top of page

Terk Sebebiyle Boşanma Davası (TMK m. 164): Türk Medeni Hukukunda Usul, Esas ve Yargıtay Uygulamaları Işığında Kapsamlı İnceleme (2026)

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 9 Oca
  • 14 dakikada okunur
Avukat Mete ŞAHİN, terk nedeniyle boşanma davası TMK 164 şartlarını ve ihtar sürecini açıklıyor

1. Giriş: Aile Hukukunda "Terk" Kavramının Yeri ve Önemi


Türk aile hukuku sistemi, evlilik birliğinin sürekliliğini esas almakla birlikte, bu birliğin eşler için çekilmez hale geldiği durumlarda sona erdirilmesine olanak tanıyan mekanizmalar geliştirmiştir. Bu mekanizmalar arasında, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 164. maddesinde düzenlenen "Terk Sebebiyle Boşanma", hukuk tekniği açısından en karmaşık, şekil şartları en ağır ve usuli hata kabul etmeyen boşanma türü olarak öne çıkmaktadır. Avukat Mete Şahin Hukuk Bürosu okurları için hazırlanan bu blog, konuyu sadece kanun metni üzerinden değil, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları, doktrindeki tartışmalar ve 2026 yılına projeksiyon tutan güncel mali veriler ışığında ele almaktadır.


Evlilik, taraflar arasında sadece duygusal bir bağ değil, aynı zamanda hukuki bir statü ve yükümlülükler bütünü oluşturur. TMK m. 185, eşlerin birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorunda olduklarını hüküm altına alır. Terk, bu temel yükümlülüklerden biri olan "ortak hayatı paylaşma" ediminin, haklı bir sebep olmaksızın ve evlilik birliğini sona erdirmek kastıyla ihlal edilmesidir. Ancak kanun koyucu, her ayrılığı boşanma sebebi saymamış; bu eylemi belirli sürelere, ihtar şartına ve samimiyet testine tabi tutarak, kurumu "boşanmayı zorlaştırıcı" bir filtre mekanizması olarak tasarlamıştır. Bu raporda, terk nedenine dayalı boşanma davalarının anatomisi, başvuru şartları, ihtarın geçerlilik koşulları ve dava sürecinin mali boyutu, alanındaki en kapsamlı veri setiyle incelenecektir.


2. Terk Sebebiyle Boşanmanın Hukuki Niteliği ve Unsurları


Terk sebebiyle boşanma davası, hukuk sistemimizde "Mutlak Boşanma Sebepleri" kategorisinde yer alır. Bu nitelendirme, davanın ispatı ve sonucu açısından hayati önem taşır. Mutlak boşanma sebeplerinde, kanunda aranan şartların (terk eylemi, süre, ihtar, dönmeme) gerçekleştiğinin ispatlanması halinde, hâkim evlilik birliğinin temelden sarsılıp sarsılmadığını, eşlerin geçinip geçinemeyeceğini ayrıca araştıramaz. Şartlar tamamsa, boşanma kararı verilmesi bir takdir yetkisi değil, yasal bir zorunluluktur. Bu durum, davacı için ispat kolaylığı sağlasa da, şekil şartlarının katılığı nedeniyle davanın reddedilme riskini de beraberinde getirir.


2.1. Maddi Unsur: Ortak Konuttan Ayrılma

Terk eyleminin gerçekleşmiş sayılabilmesi için ilk şart, eşlerden birinin ortak konutu fiziksel olarak terk etmesi veya ortak konuta dönmemesidir. Ortak konut, eşlerin hayatlarını sürdürdükleri, yaşam merkezi olarak seçtikleri mekândır. TMK m. 186 gereği eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. Bu seçimden sonra eşlerden birinin, diğerinin rızası veya hukuken geçerli bir mazereti olmaksızın konuttan ayrılması, terkin maddi unsurunu oluşturur.


Ancak her fiziksel ayrılık "terk" olarak nitelendirilemez. Yargıtay içtihatlarına göre; askerlik, hastalık tedavisi, tutukluluk, eğitim veya iş gereği yapılan seyahatler, iradi bir terk kastı taşımadığından TMK 164 kapsamına girmez. Örneğin, tedavi için başka bir şehre giden eş, fiziksel olarak ayrı olsa da evlilik birliğini sonlandırma amacı gütmediği için terk etmiş sayılmaz. Ancak, bu zorunlu sebepler ortadan kalktıktan sonra (tedavi bittiğinde veya askerlik sona erdiğinde) eş ortak konuta dönmüyorsa, "haklı sebep olmadan dönmeme" hali başlar ve terk süreci işler.


