top of page

TCK m. 9 Kapsamında “Yabancı Ülkede Hüküm Verilmesi” ve Türkiye’de Yeniden Yargılama

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 17 Oca
  • 6 dakikada okunur
TCK 9 yabancı ülkede hüküm verilmesi: Türkiye’de yeniden yargılama (2026)
TCK m. 9 kapsamında yabancı ülkede verilen hükmün Türkiye’de yeniden yargılama sürecine etkisini ve mahsup uygulamasını anlatan bilgilendirici görsel.

Türkiye’de işlendiği kabul edilen bir fiil nedeniyle bir kişinin yabancı bir ülkede yargılanıp hakkında hüküm kurulması, uygulamada çok sayıda soruyu beraberinde getirir: “Türkiye’de tekrar dava açılır mı?”, “Aynı suçtan iki kez ceza mı çekeceğim?”, “Yurt dışında yattığım süre ne olacak?”, “Yabancı mahkeme kararı Türkiye’yi bağlar mı?”, “Bu durum iade veya hükümlü nakliyle aynı şey mi?”


Bu yazı; Türk Ceza Kanunu m. 9 çerçevesinde, 2026 itibarıyla güncel mevzuat sistematiği içinde konuyu anlaşılır ve uygulamaya dönük biçimde açıklamak; vatandaşın hak kaybı riskini azaltacak bir yol haritası sunmak amacıyla hazırlanmıştır.


I. TCK m. 9 Neyi Düzenler?


TCK m. 9’un temel yaklaşımı şudur:

  • Türkiye’de işlenen bir suçtan dolayı kişi hakkında yabancı ülkede hüküm verilmişse, Türkiye’de yeniden yargılama yapılır.


Bu düzenleme, Türkiye’nin yer bakımından ceza yargı yetkisini (mülkilik) koruyan bir hükümdür. Yani kural, “yabancı mahkeme karar verdi, artık Türkiye hiçbir şey yapamaz” yaklaşımını benimsemez. Türkiye’de işlendiği kabul edilen fiiller bakımından Türk yargısı, kendi hukuk düzeni içinde yargılama yapma yetkisini muhafaza eder.


II. “Türkiye’de İşlenen Suç” Ne Demektir?


TCK m. 9’un uygulanması için kritik eşik şudur: Fiil, Türkiye’de işlenmiş sayılmalıdır. Bu “suçun işlendiği yer” değerlendirmesi, sadece failin fizikî olarak nerede bulunduğuna indirgenmez.


Uygulamada üç ana eksen önem taşır:


1) Fiilin Türkiye’de işlenmesi

Suç oluşturan hareketlerin Türkiye’de gerçekleşmesi (örneğin hakaret, yaralama, dolandırıcılık fiilinin Türkiye’de icrası).


2) Fiilin bir kısmının Türkiye’de, neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi

Bazı suçlarda icra hareketi başka yerde başlasa dahi neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi suçun Türkiye’de işlenmiş sayılması sonucunu doğurabilir. Bu, özellikle teknoloji ve sınır aşan işlemlerle bağlantılı dosyalarda önemlidir.


3) Türkiye’de işlenmiş sayılan özel hâller

Suçun Türk kara/hava/deniz yetki alanı veya Türk araçları gibi belirli bağlantılarla Türkiye’de işlenmiş sayılmasına yol açan durumlar da mevcuttur. Bu tür dosyalarda “Türkiye’de işlenmiş sayılma” değerlendirmesi teknik bir inceleme gerektirir.


Sonuç: TCK m. 9 tartışmalarında ilk soru her zaman şudur: “Bu fiil, Türk hukuku bakımından Türkiye’de işlenmiş sayılıyor mu?”


III. “Yabancı Ülkede Hüküm” Ne Anlama Gelir?


TCK m. 9, yabancı ülkede hüküm verilmiş olmasından bahseder. Ceza yargılamasında “hüküm” kavramı, yalnızca mahkûmiyeti değil; yargılamayı sonuçlandıran beraat gibi kararları da kapsayabilecek bir üst kavramdır. Bu nedenle “yurt dışında beraat ettim, Türkiye’de hiç yargılanamam” şeklindeki kategorik kanaat, her somut olayda otomatik doğru kabul edilemez.


Burada iki ayrı mesele birbirine karıştırılmamalıdır:

  • Yabancı ülkede verilen kararın varlığı (hüküm kurulmuş olması)

  • Türkiye’deki yargılamada aynı fiil ve yargılama yetkisi değerlendirmesi


Türkiye’deki süreçte belirleyici olan; fiilin Türkiye’de işlenmiş sayılıp sayılmadığı ve kişinin yargılamaya konu edilen fiilinin yabancı dosyayla maddi olay bakımından aynı olup olmadığıdır.


IV. Türkiye’de “Yeniden Yargılama” Ne Demektir?


TCK m. 9’daki “yeniden yargılanır” ifadesi, çoğu vatandaşın zihninde “yargılamanın yenilenmesi” (olağanüstü kanun yolu) ile karışır. Ancak burada pratik anlam şudur:


  • Türk makamları, kendi usul kuralları çerçevesinde soruşturma ve devamında kovuşturma yürütür.

  • Türk mahkemesi, delilleri değerlendirir ve Türk hukukuna göre kendi hükmünü kurar.


Bu nedenle yabancı mahkeme kararı, Türkiye’deki mahkemeyi “otomatik bağlayan” bir karar olarak görülmez. Ancak yabancı dosyadaki deliller, tutanaklar, raporlar ve karar gerekçesi; usulüne uygun şekilde getirtilip dosyaya kazandırıldığında, Türkiye’de delil değerlendirmesinde önem kazanabilir.


V. En Kritik Soru: “Aynı Suçtan İki Kez Ceza mı Çekeceğim?”


Bu kaygı anlaşılır ve yaygındır. Türk sisteminde, aynı fiil nedeniyle yabancı ülkede hürriyetten yoksun kalınan sürelerin Türkiye’de cezadan mahsup edilmesi esastır.


Burada dikkat edilmesi gereken iki temel nokta vardır:


1) Mahsup edilen şey “ceza” değil, “hürriyetten yoksun kalınan süre”dir

Uygulamada; yabancı ülkede gözaltı, tutukluluk, hükümlülük gibi hürriyeti kısıtlayan süreçlerde geçen gün/süre, Türkiye’de aynı fiilden verilecek cezadan düşülür.


2) Mahsup kendiliğinden işlemeyebilir; belge ve talep disiplini gerekir

Mahsup hesabının doğru yapılabilmesi için çoğu dosyada şu belgeler kritik olur:

  • Yakalama/gözaltı tarihleri

  • Tutukluluk başlangıç ve bitiş tarihleri

  • Hükümlülük/infaz başlangıç ve bitiş tarihleri

  • Ceza infaz kurumunda kalınan süreye ilişkin resmî döküm

  • Karar örneği ve mümkünse gerekçe (tercüme/tevsik gereklilikleriyle)


Pratik sonuç: Türkiye’de yargılama gündeme geldiğinde, savunmanın en güçlü ve somut hatlarından biri; yabancı ülkede geçen tüm hürriyeti bağlayıcı sürelerin eksiksiz belgelenmesi ve mahsup sisteminin doğru işletilmesidir.


VI. TCK m. 9 ile “Hükümlü Nakli / İnfazın Devri” Aynı Şey Değildir


Uygulamada en sık yapılan kavramsal hata budur.


1) TCK m. 9: “Türkiye’de yeniden yargılama”

Konu, Türkiye’de işlenen (Türkiye’de işlenmiş sayılan) bir fiil nedeniyle yabancı ülkede hüküm kurulmuş olmasıdır. Bu durumda Türkiye, kendi ceza yargılamasını yürütür; soruşturma ve kovuşturma süreçleri Türk usul kurallarına göre işler ve Türk mahkemesi delilleri değerlendirerek kendi hükmünü kurar.


2) Hükümlü Nakli / İnfazın Devri: “Yabancı mahkûmiyetin infazına ilişkin uluslararası adlî iş birliği”

Bu mekanizma, yabancı ülkede verilmiş mahkûmiyet kararının infazının Türkiye’de sürdürülmesi veya hükümlünün transferi gibi başlıklara ilişkindir. Usulü; merkezî makam değerlendirmeleri, zorunlu belgeler, tercümeler, şekil şartları ve kabul/ret kriterleri bakımından ayrı ve teknik bir süreçtir.


3) 6706 sayılı Kanun ile bağlantı (Uluslararası adlî iş birliği çerçevesi)

TCK m. 9’un tartışıldığı dosyalar, uygulamada çoğu kez “uluslararası adlî iş birliği” boyutu taşır. Bu kapsamda 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu, cezaî konularda adlî yardımlaşma, suçluların iadesi, soruşturma/kovuşturmanın devri ile infazın devri ve hükümlü nakli gibi mekanizmaların usul ve esaslarını düzenleyen temel çerçevedir. Bu nedenle, bir dosyada TCK m. 9 kapsamında “yeniden yargılama” ihtimali konuşulurken; aynı dosyada 6706 sayılı Kanun kapsamında “infaz/transfer” eksenli bir yolun gündeme gelip gelmeyeceği ayrıca ve dikkatle ayrıştırılmalıdır. Kavramların karıştırılması, yanlış başvuru yoluna gidilmesine ve ciddi zaman kaybına neden olabilir.


Kısa ayrım:

  • TCK 9 = “yeniden yargılama” (yargısal süreç)

  • Hükümlü nakli/infaz devri = “infaz ve transfer” (uluslararası adlî iş birliği süreci; 6706 çerçevesi)


Somut olayda hangi yolun doğacağı; fiilin niteliğine, kişinin durumuna, yabancı ülkedeki yargılamanın/infazın içeriğine ve dosyanın Türkiye’deki hukuki çerçevesine göre değişir.


VII. Uygulamada Süreç Nasıl İşler?


Aşağıdaki sıra, pratikte dosyaların büyük bölümünde izlenen mantığı yansıtır:


1) “Aynı fiil” tespiti yapılır

Türkiye’de açılan soruşturma/kovuşturma ile yabancı dosyadaki olay anlatımı arasında “maddi olay” düzeyinde örtüşme var mı?Aynı kişi ve aynı olay yoksa, TCK m. 9 tartışması sağlıklı kurulamaz.


2) “Suçun Türkiye’de işlenmiş sayılması” analizi yapılır

Bu, dosyanın en teknik kısmıdır. Failin nerede yakalandığından bağımsız olarak, fiilin icrası/neticenin gerçekleştiği yer ve özel bağlantılar değerlendirilir.


3) Yabancı dosya belgeleri getirtilir ve usulüne uygun dosyaya kazandırılır

Kararın onaylı örneği, gerekçe, süre dökümleri, tutanaklar vb. belgeler; tercüme/tevsik gereklilikleriyle birlikte dosyada belirleyici olur.


4) Mahsup altyapısı kurulur

Yabancı ülkede geçirilen hürriyeti bağlayıcı sürelerin tamamı; tarih-tarih ortaya konur. Böylece Türkiye’de olası mahkûmiyet hâlinde infaz hesabı “gerçek veriyle” yapılır.


5) Gerekirse uluslararası adli iş birliği seçenekleri ayrıca değerlendirilir

Her dosyada zorunlu değildir; ancak hükümlü nakli/infazın devri gibi kurumlar bazı dosyalarda daha uygun çözüm hattı oluşturabilir.


VIII. Sık Yapılan Hatalar ve Riskli Varsayımlar


  1. “Yurt dışında beraat ettim; Türkiye’de asla dava açılamaz.”

    Somut olayın “Türkiye’de işlenmiş sayılması” ve “aynı fiil” kriteri incelenmeden kesin hükme varmak risklidir.


  2. Mahsup için sadece “ceza süresi” konuşmak

    Mahsup, çoğu zaman “kaç yıl ceza verildiği” değil, “kaç gün/saat hürriyetten yoksun kalındığı” üzerinden sağlıklı kurulur.


  3. Belge eksikliği

    Yabancı ülkedeki infaz/tutukluluk süreleri resmî dökümlerle doğrulanmazsa, mahsup hesabı tartışmalı hâle gelebilir.


  4. TCK m. 9 ile hükümlü naklini aynı sanmak

    Biri yargılama, diğeri infaz/transfer sürecidir. Yanlış kurgu, yanlış başvuru yoluna ve zaman kaybına neden olur.


IX. Sonuç ve Değerlendirme


TCK m. 9; Türkiye’de işlendiği kabul edilen suçlar bakımından, yabancı ülkede hüküm kurulmuş olsa dahi Türkiye’nin yeniden yargılama yapabileceğini öngören, yer bakımından yetkiyi koruyan bir hükümdür. Bununla birlikte, uygulamada vatandaşı en çok koruyan pratik mekanizma; yabancı ülkede hürriyetten yoksun kalınan sürelerin mahsubu ve yabancı dosyadaki belgelerin eksiksiz biçimde dosyaya kazandırılmasıdır.


Somut olayın niteliğine göre, hem yargılama stratejisi hem de mahsup/infaz hesabı farklılaşabileceğinden, dosya özelinde profesyonel hukuki değerlendirme yapılması hak kaybı riskini belirgin biçimde azaltır.


Sıkça Sorulan Sorular


1) Yurt dışında aynı olaydan hüküm verildi; Türkiye’de tekrar dava açılır mı?

Fiil Türk hukuku bakımından Türkiye’de işlenmiş sayılıyorsa ve yabancı ülkede o fiil hakkında hüküm kurulmuşsa, Türkiye’de yeniden yargılama gündeme gelebilir.


2) Yurt dışında beraat ettim. Türkiye’de yine de yargılama olur mu?

Bu sorunun yanıtı “otomatik evet/hayır” değildir. Fiilin Türkiye’de işlenmiş sayılması ve Türkiye’deki isnadın yabancı dosyadaki maddi olayla aynı olup olmadığı değerlendirilir.


3) “Yeniden yargılama” demek, yabancı kararı iptal etmek mi demek?

Hayır. Türkiye, yabancı ülke hükmünü “iptal” etmez; kendi hukuk düzeni içinde soruşturma/kovuşturma yürütür ve kendi hükmünü kurar.


4) Yabancı mahkeme kararı Türkiye’yi bağlar mı?

Genel kural olarak Türk mahkemesi kendi delil değerlendirmesiyle karar verir. Ancak yabancı dosyadaki deliller, tutanaklar ve karar gerekçesi Türkiye’de delil değerlendirmesinde önem taşıyabilir.


5) Aynı suçtan iki kez hapis yatmak zorunda kalır mıyım?

Aynı fiil nedeniyle yabancı ülkede hürriyetten yoksun kalınan sürelerin, Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilmesi esastır. Mahsup hesabı için resmî belgeler kritik önemdedir.


6) Mahsup için hangi belgeler gerekir?

Yakalama-gözaltı-tutukluluk ve infaz sürelerini gösteren resmî dökümler, karar örneği, ceza infaz kurumunda kalınan süreyi gösteren belgeler ve çoğu durumda usulüne uygun tercümeler gerekir.


7) Mahsup “adli para cezası” için de olur mu?

Mahsup mekanizması esasen hürriyeti bağlayıcı kısıtlamalarda geçen süreye ilişkindir. Para cezası veya diğer sonuçlar bakımından değerlendirme somut dosyaya göre ayrıca yapılır.


8) Türkiye’de hangi mahkeme yetkili olur?

Genellikle suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir. Suçun vasfına göre Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemesi gündeme gelir.


9) Yabancı dosya Türkiye’ye nasıl getirtilir?

Çoğu dosyada uluslararası adli yardımlaşma kanalları devreye girer. Belgelerin onay, tercüme ve tevsik süreçleri dosyanın niteliğine göre planlanır.


10) TCK m. 9 ile “hükümlü nakli” aynı mı?

Hayır. TCK m. 9 yeniden yargılamayı ifade eder. Hükümlü nakli/infazın devri ise yabancı mahkûmiyetin infazının Türkiye’de sürdürülmesi veya transfer süreçlerine ilişkindir.


11) Yabancı ülkede cezamı tamamen bitirdim; Türkiye’de yine de süreç olur mu?

Somut olayın niteliğine göre Türkiye’de yargılama gündeme gelebilir. Ancak yabancı ülkede geçirilen hürriyeti bağlayıcı sürelerin mahsup edilmesi ve dosyanın bütün sonuçları ayrıca değerlendirilir.


12) Bu tür dosyalarda ilk yapılması gereken nedir?

Öncelikle “fiilin Türkiye’de işlenmiş sayılması” ve “aynı maddi olay” kriterleri netleştirilmelidir. Ardından yabancı dosyaya ilişkin resmî süre ve karar belgeleri toplanarak mahsup altyapısı kurulmalıdır.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Yorumlar


bottom of page