TCK m.15 (2026) – Soruşturma Koşulu Olan Cezanın Hesaplanması
- Av. Mete ŞAHİN

- 25 Oca
- 6 dakikada okunur

(Yurt dışında işlenen suçlarda Türkiye’de soruşturma/kovuşturma şartı olarak “ceza miktarı” nasıl belirlenir? Ağırlaştırıcı–hafifletici nedenler nasıl dikkate alınır?)
1) Konu neden önemli?
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) yurt dışında işlenen suçlarda Türkiye’nin yargılama yetkisini düzenleyen hükümlerinde (özellikle TCK m.11 ve m.12), bazı hâllerde soruşturma/kovuşturmanın başlayabilmesi “suçun ceza miktarı” gibi objektif bir eşiğe bağlanmıştır. Uygulamada asıl tereddüt şudur:
“Eşik” değerlendirilirken yalnızca suçun temel hâlinin kanundaki cezası mı dikkate alınacak?
Yoksa iddia edilen nitelikli hâl (kanuni ağırlaştırıcı nedenler) ve kanuni hafifletici nedenler de hesaba katılacak mı?
İşte TCK m.15, bu tereddüdü çözmek için konulmuş teknik bir “hesaplama” maddesidir.
2) “Soruşturma koşulu” ne demek?
Buradaki “soruşturma koşulu”, ceza hukukunda sık görülen “şikâyet”, “izin”, “talep” gibi klasik muhakeme şartlarına ek olarak, bazı durumlarda soruşturmanın/yargılamanın açılabilmesi için ceza miktarının bir eşiği karşılaması anlamına gelir.
Bu sistemin en tipik örnekleri, yurt dışında işlenen suçlarda karşımıza çıkar:
TCK m.11’de ceza eşiği ve şikâyet bağlantısı
TCK m.11’de bazı hâllerde, suçun ceza alt sınırına göre şikâyet koşulu devreye girebilmektedir (metinde “aşağı sınırı bir yıldan az…” olan suçlarda şikâyet şartı ve 6 aylık süre vurgulanır).
TCK m.12’de ceza eşiği ve Adalet Bakanı istemi bağlantısı
TCK m.12’de, yabancı tarafından yabancı ülkede işlenen ve Türkiye’nin zararına olan suçlarda en az bir yıl alt sınır gibi eşikler; ayrıca mağdur yabancıysa kimi hâllerde “aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezası” eşiği gibi daha yüksek kriterler bulunur ve bazı fıkralarda Adalet Bakanının istemi şartı yer alır.
Özetle: Ceza eşiği, “Türkiye’de soruşturma/yargılama kapısını açan anahtar” hâline gelebilir.
3) Seçimlik ceza varsa: TCK m.14 devreye girer
TCK m.14, TCK m.11 ve m.12 bağlamında önemli bir ek kural koyar:
Suçun düzenlendiği maddede hapis cezası ile adlî para cezası seçimlik öngörülmüşse, bu hâllerde soruşturma veya kovuşturma açılmaz.
Bu hüküm, uygulamada çoğu kez TCK m.15 ile birlikte okunur: Önce “seçimlik ceza engeli” kontrol edilir (m.14), ardından ceza eşiği hesabı gerekiyorsa (m.15) hesap yapılır.
4) TCK m.15’in metni (güncel hüküm)
TCK m.15/1:
“Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanunî ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanunî hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.”
Bu cümle kısa ama yoğun içeriklidir. İki kritik ifade var:
Kanunî ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı
Kanunî hafifletici nedenlerin yukarı sınırı
5) Madde gerekçesi neyi hedefliyor?
Uygulamada “hangi ceza esas alınacak?” sorusuna açıklık getirmek amaçlanmıştır: Suçun maddesindeki temel ceza mı, yoksa iddia çerçevesinde ağırlaştırıcı/hafifletici nedenlerle ulaşılan ceza mı? Gerekçe, bu gibi hâllerde soruşturma aşamasında ileri sürülen ağırlaştırıcı nedenlerin minimum etkisi ve hafifletici nedenlerin maksimum etkisi dikkate alınarak “soruşturmaya esas cezanın” bulunacağını söyler.
Bu yaklaşımın pratik sonucu şudur:Eşik değerlendirmesi, soyut bir “tahmini hüküm” değildir; kanuni (normatif) artırım/indirim aralıklarıyla yapılan teknik bir hesaplamadır.
6) “Ağırlaştırıcı aşağı sınır / hafifletici yukarı sınır” ne anlama gelir?
6.1. Kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin “aşağı sınırı”
Eğer soruşturma evresinde kanuni bir nitelikli hâl (veya kanuni artırım sebebi) ileri sürülmüşse, hesaplamada bu artırımın en düşük uygulanma ihtimali esas alınır.
Amaç: Henüz soruşturma aşamasında, ağırlaştırıcı nedenin kesin uygulanacağı varsayımıyla “en ağır” senaryoyu otomatik dayatmamak; asgari artırım üzerinden objektif bir taban kurmak.
6.2. Kanuni hafifletici nedenlerin “yukarı sınırı”
Soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni hafifletici nedenler (ör. kanunun indirim aralığı tanıdığı kurumlar) varsa, hesaplamada en yüksek indirim ihtimali dikkate alınır.
Amaç: Henüz soruşturma aşamasında, hafifletici nedenler bakımından şüpheli/sanık lehine en geniş ihtimali hesaba katarak “eşik hesabını” adil ve ihtiyatlı kurmak.
Bu mantık, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun farklı bir usul tartışması içinde dahi TCK m.15’teki yaklaşımı referans göstererek ceza-miktarına bağlı değerlendirmelerde normatif çerçeveye dikkat çektiği bölümlerde de görülür.
7) Hesaplama nasıl yapılır? (Pratik kılavuz – 6 adım)
Adım 1: “Ceza miktarı soruşturma koşulu” doğuran hükmü tespit edin
Somut olay hangi maddede (ör. TCK m.11 veya m.12 kapsamındaki bir yurt dışı fiil) “ceza alt sınırı” eşiğine bağlanmış?
Adım 2: Suçun temel hâlinin kanuni ceza aralığını yazın
Önce suçun “temel” cezası (alt–üst sınır) ortaya konur.
Adım 3: Soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenleri belirleyin
Nitelikli hâl iddiası var mı?
Kanuni artırım maddesi uygulanıyor mu?
Adım 4: Ağırlaştırıcı nedenlerin “aşağı sınırını” uygulayın
Artırım bir aralık içeriyorsa minimum artırım; sabitse sabit oran/etki esas alınır.
Adım 5: Soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni hafifletici nedenleri belirleyin
Kanuni indirim aralığı tanıyan bir kurum ileri sürülmüş mü?
Adım 6: Hafifletici nedenlerin “yukarı sınırını” uygulayın ve eşiğe kıyaslayın
İndirim aralığı varsa maksimum indirim ihtimali esas alınır ve çıkan sonuç, ilgili maddede aranan eşik ile karşılaştırılır.
8) Somut bir örnek (artırımlı cezanın alt sınırının nasıl değiştiğini gösteren şablon)
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bir kararında, temel ceza aralığı ile kanuni artırım birlikte değerlendirilince alt sınırın nasıl yükseldiği açıkça örneklenir:Temel ceza 5 yıldan 10 yıla, kanuni artırım (ör. yarı oranında artırım) uygulanınca alt sınır 7 yıl 6 aya çıkabilmektedir.
Bu örnek, TCK m.15 mantığını anlamak için iyi bir şablondur: Eşik hesabı yapılacaksa, sadece “temel ceza”ya bakmak çoğu zaman yanıltıcı olabilir.
9) Uygulamada en sık yapılan hatalar
Sadece temel cezaya bakmak: Nitelikli hâl/kanuni artırım ileri sürülmüşse, TCK m.15 hesabı bunu dışlayamaz.
Hesabı “hakimin takdiri” sanmak: TCK m.15, mahkemenin ileride vereceği cezayı tahmin etmez; kanuni aralıklarla eşik hesabı yapar.
TCK m.14’ü atlamak: TCK m.11–12 bağlamında suç maddesinde hapis/adli para seçimlik ise, m.14 nedeniyle zaten soruşturma/kovuşturma açılmayabilir.
Ceza eşiği ile diğer usul eşiklerini karıştırmak: Basit yargılama, uzlaştırma, zorunlu müdafi, tutuklama yasağı, temyiz sınırı gibi birçok kurum “ceza miktarı” ile temas eder; fakat her kurumun dayanağı ve yorum rejimi ayrı olabilir. Bu yüzden TCK m.15’in asıl bağlamı (soruşturma koşulu doğuran hâller) mutlaka belirtilmelidir.
10) 2026 itibarıyla kısa sonuç
TCK m.15, “ceza miktarının soruşturma şartı olduğu” durumlarda hesabın nasıl yapılacağını emredici şekilde düzenler.
Hesapta, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin minimum etkisi ve kanuni hafifletici nedenlerin maksimum etkisi esas alınır.
Konu çoğunlukla TCK m.11–m.12 (yurt dışı suçlar) ekseninde karşımıza çıkar; ayrıca ceza-miktarına bağlı başka kurumlardaki tartışmalarda da TCK m.15’teki yaklaşım bir “referans mantık” olarak anılabilmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
1) TCK m.15 hangi dosyalarda gerçekten “doğrudan” uygulanır?
En tipik uygulama alanı, ceza miktarını soruşturma/kovuşturma şartı yapan düzenlemelerdir. Bu bağlamda özellikle TCK m.11–m.12 yurt dışı suç hükümlerinde gündeme gelir.
2) “Soruşturma koşulu olan ceza” ile “verilecek ceza” aynı şey mi?
Hayır. TCK m.15, mahkemenin ileride vereceği cezayı tahmin etmek için değil; eşik/şart değerlendirmesi için kanuni artırım–indirim aralıklarıyla teknik hesap yapmak içindir.
3) Kanuni ağırlaştırıcı neden ne demektir?
Suçun temel hâline eklenen ve kanunda cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli hâl/artırım sebepleridir. TCK m.15, soruşturma evresinde ileri sürülen bu nedenlerin aşağı sınırının dikkate alınacağını söyler.
4) Kanuni hafifletici neden ne demektir?
Kanunda düzenlenmiş, şartları oluştuğunda cezada indirim yapılmasına yol açan kurumlardır. TCK m.15, soruşturma evresinde ileri sürülen bu nedenlerin yukarı sınırının (en yüksek indirim ihtimalinin) dikkate alınacağını belirtir.
5) Neden ağırlaştırıcıda “aşağı”, hafifleticide “yukarı” sınır alınıyor?
Kanun koyucu, soruşturma aşamasındaki belirsizlikte objektif ve ihtiyatlı bir eşik hesabı hedefler: ağırlaştırıcı iddialarda asgari, hafifletici ihtimallerde azami etkiyi esas alarak “soruşturmaya esas ceza”yı belirler.
6) Hem nitelikli hâl hem hafifletici neden varsa ne olur?
TCK m.15’in yöntemi aynıdır: önce ileri sürülen ağırlaştırıcı nedenlerin asgari etkisi, ardından ileri sürülen hafifletici nedenlerin azami etkisiyle hesap yapılır ve çıkan sonuç ilgili eşiğe kıyaslanır.
7) TCK m.14 “seçimlik ceza” kuralı neyi değiştirir?
TCK m.11 ve m.12 kapsamındaki hâllerde, suç maddesinde hapis/adli para seçimlik öngörülmüşse soruşturma veya kovuşturma açılmaz. Bu, ceza eşiği hesabından önce kontrol edilmesi gereken kritik bir filtredir.
8) TCK m.12’de “Adalet Bakanının istemi” ne anlama gelir?
TCK m.12’de bazı hâllerde Türkiye’de yargılama yapılabilmesi, Adalet Bakanlığının istemi şartına bağlanmıştır. Bu, kanunun açıkça aradığı bir muhakeme şartıdır.
9) TCK m.11’de şikâyet süresi nasıl işler?
Metinde, belirli hâllerde şikâyetin Türkiye’ye girişten itibaren altı ay içinde yapılması gerektiği belirtilir. Bu tür süreler somut olayda çok kritik sonuç doğurabilir.
10) Yurt dışında aynı fiilden yargılama yapıldıysa Türkiye’de tekrar yargılama olur mu?
Bu soru, somut olaya göre TCK m.12’nin ilgili fıkraları ve diğer hükümlerle birlikte ayrıca değerlendirilir. Bazı hâllerde yeniden yargılamaya dair açık düzenlemeler bulunur.
11) Savcılık ceza eşiğini yanlış hesapladıysa ne yapılabilir?
Soruşturma işlemlerinde, muhakeme şartına ilişkin itirazlar (dosyanın niteliğine göre) dilekçeyle ileri sürülebilir; iddianame aşamasında da bu tür eksiklikler tartışma konusu olur. Somut yol, dosyanın konusuna ve safhasına göre değişir.
12) Bu konu “tutuklama yasağı / zorunlu müdafi / basit yargılama” gibi kurumlarla aynı şey mi?
Aynı şey değildir. Ancak ceza miktarına bağlı birçok kurum olduğundan karıştırılır. Öğretide ve kararlarda, bu eşiklerin nasıl belirleneceği tartışılırken TCK m.15 gibi hükümler “benzer mantık” bakımından anılabilmektedir.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar