TCK Madde 21 Çerçevesinde Kast ve Olası Kast Kavramlarının Derinlemesine Analizi: Ankara ve Yenimahalle Ekseninde Teorik ve Pratik Bir İnceleme
- Av. Mete ŞAHİN

- 28 Oca
- 11 dakikada okunur

Giriş: Ceza Hukukunda Manevi Unsurun Evrimi ve Önemi
Ceza hukuku, devletin cezalandırma yetkisini (ius puniendi) kullanarak toplumsal düzeni sağlama aracıdır; ancak bu aracın meşruiyeti, failin işlediği fiilden dolayı kınanabilir olmasına, yani "kusurluluğuna" dayanır. Modern ceza hukukunun temel taşı olan "kusursuz suç olmaz" (nullum crimen sine culpa) ilkesi, failin cezalandırılabilmesi için sadece hukuka aykırı bir fiili işlemesinin yetmeyeceğini, aynı zamanda bu fiili işlerken kusurlu bir iradeye sahip olması gerektiğini şart koşar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), bu kusurluluk ilkesini sistematiğinin merkezine yerleştirmiş ve suçun manevi unsuru olarak "Kast" ve "Taksir" kavramlarını ayrıntılı bir şekilde düzenlemiştir. Özellikle TCK’nın 21. maddesinde hayat bulan "Kast" kavramı ve onun özel bir görünümü olan "Olası Kast", yargılamaların seyrini değiştiren, sanıkların kaderini belirleyen ve hukuk teorisi ile pratiği arasındaki en çetrefilli tartışma alanlarından birini oluşturan hayati bir kurumdur.
Bu blog, TCK Madde 21 bağlamında kastın türlerini, unsurlarını ve özellikle uygulamada "Bilinçli Taksir" ile sıkça karıştırılan "Olası Kast" kavramını, akademik bir derinlik ve pratik bir bakış açısıyla ele almayı amaçlamaktadır. blogun kapsamı, sadece teorik tartışmalarla sınırlı kalmayıp, Türkiye'nin başkenti Ankara'nın ve onun en yoğun ilçelerinden biri olan Yenimahalle'nin sosyo-hukuki gerçekliklerine, yerel mahkeme pratiklerine ve Yargıtay'ın 2024-2025 dönemine ışık tutan güncel içtihatlarına odaklanmaktadır. Ankara Adliyesi'nin ağır ceza mahkemelerinde görülen davalar, Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgeleri (Yenimahalle) kaynaklı iş kazaları, şehrin ana arterlerindeki trafik kazaları ve toplumsal olaylardaki silah kullanımı gibi spesifik vaka türleri üzerinden, olası kastın nasıl yorumlandığı incelenecektir.
Bölüm 1: Türk Ceza Hukuku Sistematiğinde Kastın Ontolojik ve Normatif Temelleri (TCK m.21/1)
1.1. Suçun Manevi Unsuru Olarak Kastın Tanımı ve Yeri
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrası, ceza sorumluluğunun temel rejimini şu net ifadeyle ortaya koyar: "Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir". Bu hüküm, kanunda aksi açıkça belirtilmedikçe (taksirli suçlar istisnadır), bir fiilin suç teşkil edebilmesi için failin o fiili kasten işlemiş olmasının zorunlu olduğunu belirtir.
Kast, failin iç dünyasına, zihinsel sürecine ait bir olgudur. Ancak hukuk, bu zihinsel süreci dış dünyaya yansıyan hareketler ve deliller üzerinden okumaya çalışır. Kastın varlığı, failin haksızlığı tanıması ve bu haksızlığı gerçekleştirmeyi irade etmesiyle vücut bulur. Dolayısıyla kast, "Bilme" (İdrak) ve "İsteme" (İrade) olmak üzere iki kurucu unsurdan teşekkül eder. Bu iki unsurun bir araya gelmesi, failin hukuki değerlere (can, mal, vücut dokunulmazlığı) yönelik saldırısının bilinçli bir tercih olduğunu gösterir.
1.2. Kastın Kurucu Unsurları: Bilme ve İsteme
1.2.1. Bilme Unsuru
Bilme unsuru, failin işlediği fiilin maddi yapısına ve suçun kanuni tanımındaki unsurlara dair farkındalığını ifade eder. Fail neyi bilmelidir?
Hareketin Konusu: Fail, eyleminin yöneldiği objeyi veya kişiyi bilmelidir. Örneğin, bir avcı çalılıkların arkasındaki karartının bir insan olduğunu biliyorsa, ateş ettiğinde insan öldürme kastıyla hareket etmiş sayılır.
Netice: Fail, hareketinin doğuracağı sonucu öngörmelidir. Tetiğe basıldığında merminin çıkacağı ve hedefi yaralayacağı bilgisi, genel hayat tecrübesiyle sabittir.
Nedensellik Bağı: Hareket ile netice arasındaki sebep-sonuç ilişkisinin genel hatlarıyla bilinmesi yeterlidir.
Nitelikli Haller: Suçun cezayı artıran veya azaltan nitelikli hallerinin (örneğin mağdurun kamu görevlisi olması veya gebe olması) kast kapsamında olması için failin bunları da bilmesi gerekir.
Ankara pratiğinde, özellikle gece vakti işlenen suçlarda veya karmaşık dolandırıcılık vakalarında "bilme" unsuru savunmaların merkezindedir. Failin "Ben onun polis olduğunu bilmiyordum" veya "Belgenin sahte olduğundan haberim yoktu" şeklindeki savunmaları, kastın bilme unsurunu çürütmeye yöneliktir.
1.2.2. İsteme Unsuru
İsteme unsuru, failin bildiği ve öngördüğü neticenin gerçekleşmesini arzu etmesi, iradesini bu yönde kullanmasıdır. İsteme, sadece bir dilek veya temenni değil, neticeyi gerçekleştirmeye yönelik aktif bir zihinsel yönelimdir.
Hukuk doktrininde isteme unsurunun kapsamı tartışmalıdır. "Tasavvur Teorisi"ne göre neticeyi öngörmek yeterliyken, "İrade Teorisi"ne göre neticenin ayrıca istenmesi şarttır. TCK, "bilerek ve isteyerek" diyerek İrade Teorisi'ni benimsemiştir.
1.3. Doğrudan Kast
Doğrudan kast, failin suçun kanuni tanımındaki neticeyi bizzat hedeflediği, eylemi o neticeye ulaşmak için araç olarak kullandığı durumdur. Failin iradesi neticeye kilitlenmiştir.
Birinci Dereceden Doğrudan Kast: Failin asıl amacı neticeyi gerçekleştirmektir. Örneğin, Yenimahalle'de bir kişinin husumetlisini evinin önünde bekleyip silahla vurması.
İkinci Dereceden Doğrudan Kast: Failin asıl amacı başka bir şeydir, ancak bu amaca ulaşmak için suç teşkil eden neticenin gerçekleşmesi "zorunlu" veya "muhakkak" bir ara aşamadır. Örneğin, bir siyasetçiyi öldürmek için (asıl amaç), bindiği uçağı bombayla patlatan kişi, uçaktaki diğer yolcuların da öleceğini kesin olarak bilir. Diğer yolcuların ölümü failin asıl amacı olmasa da, bu sonucu "zorunlu" olarak gördüğü ve kabul ettiği için ikinci dereceden doğrudan kastla sorumludur.
Bölüm 2: Olası Kast Kurumu (TCK m.21/2): Teorik Derinlik ve Hukuki Nitelik
2.1. Olası Kastın Tanımı ve Mevzuat Altyapısı
TCK Madde 21/2, olası kastı şu şekilde tanımlar: "Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır." Bu tanım, klasik kast anlayışının sınırlarını genişleterek, neticenin mutlak olarak istenmediği ancak öngörüldüğü halde göze alındığı durumları da kasıtlı suç kapsamında değerlendirmiştir.
