TCK 190: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme Suçu – Teori, Uygulama ve Savunma Rehberi
- Av. Mete ŞAHİN

- 22 Ara 2025
- 14 dakikada okunur

Türk Ceza Hukuku sistematiği içerisinde, uyuşturucu maddelerle mücadele stratejisi üç temel sacayağı üzerine kurulmuştur: Arzın engellenmesi (ticaret suçu), talebin engellenmesi (kullanma suçu) ve bu iki alan arasındaki geçişkenliği sağlayan ortamın veya motivasyonun ortadan kaldırılması. İşte bu üçüncü ve en kritik alan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 190. maddesinde düzenlenen "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma ve Özendirme" suçudur. Bu suç tipi, doğrudan maddeyi satan veya kullanan kişi olmasa dahi, bu eylemlerin gerçekleşmesine lojistik, mekânsal veya psikolojik zemin hazırlayan faili cezalandırmayı hedefler.
Eğer bir kişi; uyuşturucu madde kullanılması için özel bir yer, donanım veya malzeme sağlarsa, kullananların yakalanmasını zorlaştırıcı önlemler alırsa, kullanım yöntemleri hakkında başkalarına bilgi verirse (TCK 190/1) veya sosyal medya dahil herhangi bir mecrada uyuşturucu kullanımını övücü, özendirici paylaşımlar yaparsa (TCK 190/2), hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılır. Bu suçun en kritik özelliği, "özel kast" ile işlenmesidir; yani failin eylemi gerçekleştirirken uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma veya özendirme amacıyla hareket ettiğinin ispatlanması gerekir.
Günümüz dijital çağında, özellikle Instagram, Twitter (X) ve TikTok gibi platformlarda yapılan paylaşımlar veya rap şarkı sözleri nedeniyle "özendirme" suçlamasıyla karşılaşan bireylerin sayısı artmaktadır. Ankara ve çevresindeki adli uygulamalarda, özellikle Yenimahalle avukat ve hukuk çevrelerinin gözlemlediği üzere, Siber Suçlarla Mücadele ekiplerinin re'sen yaptığı sanal devriyeler neticesinde açılan soruşturmaların büyük bir kısmı TCK 190/2 (Özendirme) maddesine dayanmaktadır. Suçun basın-yayın yoluyla (internet dahil) işlenmesi cezayı yarı oranında artırdığından, verilecek cezanın alt sınırı 7.5 yıla çıkmakta ve bu durum şüphelilerin tutuklu yargılanma riskini ciddi oranda yükseltmektedir. Bu blog, suçun unsurlarını, soruşturma ve kovuşturma evrelerini ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarını en ince ayrıntısına kadar incelemektedir.
1. Giriş: Türkiye'nin Uyuşturucu ile Mücadele Politikası ve TCK 190'ın Yeri
Uyuşturucu suçları, bireysel bir sağlık sorunu olmanın ötesinde, toplumun genel güvenliğini, ekonomik yapısını ve genç nesillerin geleceğini tehdit eden, sınır aşan bir suç türü olarak kabul edilir. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla uyuşturucu trafiğinin güzergahında bulunması nedeniyle, bu suçlarla mücadelede son derece sert ve kapsamlı bir ceza politikası izlemektedir. 2005 yılında yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, bu sert politikanın bir yansıması olarak, uyuşturucu suçlarını "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlığı altında düzenlemiş ve önceki kanuna kıyasla cezaları artırmıştır.
Bu bağlamda TCK 190, "yardım etme" veya "iştirak" kurumlarının ötesine geçerek, kolaylaştırıcı eylemleri "bağımsız bir suç tipi" olarak tanımlamıştır. Yani, fail uyuşturucu ticareti yapan kişiye yardım etmese bile, sadece kullanıcının işini kolaylaştırarak kamu sağlığını tehlikeye attığı için cezalandırılmaktadır. Bu durum, kanun koyucunun "tehlike suçu" yaratma iradesini gösterir; zarar (yani kişinin uyuşturucu kullanıp sağlığının bozulması) gerçekleşmese bile, bu ortamın hazırlanması cezalandırma için yeterlidir.
Ankara Adliyesi ve Ankara Batı Adliyesi yetki alanlarındaki ağır ceza ve asliye ceza mahkemelerinin pratiklerine bakıldığında, TCK 190 davalarının genellikle iki ana kategoride yoğunlaştığı görülmektedir: Birincisi, ev partileri veya "şok evleri" olarak tabir edilen mekanlarda yapılan baskınlar sonucu oluşan "yer temini" dosyaları; ikincisi ise sosyal medya fenomenleri ve müzisyenlere yönelik "özendirme" dosyalarıdır. Her iki kategori de ispat hukuku açısından farklı dinamikler barındırır ve savunma stratejilerinin bu dinamiklere göre şekillendirilmesi gerekir.
2. Suçun Maddi Unsurları ve Hareket Tipleri
TCK 190, seçimlik hareketli bir suçtur. Kanun metninde sayılan hareketlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi, suçun oluşumu için yeterlidir. Bu hareketlerin hepsi aynı amaçla (kullanımı kolaylaştırmak) yapılsa da, icra şekilleri bakımından birbirinden ayrılır.
2.1. Özel Yer, Donanım veya Malzeme Sağlama (TCK 190/1-a)
Bu bent, uygulamada en çok tartışılan ve Yargıtay kararlarına en sık konu olan düzenlemedir. Kanun koyucu, uyuşturucu kullanımının fiziki koşullarının sağlanmasını cezalandırmaktadır. Ancak buradaki "yer" ve "malzeme" kavramlarının sınırları iyi çizilmelidir.
2.1.1. "Özel Yer" Kavramı ve Yargıtay'ın Daraltıcı Yorumu
Kanun metnindeki "özel yer" ifadesi, sıradan bir mekanı (bir evin salonu, bir arabanın içi, bir park bankı) kapsamaz. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin istikrar kazanmış içtihatlarına göre, failin cezalandırılabilmesi için mekanın uyuşturucu kullanımı amacıyla "tahsis edilmiş" veya bu amaçla "hazırlanmış" olması gerekir.
Ev Ortamı: Bir kişinin kendi evinde arkadaşlarıyla toplanıp uyuşturucu madde kullanması, evi "özel yer" haline getirmez. Yargıtay, bu tür durumlarda "birlikte kullanma iradesi"nin ön planda olduğunu kabul eder. Eğer ev sahibi, uyuşturucuyu temin etmiyor, sadece mekanını arkadaşlık ilişkisi çerçevesinde açıyorsa ve evde uyuşturucu kullanımı için özel bir düzenek (havalandırma sistemi, özel ışıklandırma, dışarıdan izolasyon, sadece bu iş için ayrılmış bir oda) yoksa, eylem TCK 190 kapsamında değerlendirilmez. Bu durumda eylem genellikle TCK 191 (Kullanmak için bulundurma) kapsamında kalır. Ancak, ev sahibi evini "randevu evi" gibi uyuşturucu partileri için saatlik veya gecelik olarak başkalarına kiralıyorsa, burada ticari bir organizasyon veya sistematik bir tahsis olduğu için TCK 190/1 suçu oluşur.
İşletmeler ve Kafe/Barlar: Umuma açık bir işletmede, işletme sahibinin veya çalışanlarının bilgisi dahilinde uyuşturucu kullanılmasına göz yumulması, hatta bunun için "arka oda", "VIP oda" gibi alanların kullandırılması durumunda "özel yer sağlama" suçu sübut bulur. Bu durumda fail, hem hapis cezası alır hem de iş yeri kapatma cezası gibi idari yaptırımlarla karşılaşır.
2.1.2. Donanım ve Malzeme Sağlama
Uyuşturucu maddenin vücuda alınmasını sağlayan araçların temini bu kapsamdadır. Ancak her malzeme suç unsuru oluşturmaz.
Suç Oluşturan Malzemeler: Uyuşturucu kullanımı için özel olarak üretilmiş veya modifiye edilmiş araçlar. Örneğin; "bong" tabir edilen cam düzenekler, esrar içimi için hazırlanmış özel nargileler, şaşal düzenekleri, hassas teraziler (dozaj ayarlama amaçlı ise), enjektör setleri.
Suç Oluşturmayan Malzemeler: Günlük hayatta kullanılan ve uyuşturucu kullanımı dışında da asli fonksiyonu olan eşyalar. Örneğin; çarşaf (sigara kağıdı), çakmak, alüminyum folyo, pipet, kaşık. Bu malzemelerin temini, tek başına TCK 190 suçunu oluşturmaz; zira bu eşyaların asli üretim amacı uyuşturucu kullanımı değildir. Yargıtay, bu malzemelerin "özel donanım" niteliğinde olup olmadığının bilirkişi raporuyla tespit edilmesini aramaktadır.
2.2. Kullananların Yakalanmalarını Zorlaştıracak Önlemler Alma (TCK 190/1-b)
Bu seçimlik hareket, failin polis veya diğer kolluk birimlerinin denetimini engellemeye yönelik aktif çabalarını içerir.
Gözcülük Yapmak: Uyuşturucu kullanılan mekanın dışında bekleyerek polisin geldiğini haber vermek.
Gizleme Yöntemleri: Uyuşturucu kokusunu bastırmak için ağır kimyasal spreyler veya tütsüler kullanmak, mekana gizli kaçış tünelleri veya bölmeleri inşa etmek, güvenlik kamerası sistemini polisin gelişini izlemek için kullanmak.
İmha Düzeneği: Baskın anında uyuşturucuyu hızla yok etmek (tuvalete dökmek, yakmak) için önceden sistem kurmak.
Bu eylemler, TCK 281 (Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme) suçuyla karıştırılmamalıdır. TCK 281 suç işlendikten sonra delilleri karartmayı cezalandırırken, TCK 190/1-b suçu işlenirken (kullanım devam ederken) yakalanmayı engellemeyi hedefler. Aradaki fark, zamanlama ve amaçtadır.
2.3. Kullanma Yöntemleri Konusunda Başkalarına Bilgi Verme (TCK 190/1-c)
Bu bent, bilgi transferini suç saymaktadır. Ancak buradaki bilginin niteliği önemlidir.
Öğretici Bilgi: Uyuşturucunun nasıl damardan alınacağı, nasıl ısıtılacağı, hangi maddelerle karıştırılırsa etkisinin artacağı, dozajın nasıl ayarlanacağı gibi teknik ve uygulamalı bilgilerin verilmesi suçtur.5
Genel Kültür: Uyuşturucunun tarihçesi, kimyasal yapısı veya zararları hakkında konuşmak suç değildir. Suçun oluşması için verilen bilginin, alıcının uyuşturucu kullanmasını "kolaylaştırması" gerekir. Örneğin, "X maddesini Y ile karıştırırsan daha çok kafa yapar" demek bu suçu oluştururken; "X maddesi 1900'lerde ilaç olarak kullanılmış" demek oluşturmaz.
2.4. Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Alenen Özendirme (TCK 190/2)
Hukuk dünyasında ve kamuoyunda en çok tartışılan fıkra budur. Özendirme suçu, somut bir yer veya malzeme sağlamaktan ziyade, zihinsel bir teşviki ifade eder.
2.4.1. Aleniyet Unsuru
Suçun oluşması için eylemin "alenen" yapılması şarttır. Aleniyet, fiilin belirsiz sayıda kişi tarafından görülme, duyulma veya algılanma olasılığının bulunmasıdır.
Sosyal Medya: Instagram, Twitter, TikTok, YouTube gibi platformlarda "herkese açık" (public) hesaplardan yapılan paylaşımlar, aleniyet şartını doğrudan sağlar. Kapalı (private) hesaplarda ise takipçi sayısı ve takipçi kabul kriterlerine (herkesi kabul edip etmediğine) bakılır.
Kamusal Alanlar: Sokakta, parkta, konser alanında, okul önünde yapılan konuşmalar veya giyilen tişörtler (üzerinde uyuşturucu görselleri ve övücü yazılar olan) aleniyet unsurunu karşılar.
2.4.2. Özendirme Eyleminin Niteliği
Özendirme; uyuşturucu kullanımını övmek, güzel göstermek, sorunlardan bir kaçış yolu olarak sunmak, kullanıcılara statü veya ayrıcalık atfetmek, maddenin zararlarını önemsizleştirmek gibi şekillerde gerçekleşebilir.
Görsel Paylaşımlar: Esrar yaprağı, uyuşturucu hap, şırınga, duman altı ortam görsellerinin estetik filtrelerle, "cool" bir yaşam tarzı imajıyla paylaşılması.
Sözlü İfadeler: "Kafamın güzelliği", "Dertleri dumanla at", "Şeker at patla" gibi uyuşturucu alt kültürüne ait jargonun olumlayıcı bağlamda kullanılması.
2.4.3. Basın ve Yayın Yoluyla İşlenmesi (Nitelikli Hal)
TCK 190/2'nin ikinci cümlesi, suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılacağını hükme bağlamıştır. İnternet ortamı, 5651 sayılı Kanun ve TCK tanımları gereği "basın ve yayın" aracı sayılmaktadır. Dolayısıyla, bir kafede arkadaş grubuna uyuşturucuyu öven kişi 5-10 yıl arası ceza alırken; aynı cümleleri Instagram'da paylaşan kişi 7.5-15 yıl arası ceza ile yargılanır. Bu ağırlaştırıcı neden, sosyal medya kullanıcıları için büyük bir risk faktörüdür.
3. Manevi Unsur: Özel Kast ve İspat Sorunu
TCK 190, taksirle (dikkatsizlik veya tedbirsizlikle) işlenebilen bir suç değildir. Sadece kasten işlenebilir; hatta Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre "özel kast" (saik) aranır. Failin eylemi gerçekleştirirken, bilinçli ve iradi olarak "karşı tarafın uyuşturucu kullanmasını kolaylaştırma" veya "toplumu uyuşturucuya özendirme" amacıyla hareket etmesi gerekir.
İspat Sorunu ve Savunma:
Mizah ve İroni: Sanıklar genellikle "şaka yaptım", "mizah amaçlı paylaştım" veya "film repliğiydi" savunmalarını yaparlar. Mahkemeler bu savunmayı değerlendirirken, paylaşımın bütününe, sanığın geçmiş paylaşımlarına, takipçi kitlesiyle etkileşimine ve paylaşımın objektif olarak yarattığı etkiye bakar. Eğer paylaşım mizah sınırlarını aşıp, uyuşturucuyu normalleştiriyorsa, mizah savunması geçersiz kalabilir.
Sanatsal Özgürlük: Rap şarkıcılarının şarkı sözleri veya video klipleri söz konusu olduğunda, Anayasa'nın 27. maddesindeki "Sanat Hürriyeti" ile kamu sağlığı çatışır. Yargıtay, sanatsal üretimin suç işleme özgürlüğü vermediğini, ancak her uyuşturucu atfının da özendirme olmadığını belirtir. Özendirme kastının "kuşkuya yer vermeyecek şekilde" ispatlanması gerekir.
4. İlgili Diğer Suçlarla Karşılaştırma ve Sınırlar
Hukuk pratiğinde TCK 190, sıklıkla TCK 188 (Ticaret) ve TCK 191 (Kullanma) ile karıştırılır. Bu suçlar arasındaki ince çizgiler, sanığın alacağı cezanın 2 yıldan mı yoksa 20 yıldan mı başlayacağını belirler.
4.1. TCK 190 (Kolaylaştırma) vs. TCK 188 (Ticaret)
En hayati ayrım buradadır.
Temin Eden Kim?: Eğer fail, uyuşturucu maddeyi bizzat temin edip (satın alıp, üretip veya saklayıp) mağdura veriyorsa, bu eylem "kolaylaştırma" değil, doğrudan "Uyuşturucu Madde Ticareti/Sağlama" (TCK 188/3) suçunu oluşturur. TCK 188'in cezası 10 yıldan az olamaz.
Rol: TCK 190'da fail maddeyi vermez; madde zaten vardır veya kullanıcı maddeyi kendisi getirmiştir. Fail sadece ortamı, aracı veya bilgiyi sağlar.
İçtima: Eğer bir kişi hem uyuşturucu satıyor hem de müşterisinin orada içmesi için yer sağlıyorsa, TCK 44 (Fikri İçtima) gereği daha ağır cezayı gerektiren TCK 188 (Ticaret) suçundan cezalandırılır. Ayrıca TCK 190'dan ceza verilmez.3
4.2. TCK 190 (Yer Temini) vs. TCK 191 (Kullanma)
Birlikte Kullanım: Arkadaş grubuyla evde toplanıp, ortaklaşa alınan veya kimin getirdiği belli olmayan uyuşturucunun kullanılması durumunda, ev sahibi dahil herkes TCK 191 (Kullanmak için bulundurma) suçundan işlem görür. Ev sahibine ayrıca "yer temini" suçlaması yapılabilmesi için, evin bu iş için özel olarak dizayn edildiğinin veya sistematik olarak kullandırıldığının ispatı gerekir.
Cezai Fark: TCK 191 suçunda "Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi" (KDAE) ve tedavi kararı verilirken (yani hapis yatılmaz), TCK 190 suçunda doğrudan hapis cezası yargılaması yapılır. Bu nedenle Ankara avukat desteği alan şüpheliler için dosyanın TCK 190'dan TCK 191'e dönüştürülmesi en temel savunma hedefidir.
4.3. Etkin Pişmanlık (TCK 192) Uygulanabilir mi?
Bu, hukuki bir mayın tarlasıdır. TCK 192'de düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, açıkça TCK 188 (İmal ve Ticaret) ve TCK 191 (Kullanma) suçları için öngörülmüştür. TCK 190 (Kolaylaştırma/Özendirme) suçu için kanunda özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır.
Risk: Şüphelinin "yer sağladığımı itiraf edersem cezam düşer" yanılgısıyla hareket etmesi, ceza indirimine değil, suçun sübutuna (kesinleşmesine) neden olabilir. Ancak, fail yer sağladığını kabul edip, uyuşturucuyu kimden aldıklarını veya büyük satıcıları ihbar ederse, TCK 192/3 hükümlerinin kıyasen uygulanıp uygulanmayacağı doktrinde tartışmalıdır; ancak Yargıtay uygulaması genellikle TCK 190 için etkin pişmanlığı kabul etmeme eğilimindedir. Bu nedenle itiraf stratejisi çok risklidir.
5. Soruşturma ve Kovuşturma Süreci
Bir vatandaşın TCK 190 suçlamasıyla karşı karşıya kaldığında yaşayacağı hukuki süreç şu aşamalardan oluşur:
Adım 1: Tespit ve Soruşturmanın Başlatılması
Siber Devriye: Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, özel yazılımlar ve anahtar kelime taramalarıyla (örn: "esrar", "bonzai", uyuşturucu emojileri) sosyal medyayı 7/24 tarar. Tespit edilen paylaşımların IP adresleri ve kullanıcı kimlikleri belirlenerek savcılığa bildirilir.
Fiziki Takip ve İhbar: Narkotik ekiplerinin torbacılara yönelik takibi sırasında, alıcıların yönlendirildiği evler veya mekanlar tespit edilir. Ayrıca CİMER, 112 veya Narko-Mobil uygulaması üzerinden gelen isimsiz ihbarlar da soruşturma başlatır.
Adım 2: Arama, El Koyma ve Dijital İnceleme
Arama Kararı (CMK 116): Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan kararla şüphelinin evinde, işyerinde ve aracında arama yapılır. Bu aramada ele geçen nargileler, folyolar, pipetler "suç eşyası" olarak kaydedilir. Yenimahalle avukat pratiğinde sıkça görülen bir durum; arama kararlarının bazen somut delilden yoksun, genel istihbari bilgiye dayalı olmasıdır. Bu durum, aramanın hukuka aykırılığı itirazına zemin hazırlar.
Dijital Materyal İncelemesi: Cep telefonu, bilgisayar ve tabletlere el konulur. CMK 134 uyarınca bu cihazlardan "imaj" (birebir kopya) alınır. Silinen WhatsApp mesajları, Instagram DM'leri veya fotoğraf galerisindeki yedeklenmiş görseller adli bilişim uzmanlarınca geri getirilebilir.
Adım 3: Gözaltı ve İfade
Şüpheli gözaltına alınır ve emniyete götürülür. Burada alınan ifade, davanın kaderini belirler. "Ben sadece evi verdim", "Şaka yaptım", "O madde uyuşturucu değil sandım" gibi beyanlar tutanağa geçer. Baskı altında alınan veya müdafi (avukat) huzurunda alınmayan ifadelerin delil değeri zayıftır, ancak mahkeme aşamasında bu durumu ispatlamak zordur.
Adım 4: Tutuklama Talebi ve Mahkeme Sorgusu
Savcı, şüpheliyi tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk eder. TCK 190, CMK 100/3'teki "katalog suçlar" arasında ismen sayılmasa da, "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" (TCK 188) ile yakın ilişkisi ve ceza üst sınırının yüksekliği (10-15 yıl) nedeniyle hakimler genellikle "kaçma şüphesi" veya "delil karartma ihtimali" gerekçesiyle tutuklama kararı verirler. Özellikle sosyal medya fenomenlerine yönelik soruşturmalarda, kamuoyu baskısı ve "örnek teşkil etme" saikiyle tutuklama tedbiri sık uygulanır.
Adım 5: İddianame ve Yargılama
Savcı, toplanan delillere (paylaşım ekran görüntüleri, bilirkişi raporları, tanık beyanları) dayanarak iddianame hazırlar. Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi'dir. Yargılama sürecinde sanığın savunması alınır, dijital deliller tartışılır ve tanıklar dinlenir.
6. Ceza Hesaplaması ve İnfaz Rejimi
TCK 190'dan alınan cezalar, TCK 188 kadar ağır olmasa da, infaz hukuku açısından ciddi sonuçlar doğurur.
Tablo: Ceza Alt ve Üst Sınırları
Suç Tipi | Dayanak Madde | Hapis Cezası | Adli Para Cezası |
Kolaylaştırma (Yer/Malzeme Temini) | TCK 190/1 | 5 Yıl - 10 Yıl | 1.000 - 10.000 Gün |
Özendirme (Temel Hal) | TCK 190/2 (ilk cümle) | 5 Yıl - 10 Yıl | 1.000 - 10.000 Gün |
Özendirme (Basın-Yayın/İnternet) | TCK 190/2 (son cümle) | 7.5 Yıl - 15 Yıl | Artırımlı |
Failin Sağlık Mesleği Mensubu Olması | TCK 190/3 | Yarı oranında artırılır | Artırımlı |
İnfaz Detayları:
HAGB ve Erteleme Yok: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve hapis cezasının ertelenmesi için cezanın 2 yıl veya altında olması gerekir. TCK 190'da alt sınır 5 yıl olduğu için, mahkumiyet halinde sanık doğrudan cezaevine girer.
Adli Para Cezası: Hapis cezasına ek olarak verilen adli para cezası da ödenmezse, bu ceza da hapse çevrilir.
Denetimli Serbestlik: Uyuşturucu suçlarında infaz oranı genellikle 1/2 veya 2/3 olarak uygulanır (suç tarihine ve mükerrirlik durumuna göre değişir). Örneğin 7.5 yıl (90 ay) ceza alan bir kişi, yatarını tamamladıktan sonra koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanarak tahliye olabilir, ancak siciline işlenen "uyuşturucu suçu" damgası hayat boyu kalır.
7. Sık Yapılan Hatalar ve Vatandaşın Dikkat Etmesi Gerekenler
Adli süreçte yapılan bazı hatalar, beraat edebilecek bir dosyayı mahkumiyete götürebilir.
"Nasılsa Silerim" Yanılgısı: Sosyal medyadaki suç unsuru paylaşımı silmek, delili yok etmez. Emniyet ve servis sağlayıcılar (Instagram vb.) log kayıtlarını tutar. Aksine, panikle silme işlemi "delil karartma" şüphesi doğurarak tutuklama nedeni olabilir.
Kollukta Avukatsız İfade Vermek: "Ben suçsuz olduğumu anlatırım, avukata gerek yok" düşüncesi en büyük hatadır. Uyuşturucu hukuku teknik bir alandır; "kullanmak için aldım" demek ile "arkadaşıma verdim" demek arasında 10 yıl fark vardır.
Etkin Pişmanlığı Yanlış Anlamak: Yukarıda belirtildiği gibi, TCK 190'da etkin pişmanlık yoktur. Yanlış stratejiyle yapılan itiraflar geri alınamaz.
Telefon Şifresini Vermek/Vermemek: Şüphelinin telefon şifresini verme zorunluluğu yoktur (kendini suçlamama hakkı). Ancak şifre verilmediğinde kolluk, cihazı kriminal incelemeye gönderir ve bu süreç aylar sürebilir, bu da tutukluluk süresini uzatabilir.
9. Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Sadece emoji kullanarak (yaprak, burun, şırınga vb.) TCK 190/2 suçunu işleyebilir miyim?
Cevap: Evet, işleyebilirsiniz. Yargıtay ve mahkemeler, emojileri bağlamıyla birlikte değerlendirir. Eğer bu emojiler uyuşturucu maddeyi ima eden, öven veya satışını/kullanımını çağrıştıran bir metin veya görselle (örneğin "mal geldi 🍁💨" şeklinde) kullanılmışsa, bu durum kuvvetli bir suç delili sayılır.
Soru: TCK 190 "Katalog Suç" mudur, tutuklanma garantisi var mı?
Cevap: Hayır, TCK 190 CMK 100/3 maddesinde sayılan "katalog suçlar" arasında yer almaz. Ancak, suçun cezasının alt sınırı (5 yıl ve üzeri) yüksek olduğu için hakimler genellikle "kaçma şüphesi" veya "delil karartma ihtimali" gerekçesiyle tutuklama kararı verebilmektedir.
Soru: Evde "şaşal" veya "kova" düzeneği bulunması TCK 190 (Kolaylaştırma) suçunu oluşturur mu?
Cevap: Eğer bu düzenekler basit ev eşyalarından (su şişesi, folyo) yapılmışsa ve sadece kişinin kendi kullanımı veya o anki arkadaş grubu için hazırlanmışsa, genellikle TCK 191 (Kullanma) kapsamında değerlendirilir. Ancak, evde profesyonel cam düzenekler (bong), hassas teraziler ve çok sayıda kişi için hazırlanmış ekipman bulunursa, "özel donanım sağlama" (TCK 190/1-a) suçlamasıyla karşılaşılabilir.
Soru: Amsterdam gibi uyuşturucunun serbest olduğu ülkelerde çektiğim videoları Türkiye'de paylaşırsam suç olur mu?
Cevap: Evet, suçtur. Eylemin yapıldığı ülkede yasal olması, Türk vatandaşının bunu Türk takipçilerine yönelik paylaşmasını meşru kılmaz. TCK m.8 ve m.190/2 gereği, içerik Türkiye'den erişilebilir olduğu için suç Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Soru: "Yer temini" ile "evde birlikte içmek" arasındaki fark nedir?
Cevap: Yargıtay kriterlerine göre, bir ev sahibi uyuşturucuyu temin etmiyor ve sadece arkadaşlarıyla birlikte içmek için evini açıyorsa, bu "birlikte kullanma" iradesidir ve TCK 190 değil, TCK 191 (Kullanma) suçunu oluşturur. TCK 190 için evin uyuşturucu kullanımı amacıyla özel olarak hazırlanmış olması veya ticari bir amaç güdülmesi gerekir.
Soru: TCK 190 suçunda "Etkin Pişmanlık" (itiraf indirimi) var mıdır?
Cevap: Kanunen hayır. TCK 192. maddedeki etkin pişmanlık hükümleri, TCK 188 (Ticaret) ve TCK 191 (Kullanma) suçları için geçerlidir. TCK 190 (Kolaylaştırma/Özendirme) için özel bir pişmanlık indirimi yoktur. Bu nedenle "itiraf edersem cezam düşer" düşüncesi yanıltıcıdır.
Soru: Rap şarkısı sözlerinde veya kliplerde uyuşturucudan bahsetmek suç mu?
Cevap: Sanatsal ifade özgürlüğü ile suç arasındaki çizgi incedir. Yargıtay, şarkı sözlerinin sadece uyuşturucudan bahsetmesini suç saymaz; ancak sözlerin uyuşturucuyu övücü, sorunlardan kaçış yolu olarak gösterici ve kitleleri kullanıma teşvik edici nitelikte olması durumunda "sanat özgürlüğü sınırının aşıldığına" hükmederek ceza vermektedir.
Soru: TCK 190 soruşturmasında telefonum dinlenir mi (Teknik Takip)?
Cevap: Hayır, kural olarak TCK 190 suçu için CMK 135 kapsamında "iletişimin denetlenmesi" (telefon dinleme) tedbiri uygulanamaz. Ancak, savcılık soruşturmayı "Uyuşturucu Ticareti" (TCK 188) şüphesiyle başlatırsa -ki genelde böyle başlar- dinleme kararı alabilir.
Soru: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı alabilir miyim?
Cevap: TCK 190 suçunun alt sınırı 5 yıl hapis cezasıdır. HAGB ve hapis cezasının ertelenmesi kararları ise ancak 2 yıl ve altındaki cezalar için verilebilir. Bu nedenle, TCK 190'dan suçlu bulunan bir kişi için HAGB kararı verilemez, cezaevine girer.
Soru: Gizli soruşturmacı (sivil polis) TCK 190 suçu için görevlendirilebilir mi?
Cevap: Hayır. CMK 139 uyarınca gizli soruşturmacı sadece "örgütlü olarak işlenen uyuşturucu ticareti" suçlarında görevlendirilebilir. Bireysel işlenen özendirme veya kolaylaştırma suçlarında gizli soruşturmacı kullanılması hukuka aykırıdır.
Soru: Arkadaşım benim evimde uyuşturucu kullanırken yakalandı, evime devlet el koyar mı?
Cevap: Teorik olarak TCK 54 (Müsadere) mümkündür ancak pratikte çok zordur. Evin müsadere edilebilmesi için, evin "sadece bu suçun işlenmesi için tahsis edilmiş" olması gerekir. Normal bir aile evi müsadere edilmez.
Soru: Ankara'da yaşıyorum, "Ankara avukat" veya "Yenimahalle avukat" ararken nelere dikkat etmeliyim?
Cevap: Uyuşturucu suçları, teknik bilgi ve Yargıtay'ın güncel içtihatlarına hakimiyet gerektirir. TCK 190 ile TCK 191 arasındaki ince çizgiyi ayırt edebilen, dijital delillerin analizini yapabilen ve özellikle bölgedeki (Ankara Batı Adliyesi vb.) mahkeme pratiklerini bilen bir avukatla çalışmak kritiktir.
10. Dilekçe Örnekleri
Aşağıdaki dilekçe örnekleri, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında en sık ihtiyaç duyulan talepler için hazırlanmış taslaklardır.
10.1. TCK 190/2 (Özendirme) Savunma Dilekçesi Örneği
UYARI: Bu dilekçe genel taslak niteliğinde olup, her somut olaya göre uyarlanması gerekir. Hak kaybı yaşamamak için metni kullanmadan önce mutlaka bir ceza avukatından profesyonel hukuki destek almanız önerilir.
ANKARA (...) ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO: 2025/... Esas
SANIK: -
MÜDAFİİ: Av.
KONU: İddianameye ve esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarımızdır.
AÇIKLAMALAR
Maddi Unsurun Oluşmadığı: Müvekkilim hakkında sosyal medya paylaşımları nedeniyle TCK 190/2 uyarınca dava açılmışsa da; söz konusu paylaşımlar incelendiğinde uyuşturucu madde kullanımını teşvik edici, özendirici veya kolaylaştırıcı hiçbir somut ifadenin bulunmadığı görülecektir. Paylaşımlar tamamen mizahi/sanatsal içerikli olup, suç kastı taşımamaktadır.
Özel Kastın Yokluğu: TCK 190 suçu özel kast ile işlenen bir suçtur. Yargıtay 10. CD ve 20. CD kararlarında belirtildiği üzere, sanığın suç işleme kastının "her türlü şüpheden uzak" delillerle ispatı gerekir. Müvekkilin geçmişi, sosyal konumu ve paylaşımın bağlamı (context) dikkate alındığında, amacının uyuşturucuyu övmek olmadığı, aksine toplumsal bir soruna ironik bir dille dikkat çekmek olduğu açıktır.
İfade Hürriyeti: Anayasa'nın 26. maddesi ve AİHS'in 10. maddesi kapsamında, şoke edici veya rahatsız edici de olsa düşünce açıklamaları ifade özgürlüğü korumasındadır. Sanatçı/fenomen kimliği olan müvekkilin üretimleri bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Dijital Delillerin Güvenilirliği: Dosyadaki ekran görüntüleri, adli bilişim standartlarına uygun şekilde (zaman damgası, hash değeri) elde edilmemiştir. Manipülasyona açık bu görüntülerin tek başına hükme esas alınması hukuka aykırıdır.
SONUÇ VE İSTEM: Atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından müvekkilin BERAATİNE, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan yasa hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep ederiz.
(Tarih)
Sanık Müdafii
Av. [İmza]
10.2. Tutuklamaya İtiraz Dilekçesi Örneği
UYARI: Bu dilekçe genel bir taslak olup, her dosyanın delil durumuna göre uyarlanmalıdır. Tutukluluğa itiraz teknik bir konu olduğundan, bir ceza avukatından hukuki destek almanız önemle tavsiye edilir.
ANKARA NÖBETÇİ ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
(Gönderilmek Üzere)
ANKARA SULH CEZA HAKİMLİĞİNE
SORGU NO: 2025/..... Sorgu
SORUŞTURMA NO: 2025/... Sor.
ŞÜPHELİ:
KONU:... tarihli tutuklama kararına itirazımız ve tahliye talebidir.
AÇIKLAMALAR
Müvekkil hakkında verilen tutuklama kararı, CMK 100. maddedeki şartları taşımamaktadır. Müvekkilin sabit ikametgahı vardır, kaçma şüphesi yoktur.
Delillerin büyük kısmı (dijital materyaller) toplanmıştır, delil karartma ihtimali kalmamıştır.
İsnat edilen suçun vasfının değişme ihtimali (TCK 190'dan TCK 191'e veya beraate) yüksektir. Tutuklama tedbiri, beklenen ceza ile orantısızdır ve "tedbir" olmaktan çıkıp "erken infaz"a dönüşmüştür.
Adli kontrol hükümlerinin (imza, yurtdışı çıkış yasağı) uygulanması, yargılamanın selameti için yeterli olacaktır.
SONUÇ VE İSTEM: Tutuklama kararının kaldırılarak müvekkilin BİHAKKIN veya ADLİ KONTROLLE TAHLİYESİNE karar verilmesini talep ederim.
(Tarih)
Şüpheli Müdafii
Av. [İmza]
10.3. Arama Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği (Hukuka Aykırı Delil İddiası)
UYARI: Bu belge genel taslak niteliğinde olup, somut olayın özelliklerine göre düzenlenmelidir. Arama kararına itiraz teknik bir süreçtir; hak kaybı yaşamamak için mutlaka bir ceza avukatından destek almanız önerilir.
ANKARA SULH CEZA HAKİMLİĞİNE
SORUŞTURMA NO:.2025/....
ŞÜPHELİ:
KONU:... tarihli arama ve el koyma kararına itiraz.
AÇIKLAMALAR
Müvekkilin konutunda yapılan arama, CMK 116 ve devamı maddelerindeki "makul şüphe" şartını sağlamayan, soyut ve genel bir ihbara dayalı olarak gerçekleştirilmiştir.
Arama kararında, aranacak eşyaların ne olduğu açıkça belirtilmemiştir. Bu durum, "genel arama yasağına" aykırıdır.
Hukuka aykırı arama neticesinde elde edilen deliller (nargile vb.), TCK 206/2-a ve CMK 217/2 gereği "yasak delil" niteliğindedir ve hükme esas alınamaz.
SONUÇ VE İSTEM: Arama kararının iptaline ve elde edilen eşyaların iadesine karar verilmesini talep ederim.
11. Sonuç
TCK 190, uyuşturucu kültürünün yayılmasını önlemek adına güçlü bir yasal silahtır; ancak bu silahın dikkatsiz kullanımı, masum sosyal ilişkilerin veya sanatsal ifadelerin de kriminalize edilmesine yol açabilir. Vatandaşların, evlerini kimlere açtıkları, sosyal medyada ne paylaştıkları ve yanlarında taşıdıkları eşyalar konusunda bilinçli olmaları şarttır. Adli süreçlerde ise "nasılsa bir şey olmaz" rehavetine kapılmadan, özellikle Ankara ve Yenimahalle gibi yoğun adli bölgelerde uzman hukuki destek almak, özgürlüğün korunması için en önemli adımdır.
Bu blog, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, her somut olayın kendine özgü detayları olduğu unutulmamalıdır. Hukuk, detaylarda gizlidir.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar