top of page

Türk Ceza Kanunu'nun 22. Maddesi Kapsamında Taksir Sorumluluğu: Ankara ve Yenimahalle Ekseninde Kapsamlı Hukuki İnceleme

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 31 Oca
  • 12 dakikada okunur
Ankara ceza avukatı taksirle öldürme ve yaralama davaları hukuki danışmanlık hizmeti

Giriş


Ceza hukuku, toplumsal düzeni bozan fiilleri yaptırıma bağlarken, failin iç dünyasındaki iradeye, yani "manevi unsura" hayati bir önem atfeder. Suç teorisinde "kusursuz suç ve ceza olmaz" ilkesi, modern hukuk sistemlerinin temel taşıdır. Bu bağlamda, failin bir neticeyi bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği "kast" ile, neticeyi istememesine rağmen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak neden olduğu "taksir" arasındaki ayrım, sadece teorik bir tartışma değil, bireylerin özgürlüğü ile hapis cezası arasındaki ince çizgidir. Bu blog, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 22. maddesinde düzenlenen "Taksir" kurumunu, kanuni unsurları, türleri, yargılama usulleri ve infaz rejimleri açısından, sanıkların ve mağdurların ihtiyaç duyduğu pratik ve teorik bilgiler ışığında, eksiksiz ve derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır.


Blogumuz, taksir kavramını salt kanun maddesi üzerinden değil, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatları, Ankara Batı Adliyesi ve Ankara Merkez Adliyesi’nin (Sıhhiye) uygulama pratikleri, özellikle Yenimahalle bölgesinde yoğunlaşan sanayi (OSTİM, İvedik) kazaları ve şehir içi trafik kazalarının dinamikleri üzerinden ele alacaktır. Taksir, bilinçli taksir, olası kast ayrımları, şahsi cezasızlık sebepleri, cezanın bireyselleştirilmesi, adli para cezasına çevirme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve tazminat süreçleri bir uygulayıcının pratik bakış açısıyla analiz edilecektir.


Bölüm I: Ceza Hukukunda Kusurluluk Anlayışı ve Taksirin Temelleri


1.1. Manevi Unsur Olarak Taksirin Doğası

Suç, tipiklik, hukuka aykırılık ve kusurluluk unsurlarından oluşur. Kusurluluk, failin işlediği fiil nedeniyle kınanabilirliğini ifade eder. TCK sistematiğinde kural olan kasttır; yani kanunda aksi belirtilmedikçe suçlar ancak kasten işlenebilir. Taksir ise istisnai bir cezalandırma rejimidir. TCK Madde 22/1, "Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır" diyerek bu istisnailiği vurgular. Bu hüküm, her dikkatsizliğin veya her kazanın ceza hukuku anlamında suç teşkil etmeyeceğini, ancak kanun koyucunun "taksirle öldürme" (TCK 85), "taksirle yaralama" (TCK 89), "taksirli iflas" (TCK 162) gibi özel olarak tipiklediği eylemlerin cezalandırılabileceğini ortaya koyar.


Taksir, failin neticeyi öngörebilme imkan ve kabiliyetine sahip olmasına rağmen, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak bu neticeyi öngörmemesi veya neticeyi öngörmesine rağmen "nasılsa olmaz" inancıyla hareket etmesi halidir. Burada failin iradesi, harekete yöneliktir ancak neticeye yönelik değildir. Örneğin, hız sınırını aşan bir sürücü (hareket), birine çarpmayı (netice) istemez. Ancak hız sınırını aşma iradesi ve dikkatsizliği, onu meydana gelen ölümden sorumlu tutar.


1.2. Taksirin Yapısal Unsurları

Bir fiilin taksirle işlenmiş sayılabilmesi için doktrinde ve yargı kararlarında kabul edilen beş temel unsurun bir arada bulunması gerekir:


  1. Fiilin Taksirle İşlenebilen Bir Suç Olması: Yukarıda değinildiği üzere, hırsızlık, yağma, cinsel saldırı gibi suçlar doğaları gereği kasten işlenir. "Dikkatsizlikle hırsızlık yapmak" hukuken mümkün değildir. Taksir sorumluluğu, genellikle vücut bütünlüğüne, malvarlığına veya genel güvenliğe karşı işlenen belirli suçlarda kabul edilmiştir.


  2. Hareketin İradiliği: Failin yaptığı hareket (araç kullanmak, inşaat iskelesi kurmak, ameliyat yapmak) iradi olmalıdır. Refleks hareketler, tam bilinç kaybı (örneğin bayılma, sara krizi) veya mücbir sebep altında yapılan hareketlerde iradilik bulunmadığından taksir sorumluluğu doğmaz.


  3. Dikkat ve Özen Yükümlülüğüne Aykırılık: Taksirin özü budur. Fail, toplumsal yaşamın gerektirdiği dikkat ve özeni göstermemiştir. Bu özen yükümlülüğünün kaynağı kanunlar, yönetmelikler, meslek kuralları veya ortak hayat tecrübeleri olabilir. Örneğin Karayolları Trafik Kanunu sürücüler için, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmelikleri işverenler için, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü hekimler için bu sınırları çizer.


  4. Neticenin İstenmemesi: Fail, meydana gelen zararlı sonucu (ölüm, yaralanma, yangın) asla istememiş olmalıdır. Eğer fail neticeyi istiyorsa veya "olursa olsun" diyerek kabulleniyorsa, artık taksirden değil, kasttan veya olası kasttan söz edilir.


  5. Neticenin Öngörülebilir Olması ve Nedensellik Bağı: Netice, objektif olarak öngörülebilir olmalıdır. Hiç kimsenin öngöremeyeceği, hayatın olağan akışına aykırı tesadüfler sonucu meydana gelen olaylarda (kaza-i tesadüf) fail sorumlu tutulamaz. Ayrıca, failin dikkatsiz hareketi ile netice arasında kopmayan bir neden-sonuç ilişkisi bulunmalıdır.


1.3. Ankara ve Yenimahalle Perspektifinde Taksirin Görünümü

Ankara, başkent olması hasebiyle yoğun bir memur ve bürokrat nüfusuna sahip olmasının yanı sıra, Yenimahalle ilçesi sınırları içerisinde barındırdığı OSTİM ve İvedik Organize Sanayi Bölgeleri ile Türkiye'nin en önemli sanayi üretim merkezlerinden biridir. Bu durum, Ankara'daki ceza mahkemelerinin portföyünü doğrudan etkiler. Ankara ceza avukatı olarak görev yapan hukukçular, sadece trafik kazalarıyla değil, aynı zamanda son derece teknik ve karmaşık iş kazalarıyla da yoğun şekilde ilgilenmek durumundadır.


Yenimahalle ilçesindeki sanayi yoğunluğu, iş kazalarından kaynaklanan taksirle öldürme ve yaralama davalarının sıklığını artırmaktadır. Bu davalarda, "dikkat ve özen yükümlülüğü" kavramı, İş Kanunu ve ilgili tüzükler çerçevesinde son derece teknik bilirkişi incelemelerine konu olur. Bir pres makinesinin koruyucusunun sökülmesi, işçiye baret verilmemesi veya yüksekte çalışma eğitimi verilmemesi, "taksir" kusurunun varlığını belirleyen somut delillerdir. Bu nedenle, Yenimahalle ceza avukatı arayışında olan bir işveren veya mağdur işçi için, avukatın sadece TCK'yı değil, iş güvenliği mevzuatını da derinlemesine bilmesi elzemdir.


Bölüm II: Taksirin Türleri: Basit Taksir ve Bilinçli Taksir Ayrımı

TCK Madde 22, taksiri iki ana kategoride ele alır: Basit (Bilinçsiz) Taksir ve Bilinçli Taksir. Bu ayrım, ceza miktarını ve infaz rejimini kökten değiştiren en kritik hukuki ayrımdır.


2.1. Basit (Bilinçsiz) Taksir (TCK 22/2)

Basit taksir, kanunda "dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi" olarak tanımlanır.


  • Öngörememe Unsuru: Fail, hareketinin bir zarara yol açabileceğini aklına getirmemiştir. Ancak, makul ve dikkatli bir insan olsaydı, bunu öngörebilirdi. Burada bir "öngörülebilirlik" vardır, ancak failin sübjektif dünyasında bir "öngörme" yoktur.


  • Örnek: Bir ev hanımının, balkon korkuluklarının sağlamlığını kontrol etmeden üzerine ağır bir saksı koyması ve saksının rüzgarla düşüp aşağıdan geçen birini yaralaması. Kadın, saksının düşebileceğini hiç düşünmemiştir (öngörmemiştir), ancak dikkatli olsaydı bunu düşünebilirdi.


  • Hukuki Sonuç: Fail, suçun temel şekli ile cezalandırılır. Ceza artırımı yapılmaz.


2.2. Bilinçli Taksir (TCK 22/3)

Bilinçli taksir, failin neticeyi öngörmesine rağmen, bu neticenin gerçekleşmeyeceğine olan inancı veya güveni ile hareket etmesidir. Kanun, "Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır" der.


  • Öngörme ve Güvenme: Fail riski görür. "Kırmızı ışıkta geçersem kaza olabilir" der. Ancak hemen ardından "Ama yol boş, ben hızlı geçerim, şoförlüğüm iyi, kaza olmaz" diyerek kendini ikna eder. Neticeyi asla istemez, hatta olmaması için çabalar (frene basar, direksiyonu kırar), ancak risk aldığı için netice gerçekleşir.


  • Ceza Artırımı: TCK 22/3 uyarınca, bilinçli taksir halinde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Bu artırım, özellikle ölümlü kazalarda sanığın cezaevine girip girmemesini belirleyen faktördür.


  • Şikayet ve Uzlaşma: Taksirle yaralama (TCK 89) normalde şikayete tabidir. Ancak fiil bilinçli taksirle işlenmişse, mağdur şikayetinden vazgeçse bile dava düşmez, kamu davası olarak devam eder. Bu, Ankara mahkemelerinde sıkça karşılaşılan ve sanıkları şaşırtan bir durumdur.


Aşağıdaki tablo, basit taksir ile bilinçli taksir arasındaki farkları net bir şekilde ortaya koymaktadır:

Özellik

Basit (Bilinçsiz) Taksir

Bilinçli Taksir

Neticeyi Öngörme

Yok (Öngörülebilirdi ama öngörmedi)

Var (Öngördü)

Neticeyi İsteme

Yok

Yok

Psikolojik Durum

Dalgınlık, unutkanlık, özensizlik

Aşırı güven, riski küçümseme, şansa güvenme

Ceza Yaptırımı

Temel Ceza

Temel Ceza + (1/3 ile 1/2 oranında artırım)

Taksirle Yaralamada Takip

Şikayete Tabi (TCK 89/5)

Re'sen Takip (TCK 89/1 hariç şikayet aranmaz)

Adli Para Cezası

Çevrilebilir

Çevrilebilir (Ancak daha yüksek miktar)

2.3. Bilinçli Taksir ve Olası Kast Sınırı: Yargıtay Yaklaşımı

Hukuk pratiğinde en zorlu alan, bilinçli taksir ile olası kastın ayrılmasıdır. Olası kastta fail, neticeyi öngörür ve "olursa olsun" diyerek kabullenir. Bilinçli taksirde ise "olmaz inşallah" diyerek neticeyi reddeder.


Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre:


  • Trafik Makası: Yoğun trafikte makas atarak ilerleyen bir sürücü kaza yaparsa, Yargıtay bunu genellikle bilinçli taksir olarak değerlendirir. Ancak makas atma eylemi çok ısrarlı, trafiğin çok yoğun olduğu ve kaçış manevrasının imkansız olduğu bir durumda yapılmışsa, failin sonucu kabullendiği varsayılarak olası kast (kasten öldürme) suçundan ceza verilebilir. Bu, 5 yıl hapis ile 20 yıl hapis arasındaki fark demektir.


  • Alkollü Sürücü: Sadece alkollü olmak doğrudan bilinçli taksiri doğurmaz, ancak alkolün etkisiyle güvenli sürüş yeteneğinin kaybedildiği ve buna rağmen araca binildiği durumlarda bilinçli taksir uygulanır. Alkol promili çok yüksekse ve sürüş tarzı intihar vari ise olası kast gündeme gelir.


  • Kırmızı Işık: Kırmızı ışık ihlali klasik bir bilinçli taksir örneğidir. Sürücü diğer araçlara çarpmamayı umut eder.


  • İş Kazaları: İşverenin, hayati tehlike arz eden bir eksikliği bilmesine (örneğin grizu riski) ve uyarılmasına rağmen maliyet nedeniyle gidermemesi, Yargıtay tarafından bilinçli taksir olarak nitelendirilir.


Bölüm III: Taksirle İşlenen Temel Suçlar ve Ankara Mahkemelerindeki Uygulamalar


Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 85/1). Eğer fiil sonucunda birden fazla kişi ölmüşse veya bir kişi ölmüş ve bir veya birden fazla kişi yaralanmışsa, ceza iki yıldan on beş yıla kadar hapis olur (TCK 85/2).


Ankara ve Yenimahalle Bağlamında Analiz:

Ankara'daki ağır ceza mahkemelerinde görülen TCK 85/2 davaları genellikle zincirleme trafik kazaları veya toplu iş kazalarıdır.


  • Yetkili Mahkeme: TCK 85/1 (tek ölü) Asliye Ceza Mahkemesi'nin, TCK 85/2 (birden fazla ölü veya ölü+yaralı) Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girer. Yenimahalle'de meydana gelen çoklu ölümlü bir kaza için dava Ankara Ağır Ceza Mahkemesi (Sıhhiye) nezdinde açılır.


  • Yaralıların Şikayeti: TCK 85/2 uygulamasında kritik bir detay vardır. Eğer kazada 1 ölü ve 1 yaralı varsa, yaralı şikayetçi olmazsa dava TCK 85/1'e (sadece ölüme) dönüşür ve sanık daha az ceza alır (Asliye Ceza'da yargılanır). Ancak yaralı şikayetçi olursa dava Ağır Ceza'ya taşınır ve ceza makası 2-15 yıla çıkar. Bu noktada deneyimli bir Ankara ceza avukatı, müvekkili sanık ise yaralı tarafla uzlaşma sağlayarak şikayetten vazgeçirmeyi ve davanın vasfını değiştirmeyi hedefler.


3.2. Taksirle Yaralama (TCK 89)

Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yaralanmanın derecesine göre (kemik kırığı, organ kaybı, bitkisel hayat) ceza katlanarak artar.


  • Şikayet Şartı: Taksirle yaralama suçu takibi şikayete bağlıdır (TCK 89/5). Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayetçi olmazsa soruşturma yapılamaz. Şikayetten vazgeçme, hüküm kesinleşinceye kadar davayı düşürür.


  • İstisna: Bilinçli taksirle işlenen, TCK m. 89/1 hariç, yaralama suçlarında şikayet aranmaz.


  • İş Kazaları: Yenimahalle sanayi bölgesindeki parmak kopması, yanık, düşme gibi iş kazaları TCK 89 kapsamında değerlendirilir. İşçinin şikayeti üzerine soruşturma başlar. İşverenler genellikle işçiyle maddi tazminat konusunda anlaşıp şikayeti geri aldırarak ceza davasından kurtulmaya çalışırlar.


3.3. Trafik Güvenliğini Taksirle Tehlikeye Sokma (TCK 179/180)

Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma (alkollü araç kullanma, makas atma) ayrı bir suçtur. Ancak taksirle trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK 180), kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak şekilde araç sevk ve idare etmektir. Uygulamada TCK 89 veya 85 varken bu madde pek uygulanmaz, çünkü zarar suçu tehlike suçunu yutar.


Bölüm IV: Yenimahalle, OSTİM ve İvedik Özelinde İş Kazaları ve Hukuki Sorumluluk


Yenimahalle Ostim iş kazası avukatı ve iş güvenliği kusur bilirkişi raporu

Yenimahalle ilçesi, Türkiye'nin en büyük küçük ve orta ölçekli sanayi sitelerinden olan OSTİM ve İvedik OSB'yi barındırması nedeniyle, iş hukuku ve ceza hukukunun kesişim noktasıdır. Burada meydana gelen iş kazaları, sıradan taksir davalarından farklı dinamikler içerir.


4.1. İşverenin Kusur Sorumluluğu ve Bilirkişi İncelemesi

Bir iş kazasında savcılık, öncelikle "Kusur Raporu" talep eder. Bu raporda iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti, kazanın oluşumunda kimin ne kadar kusurlu olduğunu belirler.


  • Asli Kusur: Kazanın meydana gelmesinde birincil derecede etkili olan kural ihlalidir. Örneğin, pres makinesine fotosel (el girdiğinde durduran sensör) taktırmayan işveren asli kusurludur.


  • Tali Kusur: Kazaya katkısı olan ancak tek başına sonucu doğurmayan ihlaldir. Örneğin, verilen eğitimi uygulamayıp elini makineye sokan işçi tali kusurlu olabilir.


  • Kaçınılmazlık (İlliyet Bağının Kesilmesi): Bazen kaza, ne işverenin ne de işçinin öngörebileceği bir sebepten (örneğin deprem, gizli makine ayıbı) kaynaklanır. Bu durumda "kaçınılmazlık" ilkesi gereği ceza sorumluluğu doğmaz.


4.2. OSTİM Davaları ve Bilinçli Taksir Emsalleri

2011 yılındaki OSTİM patlamaları davası, Türkiye hukuk tarihinde iş kazalarında "Bilinçli Taksir" ve "Olası Kast" tartışmalarının en yoğun yaşandığı davalardan biridir. Gaz dolum tesislerindeki ihmaller zinciri, işverenlerin riskleri bilmelerine rağmen üretime devam etmeleri, Yargıtay tarafından detaylıca irdelenmiştir. Bir Yenimahalle ceza avukatı, bu tür davalarda şu savunma stratejilerini geliştirir:


  • Sanık Müdafii ise: İşverenin tüm yasal önlemleri aldığını, denetim görevini yaptığını, kazanın işçinin anlık dikkatsizliği veya talimatlara aykırı davranışı (tali kusur/asli kusur) sonucu meydana geldiğini ispatlamaya çalışır. "Bilinçli taksir" suçlamasını çürütüp "basit taksir"e indirmeye odaklanır.


  • Müşteki/Mağdur Vekili ise: İşverenin daha önce defalarca uyarıldığını, benzer kazaların yaşandığını, maliyetten kaçmak için önlem almadığını vurgulayarak "bilinçli taksir" hatta "olası kast" hükümlerinin uygulanmasını talep eder.


Bölüm V: Ankara Adliyesinde Soruşturma ve Kovuşturma Süreci


Ankara'da taksirli bir suça karıştığınızda süreç nasıl işler? Bu bölüm, adım adım prosedürü anlatmaktadır.


5.1. Olay Yeri ve Kolluk İşlemleri


  • Trafik Kazası: Trafik ekipleri "Kaza Tespit Tutanağı" düzenler. Bu tutanak, davanın ilk delilidir. Tarafların alkol muayenesi yapılır. Yaralı varsa hastane polisi devreye girer.


  • İfade Alma: Şüpheli, karakola veya doğrudan savcılığa götürülür. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı (Sıhhiye) veya Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı (Etimesgut) nöbetçi savcısı ifadeyi alır. Bu aşamada susma hakkı, avukat talep etme hakkı hayati önem taşır. "Şoktayım, şu an ifade veremem" demek en doğal haktır. Yanlış verilen bir ifade (örneğin "hızım 100 km idi" demek), ileride bilirkişi raporuyla çelişse bile aleyhe kullanılabilir.


5.2. Bilirkişi ve Adli Tıp Süreci

Dosya, kusur durumunun tespiti için bilirkişiye gönderilir. Ankara Adliyesi'nde dosyalar genellikle Ankara Trafik İhtisas Dairesi'ne veya üniversitelerin iş güvenliği kürsülerine sevk edilir.


  • İtiraz: Bilirkişi raporu aleyhe gelirse, avukatınızın rapora 3 gün (bazı hallerde 1 hafta veya 2 hafta süre verilebilir, usul hakimin takdirine göre değişebilir ancak genelde rapora beyan süresi 2 haftadır) içinde itiraz etmesi ve "Ek Rapor" veya "Yeni Heyet Raporu" talep etmesi gerekir. Çelişkili raporlar (biri işvereni %80, diğeri %20 kusurlu bulursa) dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gitmesine neden olabilir.


5.3. Dava Açılması ve Mahkeme Aşaması

Savcı, yeterli şüphe varsa iddianame düzenler.


  • Asliye Ceza Mahkemesi: Taksirle yaralama ve tek ölümlü kazalar. Duruşmalar genellikle 3-4 ay arayla yapılır. Ortalama dava süresi Ankara'da 1-1.5 yıldır.


  • Ağır Ceza Mahkemesi: Çoklu ölüm. Heyet halinde (3 hakim) yargılama yapılır. Savcı duruşmada hazır bulunur. Tutuklu yargılama ihtimali yüksektir.


5.4. Yetki Sınırları: Batı mı Merkez mi?

Vatandaşların en çok karıştırdığı konu budur.


  • Ankara Batı Adliyesi:  Sincan ve Etimesgut ilçeleri Batı Adliyesine bağlıdır


  • Ankara Adliyesi (Sıhhiye): Çankaya, Keçiören, Mamak, Altındağ, Yenimahalle ve Pursaklar gibi ilçelere bakar. Olayın tam adresi, hangi adliyenin yetkili olduğunu belirler. Yanlış adliyeye gitmek zaman kaybıdır.


Ankara Batı Adliyesi ağır ceza mahkemesi duruşma süreci ve avukat desteği

Bölüm VI: Yaptırımlar, İnfaz ve Şahsi Cezasızlık


6.1. Hapis Cezasının Belirlenmesi ve Bireyselleştirme

Hakim, TCK 61'e göre temel cezayı belirlerken kusurun ağırlığına bakar. %100 kusurlu bir sürücü ile %20 kusurlu bir sürücüye aynı ceza verilmez.


  • İndirimler: TCK 62 (Takdiri İndirim/İyi Hal) uygulanarak ceza 1/6 oranında indirilebilir.


6.2. Hapis Cezasının Seçenek Yaptırımlara Çevrilmesi (TCK 50)

Taksirli suçların sanık lehine en büyük avantajı budur.


  • Adli Para Cezası: Kasten işlenen suçlarda sadece 1 yıl ve altı hapis cezaları paraya çevrilebilirken, taksirli suçlarda hapis cezası süresi ne olursa olsun (isterse 5 yıl olsun) adli para cezasına çevrilebilir. Ancak bu, hakimin takdirindedir. Bilinçli taksir varsa hakim paraya çevirmeyebilir.


  • Günlüğü Ne Kadar? Adli para cezası günlüğü en az 100 TL, en fazla 500 TL üzerinden hesaplanır.


Sanığın cezası 2 yıl veya daha az ise ve daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti yoksa, mahkeme HAGB kararı verebilir.


  • Sonuç: Sanık hapse girmez, para ödemez. 5 yıl denetim süresine tabi olur. Bu sürede kasıtlı suç işlemezse dava hiç açılmamış gibi düşer. Taksirli suç işlerse HAGB bozulmaz.


6.4. Şahsi Cezasızlık Sebebi (TCK 22/6)

Bu madde, hukukumuzun en insani düzenlemelerinden biridir. "Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez".


  • Örnek: Geri manevra yaparken kendi çocuğunu ezen baba. Zaten evlat acısıyla en büyük cezayı çekmiştir. Devlet ayrıca hapis cezası vermez.


  • Şartlar:

    -Eylem taksirle işlenmelidir.

    -Zarar gören sadece fail ve ailesi olmalıdır (Yabancı biri de yaralanırsa madde uygulanmaz).

    -Mağduriyet çok ağır olmalıdır.


  • Bilinçli Taksir Varsa: Ceza tamamen kaldırılmaz, ancak 1/2'den 1/6'ya kadar indirilir.


