top of page

İdari Yargılama Hukukunda Dava Şartı Olarak Zorunlu İdari Başvuru Yolları: Teori, Mevzuat ve Uygulama Rehberi (2026)

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 17 Oca
  • 11 dakikada okunur
2026 yılı güncel İYUK 13. madde uyarınca idareye zorunlu başvuru dilekçesi örneği ve Türk avukat cübbesi
2577 sayılı İYUK 13. madde uyarınca idari eylemlerden doğan zararların tazmini için dava açmadan önce idareye başvuru zorunluluğu bulunmaktadır.

Giriş: İdari Yargının Varoluş Nedeni ve "İdari Başvuru" Müessesesinin Hukuki Niteliği


Hukuk devleti ilkesinin en temel tezahürlerinden biri, idarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetimine tabi olmasıdır. Ancak, devlet otoritesinin sürekliliği ve kamu hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi gerekliliği, idari yargılama usulünü adli yargıdan ayıran bazı özgün mekanizmaların doğmasına neden olmuştur. Bu mekanizmaların en önemlilerinden biri, uyuşmazlığın mahkeme önüne taşınmadan önce idari aşamada çözülmesini hedefleyen "idari başvuru" yollarıdır. Avukat Mete Şahin Hukuk Bürosu müvekkilleri için hazırlanan bu kapsamlı rapor, Türk İdari Yargılama Hukuku'nda dava açmadan önce idareye başvurunun zorunlu olduğu halleri, bu başvuruların usul ve esaslarını, 2026 yılı itibariyle güncellenen yasal süreleri ve Danıştay’ın yerleşik içtihatlarını derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır.


İdari başvuru, teknik anlamda, idari bir uyuşmazlığın yargı organına intikal etmeden önce bizzat idare tarafından yeniden gözden geçirilmesi, hataların düzeltilmesi ve muhtemel bir yargılamanın getireceği külfetlerin önlenmesi amacıyla oluşturulmuş bir "ön inceleme" ve "sulh" mekanizmasıdır. Bu mekanizma, bazı durumlarda bireyin tercihine bırakılmış "ihtiyari" bir hak iken, bazı durumlarda kanun koyucu tarafından davanın görülebilmesi için mutlak bir ön koşul, yani "dava şartı" olarak düzenlenmiştir. Dava şartı olan hallerde, bu prosedür tüketilmeden açılan davalar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 14. ve 15. maddeleri uyarınca "idari merci tecavüzü" (idari makamın atlanması) gerekçesiyle usulden reddedilmekte veya dosyanın ilgili idareye tevdiine karar verilmektedir. Dolayısıyla, hangi hallerde başvurunun zorunlu olduğunun tespiti, davanın esasına girilebilmesi için hayati öneme sahiptir.


Aşağıdaki bölümlerde, öncelikle genel kural olan İYUK kapsamındaki başvurular ele alınacak, ardından özel kanunlarda (Vergi, Gümrük, İhale, Sosyal Güvenlik vb.) düzenlenen spesifik ve zorunlu başvuru yolları tüm detaylarıyla analiz edilecektir. Rapor boyunca, 2021 yılında yapılan yasal değişikliklerle "zımni ret" sürelerinin 60 günden 30 güne indirilmesinin uygulamadaki sarsıcı etkileri ve Danıştay’ın güncel kararları ışığında vatandaşların dikkat etmesi gereken stratejik hususlar üzerinde durulacaktır.


Bölüm 1: İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Çerçevesinde Başvuru Zorunluluğu


Türk idari yargı sisteminin omurgasını oluşturan 2577 sayılı İYUK, idari başvuruları temel olarak iki kategoride düzenler: İdari işlemlere karşı yapılan ihtiyari başvurular (Madde 11) ve idari eylemlere karşı yapılan zorunlu başvurular (Madde 13). Bu ayrım, idari hukukun "işlem" ve "eylem" kavramları arasındaki ontolojik farka dayanır.


1.1. İdari İşlemler ve İhtiyari Başvuru (İYUK Madde 11) Analizi

İdari işlem, idarenin kamu gücü kullanarak, tek yanlı irade beyanıyla hukuk aleminde değişiklik meydana getirmesidir (örneğin; atama, yıkım, disiplin cezası). Kural olarak, bir idari işlemin iptali için doğrudan dava açılması mümkündür; idareye önceden başvurmak zorunlu değildir. Ancak İYUK 11. madde, bireylere bir "ikinci şans" tanır.


1.1.1. İhtiyari Başvurunun Stratejik Önemi ve Süre Durdurma Etkisi

Dava açma süresi içinde üst makama (üst makam yoksa işlemi yapan makama) yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Bu mekanizma, özellikle dava açma süresinin sonlarına yaklaşıldığında veya idarenin işlemi geri alma ihtimalinin bulunduğu durumlarda stratejik bir araçtır.


  • Süre Hesabı: Örneğin, 60 günlük dava açma süresinin 50. gününde idareye başvurulursa, süre durur. İdare talebi reddederse (veya 30 gün susarsa), kalan 10 günlük süre yeniden işlemeye başlar.


  • Zımni Ret Değişikliği: İYUK 11. madde kapsamındaki başvurularda idarenin cevap verme süresi, 7331 sayılı Kanun ile 60 günden 30 güne düşürülmüştür. Bu değişiklik, yargılama sürecini hızlandırmayı amaçlasa da, uygulamada 30 günlük sürenin gözden kaçırılması nedeniyle hak kayıplarına yol açabilmektedir.


1.2. İdari Eylemlerden Doğan Tam Yargı Davaları ve Zorunlu Başvuru (İYUK Madde 13)

Raporun bu bölümü, idari yargıdaki en kritik zorunlu başvuru türünü, yani "idari eylemlerden" kaynaklanan zararların tazmini talebini ele almaktadır. İYUK madde 13, idari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilenlerin, dava açmadan önce idareye başvurmasını zorunlu kılmıştır.


1.2.1. "İdari Eylem" Kavramının Sınırları ve Önemi

İdari eylem, idarenin bir karar alması değil, fiziksel bir hareket yapması veya yapması gereken bir hareketi yapmamasıdır. Örneğin, belediyenin açtığı çukurun kapatılmaması sonucu düşüp yaralanma, polisin gösteriye müdahalesi sırasında orantısız güç kullanması, doktorun ameliyatta hastanın içinde gazlı bez unutması birer idari eylemdir. Bu tür durumlarda doğrudan mahkemeye gidilemez; önce idareden zararın tazmini istenmelidir.


Danıştay içtihatlarına göre, idari eylem ile idari işlem arasındaki fark bazen bulanıklaşabilir. Örneğin, bir binanın yıkım kararı (işlem) uygulanırken binanın yanlışlıkla çökmesi (eylem) durumunda, zararın kaynağı eylem olduğu için İYUK 13 prosedürü uygulanmalıdır. Ancak zararın kaynağı doğrudan işlemin kendisiyse (örneğin memuriyetten çıkarma işlemi nedeniyle maaş alamama), İYUK 12 uyarınca doğrudan tam yargı davası açılabilir ve ön başvuru zorunluluğu yoktur.


1.2.2. Başvuru Süreleri: 1 Yıl ve 5 Yıl Kuralının Derinlemesine Analizi

İYUK 13. madde, başvurunun yapılabilmesi için iki kademeli bir süre öngörür:

  1. Öğrenme Tarihinden İtibaren 1 Yıl: İlgili, eylemi yazılı bildirim veya başka suretle öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde idareye başvurmalıdır.

  2. Eylem Tarihinden İtibaren 5 Yıl: Her halükarda, eylem tarihinden itibaren beş yıl geçtikten sonra dava hakkı düşer.


Vaka Analizi ve Danıştay Yaklaşımı (Malpraktis Örneği):

Sağlık hukukunda "öğrenme tarihi" kavramı hayati önem taşır. Danıştay, eylem tarihi (ameliyat günü) ile zararın ortaya çıktığı tarih arasında fark olabileceğini kabul eder. Örneğin, 2020 yılında yapılan bir ameliyattaki hatanın 2024 yılında alınan bir adli tıp raporuyla kesinleşmesi durumunda, "öğrenme tarihi" rapor tarihidir ve 1 yıllık başvuru süresi bu tarihten başlar. Ancak 5 yıllık üst sınırın (zamanaşımı) anayasal hak arama özgürlüğü çerçevesinde nasıl yorumlanacağı hala tartışmalı bir konudur. Bazı güncel kararlarda, zararın gelişmeye devam ettiği durumlarda 5 yıllık sürenin katı uygulanmaması gerektiği yönünde görüşler mevcuttur.


1.2.3. İdarenin Cevap Süresi ve Zımni Ret (Güncel 30 Gün Kuralı)

İdareye yapılan başvuruya idarenin vereceği cevap, dava açma sürecini belirler. Burada 2021 değişikliği en kritik rolü oynar:


  • Eski Düzenleme: İdare 60 gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılırdı.


  • Yeni Düzenleme (2026 İtibariyle Geçerli): İdareye yapılan başvurularda zımni ret süresi 30 güne indirilmiştir. İdare, başvurunun kendisine ulaştığı tarihten itibaren 30 gün içinde cevap vermezse, 30. günün bitiminde talep reddedilmiş sayılır.


  • Dava Açma Süresi: Zımni ret süresinin dolduğu tarihi takip eden günden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesi'nde tam yargı davası açılmalıdır. Eğer idare, 30 günlük süre içinde veya sonrasında "açıkça" ret cevabı verirse, ret cevabının tebliğinden itibaren dava açma süresi işler.


Tablo 1: İYUK 13 Kapsamında Zorunlu Başvuru ve Dava Açma Süreçleri

İşlem Aşaması

Mevzuat Dayanağı

Süre

Açıklama

1. İdari Eylemin Öğrenilmesi

İYUK Madde 13

Başlangıç

Zararın ve failin öğrenildiği tarih esastır.

2. İdareye Başvuru

İYUK Madde 13

1 Yıl / 5 Yıl

Öğrenmeden itibaren 1 yıl, eylemden itibaren 5 yıl içinde başvuru şarttır.

3. İdarenin Değerlendirmesi

İYUK Madde 10/11

30 Gün

İdarenin sessiz kalabileceği maksimum süredir (Eskiden 60 gündü).

4. Zımni Ret Oluşumu

İYUK Madde 10/2

30. Gün Sonu

İdare cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır.

5. Dava Açma

İYUK Madde 7

60 Gün

Zımni ret veya açık ret tarihinden itibaren işleyen hak düşürücü süredir.

İdari davalarda idareye başvuru, 30 günlük cevap bekleme süresi ve mahkemeye dava açma sürecini gösteren zaman çizelgesi.
İYUK gereği dava açmadan önce idareye başvuru zorunluluğu ve işleyen yasal süreler.

Bölüm 2: Özel Kanunlarda Düzenlenen Zorunlu İdari Başvuru Yolları


İYUK'un genel hükümleri dışında, spesifik hukuk disiplinlerini düzenleyen özel kanunlar, kendi alanlarındaki uyuşmazlıklar için "özel dava şartları" getirmiştir. Bu alanlarda İYUK'un genel kuralları değil, özel kanunun hükümleri öncelikle uygulanır.


2.1. Vergi Hukukunda Hata Düzeltme ve Şikayet Yolu (VUK Madde 116-124)

Vergi hukukunda, tarh edilen vergiye karşı 30 gün içinde dava açılması esastır. Ancak, bu süre kaçırılmışsa veya vergi hatası çok açıksa, Vergi Usul Kanunu (VUK) mükellefe "Düzeltme ve Şikayet" adı verilen olağanüstü bir idari başvuru yolu sunar. Bu yol, belirli koşullarda zorunlu bir dava şartına dönüşür.


2.1.1. Düzeltme ve Şikayet Silsilesinin Zorunluluğu

Mükellef, vergi hatası (hesap hatası veya vergilendirme hatası) olduğunu düşündüğü bir işlem için doğrudan dava açmak yerine (veya dava süresini kaçırdıktan sonra) şu silsileyi izlemek zorundadır:


  1. Düzeltme Başvurusu: Vergi dairesine hatanın düzeltilmesi için başvurulur. Vergi dairesi reddederse veya 30 gün içinde cevap vermezse;


  2. Şikayet Başvurusu: Hazine ve Maliye Bakanlığı'na (uygulamada Gelir İdaresi Başkanlığı'na) şikayet yoluyla başvurulur.


  3. Dava: Şikayet başvurusu da reddedilirse (açıkça veya zımnen), bu ret işlemine karşı Vergi Mahkemesi'nde dava açılır.


Önemli Uyarı: Doğrudan vergi dairesinin düzeltme talebini reddetmesi üzerine dava açılamaz. Şikayet aşaması (üst makama başvuru) dava şartıdır. Bu aşama atlanırsa mahkeme davayı reddeder. Ayrıca, bu başvuru yolu 5 yıllık tarh zamanaşımı süresi içinde her zaman kullanılabilir, bu da mükelleflere süresi geçmiş davalar için bir "can simidi" işlevi görür.


2.2. Gümrük Hukukunda İtiraz Prosedürü (Gümrük Kanunu Madde 242)

Gümrük vergileri ve cezaları, tahsilatın hızı ve dış ticaretin dinamikleri gereği sıkı şekil şartlarına tabidir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca, gümrük idaresince tebliğ edilen vergi tahakkuklarına ve ceza kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde bir üst makama (Bölge Müdürlüğü'ne), üst makam yoksa aynı makama itiraz edilmesi zorunludur.


Bu 15 günlük süre içinde itiraz edilmezse vergi ve ceza kesinleşir; artık dava açılamaz. İtiraz üzerine idare 30 gün içinde karar verir. İtirazın reddi halinde (veya zımni ret durumunda), ret kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde Vergi Mahkemesi'nde dava açılabilir. Gümrük uyuşmazlıklarında doğrudan dava açmak mümkün değildir; idari itiraz aşaması mutlak bir dava şartıdır.


2.3. Sosyal Güvenlik Hukukunda (SGK) İtiraz Komisyonları

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, SGK ile ilgili uyuşmazlıklarda "Kurum Ünitesine İtiraz" mekanizmasını zorunlu kılmıştır.


  • İdari Para Cezaları ve Prim Borçları: Kurumca resen tahakkuk ettirilen prim borçlarına ve idari para cezalarına karşı, tebliğden itibaren (cezalar için 15 gün, primler için 1 ay) Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilmelidir.


  • Maluliyet Tespiti: Sigortalının maluliyet oranına ilişkin uyuşmazlıklarda, öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'na başvurulması ve Kurul kararı alındıktan sonra dava açılması gerekir.


  • Genel Kural: SGK'nın tek yanlı işlemlerine karşı, kurum içi itiraz yolları tüketilmeden İş Mahkemesi'nde veya İdare Mahkemesi'nde (kamu görevlileri için) dava açılamaz.


2.4. Kamu İhale Hukukunda Şikayet ve İtirazen Şikayet

Kamu alımlarının şeffaflığı ve rekabetin korunması amacıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, ihale sürecindeki hukuka aykırılıklar için iki aşamalı ve kesinlikle zorunlu bir idari başvuru yolu öngörmüştür.


  1. Şikayet (İdareye): İstekli, hukuka aykırı işlemi fark ettiği tarihten itibaren (ihaleye göre 5 veya 10 gün) ihaleyi yapan idareye başvurmalıdır.


  2. İtirazen Şikayet (KİK): İdare şikayeti reddederse, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde Kamu İhale Kurumu'na (KİK) başvurulmalıdır.


  3. Yargı Yolu: KİK'in nihai kararına karşı Ankara İdare Mahkemeleri'nde dava açılabilir.


2026 EKAP Zorunluluğu: Güncel mevzuat uyarınca, şikayet ve itirazen şikayet başvurularının elden veya posta yoluyla değil, Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) üzerinden e-imza ile yapılması zorunlu hale getirilmiştir. Avukatların da başvuruları EKAP üzerinden yapması gerekmektedir. Bu şekil şartına uyulmaması başvurunun reddine neden olur.


Bölüm 3: Anayasal Haklar ve Kamulaştırma Hukukunda Değişen Dengeler


Zorunlu idari başvuru yolları, zaman zaman "hak arama özgürlüğünün kısıtlanması" eleştirisiyle karşılaşmaktadır. Bu noktada Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) iptal kararları, mevzuatı şekillendiren en önemli unsurdur. Özellikle kamulaştırma hukukundaki son gelişmeler, bu dengenin nasıl değiştiğini göstermektedir.


3.1. Kamulaştırmasız El Atma Davalarında "Uzlaşma" Şartının Kaldırılması


Uzun yıllar boyunca, idarenin özel mülkiyete fiilen el atması (kamulaştırmasız el atma) durumunda açılacak tazminat davaları öncesinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesi gereği idare ile "uzlaşma" görüşmesi yapılması zorunlu bir dava şartıydı. Ancak AYM, mülkiyet hakkına erişimi geciktirdiği ve zorlaştırdığı gerekçesiyle bu zorunluluğu iptal etmiştir.


  • Güncel Durum (2026): Fiili el atma nedeniyle açılacak tazminat davalarında (Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanında) idareye önceden başvuru veya uzlaşma şartı aranmamaktadır. Vatandaş doğrudan dava açabilir.


  • Hukuki El Atma Ayrımı: İmar planında park/okul alanı olarak ayrılan ancak yıllarca kamulaştırılmayan araziler için açılan "hukuki el atma" davalarında (İdari Yargı görev alanında), İYUK madde 10 ve 11 kapsamında idareye başvurup plan değişikliği veya kamulaştırma talep edilmesi, ardından ret cevabına (veya zımni ret) göre dava açılması usulü devam etmektedir. Burada eylemden ziyade bir "işlem tesisi" talebi olduğu için idari başvuru teknik bir zorunluluktur.


Bölüm 4: Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Stratejik Öneriler


İdari yargılama usulü, şekil şartlarının çok katı uygulandığı bir alandır. "Usul esastan önce gelir" ilkesi gereği, haklı olsanız bile usul hatası davanızı kaybetmenize neden olabilir.


4.1. "İdari Merci Tecavüzü" ve "Görevsizlik" Karışıklığı

Avukatların ve vatandaşların en sık karıştırdığı iki kavram, yetkisiz mahkemeye başvurmak (Görevsizlik) ile idareye başvurmadan mahkemeye gitmektir (İdari Merci Tecavüzü).


  • İdari Merci Tecavüzü: Zorunlu başvuru yapılmadan dava açılmasıdır. Mahkeme davayı reddetmez, dilekçeyi görevli idareye gönderir. Ancak bu işlem süreyi durdurmaz; eğer başvuru süresi (örneğin gümrükte 15 gün) geçmişse, idare başvuruyu "süre aşımı" nedeniyle reddeder ve dava hakkı kaybedilir.


4.2. Başvuru Dilekçesinin İçeriği ve İspat Yükü

İdareye yapılacak başvurunun geçerli sayılabilmesi için bazı unsurları barındırması gerekir:


  1. Açık Talep: "Mağduriyetimin giderilmesi" gibi muğlak ifadeler yerine, "İşlemin iptali", "100.000 TL maddi tazminat ödenmesi" gibi somut talepler yazılmalıdır.


  2. Yetkili Makam: Başvuru hiyerarşik üst makama yapılmalıdır. Yanlış makama (örneğin Valilik yerine Kaymakamlık) yapılan başvurular da süreyi korur ancak bürokratik gecikmeye neden olur.


  3. İspat: Başvurunun yapıldığı tarih, dava açma süresinin hesabı için hayati önemdedir. Bu nedenle başvurular mutlaka iadeli taahhütlü posta, KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) veya evrak kayıt numarası alınarak elden yapılmalıdır. Adi posta ile yapılan başvurularda ispat sorunu yaşanır.


4.3. Sürelerin Hesabında "Tatil" ve "Adli Tatil" Tuzakları

İdari başvurularda süreler "gün" olarak hesaplanır. Son gün hafta sonuna veya resmi tatile denk gelirse, süre ilk iş günü mesai bitimine kadar uzar.


  • Adli Tatil: Adli tatil (20 Temmuz - 31 Ağustos), idareye başvuru sürelerini veya idarenin cevap verme süresini (zımni ret) durdurmaz. Sadece mahkemeye dava açma süresini etkiler. Bu ayrım çok kritiktir; idareye başvuru süresi adli tatilde de işler!


Bölüm 5: Sonuç


2026 yılı itibariyle Türk İdari Yargı sisteminde "zorunlu idari başvuru", sadece bürokratik bir formalite değil, davanın kaderini belirleyen stratejik bir aşamadır. İYUK 13. maddedeki tam yargı davaları, vergi hukukundaki şikayet yolu ve kamu ihale hukukundaki itirazen şikayet prosedürleri, yargı yolunun kapısını açan anahtarlardır. Zımni ret süresinin 30 güne indirilmesi, avukatların ve hak arayanların çok daha hızlı ve dikkatli hareket etmesini gerektirmektedir. Bir günlük gecikme veya yanlış makama başvuru, milyonlarca liralık tazminat haklarının veya mülkiyet haklarının kaybına neden olabilir. Bu nedenle, idari uyuşmazlıklarda sürecin en başından itibaren uzman hukuki destek almak, sadece bir tercih değil, bir zorunluluktur.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)


1. İdareye dava açmadan önce başvuru yapmak her davada zorunlu mudur?

Hayır, her davada zorunlu değildir. Genel kural olarak, idari işlemlerin iptali için (atama, disiplin, ruhsat iptali vb.) doğrudan İdare Mahkemesi'ne dava açabilirsiniz. Ancak, idari eylemlerden doğan tazminat davalarında (doktor hatası, yol kusuru vb.), vergi hatalarında, gümrük cezalarında ve ihale uyuşmazlıklarında kanunen önce idareye başvurmak zorunludur.


2. İdareye başvuru yaptım, cevap verme süresi 2026 yılında kaç gündür?

2021 yılında yapılan yasal değişiklikle, idarenin cevap verme süresi (zımni ret süresi) 30 güne indirilmiştir. İdareye başvurduğunuz tarihten itibaren 30 gün içinde size bir cevap verilmezse, talebiniz reddedilmiş sayılır.


3. Zımni ret süresi dolduktan sonra ne kadar sürede dava açmalıyım?

İdareye başvurunuzdan itibaren 30 gün geçti ve cevap gelmediyse (zımni ret), bu 30. günü takip eden günden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesi'nde dava açmalısınız. Bu süreyi kaçırırsanız dava hakkınız düşer.


4. Doktor hatası (malpraktis) nedeniyle tazminat davası açmak için süre nedir?

Tıbbi uygulama hataları bir "idari eylem" sayılır. Hatayı veya zararı kesin olarak öğrendiğiniz tarihten (örneğin adli tıp raporu tarihinden) itibaren 1 yıl içinde ve her halükarda olay tarihinden itibaren 5 yıl içinde hastanenin bağlı olduğu idareye (Sağlık Bakanlığı veya Üniversite) tazminat talebiyle başvurmanız zorunludur.


5. Vergi cezasını ödedim ama sonra hata olduğunu fark ettim, dava süresi geçti mi?

Normal dava açma süresi (30 gün) geçtiyse, Vergi Usul Kanunu'nun "Hata Düzeltme ve Şikayet" yolunu kullanabilirsiniz. Önce vergi dairesine düzeltme, reddedilirse Gelir İdaresi Başkanlığı'na şikayet başvurusu yapmalısınız. Bu başvurular 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde yapılabilir.


6. İdari davalarda arabuluculuk zorunlu mudur?

Hayır. İdari yargıda (İdare ve Vergi Mahkemelerinde) arabuluculuk sistemi yoktur. Arabuluculuk sadece özel hukuk (iş, ticaret, tüketici) davalarında zorunludur. İdare ile vatandaş arasındaki uyuşmazlıklarda kamu yararı olduğu için arabuluculuk uygulanmaz.


7. Belediyenin yıkım kararına karşı önce belediyeye itiraz etmek zorunda mıyım?

Hayır, zorunda değilsiniz. Yıkım kararı bir idari işlemdir; tebliğden itibaren 60 gün içinde doğrudan dava açabilirsiniz. Ancak isterseniz önce itiraz edip (İYUK m.11), cevaba göre dava açma yolunu da seçebilirsiniz. İtiraz etmek dava açma süresini durdurur.


8. Gümrükte kesilen vergi cezasına doğrudan dava açabilir miyim?

Hayır, açamazsınız. Gümrük Kanunu'na göre, cezanın tebliğinden itibaren 15 gün içinde bir üst makama (Bölge Müdürlüğü) itiraz etmeniz şarttır. İtiraz etmeden açılan davalar usulden reddedilir.


9. Başvuruyu yanlış kuruma yaparsam ne olur? Hak kaybına uğrar mıyım?

Anayasa ve İYUK gereği, başvuruyu yetkisiz bir kamu kurumuna yapsanız bile, o kurum dilekçenizi yetkili kuruma göndermekle yükümlüdür. Başvurunuz yetkili kuruma girdiği tarih değil, sizin ilk kuruma verdiğiniz tarih esas alınır, böylece süre yönünden hak kaybına uğramazsınız.


10. İdareye başvuruda avukat tutmak şart mı?

Yasal olarak zorunlu değildir, başvuruyu kendiniz de yapabilirsiniz. Ancak idari yargıda süreler çok katıdır ve dilekçede kullanacağınız kelimeler (iptal, geri alma, tazminat) davanın türünü belirler. Hak kaybı yaşamamak için uzman bir idare hukuku avukatıyla süreci yönetmeniz tavsiye edilir.


11. Kamu İhale Kurumu'na (KİK) gitmeden dava açabilir miyim?

Hayır. İhale hukukunda önce idareye şikayet, sonra KİK'e "itirazen şikayet" başvurusu yapılması zorunlu dava şartıdır. Ayrıca bu başvuruların EKAP üzerinden elektronik imzalı yapılması gerekmektedir.


12. Adli tatilde idareye başvuru süresi durur mu?

Hayır, durmaz. Adli tatil sadece mahkemeye dava açma sürelerini uzatır. İdareye başvuru süreleri (örneğin 1 yıllık tazminat başvuru süresi veya 15 günlük gümrük itiraz süresi) adli tatilde işlemeye devam eder.


Yasal Uyarı: İşbu rapor ve SSS bölümü, 2026 dönemi mevzuatına göre genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay farklı hukuki özellikler taşıdığından, hak kaybı yaşamamak adına avukatmetesahin.com üzerinden profesyonel hukuki danışmanlık almanız önemle rica olunur.

Yorumlar


bottom of page