TCK m. 10 Görev Suçları: Yabancı Ülkede Mahkûmiyet Olsa Bile Türkiye’de Yeniden Yargılama
- Av. Mete ŞAHİN

- 17 Oca
- 5 dakikada okunur

Türkiye’nin yurt dışındaki temsil ve faaliyetleri kapsamında, Türkiye namına memuriyet veya görev üstlenen kişilerin görevleriyle bağlantılı bir fiil nedeniyle yabancı bir ülkede yargılanıp mahkûm edilmeleri, uygulamada önemli hukuki sonuçlar doğurur. Bu tür dosyalarda en çok şu sorular gündeme gelir: “Yabancı ülkede ceza aldım; Türkiye’de bir daha yargılama olur mu?”, “Bu durum iade veya hükümlü nakliyle aynı şey mi?”, “Yurt dışında geçirilen süre Türkiye’de nasıl dikkate alınır?”, “Hangi mahkeme yetkili olur?”
Bu yazı; Türk Ceza Kanunu TCK m. 10 çerçevesinde konuyu kavramları netleştirerek, uygulamada sık yapılan hataları da göstererek, vatandaşın/ilgilinin hak kaybı riskini azaltacak pratik bir çerçeve sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
I. TCK m. 10’un Kapsamı ve Temel Mantığı
TCK m. 10’un getirdiği temel kural şudur:
“Yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa bile, Türkiye’de yeniden yargılanır.”
Bu hükmün özünde, devlet adına yürütülen resmî görevler bakımından cezaî sorumluluğun Türk hukuk düzeni içinde ayrıca değerlendirilmesi yaklaşımı vardır. Bu nedenle, yabancı ülkede mahkûmiyet kararı bulunması, TCK m. 10 kapsamına giren fiiller bakımından Türkiye’de yargılama yapılmasına tek başına engel olarak kabul edilmez.
II. Kimler “Türkiye Namına Memuriyet veya Görev Üstlenmiş” Sayılır?
TCK m. 10, “Türkiye namına memuriyet veya görev üstlenmiş olma” unsurunu esas alır. Bu ifade, uygulamada Türkiye Cumhuriyeti adına resmî bir görev veya kamu hizmeti yürütme bağlantısını anlatır. Dolayısıyla mesele, kişinin sadece yurt dışında bulunması değil; yurt dışında Türkiye adına bir görev ilişkisi içinde hareket etmesidir.
Görev ilişkisinin ispatı ve tipik örnekler
Somut olayın niteliğine göre değişmekle birlikte, görev ilişkisi çoğunlukla şu tür dayanaklarla ortaya konulur:
Türkiye’yi yurt dışında temsil etmeye yönelik diplomatik/konsüler nitelikte görevler veya resmî misyon görevleri,
Görevlendirme yazısı, atama/olur, görevlendirme kararı veya benzeri resmî belgeyle yürütülen kamu görevi,
Geçici ya da sürekli nitelikte, Türkiye adına yürütülen resmî görev kapsamındaki faaliyetler.
Önemli nokta şudur: Her yurt dışı faaliyeti TCK m. 10 kapsamına girmez. Statü ve görev bağlantısı, dosyada belge ve maddi olgularla netleştirilmelidir.
III. “Bundan Dolayı Suç” Ne Demektir? (Görev Bağlantısı)
TCK m. 10’un kilit unsuru “bundan dolayı” ibaresidir. Yani suçun, kişinin yurt dışında Türkiye namına üstlendiği memuriyet veya görevle bağlantılı olması beklenir. Uygulamada bu bağlantı çoğu zaman şu eksenlerden biriyle kurulur:
Fiilin görev nedeniyle veya görevin sağladığı imkân/konum kullanılarak işlenmesi,
Görev kapsamında yürütülen işlemlerle doğrudan ilgili bir hukuka aykırılık iddiası,
Görev gerekleriyle iç içe geçmiş bir davranışın suçlama konusu yapılması.
Görevle bağlantı kurulamadığında ne olur?
Görev bağlantısı kurulamadığı hâllerde, TCK m. 10’un uygulanması tartışmalı hâle gelir; dosya diğer yargı yetkisi hükümleri ve genel kurallar çerçevesinde değerlendirilir. Bu nedenle “TCK m. 10 var” veya “TCK m. 10 yok” tespiti, yalnızca madde başlığına bakılarak değil; maddi olay ile görev ilişkisi birlikte incelenerek yapılmalıdır.
IV. Yabancı Ülkede Mahkûmiyet Varsa Türkiye’de Ne Olur?
TCK m. 10, yabancı ülkede aynı fiile ilişkin mahkûmiyet hükmü verilmiş olsa bile Türkiye’de yeniden yargılama yapılacağını açıkça düzenler. Bu, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de “otomatik bağlayıcı” bir engel oluşturmadığı anlamına gelir.
Bununla birlikte uygulamada iki kritik başlık özellikle öne çıkar:
1) “Aynı fiil” tespiti
Türkiye’de yürütülecek yargılamanın konusu ile yabancı ülkedeki mahkûmiyetin dayandığı maddi olayın aynı olup olmadığı dosyada netleştirilmelidir. Uygulamada bu tespit, yabancı dosyadaki karar ve gerekçe ile olay anlatımı üzerinden yapılır.
2) Yurt dışında geçen sürelerin dikkate alınması
Aynı fiil nedeniyle yabancı ülkede gözaltı, tutukluluk veya infaz kapsamında geçirilen sürelerin Türkiye’deki olası sonuçlara etkisi, somut dosyada resmî kayıt ve belgelerle ortaya konulmalıdır. Burada kritik husus, yalnızca “kaç yıl ceza verildiği” değil; özgürlüğü kısıtlayan tedbirler nedeniyle fiilen ne kadar süre hürriyetten yoksun kalındığıdır. Bu nedenle yakalama, tutukluluk ve infaz sürelerini gösteren resmî dökümlerin temini ve dosyaya kazandırılması pratikte belirleyicidir.
V. Usulî Çerçeve: Soruşturma–Kovuşturma ve Delil Toplama
Türkiye’de yürütülecek süreçte; soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturma aşamasında ise görevli ve yetkili ceza mahkemesi devreye girer. Dosyanın niteliğine göre; yabancı ülkedeki yargılama evrakı, karar ve gerekçe, tutanaklar ve infaz kayıtları gibi belgelerin temini hayati önem taşır.
6706 sayılı Kanun ile bağlantı (adli yardım, iade, infaz/transfer ayrımı)
TCK m. 10 kapsamına giren dosyalar, uygulamada çoğu kez “uluslararası adlî iş birliği” boyutu taşır. Bu çerçevede 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu, cezaî konularda adlî yardımlaşma, iade, soruşturma/kovuşturmanın devri ile infazın devri/hükümlü nakli gibi mekanizmaların usulî çerçevesini düzenleyen temel metindir. Bu nedenle TCK m. 10’daki “yeniden yargılama” yaklaşımı ile 6706 kapsamındaki “infaz/transfer” odaklı süreçlerin aynı kavram olmadığı mutlaka bilinmelidir.
Görev bağışıklığı/dokunulmazlık tartışmaları
Bazı resmî statüler, uluslararası hukuk ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde bağışıklık/dokunulmazlık tartışmalarını gündeme getirebilir. Bu tür hâllerde hem yabancı ülkedeki süreç hem de Türkiye’deki değerlendirme, dosyaya özgü biçimde ele alınmalıdır.
VI. Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Riskli Varsayımlar
“Yabancı ülkede mahkûm oldum; Türkiye’de artık hiçbir işlem olmaz” varsayımı:TCK m. 10, mahkûmiyet olsa bile Türkiye’de yeniden yargılama yapılabileceğini açıkça öngörür.
Görev bağlantısını analiz etmeden TCK m. 10’a dayanmak:“Bundan dolayı” unsurunun somut olayda kurulup kurulmadığı değerlendirilmeden yapılan kabuller, yanlış hukuki zemine yol açabilir.
Belge eksikliği:Yabancı ülkedeki karar, gerekçe ve süre kayıtları resmî şekilde temin edilmezse; “aynı fiil” ve yurt dışındaki sürenin etkisi başlıklarında ciddi tartışma doğabilir.
TCK m. 10 ile 6706 süreçlerini karıştırmak:Biri yargılama (TCK m. 10), diğeri uluslararası adlî iş birliği içinde infaz/transfer hattıdır (6706). Yanlış kurgu, yanlış yol ve zaman kaybı doğurabilir.
VII. Sonuç ve Değerlendirme
TCK m. 10, yurt dışında Türkiye namına resmî görev üstlenmiş kişilerin görev bağlantılı fiilleri bakımından, yabancı ülkede mahkûmiyet bulunsa dahi Türkiye’de yeniden yargılama yapılabileceğini düzenleyen özel bir yetki hükmüdür. Uygulamada sağlıklı sonuca ulaşmak için; görev statüsünün ispatı, fiil–görev bağlantısının kurulması, yabancı dosya evrakının temini ve uluslararası adlî iş birliği süreçlerinin (özellikle 6706 ayrımı) doğru kurgulanması gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yurt dışında Türkiye adına görev yapıyordum ve mahkûm oldum. Türkiye’de tekrar yargılanır mıyım?
TCK m. 10 kapsamına giren bir görev ve görev bağlantılı fiil söz konusuysa, yabancı ülkede mahkûmiyet bulunsa bile Türkiye’de yeniden yargılama gündeme gelebilir.
TCK m. 10 sadece diplomatları mı kapsar?
Hayır. Kapsam, “Türkiye namına memuriyet veya görev üstlenmiş olma” ölçütüne dayanır. Somut olayda görev ilişkisinin resmî belgelerle ortaya konulması önemlidir.
“Bundan dolayı suç” ne anlama gelir?
Suçun, kişinin Türkiye adına üstlendiği görevle bağlantılı olması; görevin sağladığı konum/yetki/imkân kullanılarak veya görev kapsamında işlenmesi şeklinde değerlendirilebilecek bir bağın bulunması anlamına gelir.
Görevimle ilgisiz, kişisel bir olay yaşandı. Yine de TCK m. 10 uygulanır mı?
Görev bağlantısı kurulamazsa TCK m. 10’un uygulanması tartışmalı hâle gelir; dosya, diğer yargı yetkisi hükümleri ve genel kurallar çerçevesinde değerlendirilir.
Yabancı mahkemenin verdiği karar Türkiye’yi bağlar mı?
Türkiye’de yürütülecek yargılamada Türk mahkemesi delilleri değerlendirerek kendi hükmünü kurar. Yabancı dosya evrakı delil değeri taşıyabilir; ancak süreç Türk usul kuralları içinde yürür.
Yurt dışında yattığım süre Türkiye’de dikkate alınır mı?
Somut olaya göre, yabancı ülkede aynı fiil nedeniyle geçirilen gözaltı/tutukluluk/infaz sürelerinin resmî belgelerle ortaya konulması önemlidir; sürelerin etkisi bu veriler üzerinden değerlendirilir.
Türkiye’de hangi mahkeme yetkili olur?
Genellikle yetki, fiilin niteliği ve ilgili yetki kuralları çerçevesinde belirlenir. Dosyanın özelliklerine göre görevli mahkeme türü değişebilir.
Yabancı ülkedeki dosya evrakını Türkiye’ye nasıl getiririz?
Uygulamada çoğu kez uluslararası adlî yardımlaşma kanalları işletilir. Belgelerin onay/tercüme ve usule uygun şekilde temini kritik önemdedir.
Bu konu iade ile aynı mı?
Hayır. İade, kişinin bir devlete teslim edilmesi sürecidir. TCK m. 10 ise Türkiye’de yeniden yargılama kuralını düzenler; iade ve diğer iş birliği mekanizmaları ayrı süreçlerdir.
Hükümlü nakli/infazın devri ile TCK m. 10 aynı şey mi?
Değildir. TCK m. 10 “yeniden yargılama” yaklaşımını ifade eder. İnfazın devri/hükümlü nakli ise uluslararası adlî iş birliği içinde infaz ve transfer eksenli bir süreçtir.
Yabancı ülkede beraat edersem Türkiye’de yine de süreç olur mu?
TCK m. 10 metni özellikle yabancı ülkede mahkûmiyet hâlini vurgular. Beraat gibi diğer kararların Türkiye’deki etkisi, somut olay ve ilgili diğer hükümler çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu tür dosyalarda ilk yapılması gereken nedir?
Öncelikle görev statüsünü ve fiil–görev bağlantısını ortaya koyan belgeler toplanmalı; yabancı dosyadaki karar/gerekçe ve süre kayıtları temin edilerek dosyanın veri tabanı oluşturulmalıdır.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar