top of page

TCK m.16 Cezadan Mahsup (2026): Yabancı Ülkede Gözaltı/Tutukluluk/Hükümlülük Süresi Türkiye’de Cezadan Düşer mi?

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 25 Oca
  • 6 dakikada okunur
TCK 16 cezadan mahsup: yurt dışında gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin Türkiye’de cezadan düşülmesi

Yurt dışında bir soruşturma veya dava nedeniyle gözaltında kalmak, tutuklanmak, hatta hapis cezası infaz etmek; sonrasında aynı fiil nedeniyle Türkiye’de de yargılama yapılması hâlinde vatandaşın en çok merak ettiği soruyu doğurur:“Yurt dışında özgürlüğümün kısıtlandığı süre, Türkiye’de verilecek cezadan düşer mi?”


Türk Ceza Kanunu bu soruya açık bir yanıt verir: Evet—aynı suçtan dolayı yurt dışında geçirilen belirli özgürlük kısıtlaması süreleri, Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir. Bunun adı “cezadan mahsup”tur.


Bu yazıda; TCK m.16’nın kapsamını, hangi sürelerin mahsup edileceğini, hangi şartlarda mahsup istenebileceğini, uygulamada en sık yapılan hataları ve Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımını sade ve pratik bir çerçevede anlatılmıştır.


1) Kanuni Dayanak: TCK m.16 “Cezadan Mahsup” Neyi Söyler?


TCK m.16 hükmü aynen şöyledir:

“Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir.” 

Bu düzenlemenin mantığı basittir: Aynı fiil nedeniyle iki ayrı yargılama/infaz ihtimali doğduğunda, kişi “fiilen özgürlüğünden yoksun kaldığı süre” kadar mükerrer biçimde cezalandırılmamalıdır.


2) TCK m.16 ile TCK m.63 Arasındaki Fark: “Mahsup” Tek Tip Değildir


Uygulamada sık karıştırılan bir nokta var: TCK m.16 başka, TCK m.63 başka bir mahsup türünü düzenler.


  • TCK m.16: Özellikle yabancı ülkede (başka bir devletin soruşturma/kovuşturma/infaz sistemi içinde) geçirilen sürelerin Türkiye’de aynı suçtan verilecek cezadan düşülmesi.


  • TCK m.63: Türkiye’de veya genel olarak “hüküm kesinleşmeden önce” gerçekleşen kişisel özgürlüğü sınırlayan tüm hâller nedeniyle geçirilen sürelerin, hükmolunan cezadan düşülmesi. Ayrıca adli para cezasında gün hesabını da düzenler.


Bu ayrım, özellikle hüküm fıkrasında “mahsup” cümlesinin nasıl yazılacağı ve hangi sürelerin/ceza türlerinin düşülebileceği açısından kritik sonuçlar doğurur.


3) Hangi Süreler TCK m.16 Kapsamında Mahsup Edilir?

Yabancı ülkede gözaltı, gözlem, tutukluluk ve hükümlülük sürelerinin TCK 16 kapsamında cezadan mahsup edilmesi şeması

TCK m.16, dört temel hâli sayar:


(i) Gözaltı

Yabancı ülkede, aynı fiil nedeniyle yürütülen süreçte gözaltında geçirilen süreler mahsup kapsamındadır.


(ii) Gözlem Altında Bulunma

Kanun metnindeki “gözlem altında” ifadesi, ceza yargılaması bağlantılı sağlık/akıl hastalığı incelemesi gibi hürriyeti sınırlayan tedbirleri ifade eder. Bu kavramın Türk hukukundaki tipik karşılıklarından biri CMK’daki “gözlem altına alınma” düzenlemesidir.


(iii) Tutukluluk

Yabancı ülkede aynı suç nedeniyle tutuklu kalınan süre mahsup edilir.


(iv) Hükümlülük (Ceza İnfazı)

Yabancı ülkede aynı fiil nedeniyle verilen hüküm uyarınca hükümlü olarak ceza infaz kurumunda geçirilen süre de mahsup edilir.


Önemli ayrım şudur: Mahsup edilen şey “yabancı mahkemenin verdiği ceza” değil; kişinin fiilen özgürlüğünden yoksun kaldığı süredir. Bu, Yargıtay’ın kararlarında özellikle vurgulanan teknik noktadır.


4) Mahsup İçin Temel Şart: “Aynı Suç / Aynı Fiil” Bağı


TCK m.16 açıkça “aynı suçtan dolayı” şartını koyar. Bu, uygulamada şu anlama gelir:


  • Yabancı ülkedeki gözaltı/tutukluluk/hükümlülük süresi başka bir dosya/başka bir fiil nedeniyleyse, Türkiye’deki ceza dosyasına otomatik olarak mahsup edilmez.


  • Mahsup talebinde esas mesele; yurt dışındaki özgürlük kısıtlamasının, Türkiye’de yargılanan fiille aynı olgusal çekirdeğe dayanıp dayanmadığının belgelendirilmesidir.


Bu nedenle, “aynı suç” değerlendirmesi çoğu zaman dosya evrakı (yakalama tutanağı, iddianame/karar, cezaevi giriş-çıkış kayıtları, süre dökümleri) üzerinden yapılır.


5) En Sık Hata: “Yabancı Ülkede Verilen Cezanın Tamamını Mahsup Ettirmek”


Uygulamada bazı hüküm fıkralarında, hatalı şekilde “yabancı mahkemece verilen cezanın tamamının mahsubu” gibi ifadeler görülebiliyor. Yargıtay bu tür hataları, doğru formüle çevirerek düzeltilmesini ister:Doğru olan; yabancı ülkede gözaltı/tutukluluk/hükümlülükte fiilen geçirilen sürenin mahsup edilmesidir.


6) Adli Para Cezasında Mahsup Olur mu? (Yargıtay’ın Net Yaklaşımı)


Vatandaşın sık sorduğu kritik soru:“Yurt dışındaki süre, Türkiye’de adli para cezasından da düşer mi?”


Yargıtay uygulamasında; TCK m.16’nın uygulanmasında adli para cezasının da mahsup kapsamına alınması hatalı bulunmuştur. Örneğin Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin bir kararında, TCK m.16 uyarınca yabancı ülkede geçirilen sürenin mahsubu değerlendirilirken adli para cezasının da mahsubuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiş ve hüküm bu nedenle düzeltilmiştir.


Uygulamada doğru yaklaşım: TCK m.16, doğası gereği özgürlükten yoksun kalınan sürenin, Türkiye’de verilecek ceza ile ilişkilendirilmesini öngörür; cezanın türü ve hüküm fıkrasının kurulumu somut olaya göre teknik değerlendirme gerektirir.


7) Adli Kontrol (İmza, Yurtdışı Yasağı, Ev Hapsi) Mahsupta Sayılır mı?


Türkiye bakımından önemli bir kural var:CMK m.109/6, adli kontrol altında geçen sürenin kural olarak cezadan mahsup edilemeyeceğini; ancak bazı istisnalar bulunduğunu düzenler. Buna göre:


  • Genel kural: Adli kontrol süresi mahsup edilmez.


  • İstisnalar: (e) bendindeki tedavi/muayene tedbirleri ve (j) bendindeki konutu terk etmeme (ev hapsi) bakımından istisna vardır; ayrıca ev hapsinde her iki gün 1 gün mahsup olacak şekilde özel bir oran öngörülmüştür.


Yurt dışındaki “ev hapsi/konutu terk etmeme” benzeri tedbirler açısından ise, Türk mahkemesi somut tedbirin niteliğini ve belgelendirmeyi değerlendirerek, bunun TCK m.16’daki kavramlarla (özellikle tutukluluk/hükümlülük düzeyinde fiili özgürlük kısıtlaması) karşılanıp karşılanmadığına bakar. Bu nedenle, yurt dışı ev hapsi iddiasında belge ve süre dökümü kritik önem taşır.


8) Mahsup Nasıl İstenir? Uygulamada Pratik Yol Haritası


Mahsup hakkı “kendiliğinden” gündeme gelebilse de, hak kaybı yaşamamak için şu pratik yol izlenir:


  1. Kovuşturma aşamasında (dava görülürken): Mahkemeden, hüküm kurarken TCK m.16 uyarınca mahsup cümlesini hüküm fıkrasına yazmasını talep edin. (En doğru ve temiz çözüm budur.)


  2. Hüküm kesinleşmişse ve mahsup hükümde yoksa / eksikse: Yurt dışı sürelerin hesaplanması ve infaz hesabına işlenmesi bakımından, uygulamada dosyanın bulunduğu aşamaya göre infaz hesabını yapan merciler ve gerektiğinde infaz hâkimliği denetimi devreye girer. Bu noktada doğru başvuru stratejisi; hangi evrakın nerede bulunduğuna, kesinleşme şerhine ve infaz dosyasının durumuna göre belirlenir.


  3. Belgelendirme (olmazsa olmaz):

    • Yabancı ülke yakalama/gözaltı/tutuklama kararları

    • Cezaevi giriş-çıkış kayıtları, süre dökümleri

    • Dava dosyası karar örneği (varsa)

    • Onay/tercüme gerektiren evraklar (somut ülkeye göre değişir)


9) Ankara Uygulaması Açısından Kısa Not


Ankara’da (özellikle Ankara Batı Adliyesi ve çevresinde) yurt dışı bağlantılı dosyalarda en çok karşılaşılan pratik sorun, mahsup talebinin belge eksikliği nedeniyle sürüncemede kalmasıdır. Bu yüzden dosyanın başında; yurt dışı evrakların onaylı örneğinin getirtilmesi, tercümesinin yaptırılması ve sürelerin netleştirilmesi yönünde aktif takip, mahsup hakkını fiilen kullanılabilir kılar.


10) Sonuç: TCK m.16, “Çifte Ceza” Riskini Önleyen Bir Güvencedir


TCK m.16’nın özü şudur:Aynı fiil nedeniyle yurt dışında özgürlüğünüz kısıtlandıysa; Türkiye’de aynı suçtan verilecek cezadan bu süre düşülmelidir. Ancak mahsup, çoğu zaman teknik bir infaz–hüküm fıkrası meselesine dönüştüğünden; doğru hukuki nitelendirme + güçlü belgelendirme birlikte yürütülmelidir.


Sıkça Sorulan Sorular


1) Yurt dışında gözaltında kaldım. Türkiye’de cezamdan düşer mi?

Evet; aynı fiil/suç nedeniyle yurt dışında gözaltında geçen süre, Türkiye’de verilecek cezadan TCK m.16 uyarınca mahsup edilir. 


2) Yurt dışında tutuklu kaldım ama sonra beraat ettim. Türkiye’de mahsup olur mu?

TCK m.16, yabancı ülkede “bir suçtan dolayı” gözaltı/tutukluluk gibi özgürlük kısıtlaması hâllerini esas alır. Yurt dışında beraat edilmesi tek başına mahsupu dışlamaz; belirleyici olan aynı fiil bağlantısı ve sürelerin belgelendirilmesidir. 


3) Yurt dışında hapis cezası yattım. Türkiye’de aynı dosyadan ceza alırsam tamamı mı düşer?

Tamamı değil; teknik olarak düşen şey yabancı mahkemenin cezası değil, hükümlülükte fiilen geçirilen süredir (cezaevi günleri gibi).


4) Yurt dışındaki süre başka bir suçtan dolayıydı; Türkiye’deki dosyama mahsup edilir mi?

Kural olarak hayır. TCK m.16, “aynı suçtan dolayı” şartını arar.


5) “Gözlem altında” ne demek?

Ceza yargılaması bağlantılı olarak kişinin sağlık/akıl hastalığı yönünden değerlendirilmesi için özgürlüğünün kısıtlandığı gözlem tedbirlerini ifade eder. Türk hukukunda bu kavramın tipik karşılığı CMK’daki “gözlem altına alınma” düzenlemesidir.


6) Mahsup kararı otomatik mi uygulanır, yoksa ayrıca talep mi gerekir?

Mahsup hakkı kanundan doğar; ancak uygulamada hüküm fıkrasına doğru yazdırmak ve yurt dışı evrakını sunmak çoğu dosyada belirleyicidir. Bu nedenle talep edilmesi ve belgelendirilmesi pratikte önem taşır.


7) Yurt dışında ev hapsi (konutu terk etmeme) vardı. Bu süre mahsup edilir mi?

Türkiye’de adli kontrolün genel kuralı mahsup edilmez; ancak konutu terk etmeme için istisna ve 2 gün = 1 gün mahsup oranı vardır. Yurt dışı ev hapsi bakımından ise, tedbirin niteliği ve belgesi somut olaya göre değerlendirilir.


8) Adli kontrol (imza, yurtdışı yasağı) süresi cezamdan düşer mi?

Türkiye bakımından kural olarak düşmez; CMK m.109/6 açıkça düzenler.


9) Yurt dışı süreyi nasıl ispatlarım?

En güçlü deliller: cezaevi giriş-çıkış kayıtları, gözaltı/tutuklama kararları, süre dökümü ve bunların onaylı örnek/tercümesidir.


10) Yurt dışındaki süre, Türkiye’de adli para cezasından da düşer mi?

Yargıtay uygulamasında, TCK m.16 kapsamında adli para cezasının da mahsubuna karar verilmesi hatalı bulunmuştur.


11) Mahsup yapılırsa denetimli serbestlik/koşullu salıverme tarihim değişir mi?

Mahsup, kalan ceza miktarını düşürdüğü için infaz hesabını ve buna bağlı tarihlendirmeleri fiilen etkileyebilir. Somut infaz hesabı, hükmün niteliğine ve infaz rejimine göre ayrıca yapılır.


12) Mahsup talebim reddedilirse ne yapabilirim?

Reddin gerekçesi çoğunlukla aynı fiil bağının kurulamaması veya belge/süre netliğinin olmamasıdır. Öncelikle belge seti güçlendirilir; sonrasında dosyanın aşamasına göre infaz hesabını yapan merciler ve denetim yolları değerlendirilir.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Yorumlar


bottom of page