2.2. Manevi Unsur: Evlilik Birliğinden Kaçınma Kastı

Fiziksel ayrılığın boşanma sebebi sayılabilmesi için, terk eden eşin "evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla" hareket etmesi gerekir. Hukuk doktrininde animus deserendi olarak adlandırılan bu kast, terkin kurucu unsurudur. Eş, ortak yaşamdan kaçmak, evliliği fiilen bitirmek veya eşini cezalandırmak amacıyla gitmiş olmalıdır.


Eğer eş, ortak konutta can güvenliği olmadığı, şiddet gördüğü veya ağır hakaretlere maruz kaldığı için ayrılmışsa, burada "evlilik yükümlülüklerinden kaçınma" kastı değil, "kendini koruma" saiki vardır. Bu durumda terk eylemi hukuka uygun hale gelir ve terk nedeniyle boşanma davası açılamaz. Yargıtay, haklı bir sebebe dayanarak ayrı yaşayan eşin terk etmiş sayılamayacağını istikrarlı bir şekilde vurgulamaktadır. Dolayısıyla, bir terkin TMK 164 kapsamında değerlendirilebilmesi için, ayrılığın "hukuka aykırı" olması şarttır.


2.3. Hukuki Ayrım: Gerçek Terk ve Yapıntı (Kurgusal) Terk

Uygulamada terk davalarının en karmaşık boyutu, kimin terk eden kimin terk edilen olduğunun tespitidir. Kanun koyucu, kötü niyetli davranışların önüne geçmek için TMK m. 164/2 fıkrasında "Yapıntı Terk" (Hükmi Terk) kavramını düzenlemiştir.


2.3.1. Gerçek Terk

Eşin, kendi özgür iradesiyle, bavulunu toplayıp "ben gidiyorum" diyerek evden ayrılması halidir. Burada eylemi gerçekleştiren kişi ile hukuken sorumlu tutulan kişi aynıdır. Ortak konutta kalan eş, "terk edilen" sıfatını kazanır ve dava açma hakkına sahip olur.


2.3.2. Yapıntı (Kurgusal) Terk

Bazı durumlarda, evde oturan eş aslında terk eden konumundadır. Kanun, "Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır" hükmünü getirmiştir. Bu düzenleme, eşini evden kovan, kapı kilidini değiştiren veya evde huzur bırakmayarak eşini gitmeye mecbur bırakan kötü niyetli tarafın, "eşim gitti" diyerek dava açmasını engellemeyi amaçlar.


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun Yaklaşımı:

Yargıtay uygulamasında, terk nedeniyle boşanma davasında en kritik meselelerden biri, “terk eden” ile “terk edilen” sıfatının doğru belirlenmesidir. TMK m. 164/2, diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eşin de terk etmiş sayılacağını düzenler. Bu durumda, şeklen ortak konutta kalmış olsa bile, fiilen eşini evden çıkaran ya da eve dönüşünü engelleyen taraf hukuken terk eden (yapıntı/kurgusal terk) konumuna düşer.


Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.11.2020 tarihli, 2017/2-2289 E., 2020/939 K. sayılı kararında; ortak konutu terke zorlayan veya eve dönmeyi engelleyen eşin, terke dayalı boşanma davası açma hakkının bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, TMK m. 2’deki dürüstlük kuralı ile de uyumludur: Kimse kendi kusurlu ve haksız davranışından yararlanarak, “eşim evi terk etti” iddiasıyla TMK 164 kapsamında boşanma sonucu elde edemez. Örneğin eşini şiddet, baskı, tehdit veya kilit değiştirme gibi yöntemlerle evden uzaklaştıran ya da eve dönüşünü fiilen imkânsız hâle getiren kişinin, daha sonra “terk” gerekçesiyle ihtar çekerek dava açması hâlinde, mahkeme çoğu dosyada yapıntı terk bulunduğu sonucuna vararak terke dayalı davayı reddeder.


Aşağıdaki tablo, Gerçek ve Yapıntı Terk arasındaki temel farkları özetlemektedir:

Özellik

Gerçek Terk

Yapıntı (Kurgusal) Terk

Fiziksel Eylem

Eş, kendi iradesiyle evden çıkar.

Eş, zorla çıkarılır veya girmesi engellenir.

Kusurlu Taraf

Evden giden eş.

Evde kalan (kovan/engelleyen) eş.

Dava Açma Hakkı

Evde kalan eş açabilir.

Evden kovulan/giremeyen eş açabilir.

Hukuki Dayanak

TMK m. 164/1

TMK m. 164/2

Örnek Durum

"Bıktım, anneme gidiyorum" deyip gitmek.

Kapı kilidini değiştirmek, anahtarı vermemek.

3. Dava Şartı Olarak Süreler: "4 + 2" Kuralı ve Zamanın Hukuki Etkisi


Terk nedeniyle boşanma davası, sıkı süre şartlarına bağlanmıştır. Bu süreler, kamu düzenine ilişkindir ve hâkim tarafından resen (kendiliğinden) dikkate alınır. Sürelerin yanlış hesaplanması, davanın esasına girilmeden usulden reddedilmesine neden olur ki bu, uygulamada en sık yapılan hatalardan biridir.


3.1. Altı Aylık Kesintisiz Ayrılık Süresi

Davanın açılabilmesi için, terk eyleminin üzerinden en az altı ay geçmiş olması gerekir. Bu süre, terkin başladığı andan itibaren işlemeye başlar. Altı aylık süre, kanun koyucunun eşlere tanıdığı bir "düşünme ve soğuma" payıdır. Bu süre içinde evlilik birliğinin fiilen askıda kaldığı ve düzelme umudunun azaldığı varsayılır.


Kesinti Sorunu: Sürenin kesintisiz olması esastır. Eşin samimi bir şekilde eve dönmesi ve ortak hayatın yeniden kurulması halinde, işleyen süre kesilir ve sıfırlanır. Ancak, Yargıtay uygulamalarına göre, sırf süreyi kesmek veya nafaka/tazminat gibi hakları manipüle etmek amacıyla yapılan kısa süreli ve samimiyetsiz eve dönüşler (örneğin birkaç gün kalıp tekrar gitmek), süreyi kesen bir durum olarak kabul edilmez. Ortak hayatın "yeniden kurulması" iradesinin varlığı aranır.


3.2. Dördüncü Ay ve İhtar Zamanlaması

Kanun, altı aylık sürenin tamamını beklemeden, dördüncü ayın sonunda ihtar mekanizmasının devreye girmesine izin verir. TMK m. 164 gereği, "boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz".

  • Erken İhtar Yasağı: TMK m. 164 uyarınca, terkin başlangıcından itibaren dördüncü ay dolmadan ihtar isteminde bulunulamaz. Dördüncü ay dolmadan yapılan ihtar geçersiz sayılır; bu ihtara dayanılarak açılan dava, dava şartı gerçekleşmediğinden reddedilebilir.

  • İdeal Zamanlama (Güvenli Hesap): Süre hesabında “1 gün erken” ihtar riski davanın tamamını etkileyebileceğinden, uygulamada dördüncü ay dolduktan sonra (tereddüt hâlinde +1 gün toleransla) ihtar yoluna gidilmesi daha güvenlidir. İhtarın tebliğinden sonra da kanunun tanıdığı iki aylık dönüş süresi dolmadan terk nedeniyle boşanma davası açılamaz. Dördüncü aydan sonra ihtarın daha geç çekilmesinde kural olarak engel yoktur; ancak gecikme arttıkça, davacının samimiyeti tartışma konusu yapılabilir.


3.3. İki Aylık Bekleme (Dönüş) Süresi

İhtarın muhatap eşe usulüne uygun olarak tebliğ edilmesinden sonra, kanun eşe iki ay düşünme ve dönme süresi tanır.

  • Dava Açma Yasağı: Bu iki aylık süre dolmadan boşanma davası açılamaz. İhtar tebliğ edildiği günün ertesinde dava açılması durumunda, dava şartı yokluğundan ret kararı verilir.

  • Sürenin Niteliği: Bu süre hak düşürücü değil, koruyucu bir süredir. Eşin dönüş hazırlıklarını yapması, şartları değerlendirmesi için verilir.


Özet Formül:

Terk nedeniyle boşanma davasının zaman çizelgesi şu şekildedir:

Terk Tarihi -> 4 Ay Bekleme -> İhtar Çekimi ve Tebliği -> 2 Ay Bekleme -> Dava Açılışı. Toplamda en az 6 ay + tebligat süreçleri kadar bir zamanın geçmesi zorunludur.


Terk nedeniyle boşanma davasında 4 ay bekleme ve 2 ay ihtar süresi tablosu

4. İhtar (Eve Dön Çağrısı) Mekanizması: Şekil, İçerik ve Geçerlilik Şartları


Terk davalarının en kritik aşaması ihtardır. Davaların büyük çoğunluğu, ihtarın usul veya esas yönünden hatalı olması nedeniyle reddedilmektedir. İhtar, sadece bir "çağrı" değil, hukuki sonuç doğuran resmi bir işlemdir.


4.1. İhtarın Resmi Niteliği ve Görevli Merciler

İhtar, adi yazılı şekilde (mektup, mesaj, e-posta) yapılamaz. Kanun, ihtarın Hâkim veya Noter aracılığıyla yapılmasını zorunlu kılar.

  • Mahkeme Kanalıyla İhtar: Aile Mahkemesi'ne başvurularak, eşe ihtar gönderilmesi talep edilebilir. Bu talep, bir dava (karar) niteliğinde değil, "değişik iş" (D.İş) niteliğinde bir çekişmesiz yargı işidir. Mahkeme, ihtarın şartlarını inceler ve uygun görürse ihtar kararını verir.

  • Noter Kanalıyla İhtar: Uygulamada daha hızlı ve pratik olması nedeniyle sıklıkla tercih edilir. Herhangi bir noterden, terk eden eşin bilinen adresine ihtarname gönderilir.


4.2. İhtarda Bulunması Zorunlu Unsurlar (Yargıtay Kriterleri)

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 2. Hukuk Dairesi kararları ışığında, geçerli bir "Eve Dön" ihtarının şu unsurları eksiksiz içermesi şarttır:

  1. Açık ve Net Adres: Davet edilen konutun adresi; il, ilçe, mahalle, cadde, sokak, kapı numarası ve daire numarasına kadar tereddüde yer vermeyecek şekilde yazılmalıdır. "Köydeki evimiz" veya "Annemlerin yanı" gibi ifadeler ihtarı geçersiz kılar.

  2. Anahtarın Yeri ve Erişilebilirlik: Eve dönen eşin kapıda kalmaması esastır. İhtarda, evin anahtarının nerede olduğu (örneğin; "Komşumuz Ayşe Hanım'da", "Mahalle Muhtarlığında", "Noterde emanette") açıkça belirtilmelidir. Anahtarın bırakıldığı yerin güvenilir, sürekli açık ve eşin kolayca ulaşabileceği bir yer olması gerekir. Yargıtay, anahtarın "evde bulunan kayınvalidede" olduğunu belirten ihtarları, manevi baskı unsuru nedeniyle şüpheli bulabilmektedir.

  3. Yol ve İaşe Giderleri: Davacı, eşinin bulunduğu yerden ortak konuta dönmesi için gerekli olan yol masrafını ve yolda yiyecek-içecek (iaşe) bedelini karşılamak zorundadır. Bu bedel, konutta ödemeli havale (PTT) veya banka havalesi yoluyla gönderilmeli ve gönderildiği ihtarda belirtilmelidir. Gönderilen paranın miktarı, günün ekonomik koşullarına ve mesafeye uygun olmalıdır.11

  4. Hukuki Sonuçların Bildirimi: İhtarda, eşe 2 ay içinde dönmesi gerektiği, aksi takdirde TMK m. 164 gereği terk nedeniyle boşanma davası açılacağı açıkça ihtar edilmelidir. Bu uyarıyı içermeyen metinler, hukuki sonuç doğurmaz.5

  5. Çocukların Durumu: Eğer müşterek çocuklar varsa ve terk eden eşin yanındaysa, çocukların da eve dönüşü için gerekli masraflar eklenmeli ve çağrı onları da kapsamalıdır.


Noter aracılığıyla gönderilen eve dön ihtarnamesi örneği ve hukuki unsurları

4.3. "Bağımsız Konut" Şartı

Terk nedeniyle boşanma davalarında en sık karşılaşılan ret sebebi, davet edilen konutun "bağımsız" olmamasıdır.

  • Fiziki Bağımsızlık: Konut, eşlerin ve çocukların barınmasına uygun, insani yaşam standartlarını (elektrik, su, ısınma) karşılayan bir yer olmalıdır.

  • Manevi/Sosyal Bağımsızlık: Manevi/Sosyal Bağımsızlık: Bağımsız konut şartında asıl ölçüt, davetin yapıldığı yerin eşlerin “ayrı bir hane” kurmasına fiilen elverişli olması ve terk eden eş açısından manevi baskı/çatışma doğurmamasıdır. Yargıtay uygulamasında, aile büyükleriyle aynı yaşam alanını paylaşma, sürekli müdahale veya baskı ihtimali bulunan düzenlerde yapılan davetler çoğu kez konutun uygun olmadığı veya ihtarın samimi olmadığı gerekçesiyle tartışma konusu yapılır. Buna karşılık aynı bina içinde dahi ayrı daire, ayrı giriş ve fiilen ayrı yaşam düzeni kurulmuş; eşlerin mahremiyetini ve aile düzenini koruyan bir “ayrı hane” yapısı mevcutsa, bağımsızlık değerlendirmesi somut olayın şartlarına göre farklılaşabilir.

  • Konutun Seçimi: Terk eden eş, haklı bir sebep olmadan ortak konutu terk etmişse, davacı eşin (terk edilenin) seçtiği ve hazırladığı konuta dönmek zorundadır. Ancak bu konutun, ailenin ekonomik durumuna ve sosyal statüsüne uygun olması gerekir (TMK m. 186).


4.4. İhtarın Samimiyeti (Dürüstlük Kuralı)

Yargıtay, şekil şartlarının ötesinde, davacının niyetini sorgular. İhtarın "samimi" olması, yani davacının gerçekten eşini geri isteyip evlilik birliğini sürdürme arzusunda olması gerekir. Aşağıdaki hallerde ihtar samimiyetsiz kabul edilir:

  • Başka Biriyle İlişki: Davet eden eşin hayatında başka bir partner varsa, nişanlanmışsa veya zina yapıyorsa, eve dön çağrısı samimiyetsizdir ve hakkın kötüye kullanımıdır.

  • Şiddet ve Tehdit: Eşine şiddet uygulayan ve can güvenliği tehdidi oluşturan birinin çağrısı hukuken korunmaz.

  • Derdest Boşanma Davası: Taraflar arasında görülmekte olan (derdest) başka bir boşanma davası varken çekilen ihtar geçersizdir. Çünkü boşanma davası açmak, eşlere ayrı yaşama hakkı verir.

  • Zaman Aşımı ve Tutarsızlık: Terk olayının üzerinden yıllar (örneğin 3-4 yıl) geçtikten sonra durup dururken çekilen ihtar, Yargıtay tarafından "sırf boşanma sebebi oluşturmak" amacıyla yapılmış bir kurgu olarak değerlendirilebilir.


5. İhtarın Hukuki Sonucu: Af ve Diğer Boşanma Sebepleriyle İlişkisi


Terk nedeniyle çekilen ihtarın, boşanma hukuku sistematiğinde çok kritik bir sonucu vardır: Örtülü Af.

Yargıtay uygulamasına göre, eşine "eve dön" çağrısında bulunan kişi, eşinin o tarihe kadar işlediği tüm kusurlu davranışları (hakaret, ilgisizlik, sadakatsizlik vb.) affetmiş veya en azından hoşgörmüş sayılır.


5.1. Affın Sonuçları

  1. Kusurun Ortadan Kalkması: İhtar çeken eş, artık eşinin geçmişteki kusurlarına dayanarak genel boşanma davası (Şiddetli Geçimsizlik - TMK 166/1) açamaz. Çünkü affedilen olaylar boşanma sebebi yapılamaz. Bu durum, stratejik bir hata yapılmasına neden olabilir. Eğer davacı, eşinin dönmesini gerçekten istemiyor ve sadece boşanmak istiyorsa, terk yolunu seçmek diğer boşanma sebeplerini elinden alabilir.

  2. Manevi Tazminat Engeli: İhtar ile geçmiş kusurlar affedildiği için, terk davası içinde "eşimin geçmişteki davranışları nedeniyle manevi tazminat istiyorum" talebi dinlenmez. Yargıtay, terk nedenine dayalı davalarda manevi tazminat taleplerini genellikle bu gerekçeyle reddetmektedir.3 Ancak terk eyleminin kendisi, terk edilen eşin sosyal itibarını zedeleyecek nitelikteyse (istisnai haller), tazminat tartışılabilir.


5.2. Terk ve Diğer Davalar Arasındaki Yarışma

  • Birden Fazla Sebebe Dayanma (TMK m. 164 + TMK m. 166/1): Davacı, aynı dava dilekçesinde terk (TMK m. 164) ile birlikte genel boşanma sebebine (TMK m. 166/1) de dayanabilir. Uygulamada “öncelikle terk şartlarının oluştuğu, oluşmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı” biçimindeki terditli kurguya sıkça başvurulur. Ancak burada stratejik risk şudur: Terk için gönderilen “eve dön” ihtarı, çoğu dosyada ihtar tarihinden önceki vakıalar bakımından af/hoşgörü olarak değerlendirilebildiğinden, TMK m. 166/1 yönünden ihtar öncesi olaylara dayanmanın etkisi zayıflayabilir. Bu nedenle birden fazla sebebe dayanılacaksa, vakıaların zaman çizelgesi (ihtar öncesi–ihtar sonrası ayrımı) özellikle titizlikle kurulmalıdır.

  • Islah ve Af Etkisinin Pratik Sonucu: Terk davası açıldıktan sonra davanın TMK m. 166/1’e dayandırılması, usulen belirli şartlar içinde mümkün olmakla birlikte, terk ihtarının af/hoşgörü etkisi nedeniyle ihtar öncesi vakıalara dayalı TMK m. 166/1 iddiaları çoğu dosyada zayıflar. Bu nedenle ıslah/ek beyanın anlamlı sonuç üretmesi, ağırlıkla ihtar sonrasında gerçekleşen veya af kapsamında değerlendirilemeyecek nitelikteki yeni vakıaların ileri sürülmesine ve ispatına bağlıdır. Bu sebeple, daha en başta “terk mi, TMK m. 166/1 mi, birlikte mi?” stratejisi dosya özelinde belirlenmelidir.


6. Dava Süreci ve İspat Yükü


6.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: Boşanma davalarında münhasır görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. Aile Mahkemesi bulunmayan ilçelerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.

  • Yetkili Mahkeme: Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabilir (TMK m. 168). İhtar talebi de bu mahkemelerden veya karşı tarafın bulunduğu yer noterliğinden yapılabilir.


6.2. İspat Yükümlülüğü

Terk davasında ispat yükü, iddia eden taraftadır (TMK m. 6).


Davacının İspatlayacağı Hususlar:

  • Terk olgusunun varlığı.

  • Ayrılığın en az 6 ay sürdüğü.

  • İhtarın noter veya mahkeme kanalıyla usulüne uygun yapıldığı.

  • İhtarda belirtilen konutun bağımsız ve uygun olduğu.

  • 2 aylık sürenin dolmasına rağmen eşin dönmediği.

  • Yol giderlerinin ödendiği (Dekontlar delil olarak sunulmalıdır).


    Davalının İspatlayacağı Hususlar (Savunma):

  • Evden ayrılmakta veya dönmemekte "haklı bir sebebi" olduğu (Can güvenliği, şiddet, hakaret).

  • İhtarın samimiyetsiz olduğu (Eşin başka biriyle olduğu vb.).

  • Konutun bağımsız olmadığı (Kayınvalide ile oturulduğu).

  • Anahtarın kendisine teslim edilmediği veya belirtilen yerde bulunmadığı.


6.3. Tanık Delili

Yargıtay kararlarına göre, özellikle "konutun bağımsızlığı" ve "dönmemekte haklılık" konularında tanık beyanları belirleyicidir. Komşular, kapıcılar veya aile dostları, evin durumu ve tarafların yaşam tarzı hakkında dinlenir. Ayrıca, ihtarın tebliğinden sonra eşin eve gelip gelmediği, geldiyse kapının açılıp açılmadığı gibi hususlar da tanıklarla ispatlanabilir.


7. Mali Tablo: 2026 Dönemi Dava Maliyetleri ve Tazminatlar


7.1. Tahmini Yargılama Masrafları ve Avukatlık Ücretleri

Masraf Kalemi

Tahmini Tutar (2025-2026)

Açıklama

İhtarname Ücreti (Noter)

1.000 TL - 2.500 TL

Sayfa sayısı ve eklerine göre değişir. (Noterlik Ücret Tarifesi, sayfa başı yazı ücreti + tebligat).

Dava Açılış Harçları

4.000 TL - 5.500 TL

Başvuru harcı, peşin harç, gider avansı (Tebligat, bilirkişi, tanık ücretleri dahil).

Bilirkişi Ücreti

6.000 TL (Ortalama)

Konutun uygunluğunun tespiti veya kusur incelemesi gerekirse.

Avukatlık Ücreti (Ankara)

228.200 TL (Tavsiye Niteliğinde)

Ankara Barosu 2026 Tavsiye Tarifesi'ne göre çekişmeli boşanma davası taban ücreti.

Karşı Vekalet Ücreti

45.000 TL

Davanın kaybedilmesi halinde karşı taraf avukatına ödenecek maktu ücret.

7.2. Tazminat ve Nafaka Durumu

  • Maddi Tazminat: Terk şartları oluşup dava kabul edildiğinde, dönmeyen eş kural olarak ağır kusurlu kabul edilir. Bunun tazminat ve yoksulluk nafakasına etkisi somut olayın kusur dağılımına göre değerlendirilir; özellikle TMK 174 bakımından davacının daha az kusurlu olması şartı ayrıca gözetilir. Davacı eş, boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatleri için TMK 174/1 kapsamında uygun bir maddi tazminat talep edebilir.

  • Manevi Tazminat: Terk nedeniyle boşanma davalarında manevi tazminat talebi teorik olarak mümkündür. Ancak uygulamada, “eve dön” ihtarının çoğu dosyada af/hoşgörü olarak değerlendirilmesi nedeniyle, ihtar tarihinden önceki olaylara dayanılarak manevi tazminat istenmesi çoğu zaman güçleşir. Bu nedenle manevi tazminat bakımından, özellikle ihtar sonrasında gerçekleşen ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan yeni vakıaların varlığı ve ispatı önem taşır.

  • Yoksulluk Nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla nafaka isteyebilir. Terk eden eş tam kusurlu olduğu için, yoksulluğa düşse bile lehine nafakaya hükmedilmez. Davacı (terk edilen) eş ise, yoksulluğa düşecekse nafaka alabilir.6

  • Tedbir Nafakası: Dava süresince tarafların barınma ve geçim dengesini korumaya yönelik geçici bir önlemdir. Uygulamada belirleyici ölçüt, çoğunlukla tarafların mali gücü ve ihtiyaç dengesidir; kusur, yoksulluk nafakası kadar katı bir eleme kriteri olarak uygulanmaz.


8. Yargıtay Kararları Işığında Kritik İçtihatlar


8.1. Yapıntı (Kurgusal) Terk – Eve Dönüşü Engelleyenin “Terk Eden” Sayılması


T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2-2289, K. 2020/939, T. 25.11.2020: Ortak konutu terke zorlayan veya eve dönmeyi engelleyen eşin… terke dayalı boşanma davası açma hakkı bulunmadığı … sonucu ortaya çıkmaktadır.” Kararda, ortak konutu terk etmeye zorlayan veya dönüşü engelleyen eşin, şeklen evde kalsa dahi hukuken “terk eden” sayılacağı vurgulanmıştır


8.2. Derdest Boşanma Davası Varken TMK 164 Süreçlerinin İşletilmesi


T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/2221, K. 2018/5625, T. 25.04.2018: Aleyhinde boşanma davası devam eden eş… ayrı yaşamakta ve eve dönmemekte haklıdır… TMK’nın 164. maddesi kapsamında bir terkin varlığından… bahsedilemez.” Kararda aleyhine boşanma davası devam eden eşin, bu süreçte ayrı yaşamasının “haklı” kabul edilmesi nedeniyle, bu zaman aralığında TMK 164 anlamında terkten söz edilemeyeceği kabul edilmiştir. 


8.3. Bağımsız Konut Ölçütü – Bağımsız Eve Davet İçermeyen İhtarın Geçersizliği


T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/12303, K. 2018/2568, T. 27.02.2018: …bağımsız bir eve davet edilmediği anlaşılmaktadır… terk ihtarı geçersiz… davanın reddi gerekirken …” Karada ihtar şeklen/süre yönünden uygun olsa bile, davetin TMK 186-188-195 bağlamında “bağımsız bir eve” yönelmemesi hâlinde ihtarın geçersiz sayılacağı belirtilmiştir. 


8.4. Samimiyet Testi – Dönmek İsteyeni Eve Almama / Engelleme


T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/2658, K. 2021/1627, T. 24.02.2021: “…evin kilidini değiştirdiği sabittir… ihtarının samimi olmadığı …” İhtar sürecinde davacının fiilen dönüşü engellemesi (ör. kilit değiştirme) hâlinde, ihtarın samimiyetinin ortadan kalktığı değerlendirilmiştir.


9. Terk Sebebiyle Boşanma Davasında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)


1. Eşim evi terk etti, hemen boşanma davası açabilir miyim?

Hayır, TMK m. 164'e göre hemen dava açamazsınız. Terk eyleminin üzerinden en az 6 ay geçmesi, bu sürenin 4. ayında ihtar çekilmesi ve ihtardan sonra 2 ay beklenmesi zorunludur. Ancak beklemeden boşanmak istiyorsanız, terk sebebine değil, şiddetli geçimsizliğe (TMK 166) dayanarak genel boşanma davası açabilirsiniz.


2. İhtar (Eve Dön Çağrısı) nasıl yapılmalıdır?

İhtar mutlaka resmi kanalla (Noter veya Aile Mahkemesi) yapılmalıdır. WhatsApp, SMS, e-posta veya sözlü çağrılar hukuken geçersizdir.


3. Eşimi annemle babamla yaşadığımız eve çağırabilir miyim?

Hayır. Yargıtay içtihatlarına göre, eşlerin oturacağı konutun "bağımsız" olması şarttır. Müşterek konutun ebeveynlerle paylaşılması, eşin oraya dönmemesi için "haklı sebep" sayılır ve ihtar geçersiz olur.


4. Terk nedeniyle boşanma davası ne kadar sürer?

Tüm usul işlemleri (6 aylık bekleme, ihtar vb.) tamamlandıktan sonra dava açıldığında, yerel mahkeme süreci ortalama 10 ay ile 18 ay arasında sürebilir. İhtar sürecindeki bekleme süreleri bu dava süresine dahil değildir.


5. İhtar çektim ama eşim dönmedi, tazminat alabilir miyim?

Evet, boşanma gerçekleşirse, dönmeyen eş kural olarak ağır kusurlu kabul edildiğinden, somut olayın kusur dağılımına göre TMK 174/1 kapsamında maddi tazminat talep edebilirsiniz. Ancak manevi tazminat, ihtarın "af" niteliği taşıması nedeniyle Yargıtay tarafından genellikle reddedilmektedir.


6. Eşim evi terk etti ama ben kilidi değiştirdim, dava açabilir miyim?

Hayır. Kilidi değiştirmek, eşin eve dönmesini engellemek demektir. Bu durumda "yapıntı terk" oluşur ve hukuken terk eden siz sayılırsınız. Davayı eşiniz size karşı açabilir.


7. Terk davası ile şiddetli geçimsizlik davası aynı anda açılabilir mi?

Hayır, açılamaz. Terk davası "gel barışalım" iradesi taşırken, şiddetli geçimsizlik "artık yapamıyoruz" iradesi taşır. İkisi birbiriyle çelişir.


8. Yol parası göndermek zorunda mıyım?

Evet. İhtarname ile birlikte, eşinizin bulunduğu yerden ortak konuta dönebilmesi için gereken yol ve yemek masrafını (konutta ödemeli havale veya PTT ile) göndermeniz ve bunu ihtarda belgelemeniz zorunludur. Göndermezseniz ihtar geçersizdir.


9. Eşim yurt dışında, ihtar nasıl çekilir?

Yurt dışındaki eşe ihtar, uluslararası tebligat usullerine göre konsolosluklar veya yetkili makamlar aracılığıyla yapılır. Bu süreç daha uzun sürer ve tebligatın çevirisi gerekir. Adresi bilinmiyorsa "ilanen tebligat" yolu denenebilir.


10. Terk davasında nafaka öder miyim?

Ancak boşanma kesinleştiğinde, terk şartları oluşmuş ve dava bu sebeple kabul edilmişse, dönmeyen eş kural olarak ağır kusurlu kabul edildiğinden; somut olayın kusur dağılımına göre yoksulluk nafakası bakımından değerlendirme yapılır.


11. 3 yıl önce evi terk eden eşe şimdi ihtar çekebilir miyim?

Çekebilirsiniz ancak Yargıtay, aradan çok uzun zaman geçtikten sonra çekilen ihtarları "samimiyetsiz" bulabilmektedir. Bu durum, dürüstlük kuralına aykırı görülüp davanın reddine neden olabilir.


12. Avukatsız bu davayı açabilir miyim?

Teorik olarak evet, ancak terk davası Türk hukukundaki en şekilci davadır. İhtardaki bir kelime eksikliği, anahtarın yerinin belirtilmemesi veya sürenin 1 gün yanlış hesaplanması davanın reddine yol açar. Bu nedenle uzman bir avukatla çalışılması tavsiye edilir.


Sonuç ve Değerlendirme


Terk sebebiyle boşanma davası, kanun koyucunun evliliği kurtarmak için koyduğu son bir fren mekanizması olarak tasarlanmıştır. "Gel, her şeyi unutalım ve yeniden başlayalım" çağrısı olan ihtar, bu davanın kalbidir. Ancak bu çağrının samimi, hukuka uygun ve usulüne göre yapılması şarttır. Avukat Mete Şahin Hukuk Bürosu olarak tecrübelerimiz göstermektedir ki, terk davalarının başarısı, davanın açıldığı gün değil, ihtarın çekildiği gün belirlenmektedir. Doğru strateji, usuli titizlik ve uzman desteği, bu zorlu süreçte hak kayıplarını önlemenin yegâne yoludur.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Yorumlar


bottom of page