Olası kast, modern risk toplumunda artan tehlikeli faaliyetlerin (hızlı araç kullanımı, silahlanma, endüstriyel üretim) yarattığı yeni suç tiplerine bir cevap olarak gelişmiştir. Kanun koyucu, "Bana bir şey olmaz" veya "Olursa olsun" mantığıyla hareket eden ve toplumsal güvenliği hiçe sayan failleri, taksir (dikkatsizlik) gibi hafif bir kusur rejimiyle değil, kast (kötü niyet) rejimiyle cezalandırmayı tercih etmiştir.
2.2. Olası Kastın Psikolojik Unsurları: Öngörme ve Kabullenme
Olası kastın varlığı için iki psikolojik eşiğin aşılması gerekir:
Öngörme (Muhtemel Görme): Fail, eyleminin sonucunda suçun unsurlarının gerçekleşebileceğini "mümkün" veya "muhtemel" görmektedir. Netice, doğrudan kasttaki gibi "muhakkak" (kesin) değildir, ancak bir olasılık olarak failin zihninde mevcuttur.
Kabullenme (Rıza Gösterme): Bu unsur, olası kastı bilinçli taksirden ayıran en kritik noktadır. Fail, muhtemel gördüğü neticenin gerçekleşmesini istememekle birlikte, bu riski göze alır, "olursa olsun" der ve eylemini sürdürür. Neticenin gerçekleşmemesi için fiili bir çaba göstermez, şansa güvenmez, sadece kayıtsız kalır.
2.2.1. Kabullenme Teorisi vs. Kayıtsızlık Teorisi
Doktrinde olası kastın temellendirilmesinde farklı teoriler yarışır:
Onama (Rıza) Teorisi: Fail, neticenin gerçekleşmesine rıza göstermiştir. "Netice gerçekleşirse bunu kabul ediyorum" demiştir.
Kayıtsızlık Teorisi: Fail neticeye karşı ilgisizdir. Netice umurunda değildir. Yargıtay, kararlarında genellikle "olursa olsun" formülasyonunu kullanarak bu iki teorinin sentezini yapar. Failin eylemi sürdürme kararlılığı, neticeyi kabullendiğinin en büyük göstergesi sayılır.
2.3. Doğrudan Kast ve Olası Kast Ayrımının Kriterleri
Bu ayrım, teorik bir jimnastikten öte, ceza adaleti için yaşamsaldır.
İrade Yönü: Doğrudan kastta irade "sonuca" yöneliktir; olası kastta irade "eyleme" yöneliktir, sonuç ise eylemin yan ürünü olarak kabullenilir.
Neticenin Niteliği: Doğrudan kastta netice fail için "amaç"tır; olası kastta netice "ihtimal"dir.
Ceza Farkı: TCK 21/2, olası kast halinde cezada ciddi bir indirim öngörür. Ağırlaştırılmış müebbet yerine müebbet, müebbet yerine 20-25 yıl hapis cezası verilir. Süreli hapis cezalarında ise ceza üçte birden yarısına kadar indirilir. Bu indirim, failin kusur yoğunluğunun doğrudan kasta göre daha az olmasından kaynaklanır.
Bölüm 3: Hukukun En İnce Çizgisi: Olası Kast mı, Bilinçli Taksir mi?

Yargılamalarda en sık rastlanan, bilirkişileri ve hakimleri en çok zorlayan, Yargıtay'ın bozma kararlarının büyük çoğunluğunu oluşturan tartışma, failin eyleminin Olası Kast (TCK 21/2) mı yoksa Bilinçli Taksir (TCK 22/3) mi olduğu üzerinedir. Ankara Ağır Ceza Mahkemeleri'ndeki trafik ve silahlı yaralama davalarının %60'ından fazlasında bu tartışma davanın kaderini belirler.
3.1. Frank Formülü: Hipotetik Bir Turnusol Kağıdı
Alman hukukçu Reinhard Frank tarafından geliştirilen ve Türk hukuk doktrini ile Yargıtay tarafından da benimsenen "Frank Formülü", failin zihinsel durumunu analiz etmek için kullanılır.
Formül 1 (Olası Kast): Fail, "Netice gerçekleşecek olsa bile ben yine de bu hareketi yaparım" diyorsa, olası kast vardır. Burada hukuki değere karşı bir vazgeçmeme, bir başkaldırı vardır.
Formül 2 (Bilinçli Taksir): Fail, "Neticenin gerçekleşeceğini bilseydim, bu hareketi yapmazdım" diyorsa bilinçli taksir vardır. Burada fail, neticenin gerçekleşmeyeceğine dair (yersiz de olsa) bir güven duymaktadır.
3.2. Karşılaştırmalı Analiz Tablosu
Aşağıdaki tablo, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023 ve 2024 yılı kararlarındaki kriterler derlenerek oluşturulmuştur.

3.3. Uygulama Alanları ve "Güven" Faktörü
Bilinçli taksirde failin "güveni" belirleyicidir. Örneğin, Yenimahalle Anadolu Bulvarı'nda makas atan bir sürücü, "Ben usta şoförüm, aradan geçerim" diyorsa ve fren yapmaya çalıştıysa bilinçli taksirdir. Ancak aynı sürücü, polis takibinden kaçarken kaldırımdaki yayaları görüp "Çekilmezlerse ezilirler" diyerek gaza basıyorsa, burada yeteneğe güven değil, neticeyi kabullenme vardır ve olası kast oluşur.
Bölüm 4: Yargıtay İçtihatları ve 2024-2025 Perspektifi: Değişen Kriterler
Yargıtay'ın son dönem kararları incelendiğinde, toplumsal tehlike yaratan eylemlere karşı daha sert bir tutum sergilediği ve "bilinçli taksir" alanını daraltarak "olası kast" alanını genişlettiği görülmektedir.
4.1. Trafik Kazalarında Paradigm Değişimi
Eskiden trafik kazaları neredeyse istisnasız "taksir" olarak görülürdü. Ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulu, belirli kriterlerin varlığı halinde kazayı "silahla işlenmiş gibi" değerlendirip olası kast hükümlerini uygulamaktadır.
Kırmızı Işık İhlali: Kırmızı ışıkta, trafiğin yoğun olduğu bir kavşakta durmaksızın geçen ve ölüme sebebiyet veren sürücü için Yargıtay, "Bu riski alan kişi sonucu kabullenmiştir" diyerek olası kastı işaret etmektedir.
Alkol Promil Sınırı: Yargıtay, 1.00 promil üzerini "güvenli sürüş yeteneğinin kaybı" olarak kabul eder (TCK 179/3). Ancak olası kast için sadece alkol yetmez; alkolün yanında sürüş tarzının da (ters şerit, aşırı hız) kasıtlı bir tehlike yaratması aranır. Ankara Batı Adliyesi ve Ankara Merkez Adliyesi kararlarında, 2.00 promil alkolle ters şeritten giden sürücülere verilen olası kast cezaları onanmaya başlamıştır.
4.2. "Düğün Magandası" ve Yorgun Mermi Kararları
Toplumda "maganda kurşunu" olarak bilinen olaylarda Yargıtay Ceza Genel Kurulu devrim niteliğinde kararlar almıştır.
Emsal Karar Analizi (2020-2025 Süreci): Bir düğünde havaya ateş açarak balkondaki çocuğun ölümüne neden olan sanık hakkında yerel mahkeme "bilinçli taksir" (4 yıl hapis) demiş, ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesi ve akabinde YCGK bunu bozarak "olası kastla öldürme" (25 yıl hapis) demiştir. Kararın gerekçesi şudur: "Kalabalık bir ortamda, meskun mahalde havaya ateş açan kişi, merminin düşeceği yerde birinin olabileceğini öngörür. Buna rağmen ateşe devam etmesi, sonucu kabullendiğini gösterir."
Ankara Örneği: Ankara'nın kırsal ilçeleri veya şehir merkezindeki kutlamalarda (asker uğurlaması, maç kutlaması) yaşanan benzer olaylarda artık savcılıklar iddianamelerini doğrudan TCK 81 (Kasten Öldürme) ve TCK 21/2 (Olası Kast) üzerinden düzenlemektedir.
