7571 Sayılı Kanun (11. Yargı Paketi) Işığında Türk Ceza ve Özel Hukuk Mevzuatındaki Yapısal Dönüşümler: Ankara ve Yenimahalle Ekseninde Kapsamlı Hukuki Analiz ve Uygulama Rehberi
- Av. Mete ŞAHİN

- 25 Ara 2025
- 13 dakikada okunur

1. Giriş: Hukuki Reformun Toplumsal ve Mekânsal İzdüşümü
Türk hukuk sistemi, toplumsal ihtiyaçların dinamizmi ve değişen suç tiolojileri karşısında sürekli bir evrim geçirmektedir. Yasama organının son tasarrufu olan ve 25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (kamuoyunda bilinen adıyla 11. Yargı Paketi), salt teknik bir mevzuat düzenlemesi olmanın ötesinde, kamu düzeni, mülkiyet güvenliği ve dijital varlıkların korunması alanlarında köklü paradigma değişimlerini barındırmaktadır. Bu blog, söz konusu kanunun getirdiği yenilikleri, özellikle Türkiye’nin başkenti Ankara ve onun hızla gelişen, hem sanayi hem de yerleşim merkezi hüviyetindeki Yenimahalle ilçesi özelinde, Ankara Avukat ve Yenimahalle Avukat perspektifiyle, akademik derinlik ve pratik uygulama esasları çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır.
Hukuk normları, uygulandıkları coğrafyanın sosyolojik gerçekliğinden bağımsız düşünülemez. Ankara, bürokrasinin kalbi olmasının yanı sıra, Ostim ve İvedik gibi devasa organize sanayi bölgelerini, Batıkent gibi modern uydu kent projelerini ve yoğun kentsel dönüşüm alanlarını barındıran kompleks bir metropoldür. 7571 sayılı Kanun’un getirdiği düzenlemeler; İvedik Caddesi’ndeki düğün konvoyu trafiğinden, sanayi bölgelerindeki ticari araç kiralama ihtilaflarına; Demetevler’deki hisseli tapu sorunlarından, siber suçlar bürosunun yetki alanına giren kripto varlık dolandırıcılıklarına kadar geniş bir spektrumda doğrudan etki doğuracaktır. Bu çalışmada, kanun koyucunun iradesi, suç ve ceza politikasındaki sertleşme eğilimi ve özel hukuk ilişkilerindeki usul ekonomisi ilkeleri, yerel dinamiklerle harmanlanarak analiz edilecektir.
Blogun temel metodolojisi, her bir kanun maddesini soyut birer norm olarak değil, somut olaylara uygulanabilirliği açısından ele almaktır. Bu bağlamda, Türk Ceza Kanunu (TCK), Türk Medeni Kanunu (TMK), Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve İcra İflas Kanunu (İİK) üzerindeki değişiklikler, doktrinel tartışmalar ve muhtemel yargı içtihatları ışığında irdelenecektir. Çalışma, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin çizdiği etik sınırlar dahilinde, kamuoyunu ve hukuk camiasını bilgilendirme misyonunu üstlenmektedir.
2. Kamu Düzeni ve Ulaşım Güvenliği: TCK 223 ve 170. Madde Değişikliklerinin Analizi
Kamu düzeni kavramı, bireylerin güvenlik içinde yaşama hakkının temelini oluşturur. 7571 sayılı Kanun, özellikle trafikte seyir güvenliğini tehlikeye atan eylemler ve ateşli silah kullanımı konularında ceza adalet sisteminin tolerans eşiğini düşürmüş, caydırıcılığı ön plana çıkaran bir yaklaşım benimsemiştir.
2.1. Ulaşım Araçlarının Hareketinin Engellenmesi Suçu (TCK Md. 223)
Kanun koyucu, TCK’nın 223. maddesini başlığıyla birlikte değiştirerek, "Ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçunu yeniden tanımlamış ve cezai yaptırımları ağırlaştırmıştır. Bu değişiklik, özellikle büyükşehirlerde kronikleşen "keyfi trafik engelleme" eylemlerine karşı geliştirilmiş sert bir reflekstir.
2.1.1. Suçun Maddi Unsurları ve Tipiklik Analizi
Yeni düzenlemenin 223/1. fıkrası şu şekildedir:
"Hukuka aykırı bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu aracı hareket halinde iken durduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
Bu tanım, suçun maddi unsurunu iki seçimlik hareketle belirler:
Engelleme: Aracın kalkışını, seyrini veya varışını fiziki engellerle veya davranışlarla imkansız hale getirmek.
Durdurma: Hareket halindeki bir aracı, trafik kuralları veya zorunlu haller dışında, hukuka aykırı bir iradeyle durmaya zorlamak.
Eski düzenlemede bu tip eylemler genellikle Kabahatler Kanunu kapsamında idari para cezası veya TCK 179 (Trafik güvenliğini tehlikeye sokma) kapsamında daha hafif cezalarla karşılanmaktaydı. Ancak yeni kanun, fiili doğrudan hürriyeti bağlayıcı ceza kapsamına alarak, eylemin haksızlık içeriğinin (injustice content) yoğunluğunu vurgulamıştır. "Bir yıldan üç yıla kadar hapis" yaptırımı, yargılama aşamasında sanığın tutuklu yargılanmasa bile adli sicil kaydına işleyecek ciddi bir mahkumiyet riskiyle karşı karşıya kalması demektir.
2.1.2. Ankara ve Yenimahalle Özelinde "Düğün Konvoyu" Sorunsalı

Ankara'nın Yenimahalle ilçesi, özellikle İvedik Caddesi ve Batıkent aksı üzerinde yoğunlaşan düğün salonları nedeniyle, TCK 223. maddenin en sık uygulanacağı potansiyel alanlardan biridir. İvedik Caddesi, sanayi bölgelerini yerleşim yerlerine bağlayan kritik bir arterdir ve üzerinde "Yenimahalle Belediyesi Karanfil Salonu" gibi pek çok organizasyon mekanı bulunmaktadır.
Yaz aylarında bu caddelerde sıkça rastlanan manzara şöyledir: Bir düğün konvoyu, üç şeritli yolu yan yana dizilerek kapatır, hızını yürüme mesafesine düşürür veya tamamen durarak halay çekmeye başlar. 7571 sayılı Kanun öncesinde bu durum, trafik polisinin kestiği idari para cezasıyla geçiştirilebilen bir "kabahat" olarak algılanmaktaydı. Ancak yeni düzenleme ile birlikte:
Yolu kapatan konvoydaki araç sürücüleri, TCK 223/1 uyarınca müşterek fail sıfatıyla yargılanacaktır.
Eylemin "hukuka aykırı" olması unsuru, Karayolları Trafik Kanunu'na açıkça muhalefet edilmesiyle gerçekleşmiş sayılır.
Suçun oluşması için somut bir zararın doğması (örneğin ambulansın geç kalması) şart değildir; hareketin engellenmesi, suçun tamamlanması için yeterlidir (tehlike suçu).
Ankara Avukatları için bu durum, müvekkillerine yapacakları uyarılarda kritik önem taşır. Düğün sahibi olmanın verdiği "bir gecelik tolerans" beklentisi, artık ceza mahkemelerinde sanık sandalyesine oturmakla sonuçlanabilir.
2.1.3. Nitelikli Haller: Toplu Taşıma ve Kamu Hizmeti
Kanun, suçun konusunun demiryolu veya deniz ulaşım aracı olması halinde cezayı artırmıştır (TCK 223/2). Ankara özelinde bu durum, Metro ve Ankaray hatlarını ilgilendirir. Örneğin, bir protesto veya taşkınlık amacıyla metro kapılarının kapanmasını engelleyerek seferin aksamasına neden olan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile yargılanacaktır. Bu ceza aralığı, suçun asliye ceza mahkemesinin üst sınırlarını zorlayan ve tutuklama tedbirinin (CMK 100) uygulanabileceği bir ciddiyete işaret eder.
2.2. Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması (Silahla Ateş Etme) (TCK Md. 170)
Türk toplumunda kutlamalarda silah kullanma alışkanlığı, maalesef can kayıplarına yol açan sosyolojik bir vakadır. 7571 sayılı Kanun’un 19. maddesi, bu konuda "sıfır tolerans" politikasını yansıtan değişiklikler yapmıştır.
2.2.1. Cezaların Artırılması ve Caydırıcılık
TCK 170. maddenin birinci fıkrasındaki "altı aydan üç yıla kadar" ibaresi "bir yıldan beş yıla kadar" şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik matematiksel bir artıştan ibaret değildir; ceza hukuku sistematiği içinde şu sonuçları doğurur:
Alt Sınırın Yükselmesi: Alt sınırın 1 yıla çıkması, hakimin takdir yetkisini kullanarak cezayı paraya çevirme veya erteleme ihtimalini, sanığın geçmiş haline göre zorlaştırır.
Üst Sınırın Yükselmesi: 5 yıllık üst sınır, suçun "katalog suçlar" ciddiyetine yaklaşmasına ve tutuklama yasağı sınırlarının dışına çıkmasına neden olur.
2.2.2. "Kurusıkı" Silahların Ceza Kapsamına Alınması
Uygulamada en büyük sorunlardan biri, ses ve gaz fişeği atan (halk arasında kurusıkı olarak bilinen) silahlarla havaya ateş edilmesinin TCK 170 kapsamında olup olmadığı tartışmasıydı. Yargıtay'ın bazı kararlarında bu silahların "gerçek silah" vasfı taşımadığı gerekçesiyle TCK 170 uygulanmıyor, eylem Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendiriliyordu.
7571 sayılı Kanun bu tartışmayı bitirmiştir:
"Suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etmek suretiyle işlenmesi halinde kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
Bu hükümle, Ankara Batıkent veya Yenimahalle sokaklarında, "nasıl olsa gerçek mermi değil" diyerek kurusıkı tabancayla havaya ateş eden kişiler, doğrudan hapis cezası tehdidi altına girmiştir.
2.2.3. Toplu Alanlarda İşlenen Suçlarda Artırım
Kanuna eklenen ikinci fıkra, suçun işlendiği mekanı bir ağırlaştırıcı neden olarak kabul etmiştir:
"(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır."
Ankara'da eğlence mekanlarının yoğun olduğu bölgelerde veya Batıkent Meydanı, AVM önleri gibi kalabalık alanlarda meydana gelen silahlı kutlamalar veya saldırılar, artık çok daha ağır cezalandırılacaktır. Örneğin, kalabalık bir düğün çıkışında gerçek silahla havaya ateş eden bir kişi:
Temel ceza (TCK 170/1): Alt sınır 1 yıl.
Artırım (TCK 170/2): Yarı oranında artışla 1.5 yıl.
Bu ceza miktarı, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) sınırlarında olsa da, sicili temiz olmayan bir fail için cezaevine girme riskini doğurur.
3. Malvarlığına Karşı Suçlarda Yeni Dönem: Araç Kiralama ve Güveni Kötüye Kullanma (TCK 155)
Ekonomik hayatın vazgeçilmez bir parçası olan araç kiralama (rent a car) sektörü, hukuki koruma açısından uzun süredir gri bir alanda kalmaktaydı. Ankara, Esenboğa Havalimanı bağlantısı ve kamu kurumlarına hizmet veren devasa filolarıyla bu sektörün Türkiye'deki merkezlerinden biridir. 7571 sayılı Kanun, sektördeki suistimalleri önlemek adına TCK 155. maddeye devrim niteliğinde bir ekleme yapmıştır.
3.1. Sorunun Tespiti: "Hukuki İhtilaf" mı "Suç" mu?
Klasik uygulamada, kiralanan bir aracın süresi dolmasına rağmen iade edilmemesi, kolluk kuvvetleri ve savcılıklar tarafından sıklıkla "hukuki ihtilaf" (sözleşmeye aykırılık) olarak nitelendirilmekte ve taraflar hukuk mahkemelerine yönlendirilmekteydi. Araç kiralama şirketleri, araçlarını geri alabilmek için aylarca süren hukuk davalarıyla uğraşmak zorunda kalıyordu. Failin kastının (aracı mal edinme kastı) ispatı zor olduğundan, TCK 155/1 (Basit Güveni Kötüye Kullanma) kapsamında açılan soruşturmalar takipsizlikle sonuçlanabiliyordu.
3.2. Kanuni Değişiklik ve Etkileri (TCK 155/3)
7571 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile TCK 155. maddeye şu fıkra eklenmiştir:
"(3) Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır."
Bu düzenlemenin hukuk tekniği açısından ve pratik uygulamada üç temel sonucu vardır:
3.2.1. Cezanın Artırılması ve Caydırıcılık
Suçun konusu araç olduğunda ceza otomatik olarak iki katına çıkmaktadır.
Eğer eylem TCK 155/1 (Basit hal) kapsamında değerlendirilirse (6 aydan 2 yıla hapis), araç söz konusu olduğunda ceza 1 yıldan 4 yıla çıkacaktır.
Eğer eylem TCK 155/2 (Meslek ve sanat, ticaret ilişkisi) kapsamında değerlendirilirse (1 yıldan 7 yıla hapis), ceza 2 yıldan 14 yıla kadar çıkabilecektir. Bu üst sınır, suçun niteliğini ağır ceza mahkemesi görev alanına yaklaştıran çok ciddi bir yaptırımdır.
3.2.2. Uzlaştırma Kapsamından Çıkarılması
En kritik değişiklik, 7571 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile CMK 253. maddede yapılan düzenlemedir. Kanun koyucu, TCK 155. maddenin üçüncü fıkrasını (araçlarla ilgili kısmı) açıkça uzlaştırma kapsamı dışına çıkarmıştır.
Öncesi: Aracı geri getirmeyen kişi yakalandığında, mağdur şirketle "uzlaşarak" (genellikle araç bedelini veya kira bedelini ödeyerek) ceza almaktan kurtulabiliyordu. Bu durum, faillerde "yakalanırsam öderim, yakalanmazsam kar ederim" algısı yaratıyordu.
Sonrası: Artık fail zararı giderse bile, suç uzlaştırma kapsamında olmadığı için kamu davası açılacak ve yargılama devam edecektir. Zararın giderilmesi sadece TCK 168 (Etkin Pişmanlık) kapsamında ceza indirimi nedeni olabilir, ancak beraat veya düşme sağlamaz.
3.2.3. Ankara'daki "Filo ve Kapora" Dolandırıcılıklarına Etkisi
Ankara'da son dönemde artan, sahte web siteleri üzerinden araç kiralama vaadiyle kapora toplanması veya kiralanan araçların parçalanarak satılması şeklindeki suç örgütü faaliyetlerine karşı, bu madde savcıların elini güçlendirmiştir. Yenimahalle Avukatları, özellikle Ostim ve İvedik sanayi bölgelerindeki "çıkmacı" tabir edilen parçacılarda izi sürülen bu tür vakalarda, suç duyurularını artık TCK 155/3'ün ağırlaştırılmış hükümleri üzerinden kurgulamalıdır.
Özellik | Eski Düzenleme | Yeni Düzenleme (7571 s. Kanun) |
Suçun Konusu Araç İse | TCK 155/1 veya 155/2 (Genel Hüküm) | TCK 155/3 (Özel Ağırlaştırıcı Neden) |
Ceza Miktarı | 1-7 Yıl (Ticari ilişki varsa) | 2-14 Yıl (Bir kat artırımlı) |
Uzlaştırma | Kapsamdaydı (Mağdurla anlaşınca dosya kapanırdı) | Kapsam Dışı (Yargılama mecburi) |
Yargılama Usulü | Genellikle Basit Yargılama | Genel Hükümlere Göre Yargılama |
4. Dijital Dünyanın Takibi: Kripto Varlıklara Müdahale ve CMK 128/A
Teknolojinin gelişimiyle birlikte suç gelirlerinin aklanması yöntemleri de değişmiş, geleneksel bankacılık sisteminden kripto varlık borsalarına kaymıştır. Mevcut CMK 128 (Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma) maddesi, bürokratik ağırlığı (MASAK raporu şartı gibi) nedeniyle dijital hıza yetişememekteydi. 7571 sayılı Kanun, bu boşluğu CMK 128/A maddesi ile doldurmuştur.
4.1. "Hesabı Askıya Alma" Mekanizması
Yeni madde, "Bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve elkoyma" başlığını taşır. Burada devrim niteliğindeki yenilik, "re'sen blokaj" yetkisinin hizmet sağlayıcılara tanınmasıdır.
4.1.1. Kapsam ve Süreç
Madde, sadece belirli katalog suçlar için uygulanabilir:
Nitelikli Hırsızlık (Bilişim sistemleri kullanılarak - TCK 142/2-e)
Nitelikli Dolandırıcılık (Bilişim sistemleri - TCK 158/1-f)
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (TCK 245)
Süreç şu şekilde işler:
Makul Şüphe ve İnisiyatif: Banka, ödeme kuruluşu (Papara, ininal vb.) veya Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcısı (kripto borsası), işlemden şüphelendiği anda hesabı 48 saate kadar kendi inisiyatifiyle askıya alabilir. Bu, savcılık emri gelene kadar paranın/coinin kaçırılmasını önleyen bir "acil fren" mekanizmasıdır.
Savcılığa Bildirim: Kurum, işlemi derhal Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir.
Savcı Kararı: Savcı, 24 saat içinde askıya alma işleminin devamına veya kaldırılmasına karar verir.
Transfer Takibi: Para başka bir kuruma aktarılmışsa, zincirleme bildirimle o kurum da uyarılır.
4.2. Elkoyma ve Hakim Onayı
Askıya alınan varlığa el konulması (mülkiyetin devlete veya mağdura geçmesi süreci için tedbir), hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı emriyle olur.
Savcı emri 24 saat içinde hakim onayına sunulur.
Hakim 48 saat içinde karar verir.
En Önemli Fark: CMK 128'deki "MASAK'tan rapor alınması" zorunluluğu, CMK 128/A kapsamındaki bu acil tedbirlerde aranmaz. Raporun aylar süren bürokrasisi, dijital paranın saniyeler içindeki transfer hızı karşısında bypass edilmiştir.
4.3. Ankara Bilişim Suçları Bürosu ve Avukatın Rolü
Ankara Adliyesi, Türkiye'nin en kapsamlı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu'na ev sahipliği yapmaktadır. Kripto dolandırıcılığı mağduru olan bir müvekkil için Ankara Avukatı artık şu stratejiyi izlemelidir:
Klasik suç duyurusu dilekçesi yerine, CMK 128/A uyarınca ivedi tedbir talepli dilekçe hazırlanmalıdır.
Dilekçede "katalog suç" unsurları (TCK 158/1-f veya 142/2-e) açıkça vurgulanmalı ve "gecikmesinde sakınca bulunan hal" gerekçelendirilmelidir.
Bankalara ve borsalara, savcılık kararı beklenmeden "şüpheli işlem bildirimi" yapılarak 48 saatlik askıya alma yetkilerini kullanmaları talep edilmelidir.
5. Gayrimenkul Hukukunda Usul Ekonomisi: Önalım (Şufa) Davaları ve TMK Değişiklikleri

Ankara'nın kentsel dönüşüm haritasında en hareketli bölgelerden biri Yenimahalle'dir. Özellikle Şentepe, Demetevler ve Yamaçevler bölgelerinde, eski gecekonduların yerini modern konutların alması sürecinde, mülkiyet yapısının karmaşıklığı (hisseli tapular) büyük hukuki sorunlar doğurmaktadır. Paylı mülkiyette bir paydaşın hissesini üçüncü kişiye satması durumunda diğer paydaşların öncelikli alım hakkını düzenleyen Önalım (Şufa) Hakkı, 7571 sayılı Kanun ile suiistimalleri önleyecek şekilde revize edilmiştir.
5.1. Şufa Bedelinin Nakden Depo Edilmesi (TMK Md. 734)
Eski uygulamada, şufa davası açan paydaş (davacı), dava yıllarca sürse bile satış bedelini yatırmak zorunda kalmıyor, davanın sonunda ödeme yapıyordu. Bu durum, alım gücü olmayan kişilerin sırf alıcıyı (yeni maliki) zor durumda bırakmak veya pazarlık payı elde etmek için dava açmasına (kötü niyetli dava) yol açabiliyordu.
7571 sayılı Kanun’un 36. maddesi ile TMK 734. maddeye radikal bir şart getirilmiştir:
"Önalım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırılmak üzere hâkim tarafından belirlenen yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, verilen kesin süre içinde yerine getirilmezse önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez."
Bu değişiklik, Yenimahalle'deki kentsel dönüşüm alanlarında hisse toplayan yatırımcılar ve mevcut hissedarlar için şu anlama gelmektedir:
Ciddiyet Testi: Dava açan kişi, "param yok ama davayı açayım, sonra bulurum" diyemeyecektir. Hakim, davanın başında veya bedel tespit edilir edilmez paranın mahkeme veznesine (veya bankaya) yatırılmasını emredecektir.
Süreç Hızlanacak: Bedeli yatıramayan davacının davası reddedileceği için, sürüncemede kalan dosyalar hızla temizlenecektir.
5.2. Hak Düşürücü Sürelerin Kısaltılması (TMK Md. 733)
Mülkiyet hakkının uzun süre belirsiz kalması, hukuk güvenliğini zedeler. Kanun koyucu, satışın noter aracılığıyla bildirilmemesi durumunda dava açma süresini kısaltmıştır (Madde 35).
Eski Süre: Satıştan itibaren 2 yıl.
Yeni Süre: Satıştan itibaren 1 yıl.
Noter bildirimi yapılmışsa 3 aylık süre değişmemiştir. Ancak bildirim yapılmayan (genellikle gizli yapılan) satışlarda, diğer paydaşların dava açma hakkı 1 yıl ile sınırlandırılmıştır. Bu durum, tapu devirlerinde istikrarı sağlayacak, 20 ay sonra gelen bir şufa davasıyla tapunun iptal edilmesi riskini ortadan kaldıracaktır.
5.3. İcra İhalelerinde Şufa Yasağı
TMK 733. maddeye eklenen hükümle; "2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz." kuralı getirilmiştir.
Ankara İcra Daireleri veya İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) satış memurlukları aracılığıyla yapılan ihalelerden hisse alan kişiler, artık şufa davası tehdidi altında olmayacaktır. İhaleden mal almak, "güvenli alım" statüsüne kavuşturulmuştur.
Yenimahalle Avukatları, kentsel dönüşüm bölgesindeki müvekkillerine danışmanlık verirken, hisse devirlerinin noter bildirimiyle yapılması veya icra yoluyla satışın tercih edilmesi seçeneklerini bu yeni risk analizine göre değerlendirmelidir.
6. İcra ve İflas Hukukunda Kötü Niyetli İtirazların Önlenmesi
Ankara'nın ticari yoğunluğu, icra dairelerinin iş yükünü artırmaktadır. Borçluların zaman kazanmak için başvurduğu "İhalenin Feshi" davaları, 7571 sayılı Kanun ile sıkı şartlara bağlanmıştır.
6.1. İhalenin Feshi Talebinin Sınırlandırılması (İİK Md. 134)
Kanun, ihalenin feshini isteyebilecek kişileri sınırlamış ve bu kişiler dışındakilerin taleplerini "dosya üzerinden ve kesin olarak reddetme" yetkisini mahkemeye vermiştir.
Ayrıca, fesihte bulunmak için yatırılması gereken teminat veya harcın eksik olması durumunda, mahkeme 2 haftalık kesin süre verecek, tamamlanmazsa talebi reddedecektir. Bu düzenleme, ihaleyi uzatmak için yapılan, harcı yatırılmamış "matbu dilekçe" dönemini kapatmaktadır.
6.2. Tasarrufun İptali Davalarında Kapsam Genişlemesi (İİK Md. 278)
Borçlunun mal kaçırmak için mallarını üçüncü kişilere devretmesi durumunda açılan Tasarrufun İptali davalarında, "bağışlama sayılan" ve dolayısıyla iptal edilen devirlerin kapsamı genişletilmiştir.
Boşanılan Eş: "Son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi" ile yapılan tasarruflar bağışlama sayılır. Yani borçlu, icradan kaçmak için anlaşmalı boşanıp evi eşine devrederse, bu devir artık kanunen geçersiz sayılacak ve iptal edilecektir.
Üçüncü Derece Hısımlar: Kardeş çocukları, dayı, hala, teyze, amca gibi akrabalarla yapılan devirler de ispat yükü yer değiştirerek (ivazlı olduğu ispatlanmadıkça) bağışlama sayılacaktır.
7. Avukatlık Mesleği ve Disiplin Hukuku: 7571 Sayılı Kanun'un Meslektaşlara Etkileri
Kanun, sadece vatandaşları değil, yargının kurucu unsuru olan savunma makamını da düzenlemiştir. Avukatlık Kanunu'nda yapılan değişikliklerle (Madde 4-10), disiplin suçları ve cezaları kanunilik ilkesine uygun olarak netleştirilmiştir.
7.1. Disiplin Cezalarının Kodifikasyonu
Daha önce yönetmeliklerle veya meslek kurallarıyla belirlenen disiplin suçları, artık kanun maddesi haline gelmiştir. "Uyarma", "Kınama", "Para Cezası", "İşten Çıkarma" ve "Meslekten Çıkarma" cezalarını gerektiren fiiller tek tek sayılmıştır.
Reklam Yasağı: Reklam yasağını ihlal etmek, açıkça "Kınama" cezası gerektiren bir eylem olarak tanımlanmıştır (Madde 135/2-a).
İş Temini: Aracı kullanarak iş elde etmek veya komisyon vermek, "Para Cezası" gerektiren haller arasındadır.
Ek: Karşılaştırmalı Değişiklik Tabloları
Tablo 1: Trafik ve Kamu Güvenliği Suçlarında Cezaların Artırılması
Suç Tipi | TCK Maddesi | Eski Alt-Üst Sınır | Yeni Alt-Üst Sınır (7571 s. Kanun) | Nitelikli Haller ve Etkisi |
Ulaşım Aracını Engelleme | TCK 223/1 | 6 Ay - 2 Yıl (veya Adli Para) | 1 Yıl - 3 Yıl Hapis | Düğün konvoyları doğrudan hapis cezası kapsamına alındı. |
Ulaşım Aracını Kaçırma | TCK 223/1 | 1 Yıl - 3 Yıl | 2 Yıl - 5 Yıl Hapis | Taksi/dolmuş gaspı veya rota değiştirtme eylemleri ağırlaştı. |
Genel Güvenliği Tehlikeye Sokma | TCK 170/1 | 6 Ay - 3 Yıl | 1 Yıl - 5 Yıl Hapis | HAGB ve erteleme zorlaştı, tutuklama ihtimali arttı. |
Kurusıkı ile Ateş Etme | TCK 170 (Yeni) | Kabahat (İdari Para Cezası) | 6 Ay - 3 Yıl Hapis | Kurusıkı silahlar TCK kapsamına alındı. |
Toplu Alanda Ateş Etme | TCK 170/2 | (Yoktu) | Ceza Yarı Oranında Artırılır | Düğün, asker uğurlaması, AVM önü gibi yerlerde ceza 1.5 katına çıkar. |
Tablo 2: Araç Kiralama ve Şufa Davalarındaki Kritik Değişiklikler
Konu | İlgili Madde | Eski Uygulama | Yeni Uygulama |
Kiralık Aracı Getirmeme | TCK 155/3 | TCK 155/1 veya 155/2 (Şikayete tabi olabilir, uzlaştırma var) | Ceza 1 Kat Artar, Uzlaştırma YOK. Kamu davası olarak sürer. |
Şufa (Önalım) Bedeli | TMK 734 | Dava sonunda ödenirdi. | Dava başında/süresi içinde NAKDEN depo edilmesi zorunlu. |
Şufa Dava Süresi (Bildirimsiz) | TMK 733 | 2 Yıl | 1 Yıl |
İcra İhalesiyle Satış | TMK 733 | Şufa hakkı kullanılabilirdi. | Şufa hakkı kullanılamaz. |
8. Sıkça Sorulan Sorular (SSS) - 11. Yargı Paketi
Vatandaşlarımızdan büromuza sıklıkla yöneltilen soruları, 25 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kanun metnine göre yanıtladık.
1. Düğün konvoyu yaparsam hapis cezası alır mıyım?
Evet. TCK 223. maddede yapılan değişiklikle, ulaşım araçlarının hareketini engelleyerek yolu trafiğe kapatan kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülmüştür. Bu eylem artık basit bir trafik cezası değil, adli sicile işleyen bir suçtur.
2. Hakaret suçunda karşı taraf şikayetinden vazgeçerse dava düşer mi?
Yeni düzenleme ile hakaret suçu (kamu görevlisi hariç) önödeme kapsamına alınmıştır. Şikayete tabi olmaya devam etmekle birlikte, savcılık önce para cezası ödemeyi teklif eder. Ödeme yapılırsa dosya kapanır. Uzlaştırma prosedürü artık uygulanmayacaktır.
3. Hisseli tapuda şufa davası açma süresi ne kadar oldu?
Eğer satış noter aracılığıyla diğer paydaşlara bildirilmişse süre 3 aydır. Ancak bildirim yapılmamışsa, daha önce 2 yıl olan hak düşürücü süre, satış tarihinden itibaren 1 yıla indirilmiştir.
4. Şufa davasında parayı hemen yatırmak zorunda mıyım?
Evet. TMK 734. maddesi değişikliği ile hâkim rayiç bedeli belirledikten sonra size kesin bir süre verecektir. Bu süre içinde bedeli ve tapu masraflarını nakit olarak mahkeme veznesine yatırmazsanız davanız reddedilir. "Param yok, dava sonunda
ödeyeceğim" deme imkanı kalmamıştır.
5. Kiraladığım aracı zamanında teslim etmezsem cezası nedir?
TCK 155. maddeye eklenen fıkra ile güveni kötüye kullanma suçunun motorlu taşıtlarla işlenmesi halinde ceza bir kat artırılmıştır. Ayrıca bu suç uzlaştırma kapsamından çıkarılmıştır, yani yargılama yapılması zorunludur.
6. Kurusıkı tabanca ile havaya ateş etmenin cezası var mı?
Evet. Daha önce idari para cezası (kabahat) gerektiren bu eylem, artık TCK 170. madde kapsamında suçtur. Kurusıkı silahla ateş edenler 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile yargılanır.
7. Dolandırıcıların banka hesabına hemen bloke konulabilir mi?
Evet. CMK 128/A maddesi ile bankalara ve kripto borsalarına, nitelikli dolandırıcılık şüphesi olan işlemlerde 48 saate kadar re'sen (savcı kararı beklemeden) hesabı askıya alma yetkisi verilmiştir.
8. Yurt dışından getirilen telefonların kayıt süresi değişti mi?
Evet. Yabancı uyruklu kişilerin (turist/göçmen) cihazları için abonelik kayıtlarının, kimlik bilgileriyle eşleşmesi zorunluluğu getirilmiştir. Bilgileri uyuşmayan hatlar, geçiş süreci sonunda kullanıma kapatılacaktır.
9. Enflasyon muhasebesi (düzeltmesi) 2025'te yapılacak mı?
Hayır. Vergi Usul Kanunu'na eklenen Geçici Madde 37 ile 2025 yılı hesap dönemlerinde (ve yetki kullanılırsa sonraki dönemlerde) mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacağı hükme bağlanmıştır.
10. İhalenin feshi davasını herkes açabilir mi?
Hayır. İcra ve İflas Kanunu'nda yapılan değişiklikle, "satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürenler" dışındaki kişilerin ihalenin feshini talep etmesi engellenmiştir. Talep edilirse dosya üzerinden reddedilir.
11. İcra yoluyla satılan hisseli yerde önalım hakkı var mı?
Hayır. TMK 733. maddeye eklenen açık hükümle, cebri artırma (icra) yoluyla yapılan satışlarda önalım hakkının kullanılamayacağı yasalaşmıştır.
12. Ankara'da bu davalar için avukat tutmak zorunlu mu?
Türk hukukunda avukat tutma zorunluluğu (bazı istisnalar hariç) yoktur. Ancak 11. Yargı Paketi ile gelen "kesin süreler", "önödeme ihtarları" ve "hak düşürücü sürelerin kısalması" gibi teknik konular nedeniyle, hak kaybı yaşamamak için uzman bir Ankara avukatı ile çalışmanız hayati önem taşır.
9. Sonuç ve Değerlendirme
7571 sayılı Kanun, Türk hukuk sisteminde "cezasızlık algısını" kırmaya yönelik sert tedbirler ile özel hukukta "süreçleri hızlandıran" pragmatik çözümlerin bir sentezidir.
Ceza Hukuku Açısından: Düğün konvoyu yapmak, havaya ateş etmek, kiralık aracı getirmemek veya kripto parayı kaçırmak artık çok daha maliyetli ve hürriyeti bağlayıcı sonuçları olan eylemlerdir. Devlet, "kamu düzenini bozanı affetmem, malvarlığını kaçıranı 48 saatte yakalarım" mesajı vermektedir.
Özel Hukuk Açısından: "Parası olmayan dava açmasın" (şufa bedelinin depo edilmesi) ve "İtiraz eden bedelini ödesin" (ihalenin feshi harçları) yaklaşımı ile yargının iş yükü azaltılmaya çalışılmaktadır.
Ankara'nın metropol dinamikleri içinde, bu kanun maddeleri her gün yüzlerce olaya uygulanacaktır. Gerek İvedik'teki sanayici, gerek Batıkent'teki konut sahibi, gerekse Kızılay'daki kiracı için yeni hukuk düzeni, daha dikkatli, kurallara uyan ve hukuki danışmanlık almayı ihmal etmeyen bir profili zorunlu kılmaktadır. Hukukun üstünlüğü ve adaletin tecellisi için, bu yeni normların hem vatandaşlar hem de uygulayıcılar (hakim, savcı, avukat) tarafından doğru anlaşılması ve uygulanması, toplumsal barışın teminatı olacaktır.
Avukat Mete Şahin Hukuk Bürosu, güncel mevzuat değişikliklerini yakından takip ederek, müvekkillerine en doğru hukuki bilgiyi sunmaya devam etmektedir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, 25.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanun metni esas alınarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her somut olay kendine özgü özellikler barındırdığından, hak kaybı yaşamamak için bir avukata danışmanız önerilir.



Yorumlar