top of page

Tahliye Taahhütnamesi (TBK 352/1): Geçerlilik Şartları, Beyaza İmza, Aile Konutu ve Tahliye Süreci

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 15 Ara 2025
  • 10 dakikada okunur
Türk Borçlar Kanunu madde 352 uyarınca hazırlanmış geçerli yazılı tahliye taahhütnamesi örneği ve Ankara Yenimahalle bölgesi tahliye süreci

1: Giriş ve Hukuki Çerçeve


1.1. Türk Borçlar Hukukunda Kira İlişkilerinin Dönüşümü


Mülkiyet hakkı ile barınma hakkı arasındaki hassas denge, modern hukuk sistemlerinin en çetrefilli alanlarından birini teşkil etmektedir. Türkiye özelinde, özellikle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) yürürlüğe girmesi ve akabinde gelişen ekonomik konjonktür, kira hukukunu statik bir kurallar bütünü olmaktan çıkarıp, dinamik bir alan haline getirmiştir. Bu çatışmanın merkezinde ise kira sözleşmelerinin sona erdirilmesi rejimi yer almaktadır. Kanun koyucu, kiracıyı koruyan sosyal devlet ilkesi gereği, kira sözleşmesinin feshini sıkı şekil şartlarına ve sınırlı sayıdaki sebeplere bağlamıştır. Bu sınırlı sebepler arasında, kiraya verenin elini hukuken güçlendiren ve irade serbestisi ilkesinin bir yansıması olan mekanizma, TBK madde 352/1 hükmünde düzenlenen "Yazılı Tahliye Taahhütnamesi"dir.


Kira sözleşmeleri süreklilik arz etse de, mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde sonsuza dek süremez. TBK, kiracıya belirli bir güvence sağlarken, kiraya verene de belirli şartlar altında mülkünü geri alma imkanı tanımıştır. Bildirim yoluyla feshin aksine, dava ve icra yoluyla tahliye sebeplerinden biri olan yazılı tahliye taahhüdü, tarafların sözleşme kurulduktan sonraki bir aşamada, sözleşmenin bitiş tarihini karşılıklı iradeleriyle belirlemeleri esasına dayanır. Bu blog, Ankara kira hukuku pratiğinde sıkça gündeme gelen, özellikle Ankara Sulh Hukuk Mahkemeleri nezdinde yoğun mesai harcanan tahliye taahhütnamesini; kanun metni, Yargıtay'ın güncel içtihatları ve sahadaki pratik uygulamalar ışığında incelemeyi hedeflemektedir.


1.2. TBK 352/1 Maddesinin Lafzı ve Ruhu


Kanun koyucu 352. maddenin birinci fıkrasında şu hükmü ihdas etmiştir: "Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir."


Bu hüküm incelendiğinde, kanunun koruduğu hukuki yararın, sözleşme sadakati (pacta sunt servanda) ilkesi olduğu görülmektedir. Kiracı, taşınmazı kullanmaya başladıktan ve teslim aldıktan sonra, herhangi bir baskı altında kalmadan, kendi özgür iradesiyle taşınmazı tahliye edeceğini beyan etmişse, hukuk düzeni bu beyana itibar etmektedir.


Ancak, bu varsayımın geçerliliği, kanun koyucunun aradığı şekil şartlarının ve Yargıtay'ın geliştirdiği koruma mekanizmalarının varlığına bağlıdır. Özellikle Yenimahalle ve Batıkent gibi yoğun konut stokunun bulunduğu bölgelerde, bu maddenin uygulanması sadece bir belgenin imzalanmasından ibaret değildir; derinlikli bir usul hukuku ve ispat hukuku mücadelesini de beraberinde getirir.


Bölüm 2: Tahliye Taahhütnamesinin Geçerlilik Şartları


2.1. Hukuki Tasnif: Sözleşme mi, Tek Taraflı İşlem mi?

Doktrinde tahliye taahhütnamesinin hukuki niteliği üzerine farklı görüşler olsa da, Yargıtay uygulaması bunun kendine özgü bir "sözleşme" olduğu yönündedir. Her ne kadar metin genellikle tek taraflı bir beyan gibi kaleme alınsa da, bu beyanın hukuki sonuç doğurabilmesi için kiraya verenin kabulüne muhtaçtır. Kiraya verenin bu taahhüdü alıp saklaması ve vadesi geldiğinde işleme koyması, zımni bir kabul olarak değerlendirilir. Bu nedenle tahliye taahhütnamesi, kira sözleşmesinden bağımsız, ikinci ve tali bir sözleşme niteliğindedir.


2.2. Geçerlilik Şartlarının Analizi


Bir tahliye taahhütnamesinin hukuken geçerli sayılabilmesi ve icra kabiliyetine haiz olabilmesi için, TBK ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş dört temel kurucu unsurun kümülatif olarak (bir arada) bulunması gerekmektedir.

Tablo 1: Tahliye Taahhütnamesi Kurucu Unsurları ve Hukuki Dayanakları

Kurucu Unsur

Hukuki Dayanak

Açıklama ve Kritik Noktalar

Yazılı Şekil

TBK m. 352/1

Adi yazılı şekil yeterlidir. Noter onayı şart değildir ancak ispat hukuku açısından tercih sebebidir.

Bizzat İrade

TBK m. 352

Taahhüdü bizzat kiracı imzalamalıdır. Vekil imzalayacaksa, vekaletnamede "tahliye taahhüdü vermeye" dair özel yetki bulunmalıdır.

Belirli Tarih

Yargıtay İçtihatları

Tahliye tarihi açık, net ve tereddüde yer vermeyecek şekilde (Gün/Ay/Yıl) belirtilmelidir.

Teslimden Sonra

TBK m. 352/1

En kritik şarttır. Taahhütname, kiralananın anahtar tesliminden ve fiili kullanım başladıktan sonraki bir tarihte verilmiş olmalıdır.

2.3. Yazılı Şekil Şartı ve Noter Onayının Önemi


Kanun koyucu, tahliye taahhüdü için "yazılı" olmayı bir geçerlilik şartı olarak öngörmüştür. Bu yazılılık, adi yazılı şekildir; yani tarafların beyaz bir kağıda düzenledikleri belge geçerlidir. Ancak, uygulamada adi yazılı belgeler "imza inkarı" riskine açıktır. Noterlikçe düzenlenen veya imzası onaylanan belgeler, resmî senet niteliği taşıması ve imza inkârı tartışmalarını pratikte daraltması nedeniyle ispat kolaylığı sağlar. Bu nedenle hukuki güvenliğin tam tesisi için noter işlemleri tavsiye edilmektedir.


2.4. Teslimden Sonra Verilme Şartı ve Tanzim Tarihi

Tahliye taahhütnamesi düzenleme tarihi ile kira sözleşmesi tarihi arasındaki farkı ve geçerlilik şartlarını gösteren Yargıtay kriterlerine uygun zaman çizelgesi

TBK 352/1'in en can alıcı noktası, taahhütnamenin "kiralananın tesliminden sonra" verilip verilmediği hususudur. Bu şartın konuluş amacı, kiracının konut bulma zorunluluğu (müzayaka hali) altındayken, kiraya verenin dayatmasıyla taahhütname imzalamasını engellemektir.


Kira sözleşmesi tarihi ile tahliye taahhütnamesinin düzenleme tarihinin aynı olması ihtilaf doğurur. Ancak burada belirleyici olan, taahhüdün fiilî teslimden sonra verildiğinin ispatıdır (teslim tutanağı, anahtar teslim yazısı, abonelik kayıtları vb.). Eğer kira sözleşmesi yapılmış ancak anahtar teslimi gerçekleşmemişse, alınan taahhüt geçersiz kabul edilebilir.


Düzenleme Tarihi Yoksa: Uygulamada düzenleme (tanzim) tarihinin yazılmadığı durumlarla karşılaşılmaktadır. Düzenleme tarihinin yazılı olması ispatı güçlendirir; ancak yokluğu halinde, metnin içeriği ve diğer delillerle 'teslimden sonra' koşulu tartışılabilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin, tanzim tarihi bulunmasa bile metin içeriğinden (örneğin "halen kiracısı olduğum..." ifadesinden) kira ilişkisinden sonra verildiğinin anlaşılabildiği hallerde geçerlilik kabulüne giden değerlendirmeleri mevcuttur.


Bölüm 3: "Beyaza İmza" ve Sonradan Doldurma İddiası


Uygulamada, kiraya verenlerin kiracılara kira sözleşmesi ile birlikte "tarih kısımları boş bırakılmış" bir taahhütname imzalattıkları, daha sonra bu tarihleri doldurarak işleme koydukları sıklıkla görülmektedir.


3.1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Yaklaşımı


Yargıtay, Türk hukuk sistemindeki "güven ilkesi"ne ve senede bağlılık kuralına büyük önem atfetmektedir. Buna göre; açığa (beyaza) imza atan kimse, bu imzanın üzerinin (veya boş bırakılan kısımların) anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia ediyorsa, bu iddiasını yazılı delille ispatlamak zorundadır.


Kiracı, boş bir kağıdı veya tarihleri boş bir metni imzalayarak kiraya verene verdiğinde, kiraya verene o kısımları doldurma yetkisini vermiş sayılır. Kiracı sonradan "Ben imzaladığımda tarih boştu, ev sahibi kafasına göre yazmış" savunmasını yaparsa, mahkeme kiracıdan "tarihin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna dair yazılı bir belge" (yazılı delil başlangıcı veya senet) talep eder. Tanık beyanı bu noktada kural olarak dinlenmez.


3.2. İspat Yükü


Senet (yazılı belge) söz konusu olduğunda, senedin aksini iddia eden (kiracı), bu iddiasını aynı güçte bir delille ispatlamak zorundadır. Bu katı uygulamanın istisnası, kiraya verenin ikrarıdır. Ancak kiraya veren "Belge içeriği doğrudur" savunmasında ısrar ederse, ispat yükü kiracıda kalır.


İÇTİHAT NOTU 1 – Beyaza İmza (Tahliye Taahhüdünde Sonradan Doldurma İddiası)


“...bu tarihlerin anlaşmaya aykırı olarak tamamlandığına ilişkin iddia kiracı tarafından ispatlanmalıdır.” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 28.09.2021, 2017/975 E., 2021/1108 K.) Kiracı “sonradan doldurma” savunması yapacaksa, strateji ispat planı üzerine kurulmalıdır; aksi takdirde "beyaza imza atan sonucuna katlanır" ilkesi uygulanır.


İÇTİHAT NOTU 2 – Tanzim Tarihi Olmayan Taahhüt (İçerikten “Teslimden Sonra” Sonucuna Gidiş)


“tanzim tarihi bulunmasa da tahliye taahhüdünde “içinde kiracı olarak bulunduğum” ibaresinin yazılması nedeni ile kira sözleşmesinden daha sonra düzenlendiği anlaşılan tahliye taahhüdünün geçerli olduğu” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 21.02.2023, 2022/8307 E., 2023/168 K.) Metin içeriği ve çevresel deliller, “teslimden sonra” şartının ispatında belirleyici hale gelebilir.


Bölüm 4: Aile Konutu Koruması ve Eşin Rızası (TBK 349 & MK 194)

Türk Medeni Kanunu 194. madde gereği aile konutu olan taşınmazlarda tahliye taahhütnamesi için alınması zorunlu olan eş rızası ve imza alanı örneği

Kira hukukunun Aile Hukuku ile kesiştiği en kritik nokta "Aile Konutu" kavramıdır. Türk Medeni Kanunu m. 194 ve TBK m. 349 uyarınca, aile konutu üzerindeki tasarruflar diğer eşin rızasına bağlıdır.


4.1. Geçerlilik Tartışması


TBK m. 349 gereği, aile konutu olarak kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez. Tahliye taahhütnamesi de bir fesih işlemidir. Dolayısıyla, taşınmaz bir "aile konutu" ise, kira sözleşmesinin tarafı olan eşin tek başına verdiği tahliye taahhütnamesi, diğer eşin rızası yoksa geçersiz sayılabilir.


4.2. Usulî Taraf Sıfatı ve Bildirim


Uygulamada en çok kaçırılan nokta şudur: Aile konutu iddiası ileri sürülecekse, sadece "tespit davası" açmak yeterli olmayabilir. Kira sözleşmesinin tarafı olmayan eşin, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı sıfatını kazanması ve buna bağlı usulî hakları kullanması gerekir.


Tahliye davası veya takibi sırasında, kiracı veya eşi "aile konutu" itirazında bulunursa:


  1. Bekletici Mesele: Mahkeme, Aile Mahkemesi'nde "Taşınmazın Aile Konutu Olduğunun Tespiti" davası açılması için süre verir.


  2. Bildirim ve Taraf Sıfatı: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, aile konutu itirazlarında eşin kiraya verene bildirimde bulunup bulunmadığını ve sözleşmenin tarafı haline gelip gelmediğini de incelemektedir. Bu nedenle, aile konutu savunması yapılırken noter kanalıyla bildirimde bulunulması da önem taşır.


İÇTİHAT NOTU – Aile Konutu (Eş Rızası, Bildirim/Taraf Sıfatı ve İspat)


“şikayetçinin taşınmazın aile konutu olduğunu alacaklıya ihtar ettiğine veya sözleşmenin tarafı haline geldiğine yönelik iddialarını delillendiremediği ve ispatlayamadığı...” (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 17.05.2023, 2022/10856 E., 2023/3477 K.) Aile konutu savunması, sadece “aile konutu” söylemi ile değil; "tespit davası + kiraya verene bildirim/taraf sıfatı kazanma" ile birlikte ileri sürülmelidir.


Bölüm 5: İcra ve Dava Süreçlerinin Karşılaştırmalı Analizi


Kiracı taahhüt ettiği tarihte evi boşaltmazsa, mülk sahibi için hukuk maratonu başlar.


5.1. Hak Düşürücü Süre: 1 Ay Kuralı


TBK 352/1, kiraya verene harekete geçmesi için 1 aylık kesin bir süre tanımıştır. Bu süre, taahhütnamede yazılı olan tahliye tarihinden itibaren başlar. Eğer kiraya veren bu 1 aylık süre içinde dava açmak yerine Noter kanalıyla bir ihtarname göndererek "tahliye iradesini" ve "dava açacağını" bildirirse, dava açma süresi o kira yılı boyunca uzamış olur (TBK m. 353).


5.2. Yöntem A: Tahliye Taahhüdüne Dayalı İlamsız İcra (Örnek 14)


Uygulamada sıklıkla tercih edilen yöntemdir. İİK m. 272 uyarınca başlatılan bu takipte:

  • Kiracıya tahliye emri gönderilir.

  • Kiracının tebliğden itibaren 7 gün itiraz, 15 gün tahliye süresi vardır.

  • Arabuluculuk İstisnası: Tahliye taahhüdüne dayanarak başlatılan bu ilamsız icra takipleri, 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu arabuluculuk dava şartının istisnasıdır. Yani doğrudan icra takibi başlatılabilir. Ancak kiracı itiraz ederse ve kiraya veren "İtirazın İptali Davası" (Sulh Hukuk) açacaksa, dava öncesi arabuluculuk zorunludur. "İtirazın Kaldırılması" (İcra Hukuk) yolunda ise arabuluculuk şartı aranmaz.


5.3. Yöntem B: Dava Yolu (Sulh Hukuk Mahkemesi)


Kiraya veren, doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesi'nde "Taahhüt Nedeniyle Tahliye Davası" açabilir. Bu durumda, dava açmadan önce Arabuluculuk kurumuna başvurmak dava şartıdır.


Tablo 2: Hukuki Yolların Karşılaştırması

Kriter

İcra Hukuk Mahkemesi (İtirazın Kaldırılması)

Sulh Hukuk Mahkemesi (İtirazın İptali / Tahliye)

Ön Şart

İcra takibi yapılmış ve itiraz edilmiş olmalı.

İcra takibi yapılmış veya doğrudan dava açılmış olabilir.

Belge Türü

Noter onaylı taahhütname veya İmzası ikrar edilmiş adi belge gerektirir.

Adi yazılı belge yeterlidir, imza inkarı burada detaylı incelenir.

Arabuluculuk

Zorunlu Değil.

Zorunlu (Dava şartı).

Süre

Genellikle daha hızlı.

Yargılama usulü gereği daha uzun sürebilir.

Bölüm 6: Ankara ve Yenimahalle Uygulaması

Ankara Yenimahalle bölgesindeki kira hukuku uyuşmazlıkları ve tahliye taahhütnamesi davaları için hukuki danışmanlık hizmet bölgesi haritası

Bu blog, Ankara'da hukuki süreç yürütecekler için yerel adli uygulamaları da içermektedir.


6.1. Ankara Adliyesi (Sıhhiye/Dışkapı) ve Yetki


Ankara'da kira uyuşmazlıkları, Sulh Hukuk Mahkemelerinin iş yükünün önemli bir kısmını oluşturur. Ankara merkez ilçelerindeki (Yenimahalle, Çankaya, Keçiören, Mamak vb.) taşınmazlar için Ankara Adliyesi (Sıhhiye ve Ek Binaları) yetkilidir. Tahliye davalarında duruşma günleri mahkemelerin yoğunluğuna göre değişebilmektedir. Tebligat aşamalarının hızlı geçilmesi (MERNİS adreslerinin doğru tespiti) sürecin kısalması için kritiktir.


6.2. Batı Adliyesi Ayrımı


  • Yargı Çevresi:  Sincan, Etimesgut gibi ilçelerdeki taşınmazlar için Ankara Batı Adliyesi (Etimesgut'ta bulunur) yetkilidir. Davanın yetkisiz mahkemede açılması, süreci en az 3-4 ay uzatabilir. Bu nedenle taşınmazın bağlı bulunduğu tapu müdürlüğü ve adli yargı çevresinin davanın başında doğru tespit edilmesi hayati önem taşır.



Bölüm 7: Sonuç ve Uzman Görüşü


Yazılı tahliye taahhütnamesi, TBK 352/1 maddesiyle mülk sahibine verilmiş güçlü bir imkandır. Ancak Yargıtay'ın şekilci yaklaşımı, en ufak bir usul hatasında (tarih eksikliği, imza inkarı, süresinde dava açılmaması vb.) bu hakkın kaybına neden olabilir.


Kiracılar açısından ise, boş kağıda imza atmanın (beyaza imza) hukuki sonuçları ağırdır ve Yargıtay içtihatları ile sabittir. "Sonradan dolduruldu" iddiasının ispatı teknik bir hukuk mücadelesi gerektirir.


Sonuç olarak, gerek mülk sahiplerinin gerekse kiracıların, bu süreci basit bir evrak işi olarak görmeyip; düzenleme, imzalama, ihtar ve dava aşamalarında yetkin bir hukuk desteği almaları, telafisi güç zararların önüne geçecektir.


Bölüm 8: Sıkça Sorulan Sorular (SSS)


Soru 1: Kira sözleşmesi ile aynı gün imzalanan tahliye taahhütnamesi geçerli midir?

Cevap: Yargıtay uygulamasına göre, kira sözleşmesi ile aynı gün (düzenleme tarihi) imzalanan taahhütnameler, kiracının özgür iradesiyle değil, taşınmazı kiralama baskısı (müzayaka) altında verildiği karinesiyle geçersiz kabul edilebilir. Ancak belirleyici olan, taahhüdün fiilen teslimden sonra verilip verilmediğidir. Aynı tarih ihtilaf doğurur; bu nedenle teslimden makul bir süre sonra düzenlenmesi hukuki güvenlik açısından daha doğrudur.


Soru 2: Boş tahliye taahhütnamesine imza attım, ev sahibi tarihi sonradan doldurdu. Ne yapabilirim?

Cevap: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, boş kağıda imza atan kişi, o belgenin üzerinin anlaşmaya uygun doldurulduğunu kabul etmiş sayılır. Eğer tarihin sonradan ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia ediyorsanız, bu iddianızı "yazılı delil" (senet) ile ispatlamanız gerekir. Tanık beyanı kural olarak yeterli değildir.


Soru 3: Tahliye taahhütnamesini noterden yapmak zorunda mıyım?

Cevap: Hayır, adi yazılı (beyaz kağıda yazılmış) taahhütname de hukuken geçerlidir. Ancak, noterden yapılması (düzenleme veya onaylama), belgenin resmî senet niteliği kazanmasını sağlar. Bu durum, kiracının "imza benim değil" şeklindeki itirazlarını zorlaştırır, kiraya verene ispat kolaylığı sağlar.


Soru 4: Evim "Aile Konutu", ancak eşim benden habersiz tahliye taahhütnamesi vermiş. Durum ne olur?

Cevap: Taşınmaz aile konutu ise, TBK m. 349 gereği diğer eşin açık rızası olmadan verilen tahliye taahhüdü geçersizdir. Ancak bu itirazı ileri sürebilmek için, rızası olmayan eşin kiraya verene bildirimde bulunarak taraf sıfatı kazanması ve Aile Mahkemesi'nde tespit davası açarak bu durumu belgelemesi gerekebilir.


Soru 5: Tahliye için 1 aylık süre nasıl hesaplanır, kaçırırsam ne olur?

Cevap: Taahhütnamede yazılı olan tahliye tarihinden itibaren 1 ay içinde ya icra takibi başlatılmalı ya da dava açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir; kaçırılırsa taahhütnameye dayanarak tahliye istenemez. Ancak bu 1 ay içinde dava açacağınıza dair ihtarname gönderirseniz, dava açma süreniz o kira yılı sonuna kadar uzar.


Bölüm 9: Örnek Tahliye Taahhütnamesi ve Tahliye Dava Dilekçesi

Ankara Sulh Hukuk Mahkemeleri nezdinde açılacak davalar için geçerli yazılı tahliye taahhütnamesi ve tahliye davası dilekçesi örneği

9.1. Tahliye Taahhütnamesi Örneği

Yasal Uyarı: Aşağıdaki metin genel bilgilendirme amaçlı taslak bir örnektir. Taahhütnamenin geçerliliği; düzenleme tarihine, şekil şartlarına ve somut olayın özelliklerine bağlıdır. Hak kaybı yaşamamak için mutlaka bir avukat gözetiminde düzenlenmelidir.

TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ


TAAHHÜT EDEN (KİRACI):................................................................ (TC:...........................)

KİRAYA VEREN (MAL SAHİBİ):................................................................

KİRALANANIN ADRESİ:......................................................................................................................

TAHLİYE TARİHİ:..... /..... / 20..... (Net tarih)

DÜZENLEME TARİHİ:..... /..... / 20..... (Kira sözleşmesinden ve teslimden sonraki tarih)

TAAHHÜT METNİ:

Halen kiracı olarak kullanmakta olduğum, yukarıda adresi belirtilen ve Kiraya Veren'e ait taşınmazı; hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın, kayıtsız ve şartsız olarak, yukarıda belirttiğim (Tahliye Tarihi) tarihinde boş, sağlam ve teslim aldığım demirbaşlarla birlikte eksiksiz bir şekilde tahliye ederek adı geçen Kiraya Veren'e teslim edeceğimi;

Belirtilen tarihte tahliye etmediğim takdirde Kiraya Veren'in işbu taahhütnameye dayanarak icrai takibata veya yasal yollara başvurabileceğini, bu işlemlerden doğacak tüm masrafları ve uğrayacağı zararları kabul ve taahhüt ederim.

Taahhüt Eden (Kiracı)

İmza:........................................


(Taşınmaz Aile Konutu İse Eşin Rızası)


KİRACININ EŞİ (MUVAFAKAT)

İşbu taahhüdün konusu olan taşınmazın aile konutu olduğunu, eşimin yukarıdaki tahliye taahhüdüne Türk Medeni Kanunu m. 194 ve TBK m. 349 uyarınca açık rızam olduğunu kabul ve beyan ederim.

Eşin Adı Soyadı / İmza:........................................

9.2. Örnek Dava Dilekçesi (Sulh Hukuk Mahkemesi İçin)

Yasal Uyarı: Bu dilekçe örneği fikir vermesi amacıyla paylaşılmıştır. 01.09.2023 tarihinden itibaren kira davalarında arabuluculuk dava şartıdır. Her somut olay farklılık göstereceğinden, davanın reddedilmemesi için uzman hukukçu desteği almanız önemle tavsiye olunur.

ANKARA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE


DAVACI: (Ad, Soyad, TC, Adres)

VEKİLİ: Av. (Ad, Soyad)

DAVALI: (Kiracı Ad, Soyad, Adres)

KONU: TBK m. 352/1 maddesi uyarınca, yazılı tahliye taahhütnamesine dayalı tahliye istemidir.

AÇIKLAMALAR:


  1. Davalı, müvekkilime ait taşınmazda.../.../... başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracıdır.

  2. Davalı kiracı, kiralananı teslim aldıktan sonra, özgür iradesiyle imzaladığı.../.../... düzenleme tarihli yazılı tahliye taahhütnamesi ile; taşınmazı.../.../... tarihinde tahliye edeceğini taahhüt etmiştir.

  3. Taahhütname, TBK 352/1'de aranan yazılılık, bizzat imzalanma ve teslimden sonra verilme şartlarını taşımaktadır.

  4. Tahliye tarihi gelmesine rağmen davalı taşınmazı boşaltmamıştır. 6325 sayılı Kanun gereği dava şartı olan arabuluculuk sürecine başvurulmuş, ancak.../.../... tarihli son tutanakla anlaşmama sağlanmıştır (Ek-1).

  5. Yasal süresi içerisinde işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur.


HUKUKİ NEDENLER: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 352/1, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve ilgili sair mevzuat.


HUKUKİ DELİLLER: Kira Sözleşmesi, Tahliye Taahhütnamesi, Arabuluculuk Son Tutanağı, Tapu Kayıtları, Tanık, Bilirkişi ve sair delil.


SONUÇ VE İSTEM: Davanın KABULÜ ile, davalının taahhüt ettiği tarihte boşaltmadığı kiralanandan TAHLİYESİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.

(Tarih)

Davacı Vekili

Av. [İmza]

Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

bottom of page