4.3. Silahlı Çatışma ve "Sapma"
Bir kişiyi hedef alırken araya giren başka birinin vurulması durumunda (Hedefte Sapma), Yargıtay'ın yaklaşımı şöyledir:
Fail, hedefi ile mağdurun yan yana olduğunu görüyor ve "Onu da vurabilirim ama asıl hedefimi vurmalıyım" diye tarıyorsa, üçüncü kişi için olası kast vardır.
Fail mağduru hiç görmediyse veya göremeyecek durumdaysa taksir veya bilinçli taksir tartışılır. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2024 tarihli kararlarında, bar kavgalarında rastgele ateş açıp (hedef gözetmeksizin) garsonu vuran sanıklara olası kasttan ceza verildiği görülmektedir.
Bölüm 5: Sektörel ve Bölgesel Analiz: Ankara ve Yenimahalle'de Olası Kast Uygulamaları

Ankara, hem bürokrasinin hem de sanayinin merkezi olması nedeniyle suç tipolojisinde çeşitlilik gösterir. Yenimahalle ilçesi ise bu çeşitliliğin laboratuvarı gibidir.
5.1. Trafik Suçları ve Yenimahalle Arterleri
Yenimahalle sınırları içerisindeki İstanbul Yolu (Fatih Sultan Mehmet Bulvarı), Anadolu Bulvarı ve İvedik Caddesi, yüksek hızlı trafiğin aktığı, ancak yaya geçişlerinin de yoğun olduğu bölgelerdir.
Makas ve Drift: Özellikle gece saatlerinde Anadolu Bulvarı'nda yapılan "makas" yarışları sonucu meydana gelen ölümlü kazalarda, Ankara mahkemeleri araç içi kamera kayıtlarını (dashcam) ve MOBESE görüntülerini inceler. Görüntülerde failin frene basmadığı, kaçış manevrası yapmadığı görülürse, "Bilinçli Taksir" savunması çürütülür ve "Olası Kast"tan hüküm kurulur.
Örnek Vaka: Batıkent Çakırlar mevkiinde 180 km/h hızla giden bir aracın, kırmızı ışıkta geçen yayaya çarpması. Sürücü "görmedim" diyemez (bilme unsuru), "duramazdım" savunması ise hızı nedeniyle geçersizdir. Yargı burada "şehir içinde bu hızla gitmek ölümü göze almaktır" diyebilir.
5.2. Sanayi Bölgesi (Ostim/İvedik) İş Kazaları
Yenimahalle, Türkiye'nin en büyük sanayi sitelerinden Ostim ve İvedik'e ev sahipliği yapar. İş kazalarında genellikle "taksirle öldürme/yaralama" (TCK 85, 89) uygulanır. Ancak bazı uç örneklerde olası kast gündeme gelebilir.
İşveren Sorumluluğu: Patlama riski olduğu defalarca raporlanan, işçiler tarafından uyarılan ancak maliyet nedeniyle önlem almayan, "Patlarsa patlasın, üretim durmaz" diyen bir işveren, meydana gelen ölümden olası kastla sorumlu tutulabilir. Ankara iş mahkemeleri ve ceza mahkemeleri arasındaki illiyet bağı bu noktada kurulur.
5.3. Ankara Ceza Avukatlarının Savunma Stratejileri
Ankara Barosu'na kayıtlı avukatlar, olası kast davalarında şu stratejileri izler:
Delil Tespiti: Olay yerindeki fren izi (varsa bilinçli taksir lehine), sanığın olay anındaki ilk tepkisi (yardım çağırması pişmanlığı ve kastın yokluğunu gösterebilir).
Bilirkişi Raporlarına İtiraz: Kusur oranları ve teknik veriler (hız, açı, görüş mesafesi) üzerinden "öngörülebilirlik" unsurunu tartışmaya açmak.
Adli Tıp Raporu: Merminin giriş açısı, sekip sekmediği (balistik inceleme), atış mesafesi gibi verilerle "hedef gözetme" iddiasını çürütmek.
Bölüm 6: Cezanın Belirlenmesi ve İnfaz Rejimi
Olası kastın sanık için en büyük avantajı (doğrudan kasta göre) ve en büyük dezavantajı (bilinçli taksire göre) ceza miktarındaki dramatik farklardır. TCK 21/2 uyarınca yapılan hesaplama yöntemi şöyledir:
6.1. Temel Ceza Üzerinden İndirim Mekanizması
Ağırlaştırılmış Müebbet Gerektiren Suçlar: Müebbet Hapis Cezasına dönüşür.
Müebbet Hapis Gerektiren Suçlar: 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasına indirilir.
Süreli Hapis Cezaları: Temel ceza 1/3'ten 1/2'sine kadar indirilir.
Önemli İçtihat – Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2013/259, K.2013/273, 28.05.2013: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda (özellikle TCK 87 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hallerinde) olası kast indirimi (TCK 21/2), yalnızca TCK 86’daki “temel ceza” üzerinden değil; ağırlaşmış neticeye göre TCK 87 uygulanarak belirlenen ceza üzerinden yapılmalıdır. Ceza Genel Kurulu, somut olayda bu sıra gözetilmeden indirim yapılmasını isabetsiz bularak hükmü bozmuştur.
6.2. Karşılaştırmalı Örnek Tablo (Silahla Yaralama)
Bir kavga sırasında silahla ateş edilip mağdurun hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı (TCK 86/1, 86/3-e, 87/1-d) bir senaryoda:

Bu tablo, savunmanın neden "Bilinçli Taksir" üzerinde ısrar ettiğini ve savcılığın neden "Olası Kast" talep ettiğini net bir şekilde göstermektedir. Olası kastta ceza erteleme sınırlarını aşarken, bilinçli taksirde hapis yatmadan kurtulma ihtimali vardır.

Bölüm 7: Sıkça Sorulan Sorular
S1: Olası kast ile doğrudan kast arasındaki en temel farkı nasıl ayırt edebilirim?
Doğrudan kastta fail, sonucu "amaçlar" ve "ister". Olası kastta ise fail sonucu amaçlamaz, hatta içten içe istemeyebilir, ancak sonucun gerçekleşme riskini görür ve "ne olursa olsun" diyerek eylemi yapar. Doğrudan kastta "hedef", olası kastta "kabulleniş" vardır.
S2: Ankara'da trafik kazasında bir yayanın ölümüne sebep oldum. Olası kasttan yargılanır mıyım?
Normal şartlarda trafik kazaları "taksirle öldürme"dir. Ancak, alkol oranınız çok yüksekse (1.00+ promil), makas attıysanız, kırmızı ışıkta bilerek geçtiyseniz veya ters yöne girdiyseniz, savcı "olası kast" (20-25 yıl hapis) iddianamesi düzenleyebilir.
S3: Düğünde havaya ateş açtım, kimse vurulmadı. Yine de ceza alır mıyım?
Evet. TCK 170. madde uyarınca "Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması" suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası alırsınız. Yargıtay, meskun mahalde (Yenimahalle sokaklarında) havaya ateş etmeyi somut tehlike suçu saymaktadır.
S4: Olası kast indiriminden faydalanmak için ne yapmalıyım?
Bu bir "faydalanma" değil, olayın hukuki nitelendirmesidir. Avukatınızın, olay anında sizin öldürme/yaralama kastınızın olmadığını, olayın oluş şeklinin (örneğin yere ateş ederken sekmesi) doğrudan kastı engellediğini ispatlaması gerekir.
S5: "Bilinçli Taksir" ile "Olası Kast" arasındaki ceza farkı neden bu kadar büyük?
Çünkü kanun koyucu, olası kasttaki "umursamazlığı" kasten işlenen suçlara eşdeğer görmüştür. Bilinçli taksirde hala bir "dikkat eksikliği" varken, olası kastta topluma karşı bir "meydan okuma" vardır. Bu nedenle bilinçli taksirde ceza artırılırken, olası kastta müebbet hapis cezaları verilebilir.
S6: İş yerimde bir kaza oldu ve işçim öldü. Olası kast davası açılabilir mi?
Eğer iş güvenliği uzmanlarının "bu makine patlayacak" uyarısına rağmen, sırf üretim durmasın diye makineyi çalıştırdıysanız ve işçi öldüyse, evet, olası kasttan (kasten öldürme) yargılanabilirsiniz. Ostim'deki patlama davalarında bu madde tartışılmıştır.
