. Ceza alır mıyım?

Cevap: Türk Ceza Hukukunda "suçun şahsiliği" ilkesi vardır. Sadece ortamda bulunmak, eğer iştirak iradesi (gözcülük yapma, maddeyi sağlama vb.) yoksa suç değildir. İdrar testinin temiz çıkması en güçlü delildir. Ancak polis tutanağında "birlikte hazırladılar" gibi bir ifade varsa, bunun aksini ispatlamak için etkin bir avukatlık hizmeti gerekir.


Soru 4: Denetimli serbestlikte kaç kere test yapılır? Hile yapmak suç mu?

Cevap: 7445 sayılı Kanunla 5 yıl boyunca  yılda en az iki kez, habersiz sevk zorunluluğu gelmiştir. Testlerde hile yapmaya çalışmak (başkasının idrarını vermek, sentetik idrar vb.) "Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme" (TCK 281) suçunu oluşturur ve durumu çok daha vahim hale getirir. Teknoloji geliştiği için biyolojik numunelerin DNA eşleşmesi veya ısı kontrolü yapılabilmektedir.


Soru 5: Ankara Batı Adliyesi ile Ankara Merkez Adliyesi arasındaki fark nedir?

Cevap: Yetki alanı farkıdır. Yenimahalle'nin Batıkent gibi bazı bölgeleri, Sincan, Etimesgut, Ayaş, Beypazarı gibi ilçelerdeki suçlara Ankara Batı Adliyesi (Sincan'da yerleşik) bakar. Yenimahalle Merkez, Çankaya, Keçiören, Mamak, Altındağ gibi ilçelere ise Ankara Adliyesi (Sıhhiye) bakar.16 Dosyanızın hangi adliyede olduğu, savcılık pratikleri ve mahkeme heyetlerinin yerleşik uygulamaları açısından  önem taşır.


Sosyal Sorumluluk Notu: Hukukun Ötesinde Sağlık


 Uyuşturucu bağımlılığı tedavisi ve hukuki süreçte rehabilitasyonun önemi

Bir hukukçu olarak, vatandaşların sadece özgürlüklerini değil, geleceklerini de önemsiyorum. Uyuşturucu ve uyarıcı maddeler, sadece TCK 191 kapsamında bir "dosya" değil, insan sağlığını ve psikolojisini tehdit eden ciddi bir tıbbi ve toplumsal sorundur.


Bağımlılık, tedavi edilebilir bir beyin hastalığıdır. Hukuki sürecinizi profesyonelce yönetirken, aynı zamanda AMATEM veya YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi - 115) gibi kuruluşlardan destek alarak tedavi sürecine başlamanız, hem sağlığınız hem de mahkemelerdeki "iyi hal" durumunuz için hayati önem taşır. Unutmayın, gerçek özgürlük sadece hapisten çıkmak değil, bağımlılıktan da kurtulmaktır.


Sonuç: Hukuki Desteğin Önemi


Uyuşturucu madde suçları, teknik detayların (gramaj, mesafe, terazi, paketleme, arama kararı) sanığın kaderini belirlediği, hataya tahammülü olmayan dosyalardır. Bir anlık ihmal veya yanlış bir ifade, kişiyi "tedavi edilecek hasta" konumundan "10 yıl hapis yatacak torbacı" konumuna düşürebilir.


Özellikle Ankara ve Yenimahalle bölgesinde, yerel mahkemelerin ve savcılıkların güncel reflekslerine hakim, 7445 sayılı Kanun değişikliklerini ve Yargıtay'ın son "kullanım vs. ticaret" kriterlerini içselleştirmiş bir Ankara ceza avukatı ile çalışmak, özgürlüğünüzün en büyük teminatıdır. Hukuk, detaylarda gizlidir ve bu detaylar ancak uzman bir gözle yönetilebilir.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Yorumlar


bottom of page