Bölüm VII: Tazminat Hukuku ve Hukuki Sorumluluk


Trafik kazası tazminat hesaplama ve sigorta avukatı Ankara

Ceza davası işin kamu boyutudur. Mağdurlar için asıl önemli olan zararlarının tazminidir.


  • Maddi Tazminat: Tedavi giderleri, çalışılamayan günlerin kaybı, kalıcı sakatlık varsa (maluliyet) güç kaybı tazminatı, ölüm varsa geride kalanlara "destekten yoksun kalma tazminatı".


  • Manevi Tazminat: Çekilen acı ve üzüntü için ödenen bedel.


  • Sigorta: Trafik kazalarında Zorunlu Trafik Sigortası (ZMMS), maddi tazminatı (limitler dahilinde) karşılar. 2026 yılı için ölüm/sakatlık teminat limitleri kişi başı 3.600.000 TL seviyesine yükselmiştir. Ceza avukatının sigorta hukukuna da hakim olması, müvekkilinin haklarını tam almasını sağlar.


Bölüm VIII: Sıkça Sorulan Sorular


  1. Trafik kazasında bir kişinin ölümüne neden oldum, kesin hapse girer miyim?

    Hayır, kesinlikle hapse girersiniz denilemez. Taksirle işlenen suçlarda hakimin takdir yetkisi çok geniştir. Eğer sabıkanız temizse, kusur oranınız tam değilse ve olay "bilinçli taksir" değilse, verilecek hapis cezası (genellikle 2-3 yıl arası) adli para cezasına çevrilebilir. Ayrıca ceza 2 yılın altına düşerse Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. Ancak alkollü araç kullanma gibi ağır kusurlarda cezaevine girme riski artar.


  2. "Bilinçli Taksir" ile "Basit Taksir" arasındaki farkı nasıl anlarım?

    Basit taksirde "dikkatsizlik" vardır; sonucu hiç aklınıza getirmemişsinizdir (örneğin dalgınlıkla yola bakmamak). Bilinçli taksirde ise "aşırı güven" vardır; riski görmüşsünüzdür ama "bana bir şey olmaz, ben kurtarırım" demişsinizdir (örneğin kırmızı ışıkta geçmek, sollama yasağında sollamak). Bilinçli taksirde ceza üçte bir oranında artar ve paraya çevirme zorlaşır.


  3. Şahsi cezasızlık (TCK 22/6) nedir? Çocuğuna çarpan babaya ceza verilmez mi?

    Evet, TCK 22/6 maddesi gereği, kendi taksirli hareketiyle sadece kendisinin veya birinci derece yakınının (eş, çocuk) ölümüne veya yaralanmasına neden olan kişi, bu olaydan dolayı çok büyük bir manevi acı çekiyorsa, devlet ayrıca ceza vermez. Yargıtay, geri manevra yaparken çocuğunu ezen babalar için "ceza verilmesine yer olmadığına" kararı vermektedir. Ancak olayda aile dışından biri de zarar görürse bu madde uygulanmaz.


  4. İş kazasında işverenim. İşçi baret takmadığı için öldü. Ben sorumlu muyum?

    İşçinin baret takmaması onun "tali kusurlu" olduğunu gösterir, ancak sizin sorumluluğunuzu tamamen kaldırmaz. İşveren olarak sizin göreviniz sadece bareti vermek değil, takıp takmadığını "denetlemektir". Eğer denetim yapmadıysanız "asli kusurlu" sayılırsınız. Ancak işçi, tüm denetimlere rağmen intihar vari bir hareketle veya çok istisnai bir hatayla kazaya neden olduysa "kaçınılmazlık" veya işçinin "tam kusuru" nedeniyle beraat edebilirsiniz.


  5. Taksirle yaralama suçu sicilime işler mi?

    Cevap: Eğer mahkumiyet kararı verilirse ve bu karar kesinleşirse adli sicil kaydınıza (sabıka) işler. Adli para cezaları da sicile işler. Ancak mahkeme HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kararı verirse, bu karar e-devlet üzerindeki sabıka kaydınızda görünmez, sadece devletin görebileceği özel bir arşivde tutulur. 5 yıl suç işlemezseniz silinir.


  6. Soru 6: Yenimahalle'de kaza yaptım, davam Sincan'da mı Sıhhiye'de mi görülür?

    Ankara Adliyesi (Sıhhiye) yetki alanındadır. Avukatınız olay yeri tutanağına göre yetkili adliyeyi tespit edecektir.


  7. Doktor hatası (malpraktis) nedeniyle dava açmak için zamanaşımı nedir?

    Ceza davası için zamanaşımı, suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir. Taksirle öldürme varsa 15 yıl, taksirle yaralama varsa 8 yıldır. Tazminat davası için ise zararı ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren 2 yıl, her halükarda olay tarihinden itibaren 10 yıldır.


  8. Taksirle yaralamada şikayetten vazgeçilirse ne olur?

    Basit taksirle yaralamada (TCK 89/1-4) mağdur şikayetinden vazgeçerse dava düşer, ceza almazsınız. Ancak eyleminiz bilinçli taksir olarak nitelendirilmişse (örneğin alkollüyseniz), mağdur şikayetten vazgeçse bile dava kamu davası olarak devam eder, devlet peşinizi bırakmaz.


  9. Taksirli suçlarda tutuklu yargılama olur mu?

    Taksirli suçlarda tutuklama "istisnai" bir tedbirdir. Genellikle tutuksuz yargılama yapılır. Ancak; ölü sayısı fazlaysa (otobüs kazaları gibi), sanık olay yerinden kaçmışsa, delilleri karartma şüphesi varsa veya bilinçli taksirle hareket etmişse (aşırı alkol) tutuklu yargılama kararı verilebilir.


  10. Tazminat almak için ceza davasının bitmesini beklemek zorunda mıyım?

    Hayır, beklemek zorunda değilsiniz. Ceza davası devam ederken Hukuk Mahkemelerinde veya Sigorta Tahkim Komisyonu'nda tazminat davası açabilirsiniz. Ancak hukuk hakimi, ceza davasındaki "maddi olgularla" (kazanın oluş şekli, kimin kullandığı vb.) bağlıdır. Kusur oranları konusunda hukuk hakimi yeniden rapor alabilir.


  11. Adli para cezasını ödemezsem ne olur?

    Taksirli suçtan dolayı verilen adli para cezasını ödemezseniz, bu ceza doğrudan hapis cezasına çevrilir. Kamuya yararlı bir işte çalışma seçeneği de değerlendirilebilir, ancak ödeme yapılmazsa hapse girersiniz. Taksirli suçlarda para cezasının hapse çevrilmesi mümkündür.


  12. Neden bir "Ankara Ceza Avukatı" ile çalışmalıyım?

    Ceza hukuku, özellikle taksir davaları, çok teknik detaylar (kusur raporları, bilinçli taksir ayrımı, infaz hesaplamaları) içerir. Ankara'daki mahkemelerin (Yargıtay'ın da Ankara'da olması nedeniyle) içtihat pratiği yoğundur. Yerel işleyişi bilen, bilirkişi raporlarına teknik dille itiraz edebilen, hakimin takdir yetkisini lehinize kullanmasını sağlayacak argümanları sunan uzman bir avukat, özgürlüğünüz ile cezaevi arasındaki farkı yaratır.


Sonuç


Taksir, bir anlık dalgınlığın veya aşırı güvenin hayatları karartabildiği, hukukun en trajik alanlarından biridir. İster sanık sandalyesinde olun ister mağdur tarafında, TCK 22. madde ve devamındaki düzenlemeler karmaşık bir labirent gibidir. Ankara ve Yenimahalle bölgesindeki vatandaşlarımız için hazırladığımız bu rehber, temel haklarınızı bilmeniz ve hukuki sürece hazırlıklı olmanız için bir fener niteliğindedir.


Ancak unutulmamalıdır ki, her dosya kendine özgü parmak izine sahiptir ve genel bilgiler, somut olaydaki profesyonel hukuki desteğin yerini tutamaz. Adalet, doğru bilgi ve doğru savunma ile tecelli eder.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Yorumlar


bottom of page