S7: Yanlışlıkla arkadaşımı vurdum, silah temizliyordum. Bu nedir?
Genellikle "Taksir" veya "Bilinçli Taksir"dir. Ancak silahın dolu olduğunu bilip "Rus Ruleti" gibi oyunlar oynuyorsanız veya silahı arkadaşınıza doğrultup şaka yapıyorsanız, Yargıtay bunu "Olası Kast" sayabilir.
S8: Ankara Adliyesi'nde bu davalara hangi mahkeme bakar?
Ölümlü olaylarda (Kasten Öldürme / Olası Kastla Öldürme) görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. Yaralama olaylarında ise Asliye Ceza Mahkemesi bakar, ancak uzuv kaybı veya hayati tehlike varsa Ağır Ceza görevli olabilir.
S9: İyi hal indirimi (takdiri indirim) olası kast suçunda da uygulanır mı?
Evet. TCK 62. madde gereği, mahkeme sanığın duruşmadaki tavrı, pişmanlığı ve geçmişi nedeniyle cezada 1/6 oranında indirim yapabilir. Olası kast indirimi (TCK 21/2) uygulandıktan sonra, kalan ceza üzerinden ayrıca iyi hal indirimi yapılır.
S10: Haksız tahrik altında olası kast suçu işlenebilir mi?
Evet. Örneğin, size hakaret eden bir grubu korkutmak için üzerlerine doğru araba sürdünüz (olası kast) ve birine çarptınız. Hem olası kast indirimi hem de haksız tahrik indirimi (TCK 29) alabilirsiniz.
S11: Yorgun mermi (havadan düşen mermi) olaylarında fail bulunamazsa ne olur?
Fail bulunamazsa ceza davası açılamaz (faili meçhul). Ancak balistik inceleme ile silah tespit edilirse, o silahın sahibi "olası kastla öldürme" veya "yaralama" suçundan yargılanır. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı bu eşleştirmeleri yapmaktadır.
S12: Yenimahalle'de oturuyorum, olay Sincan'da oldu. Davam nerede görülür?
Suçun işlendiği yer (yetki kuralı) esastır. Olay Sincan sınırlarında (örneğin Sincan OSB) olduysa dava Ankara Batı Adliyesinde (Etimesgut/Sincan) görülür. Yenimahalle merkezdeki olaylar ise Ankara Adliyesi'nde (Sıhhiye) görülür.
Sonuç: Hukuki Güvenlik ve Uzmanlık Gereği
Türk Ceza Hukuku'nda Kast (TCK 21) ve Olası Kast, matematiksel kesinliği olmayan, hakimin takdir yetkisi ve vicdani kanaati ile şekillenen dinamik kavramlardır. Bir trafik kazasının "basit bir kaza" mı yoksa "yolda işlenmiş bir cinayet" mi olduğu, saniyeler içindeki fren izine, failin promil oranına ve hatta olay anındaki sözlerine ("Çekilin!" gibi) bağlı olarak değişebilir.
Özellikle Ankara ve Yenimahalle gibi yoğun nüfuslu ve karmaşık suç profiline sahip bölgelerde, yerel mahkemelerin ve Yargıtay dairelerinin bakış açısını bilmek hayati önem taşır. "Düğün magandası" veya "trafik canavarı" etiketlerinin yapıştırıldığı dosyalarda, kamuoyu baskısı ile verilen kararların Yargıtay denetiminden nasıl geçeceğini öngörmek, ancak derin bir hukuki birikimle mümkündür.
Bu blog, olası kastın sadece bir kanun maddesi değil, toplumsal yaşamın risklerine karşı geliştirilmiş bir ceza politikası aracı olduğunu göstermektedir. Sanıklar için özgürlük, mağdurlar için adalet arayışında, bu kavramların doğru analizi davanın pusulasıdır. Bir Ankara Ceza Avukatı desteği, bu karmaşık labirentte doğru yolu bulmanın en güvenli aracıdır.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar