TCK m.13 (Diğer Suçlar) Nedir? Yurt Dışında İşlenen Hangi Suçlar Türkiye’de Yargılanır?
- Av. Mete ŞAHİN
- 23 Oca
- 6 dakikada okunur

Yurt dışında işlenen her suç otomatik olarak Türkiye’de yargılanmaz. Türk Ceza Kanunu, “yer bakımından uygulama” bakımından temel kuralı TCK m.8’de kurar; istisnaları ise m.9–m.13 aralığında, farklı bağlama noktalarıyla düzenler. Bu istisnaların en önemlilerinden biri TCK m.13 – Diğer suçlar hükmüdür.
TCK m.13, bazı suçlar bakımından failin vatandaş veya yabancı olmasına bakmaksızın, suç yabancı ülkede işlense bile Türk kanunlarının uygulanacağını söyler. Bunun pratik sonucu şudur: Kanunun saydığı suçlar bakımından, dosyanın Türkiye’de soruşturulması/kovuşturulması gündeme gelebilir; delil toplama ve şüpheliye erişim gibi başlıklarda ise uluslararası adli iş birliği mekanizmaları devreye girer.
Aşağıda; (i) TCK m.13’ün güncel kapsamı, (ii) hangi suçları içerdiği, (iii) Adalet Bakanlığı talebinin rolü, (iv) “yurt dışındaki karar Türkiye’yi bağlar mı?”, (v) yetkili mahkemenin nasıl belirlendiği ve (vi) uygulamada karşılaşılan senaryolar ayrıntılı şekilde ele alınmıştır.
1) TCK m.13’ün 2026 itibarıyla güncel metni ne diyor?
TCK m.13 iki fıkradan oluşur ve (1) numaralı fıkrada sayılan suçlar bakımından “Türk kanunları uygulanır” kuralını getirir; (2) numaralı fıkrada ise yalnızca (a) ve (b) bentleri yönünden, yabancı ülkede mahkûmiyet/beraat kararı olsa bile Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de yargılama yapılacağını belirtir.
Buradaki kritik nokta: İnternette dolaşan bazı metinlerde m.13 altında farklı fıkra yapıları görülebilir; ancak güncel metinde rüşvet (m.252) bendi açıkça yer alır ve m.13’teki “Bakan talebiyle yargılama” düzeni (a) ve (b) bentleriyle sınırlı şekilde (2) fıkrada yer alır.
2) TCK m.13 hangi suçları kapsar?
TCK m.13/1, suçları iki düzeyde sayar:
2.1. Kanunun sistematiğine atıf yapan iki geniş kategori
(a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar
(b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü–Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar
Bu iki bent “tek tek madde numarası” vermek yerine, TCK’nın ilgili kısım/bölüm yapısına gönderme yapar. Uygulamada, somut fiilin hangi suç tipine girdiği netleştirilmeden “m.13 kapsamı” hakkında kesin konuşmak doğru değildir; çünkü (a) ve (b) kapsamı, TCK sistematiği içinde belirli başlıklara topluca atıf yapar.
2.2. Tek tek madde numarası verilen suçlar (en sık uygulananlar)
TCK m.13/1 ayrıca aşağıdaki suçları açıkça sayar:
İşkence (TCK m.94, m.95)
Çevrenin kasten kirletilmesi (TCK m.181)
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m.188) ve kullanılmasını kolaylaştırma (TCK m.190)
Parada sahtecilik (TCK m.197), kıymetli damga araçları (TCK m.200), mühürde sahtecilik (TCK m.202)
Fuhuş (TCK m.227)
Rüşvet (TCK m.252)
Deniz/demiryolu/havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (TCK m.223/2-3) ya da bu araçlara karşı zarar verme (TCK m.152)
Bu liste, vatandaşın pratikte en çok karşılaştığı “yurt dışında işlenen fiil Türkiye’de de dava olur mu?” sorusunun omurgasını oluşturur.
3) Adalet Bakanının talebi hangi hallerde gerekir?
3.1. TCK m.13/2: Yalnız (a) ve (b) bentleri için “yabancı karar olsa bile” yargılama
TCK m.13/2, (a) ve (b) bentlerindeki suçlar açısından, yabancı ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de yargılama yapılacağını düzenler.
Bu, m.13’ün en “sert” sonuç doğuran kısmıdır: Bazı suç tiplerinde, yabancı ülkede dava sonuçlanmış olsa bile Türkiye’de yeniden yargılama yolu açılabilir (talep şartıyla).
3.2. Sık yapılan karışıklık: “Bakan talebi” bazen m.13 yerine m.12 bağlamında gündeme gelir
Özellikle yabancı tarafından yurt dışında Türkiye’nin zararına işlenen suçlar bakımından, TCK m.12/1’de “fail Türkiye’de bulunuyorsa” ve suç tipinin koşulları varsa yargılama yapılabileceği; yargılamanın da Adalet Bakanının istemine bağlı olduğu düzenlenir.
Bu nedenle, internette m.13 anlatılırken m.12’deki “Bakan istemi” rejiminin yanlışlıkla m.13’ün içine taşındığı metinler görülebilir. Doğru okuma; m.13’ün kendi içindeki Bakan talebi kuralının m.13/2’de ve (a)-(b) bentleriyle sınırlı olduğudur.
4) Yurt dışında verilen mahkûmiyet/beraat kararı Türkiye’de yargılamayı engeller mi?
Bu sorunun cevabı “her zaman engeller/engellemez” şeklinde tek cümleyle kurulamaz; çünkü:
TCK m.13/2, (a) ve (b) kapsamındaki suçlar için “yabancı ülkede mahkûmiyet veya beraat olsa bile” Türkiye’de yargılama yapılabileceğini açıkça söyler (Bakan talebi şartıyla).
Diğer bentlerde (ör. işkence, uyuşturucu, sahtecilik, fuhuş, rüşvet, ulaşım aracı kaçırma) yabancı kararın etkisi; somut olayın şartlarına, fiilin Türkiye’de ayrıca yargılanmasının hukuki dayanaklarına ve varsa uluslararası yükümlülüklere göre değerlendirilir.
Pratikte, yabancı ülkede bir ceza infaz edilmişse Türkiye’de yürüyen/başlatılan süreçte şu iki başlık özellikle kritik olur:
4.1. “Mahsup” (yurt dışında yatılan süre düşer mi?)
TCK m.16 açık: Bir suçtan dolayı yabancı ülkede gözaltı/tutukluluk/hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.
4.2. Delil standardı ve mükerrer yargılama tartışması
Yabancı dosyadaki delillerin temini, tanıkların dinlenmesi, banka kayıtları vb. konular adli yardımlaşma kanallarıyla yürür. Uygulamada “aynı fiil” ve “aynı suç” tartışması; fiilin hukuki nitelendirmesi, zaman–yer–fail birliği ve suçun unsurlarına göre yapılır. Bu nedenle, yabancı kararın “otomatik kesin bağlayıcılık” doğurduğu varsayımıyla hareket etmek çoğu dosyada hatalı stratejiye yol açabilir.
5) Türkiye’de nerede yargılanır? Yetkili mahkeme nasıl belirlenir? (CMK m.14)
Yurt dışında işlenen ve Türkiye’de soruşturulması/kovuşturulması gereken suçlarda yetki kuralı CMK m.14’tedir. CMK m.14/1; yetkinin, CMK m.13’teki genel/özel yetki kurallarına göre belirleneceğini söyler.
CMK m.14’ün uygulamada en önemli noktaları:
Şüpheli/sanık Türkiye’de yakalanmışsa yakalandığı yer; yakalanmamışsa yerleşim yeri; o da yoksa Türkiye’de son adres esaslı yetki mantığı çalışır (CMK m.13 bağlantısıyla).
Şüpheli/sanık Türkiye’de yakalanmamış, yerleşmemiş veya adresi yoksa, yetkili mahkeme Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirlenir (CMK m.14/3).
Diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk kamu görevlileri bakımından yetkili mahkeme Ankara mahkemesidir (CMK m.14/4).
Bu çerçeve, özellikle “yurt dışında işlendi ama şüpheli Türkiye’de değil” dosyalarında, “hangi savcılık/mahkeme bakacak?” sorusunun neden teknik olduğunu açıklar.
6) TCK m.13 kapsamında soruşturma/kovuşturma pratikte nasıl ilerler?
Aşağıdaki akış, tipik dosya yaşam döngüsünü gösterir:
İlk değerlendirme (nitelendirme): Fiil gerçekten TCK m.13/1 kapsamındaki suçlardan biri mi? (Örn. “uyuşturucu ticareti” mi “kullanma” mı, “işkence” unsurları var mı, “rüşvet” mi “irtikap” mı vb.)
Yetki planı: CMK m.14’ten hareketle yetkili yer ve gerekiyorsa Yargıtay belirleme süreci.
Bakan talebi gerekip gerekmediği: Özellikle (a)-(b) bendinde ve yabancı karar varsa m.13/2 devreye girer.
Delil temini: Yabancı ülkeden evrak, ifade, kamera kaydı, bankacılık verisi, HTS vb. için adli yardımlaşma kanalları; ayrıca Türkiye’deki bağlantı delilleri.
Şüpheliye erişim: Şüpheli Türkiye’deyse yakalama/tutuklama/adli kontrol rejimi genel hükümlere göre değerlendirilir; şüpheli dışarıdaysa iade ve yakalama mekanizmaları ayrıca gündeme gelir.
Mahsup ve infaz boyutu: Yabancı ülkede geçen sürelerin TCK m.16 çerçevesinde mahsubu.
7) Uygulamada sık görülen 5 senaryo (vatandaşın en çok sorduğu örnekler)
Senaryo 1: Yurt dışında uyuşturucu ticareti isnadı
Uyuşturucu imal ve ticareti TCK m.13/1(e) içinde açıkça sayıldığı için, fiil yurt dışında işlense dahi Türk kanunlarının uygulanması gündeme gelebilir. Burada kritik ayrım; fiilin gerçekten ticaret seviyesinde mi, yoksa kullanma/kullanmak için bulundurma düzeyinde mi olduğudur (nitelendirme tüm dosyayı değiştirir).
Senaryo 2: Yurt dışında işkence iddiası
İşkence TCK m.13’te açıkça yer alır. Dosyalarda en çok tartışılan başlık, fiilin “kötü muamele” seviyesinde mi kaldığı yoksa “işkence” unsurlarını mı oluşturduğudur; ayrıca delil standardı ve mağdur beyanının desteklenmesi.
Senaryo 3: Yabancı ülkede beraat var; Türkiye’de tekrar yargılama olur mu?
Eğer fiil (a) veya (b) bendi kapsamındaysa, yabancı ülkede beraat olsa bile Bakan talebi üzerine Türkiye’de yargılama yapılabilir. Diğer bentlerde ise değerlendirme daha çok somut fiil, delil ve hukuki dayanak üzerinden yürür.
Senaryo 4: Yurt dışında rüşvet fiili
Rüşvet (TCK m.252), m.13/1(h) bendinde açıkça yer alır. Bu başlıkta uygulama, “rüşvet”in tarafları, menfaatin niteliği, kamu görevlisi bağlantısı ve delil (özellikle para transferleri/iletişim kayıtları) üzerinden şekillenir.
Senaryo 5: Yurt dışında ceza infaz edildi; Türkiye’de de dosya açıldı
Bu durumda en azından mahsup tartışması mutlaka gündeme gelir: yabancı ülkede gözaltı/tutukluluk/hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan Türkiye’de verilecek cezadan düşülür.
8) Avukat gözüyle stratejik notlar (vatandaş için anlaşılır dille)
Madde metnini güncel kaynaktan kontrol edin: TCK m.13, internette en çok “eski metinle” paylaşılan hükümlerden biri olabiliyor; bu da hatalı beklenti yaratıyor.
Yetki (CMK m.14) dosyanın kaderini etkiler: Yanlış yer savcılığına yapılan başvurular süreçte gecikme doğurabilir; CMK m.14/3’teki Yargıtay belirleme mekanizması özellikle “şüpheli Türkiye’de değil” dosyalarında kritiktir.
Yabancı dosyadaki deliller “kendiliğinden” Türkiye’ye gelmez: Delil temini çoğu zaman resmi adli yardım süreçleriyle yürür; bu nedenle erken aşamada delil haritası çıkarmak gerekir.
Yurt dışında infaz/tedbir süreleri önemlidir: TCK m.16 mahsubu, çoğu dosyada ceza miktarı kadar önemli pratik sonuç doğurur.
Sıkça Sorulan Sorular
1) TCK m.13 neyi düzenler?
Yurt dışında işlenen bazı suçlar bakımından, fail vatandaş veya yabancı olsa bile Türk kanunlarının uygulanacağını düzenler.
2) TCK m.13 her yurt dışı suçu için geçerli mi?
Hayır. Sadece m.13/1’de sayılan suçlar ve kanunun sistematiğine atıfla belirlenen kategoriler için geçerlidir.
3) Hangi suçlar açıkça sayılıyor?
İşkence, çevrenin kasten kirletilmesi, uyuşturucu imal-ticareti ve kullanımı kolaylaştırma, parada/mühürde sahtecilik ve ilgili araçlar, fuhuş, rüşvet, ulaşım araçlarının kaçırılması/alıkonulması ve bu araçlara karşı zarar verme.
4) Yurt dışında beraat edersem Türkiye’de yine yargılanır mıyım?
Eğer fiil m.13/1’in (a) veya (b) bendindeki suçlardansa, yabancı ülkede beraat olsa bile Adalet Bakanının talebiyle Türkiye’de yargılama yapılabilir.
5) Adalet Bakanının “talebi” hangi durumda aranır?
TCK m.13/2’de, yalnızca (a) ve (b) bentleri için ve yabancı ülkede mahkûmiyet/beraat kararı olsa dahi Türkiye’de yargılama yapılabilmesi bakımından düzenlenmiştir.
6) Yurt dışında cezaevinde kaldığım süre Türkiye’de düşer mi?
Evet. Aynı suçtan dolayı yabancı ülkede gözaltı/tutukluluk/hükümlülükte geçen süre, Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.
7) Bu dosyalarda Türkiye’de yetkili mahkeme nasıl belirlenir?
CMK m.14’e göre; kural olarak CMK m.13’teki yakalanma yeri/yerleşim yeri/son adres mantığıyla belirlenir; şartları varsa Yargıtay yetki belirleyebilir.
8) Şüpheli Türkiye’de değilse hangi mahkeme bakacak?Şüpheli Türkiye’de yakalanmamış/yerleşmemiş/adresi yoksa; Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay yetkili mahkemeyi belirler.
9) Diplomatik bağışıklığı olan Türk kamu görevlisi yurt dışında suç işlerse yetkili mahkeme neresi?
CMK m.14/4’e göre yetkili mahkeme Ankara mahkemesidir.
10) TCK m.13, TCK m.12 ile aynı şey mi?
Hayır. TCK m.12 yabancı tarafından yurt dışında işlenen suçlarda, belirli koşullarla (ör. Türkiye’nin zararı, failin Türkiye’de bulunması gibi) yargılamayı ve bazı hallerde Bakan istemini düzenler; m.13 ise ayrıca sayılı suçlarda “Türk kanunları uygulanır” rejimini kurar.
11) Uygulamada en çok hangi sorun yaşanıyor?
En sık sorun; yanlış/eskimiş madde metni üzerinden değerlendirme yapılması ve yetki (CMK m.14) ile delil temininin (yabancı ülke boyutu) yeterince planlanmamasıdır.
12) Vatandaş olarak ne zaman bir ceza avukatına danışmalıyım?
Fiil yurt dışında gerçekleşmişse ve m.13 kapsamına girebilecek bir isnat/şikâyet/evrak varsa; özellikle ülkeye giriş-çıkış, yakalama, ifade, iade ve mahsup gibi sonuçlar doğabileceğinden erken aşamada profesyonel değerlendirme almak hak kaybını azaltır.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.