top of page

Ankara Yenimahalle Yakalama Kararı ve CMK Rehberi 2026

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 23 Oca
  • 14 dakikada okunur
Ankara Adliyesi ve Yenimahalle yakalama işlemleri için ceza avukatı desteği

Giriş: Hukuk Devletinde Özgürlük ve Güvenlik Dengesi


Modern hukuk sistemlerinin en temel tartışma alanlarından biri, bireyin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile kamu düzeninin sağlanması arasındaki hassas dengedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 19. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5. maddesi, bu özgürlüğün kural, kısıtlanmasının ise ancak yasayla belirlenen istisnai hallerde mümkün olduğunu hüküm altına almıştır. 2026 yılı itibarıyla Türkiye’de ceza muhakemesi hukuku, dijitalleşen adalet sistemi (UYAP, SEGBİS entegrasyonları, yapay zeka destekli veri analizleri) ve arka arkaya yürürlüğe giren yargı paketleri (özellikle 8. ve 9. Yargı Paketleri) ile önemli bir dönüşüm geçirmiştir. Bu dönüşümün merkezinde ise, vatandaşın devlet gücüyle ilk ve en sıcak teması olan "Yakalama" kurumu yer almaktadır.


Yakalama; suç şüphesi altındaki bir kişinin veya kamu düzenini bozan bir bireyin, henüz bir hakim kararı olmaksızın, kolluk kuvvetleri (polis, jandarma) veya istisnai hallerde vatandaşlar tarafından özgürlüğünün fiilen ve geçici olarak kısıtlanması işlemidir. Bu işlem, ceza muhakemesinin giriş kapısıdır ve bu kapıdan içeri girildiğinde işleyen süreç, kişinin geleceğini, itibarını ve hürriyetini doğrudan etkiler.


Özellikle Ankara gibi bürokrasinin ve yargının kalbi olan, nüfus yoğunluğu ve adli vaka çeşitliliği yüksek metropollerde, yakalama işlemleri karmaşık bir prosedürler silsilesini beraberinde getirir. Başkentte adli teşkilatlanmanın coğrafi ve yetki bazlı bölünmüşlüğü (Ankara Merkez ve Ankara Batı Adliyeleri), vatandaşların ve hatta hukukçuların dahi zaman zaman yetki karmaşası yaşamasına neden olabilmektedir.


Bu kapsamlı araştırma raporu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK), Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği ve Yargıtay’ın 2026 yılı itibarıyla istikrar kazanmış güncel içtihatları ışığında hazırlanmıştır. Raporun amacı; yakalama kurumunun hukuki anatomisini çıkarmak, yasal şartlarını ve sınırlarını belirlemek, Ankara ve Yenimahalle özelindeki adli pratikleri detaylandırmak ve vatandaşlara, olası bir mağduriyet durumunda başvurabilecekleri en etkili hukuki çareleri sunmaktır. Burada sunulan bilgiler, teorik bir hukuk dersinden öte, sahada (karakolda, savcılıkta, sulh ceza hakimliğinde) işleyen gerçek mekanizmayı anlatmayı hedefler.


I. Yakalama Kavramının Hukuki Analizi ve Türleri


Hukuk tekniği açısından yakalama, bir "Koruma Tedbiri"dir. Koruma tedbirleri, ceza muhakemesinin yapılabilmesi, delillerin karartılmasının önlenmesi veya şüphelinin kaçmasının engellenmesi amacıyla başvurulan, geçici nitelikteki araçlardır. Yakalama, bir ceza (infaz) değil, bir tedbirdir. Ancak birey üzerindeki etkisi (özgürlükten mahrumiyet) bakımından cezaya en yakın sonuçları doğurur. Bu nedenle kanun koyucu, yakalamayı sıkı şekil şartlarına bağlamıştır.


A. Yakalamanın Tanımı ve Unsurları

Yakalamanın hukuki tanımı, Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 4. maddesinde yapılmıştır. Buna göre yakalama; kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut bütünlüğüne yönelik var olan bir tehlikenin ortadan kaldırılması veya işlenmiş bir suçtan dolayı şüpheli veya sanığın ele geçirilmesi amacıyla, hakim kararı olmaksızın özgürlüğün kısıtlanmasıdır.


Yakalamanın unsurlarını şu şekilde sıralayabiliriz:


  1. Fiili Kısıtlama: Kişinin hareket serbestisinin, iradesi dışında engellenmesi gerekir. Bir polis memurunun "Dur" ihtarı bir durdurmadır, ancak kişinin kolundan tutulup polis otosuna bindirilmesi bir yakalamadır.


  2. Geçicilik: Yakalama, kişi hakim önüne çıkarılana veya serbest bırakılana kadar devam eden geçici bir durumdur.


  3. Hakim Kararının Yokluğu: Yakalama, doğası gereği ani gelişen olaylarda veya hakim kararı beklenemeyecek acil durumlarda kolluk tarafından re'sen (kendiliğinden) yapılır. Hakim kararı varsa bu işlem "Tutuklama" veya "Yakalama Emrinin İnfazı" olur.


B. Yakalamanın İkili Ayrımı: Adli ve İdari Yakalama

Türk hukuk sisteminde yakalama, dayandığı hukuki sebebe ve amaca göre iki ana kategoride incelenir. Bu ayrım, yakalanan kişinin hakları ve itiraz mercileri açısından kritiktir.


1. Adli Yakalama (Suç Şüphesi)

Bu raporun asıl konusunu oluşturan adli yakalama, 5271 sayılı CMK hükümleri (m. 90-98) çerçevesinde gerçekleşir. Bir suç işlendiği şüphesi (basit şüphe veya makul şüphe) üzerine, failin ele geçirilmesi ve delillerin korunması amacıyla yapılır.

  • Amaç: Ceza soruşturmasını başlatmak ve yürütmek.

  • Dayanak: CMK m. 90.

  • Sonuç: Gözaltı, ifade alma, adli kontrol veya tutuklama.


2. Önleme Yakalaması (İdari Yakalama)

Henüz işlenmiş bir suç olmamasına rağmen, bir tehlikenin önlenmesi amacıyla yapılan yakalamadır. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK) m. 13 ve m. 4/A hükümleri dayanak oluşturur.


  • Örnekler: Sarhoşluk nedeniyle etrafa rahatsızlık veren kişinin ayılana kadar tutulması, intihar girişiminde bulunan kişinin kurtarılması, akıl hastasının kendine zarar vermesinin engellenmesi.


  • Amaç: Kamu düzenini korumak veya kişinin hayatını kurtarmak.


  • Sonuç: Tehlike geçince kişi serbest bırakılır, adli sicil kaydı oluşmaz (ancak idari para cezası kesilebilir).


2026 yılı uygulamalarında, özellikle Ankara gibi büyükşehirlerde yapılan GBT kontrollerinde, hakkında arama kaydı olmayan ancak şüpheli tavırlar sergileyen kişilere yönelik "Önleme Araması ve Yakalaması" uygulamaları sıklıkla adli yakalamaya dönüşebilmektedir. Üzerinde ruhsatsız silah veya uyuşturucu madde bulunan bir kişinin önleme amacıyla durdurulması, suç unsurunun bulunmasıyla anında adli yakalamaya evrilir.


C. Yakalama, Gözaltı ve Tutuklama: Kavram Karmaşasının Giderilmesi


Vatandaşlar ve medya tarafından sıklıkla birbirinin yerine kullanılan bu üç kavram, hukuki statü ve sonuçları bakımından tamamen farklıdır.

Kavram

Yetkili Merci

Hukuki Dayanak

Süre

Amaç

Yakalama

Kolluk (Polis/Jandarma) / Herkes

CMK m. 90

Hakim önüne çıkana kadar (Max 24 saat + yol)

Şüphelinin kaçmasını önlemek, kimlik tespiti.

Gözaltı

Cumhuriyet Savcısı

CMK m. 91

24 Saat (Toplu suçlarda 4 gün)

Delil toplamak, ifade almak.

Sulh Ceza Hakimi / Mahkeme

CMK m. 100

Soruşturma/ Kovuşturma boyunca (Süreli)

Yargılamayı güvence altına almak, infazı sağlamak.

Tablodan da anlaşılacağı üzere, yakalama bir "fiil", gözaltı bir "karar", tutuklama ise bir "tedbir"dir. Yakalama olmadan gözaltı, gözaltı olmadan tutuklama olması (istisnalar hariç) prosedür gereği mümkün değildir. Zincirleme bir süreç işler.


II. Yakalamanın Yasal Şartları ve CMK Madde 90 Uygulaması


5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 90. maddesi, yakalamanın "anayasası" niteliğindedir. Bu madde, kimlerin hangi durumlarda yakalama yetkisine sahip olduğunu düzenler. 2026 yılı perspektifinde, bu maddenin yorumlanması, Yargıtay'ın güncel içtihatlarıyla daha da netleşmiş ve teknolojik imkanların (kamera kayıtları, dron takibi vb.) kullanımıyla kapsamı genişlemiştir.


A. Herkes Tarafından Yapılabilen Yakalama (Vatandaşın Müdahalesi)

Kanun koyucu, suçla mücadelede toplumsal dayanışmayı ve kamu düzenini sağlamak amacıyla, resmi sıfatı olmayan sıradan vatandaşlara da belirli ve sınırlı hallerde yakalama yetkisi tanımıştır. CMK m. 90/1 uyarınca, herkesin yakalama yapabileceği haller şunlardır.


  1. Suçüstü (Meşhud Suç) Hali: Kişiye suçu işlerken rastlanması.

    Örnek: Ankara Kızılay Meydanı'nda bir kişinin bir kadının çantasını çaldığını gören vatandaşın, kaçan hırsızı kovalaması ve yakalaması hukuka uygundur.

    Suçüstü Kavramının Genişliği: Sadece suçun işlendiği an değil, suçtan hemen sonra failin suç eşyasıyla yakalanması veya "yakalayın" feryatlarıyla takip edilmesi de suçüstü sayılır.


  2. Kaçma Olasılığı ve Kimlik Belirsizliği: Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.

    Örnek: Bir trafik kazasında yayaya çarpıp kaçmaya çalışan sürücüyü, diğer sürücülerin durdurup anahtarını alması bir vatandaş yakalamasıdır.


Önemli Uyarı: Vatandaş tarafından yapılan yakalamada "orantılılık" ilkesi esastır. Yakalayan kişi, şüpheliyi etkisiz hale getirdikten sonra derhal (gecikmeksizin) kolluk kuvvetlerine (112 veya 155) haber vermek ve teslim etmek zorundadır. Şüphelinin darp edilmesi, bir odaya kilitlenip saatlerce bekletilmesi veya sorgulanmaya çalışılması, TCK kapsamında "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" (TCK 109) ve "Kasten Yaralama" (TCK 86) suçlarını oluşturur. Vatandaşın yargılama veya cezalandırma yetkisi yoktur; sadece geçici tedbir yetkisi vardır.


B. Kolluk Görevlileri Tarafından Yakalama (CMK 90/2)

Polis, Jandarma ve Sahil Güvenlik gibi kolluk görevlilerinin yakalama yetkisi, vatandaşlara göre çok daha geniştir. Kolluk, şu hallerde yakalama emri olmasa dahi kişiyi re'sen yakalayabilir:


  1. Tutuklama Kararı Verilebilecek Haller: Şüphelinin kaçma şüphesinin bulunduğu veya delilleri karartma ihtimalinin olduğu durumlarda. Özellikle katalog suçlar (Kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, cinsel istismar vb.) söz konusu olduğunda kolluk inisiyatif kullanır.


  2. Gecikmesinde Sakınca Bulunan Haller: Cumhuriyet savcısına veya hakime derhal ulaşılamayan (örneğin gece yarısı, iletişim kopukluğu olan kırsal alan) ve yakalama yapılmazsa şüphelinin kaçacağı durumlarda.


  3. Kolluk Amirinin Emri: Üst amirlerin, kamu düzenini bozan toplumsal olaylara müdahale kapsamında verdiği emirler.


2026 Yılında Teknoloji ve Yakalama:

Günümüzde Ankara Emniyet Müdürlüğü, KGYS (Kent Güvenlik Yönetim Sistemi) kameraları ve yüz tanıma sistemlerini aktif olarak kullanmaktadır. Hakkında yakalama emri bulunan bir kişinin, Kızılay veya Ulus gibi merkezi yerlerde kameralara takılması durumunda, sistem en yakın ekibe bildirim göndererek yakalamanın yapılmasını sağlamaktadır. Bu durum, "makul şüphe" kavramını "teknik tespit" noktasına taşımıştır.


Yargıtay İçtihadı (Hukuka Aykırı Yakalama): Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin kararlarına göre, gözaltı kararı veya haklı bir yakalama sebebi olmaksızın, sırf "bilgi alma" veya "korkutma" amacıyla kişilerin fiilen karakolda veya polis aracında tutulması, kolluk görevlileri açısından "Görevi Kötüye Kullanma" veya "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçunu teşkil etmektedir. Kolluk, keyfi olarak kimseyi alıkoyamaz.


III. Yakalama Emri ve CMK Madde 98 (Gıyabi Yakalama)


Soruşturma veya kovuşturma evresinde, çağrı üzerine gelmeyen veya kendisine ulaşılamayan kişiler hakkında verilen karardır. Uygulamada "aranıyor olmak" veya "GBT kaydı olmak" olarak bilinen durum budur.


A. Soruşturma Evresinde Yakalama Emri

Cumhuriyet savcısı, bir suç şüphesiyle başlattığı soruşturmada, şüphelinin ifadesini almak ister. Bunun için öncelikle şüphelinin MERNİS adresine usulüne uygun bir çağrı kağıdı (davetiye) gönderilir.


  • Süreç: Şüpheli, davetiyeye rağmen mazeretsiz olarak gelmezse veya adreste bulunamazsa (firar, adres değişikliği), savcı "zorla getirme" kararı verebilir. Zorla getirme ile de şüpheliye ulaşılamazsa, savcının talebi üzerine Sulh Ceza Hakimi tarafından yakalama emri düzenlenir.


  • Kritik Detay: Yakalama emrini savcı talep eder, hakim verir. Savcının doğrudan yakalama emri çıkarma yetkisi (istisnai haller dışında) yoktur. 2024 ve 2025 yıllarında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği ihlal kararları sonrasında, yakalama emirlerinin "gerekçeli" olması şartı daha sıkı aranmaya başlanmıştır. Matbu, gerekçesiz yakalama emirlerine itirazlar daha sık kabul edilmektedir.


B. Kovuşturma (Mahkeme) Evresinde Yakalama Emri

Dava açıldıktan sonra sanık duruşmalara katılmazsa, mahkeme re'sen (kendiliğinden) veya savcının/müştekinin talebiyle yakalama emri çıkartabilir. Genellikle sanığın adresinde bulunamaması, yurt dışına kaçma şüphesi veya duruşma düzenini bozucu davranışları bu karara dayanak oluşturur. Bu aşamada yakalama emrini, davayı gören Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemesi verir.


C. 2026 Yılı Devrimi: CMK 94/3 ve Mesai Saati Dışında Yakalama

Yakalama sisteminin en çok eleştirilen yönü, basit bir ifade işlemi için insanların hafta sonu veya gece nezarethanelerde tutulmasıydı. Örneğin, "Tehdit" suçundan ifadesi alınmak üzere aranan bir öğretmen, Cuma akşamı trafik kontrolünde yakalandığında, Pazartesi sabahına kadar 2 gün boyunca suçlu gibi nezarethanede kalmaktaydı.


7331 Sayılı Kanun ile Getirilen ve 2026'da Standartlaşan Uygulama: CMK'nın 94. maddesine eklenen 3. fıkra, bu mağduriyeti gidermiştir. Buna göre; ifadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan kişi, belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt ederse, Cumhuriyet savcısının emriyle serbest bırakılabilir.


Uygulama Şartları (Adım Adım):


  1. Sadece İfade İçin: Yakalama emri sadece "ifade alımı" (CMK 98) için verilmiş olmalı. Eğer hakkında "Tutuklamaya Yönelik Yakalama Kararı" (CMK 100) veya kesinleşmiş hapis cezası varsa bu hüküm uygulanmaz.


  2. Taahhüt: Kişi, "Yarın sabah (veya ilk mesai günü) saat 09:00'da ilgili adliyeye gidip ifademi vereceğim" şeklinde yazılı bir taahhütname imzalamalıdır.


  3. Savcı Onayı: Kolluk, durumu nöbetçi savcıya bildirir. Savcı, kişinin güvenilirliğini ve suçun niteliğini değerlendirerek onay verir.


  4. Tek Seferlik Hak: Bu imkan her yakalama emri için sadece bir kez kullanılabilir.


  5. Yaptırım: Taahhüdünü ihlal eden kişiye 2026 yılı yeniden değerleme oranlarıyla artırılmış idari para cezası (yaklaşık 3.000 TL - 5.000 TL bandında) verilir ve tekrar yakalandığında bu haktan yararlandırılmaz.


IV. Coğrafi ve Adli Rehber: Ankara ve Yenimahalle Uygulaması


Ankara'da yaşayan bir vatandaşın, avukatın veya hukuk öğrencisinin bilmesi gereken en kritik konu "Adli Yargı Çevresi" sınırlarıdır. Yanlış adliyeye gitmek, hem zaman kaybına hem de yakalama süresinin uzamasına neden olur.


A. Ankara Adliyesi (Sıhhiye - Merkez)

Ankara'nın "Merkez" adliyesidir. Sıhhiye meydanındaki devasa bina ve ona bağlı ek binalardan oluşur.


  • Yetki Alanı: Çankaya, Keçiören, Mamak, Altındağ, Pursaklar, Yenimahalle gibi merkez ve doğu aksındaki ilçeler.


  • Binalar:

    Ana Bina (Sıhhiye): Ağır Ceza Mahkemeleri, Savcılık Hazırlık Büroları, Sulh Ceza Hakimlikleri.

    Ek Binalar: İş Mahkemeleri, Aile Mahkemeleri ve İcra Daireleri şehrin farklı noktalarına (Söğütözü, Balgat, Dışkapı) dağılmıştır.

    5 Nolu Ek Hizmet Binası (Yenimahalle/Gazi Mah.): Burası Yenimahalle sınırları içinde olsa da, sadece "Fikri ve Sınai Haklar" mahkemelerine ev sahipliği yapar. Ceza soruşturmaları burada görülmez.


B. Ankara Batı Adliyesi (Sincan)

Ankara Batı Adliyesi (Ankara Batı Adalet Sarayı), Etimesgut/Oğuzlar bölgesindedir ve pratikte “Sincan (Ankara Batı) Adliyesi” diye anılır. Adres: Oğuzlar Mah. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Cd. No: 52 Etimesgut/ANKARA.


  • Kritik Uyarı: Yenimahalle (Batıkent, Demetevler, OSTİM, İvedik, Şentepe) kaynaklı birçok adlî işlem, yargı çevresi kaydına göre kural olarak Ankara Adliyesinde (Sıhhiye) yürür. Ankara Batı ise ağırlıkla Etimesgut–Sincan hattı ve bağlı ilçeler yönünden merkezdir. Tereddütte UYAP kaydı + HSK Adlî Yargı Rehberi esas alınmalıdır.


  • Senaryo: Batıkent’te yapılan GBT’de kişi hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasından yakalama emri olduğu görülürse, sevk işlemi genellikle Ankara Batı Adalet Sarayı’na (Sincan/Etimesgut) yapılır. Yani “yakalama emrinin bağlı olduğu merci” sevk güzergâhını belirleyebilir.


  • Nöbetçi Mahkeme: Dosya Ankara Batı yargı çevresindeyse, şüpheli Ankara Batı Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği önüne çıkar; tutuklama/adlî kontrol itirazları gibi dilekçelerde başlığın “ANKARA BATI NÖBETÇİ SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE” yazılması, evrakın yanlış havuza düşüp gecikmesini önler.


C. Ankara'da SEGBİS ile İfade Kolaylığı

Mesai saati dışında yakalama ve nöbetçi savcılık ifade işlemleri

Ankara ve Batı Adliyesi, teknolojik altyapı bakımından Türkiye'nin en donanımlı adliyeleridir. Eğer yakalama emri Ankara dışındaki bir mahkeme (örneğin İstanbul Çağlayan, İzmir Bayraklı veya Diyarbakır) tarafından verilmişse, kişinin o şehre nakledilmesine gerek yoktur.


  • Prosedür: Şüpheli, Ankara veya Batı Adliyesi'ndeki SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) odasına alınır. Kararı veren mahkemeye görüntülü bağlanılır. Kimlik tespiti yapılır ve ifadesi alınır. Bu işlem genellikle 30-60 dakika sürer ve kişi serbest bırakılır (tutuklama verilmezse).


V. Yakalama İşleminin Kronolojisi ve Haklar (Adım Adım)


akalama kararına itiraz dilekçesi ve gözaltı hakları CMK prosedürü

Bir yakalama işlemi, saniyeler içinde gelişen ancak hukuki sonuçları yıllarca sürebilen bir süreçtir. 2026 yılı standartlarında bir yakalama işlemi şu aşamalardan oluşur:


1. Durdurma ve GBT Sorgusu

Polis, şüphe üzerine veya rutin uygulama noktasında kişiyi durdurur. Tablet bilgisayarlar üzerinden GBT (Genel Bilgi Toplama) ve UYAP sorgusu yapılır. Ekranda "ARANIYOR" ibaresi kırmızı renkle belirirse yakalama işlemi başlar.


2. Fiziki Yakalama ve Kelepçe (CMK 93)

Bu aşama en çok hak ihlalinin yaşandığı kısımdır. Kanun (CMK m. 93), kelepçe takılmasını zorunlu tutmamış, kolluğun takdirine bırakmıştır. Kelepçe takılabilmesi için şu iki şarttan birinin varlığı gerekir.


  • Kişinin kaçacağına dair emarelerin olması.


  • Kişinin kendisine veya başkalarına zarar verme tehlikesinin bulunması.


Uygulama Hatası: İfade vermek üzere karakola davet edilen, direnç göstermeyen, şiddet eğilimi olmayan kişilere (özellikle beyaz yakalı suçlar, hakaret vb.) "prosedür böyle" denilerek ters kelepçe takılması hukuka aykırıdır ve tazminat sebebidir.


3. Sağlık Kontrolü (Adli Rapor)

Yakalanan kişi, karakola götürülmeden önce veya gözaltı süreci başladığında mutlaka en yakın devlet hastanesine götürülerek "Doktor Raporu" aldırılır. Bu rapor, kişinin yakalandığı anda vücudunda darp, cebir izi olup olmadığını belgeler. İşkence ve kötü muamele iddialarının ispatı veya çürütülmesi için bu rapor hayati önem taşır. Rapora itiraz hakkı vardır.


4. Hakların Bildirilmesi (Yakalama Tutanağı)

Kişiye, "Şüpheli Hakları Formu" (Yakalama ve Gözaltı Tutanağı) okunur ve imzalatılır. Bu formda yer alan "Miranda Hakları" şunlardır:


  • İsnadı Öğrenme Hakkı: Neden yakalandım? Hangi suçla suçlanıyorum?


  • Müdafi (Avukat) Hakkı: Avukatımı istiyorum veya param yok, Barodan avukat istiyorum. (Bu hak asla engellenemez).


  • Susma Hakkı: Kimlik bilgilerim (Ad, Soyad, TC, Adres) dışında hiçbir soruya cevap vermiyorum.


  • Yakınlara Haber Verme Hakkı: Yakalandığımın eşime/babama haber verilmesini istiyorum.


5. Nezarethane ve İfade

Kişi karakola getirilir. Nezarethane Defterine kaydı yapılır. Üzerindeki kemer, bağcık, saat, telefon gibi eşyalar emanete alınır. İfade alma işlemi, sadece "İfade Alma Odası"nda ve yasak sorgu yöntemleri (baskı, vaat, yorma) uygulanmadan yapılmalıdır. Müdafi hazır bulunmadan alınan ifadeler, şüpheli tarafından mahkemede doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m. 148/4).


VI. 8. ve 9. Yargı Paketlerinin Etkileri (2025-2026 Mevzuatı)


Hukuk dinamik bir süreçtir. 2024-2026 döneminde yürürlüğe giren yargı paketleri, CMK uygulamalarını doğrudan etkilemiştir.


A. Kişisel Veriler ve Dijital Materyaller

CMK'da yapılan güncellemelerle, yakalama sırasında el konulan cep telefonu ve bilgisayar gibi dijital materyallerin incelenmesi daha sıkı kurallara bağlanmıştır. "İmaj alma" (yedekleme) işleminin şüphelinin veya avukatının huzurunda yapılması, aksi halde delillerin hukuka aykırı sayılması ilkesi 2026 içtihatlarıyla pekişmiştir.


B. Denetimli Serbestlik ve İnfaz Yakalamaları (9. Yargı Paketi)

9. Yargı Paketi ile infaz yasasında yapılan düzenlemeler, özellikle "denetimli serbestlik ihlali" nedeniyle çıkarılan yakalama emirlerini etkilemiştir. Hükümlülerin, imza yükümlülüğünü aksatması halinde doğrudan kapalı cezaevine gönderilmesi yerine, belirli bir mazeret süresi tanınması gibi esneklikler getirilmiştir. Bu da yakalama sayılarında düşüşe neden olmuştur.


VII. Yakalama Kararına İtiraz Yolları: Etkili Başvuru


Hukuka aykırı bir yakalama işlemiyle karşı karşıya kalındığında, "nasıl olsa bırakırlar" diyerek beklemek yerine, aktif hukuki yollara başvurmak gerekir.


A. Kimler İtiraz Edebilir?

Sadece yakalanan kişi değil; avukatı, kanuni temsilcisi (velisi/vasisi), eşi, annesi, babası, çocukları, kardeşleri gibi yakınları da itiraz hakkına sahiptir. Bu geniş yetki, gözaltındaki kişinin dış dünyayla iletişiminin kısıtlı olduğu durumlarda ailenin devreye girmesini sağlar.


B. İtiraz Merci ve Süresi

  • Merci: İtiraz, yakalama işlemini yapan birimin bağlı olduğu Sulh Ceza Hakimliği'ne yapılır. (Ankara'da Merkez veya Batı ayrımına dikkat!).


  • Süre: Yakalama devam ettiği sürece her an itiraz edilebilir.


  • Karar Süresi: Hakim, itirazı incelemek ve 24 saat içinde karar vermek zorundadır. Bu süre kesindir.


C. İtiraz Dilekçesinde Neler Olmalı?

Standart bir dilekçe yerine, somut olaya özgü gerekçeler sunulmalıdır:


  1. Yakalama Şartlarının Yokluğu: "Müvekkil suçüstü yakalanmamıştır, olay üzerinden 1 hafta geçmiştir, kaçma şüphesi yoktur."


  2. Sabit İkametgah: "Müvekkil 10 yıldır aynı adreste oturmaktadır, devlet memurudur, kaçma ihtimali hayatın olağan akışına aykırıdır." (İkametgah belgesi eklenmeli).


  3. Delil Durumu: "Toplanacak delil kalmamıştır, deliller karartılamaz."


  4. Sağlık/İnsani Durum: "Şüpheli kalp hastasıdır, nezarethane koşulları hayati risk taşımaktadır." (Rapor eklenmeli).


VIII. Sıkça Sorulan Sorular


1. Soru: Hakkımda yakalama kararı olup olmadığını e-Devlet'ten görebilir miyim?

Cevap: Hayır. Yakalama emirleri, şüphelinin kaçmasını önlemek amacıyla "gizli" tutulur ve UYAP Vatandaş Portal veya e-Devlet üzerinde görünmez. E-Devlet'te sadece açılmış davalarınızı ve kesinleşmiş cezalarınızı görebilirsiniz. Yakalama olup olmadığını öğrenmenin en güvenli yolu, bir avukat aracılığıyla adliyeden veya savcılık ön bürodan sorgulama yaptırmaktır.


2. Soru: Otelde kalırsam polis yakalama kararımdan haberdar olur mu? 

Cevap: Evet, kesinlikle olur. 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu gereği, Türkiye'deki tüm oteller, pansiyonlar ve hatta günlük kiralık evler, misafirlerin kimlik bilgilerini anlık olarak KBS (Kimlik Bildirim Sistemi) üzerinden Emniyet veya Jandarma'ya iletmek zorundadır. Hakkınızda yakalama kararı varsa, sistem kolluk ekranına uyarı düşürür ve genellikle gece saatlerinde otele gelen ekipler tarafından yakalanırsınız.


3. Soru: İfadeye çağrıldım ama gitmedim, hemen yakalama çıkar mı? 

Cevap: Doğrudan çıkmaz, aşamalıdır. Öncelikle usulüne uygun (imzalı) tebligatla çağrılırsınız. Mazeretsiz gitmezseniz savcı "Zorla Getirme" kararı verir (polis sizi evden alıp ifadeye götürür, iş bitince bırakır). Zorla getirme ile de bulunamazsanız (adresinizde yoksanız), o zaman "Yakalama Emri" çıkarılır.


4. Soru: Yakalama sırasında polise direnmek suç mudur?

Cevap: Evet. Yakalama işlemi haksız veya usulsüz olsa bile, kolluk görevlisine fiziki direnç göstermek TCK m. 265 uyarınca "Görevi Yaptırmamak İçin Direnme" suçunu oluşturur. Hakkınızı fiziki güçle değil, tutanağa şerh düşerek ve avukatınızla itiraz ederek aramalısınız.


5. Soru: Yenimahalle'de oturuyorum, yakalama kararım İstanbul'dan verilmiş. İstanbul'a mı götürülürüm?

Cevap: Hayır. 2026 Türkiye'sinde SEGBİS sistemi çok yaygındır. Ankara Batı Adliyesi'nde (Sincan) nöbetçi mahkemeye çıkarılırsınız. Buradaki SEGBİS odasından görüntülü ve sesli olarak İstanbul'daki hakim veya savcıya bağlanır, ifadenizi verirsiniz. Yolculuk yapmanıza gerek kalmaz.


6. Soru: Yakalama nedeniyle işten atılabilir miyim? 

Cevap: İş Kanunu m. 25/IV uyarınca; gözaltı veya tutukluluk süreniz, işyerindeki ihbar önelini (kıdeminize göre 2 ila 8 hafta) aşarsa, işveren iş sözleşmenizi "haklı nedenle" feshedebilir. Ancak bu fesih tazminatsız değildir; kıdem tazminatınız ödenir, sadece ihbar tazminatı alamazsınız. Birkaç günlük gözaltı için fesih yapılamaz.


7. Soru: GBT kaydım ne zaman silinir? 

Cevap: Yakalama sebebiniz ortadan kalktığında (ifade verdiğinizde, beraat ettiğinizde veya cezanız infaz edildiğinde) GBT kaydının silinmesi gerekir. Ancak sistem bazen otomatik güncellenmez. İfadenizi verdikten sonra mahkeme kaleminden "Yakalama Emrinin Kaldırıldığına Dair Müzekkere"nin bir örneğini alıp, yanınızda taşımanız ve Emniyet Bilgi İşlem Dairesi'ne başvurarak kaydı sildirmeniz gerekebilir.


8. Soru: Yakalama emri yurt dışına çıkış yasağı doğurur mu? 

Cevap: Yakalama emri varsa zaten pasaport kontrolünde polis sizi yakalar ve çıkış yapamazsınız. Yakalama emri kaldırılsa bile, hakim ayrıca "Yurt dışına çıkış yasağı" adli kontrol tedbiri koymuş olabilir. Bu tedbir varsa pasaportunuz olsa bile çıkamazsınız.


9. Soru: Hafta sonu yakalanırsam Pazartesiye kadar nezarethanede mi kalırım?

Cevap: Eğer sadece "ifade vermek" için aranıyorsanız ve başka bir suçtan tutuklama kararınız yoksa, CMK 94/3 maddesi gereği "Mesai günü gelip ifade vereceğim" diye taahhüt vererek savcı talimatıyla serbest kalabilirsiniz. Bu hak her dosya için bir kere kullanılır.


10. Soru: Yakalama sırasında avukatım yanımda olmak zorunda mı?

Cevap: Zorunlu değildir (çocuklar ve sağırlar hariç) ancak kesinlikle tavsiye edilir. İfade tutanağını imzalamadan önce bir avukatla görüşmek, susma hakkını ne zaman kullanacağınıza karar vermek davanın kaderini değiştirir. Barodan ücretsiz avukat talep hakkınız her zaman vardır.


11. Soru: Yakalama işlemi sırasında "Susma Hakkı"nı kullanmak suçluluk göstergesi midir?

Cevap: Kesinlikle hayır. Susma hakkı anayasal bir haktır ve aleyhe delil olarak kullanılamaz. Özellikle dosya içeriğini tam bilmediğiniz, avukatınızın yanınızda olmadığı durumlarda susma hakkını kullanmak en güvenli stratejidir. "Avukatımla görüştükten sonra ifade vereceğim" demeniz yeterlidir.


12. Soru: Haksız yere yakalandım ve gözaltında kaldım, tazminat alabilir miyim?

Cevap: Evet. 5271 sayılı CMK m.141 kapsamında; kanunda öngörülen şartlar dışında yakalama/gözaltı, kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmama, hakların bildirilmemesi/yararlandırılmama gibi koruma tedbirleri nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlar için Devlet aleyhine (Hazine) tazminat talep edilebilir. Talep, kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesinde yapılır ve kesinleşmenin tebliğinden itibaren 3 ay, her hâlde kesinleşmeyi izleyen 1 yıl içinde ileri sürülmelidir. Ancak talep CMK 141/1 (e), (f) ve (l) bentlerine dayanıyorsa (ör. koruma tedbiri sonrası beraat/KYOK gibi), 01.06.2024 itibarıyla 6384 sayılı Kanun uyarınca Tazminat Komisyonu yolu uygulanır.


IX. Örnek Dilekçe

Aşağıdaki dilekçe, hukuki yardım yerine geçmez, taslak niteliğindedir. Somut olayın özelliklerine göre bir uzman avukat tarafından revize edilmelidir.


Örnek 1: Yakalama Kararına İtiraz Dilekçesi (Genel Amaçlı)


ANKARA BATI NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE


SORUŞTURMA NO: 2026/.....


YAKALAMA KARARINA

İTİRAZ EDEN (ŞÜPHELİ): Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres


MÜDAFİİ: Av. Mete Şahin, [Ofis Adresi ve İletişim]


KONU: Şüpheli hakkında verilen yakalama kararının İTİRAZEN KALDIRILMASI ve ifadenin bizzat müracaat üzerine alınması talebidir.


AÇIKLAMALAR

  1. Müvekkil hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yukarıda numarası belirtilen soruşturma dosyası kapsamında, ifade vermediği gerekçesiyle CMK m. 98 uyarınca yakalama emri düzenlenmiştir.

  2. Müvekkil, [Adres] adresinde ailesiyle birlikte ikamet etmekte olup, sabit ikametgah sahibidir. MERNİS adresi günceldir. Müvekkile soruşturma aşamasında usulüne uygun bir çağrı kağıdı tebliğ edilmemiştir. Müvekkil soruşturmadan haberdar olmadığı için ifadeye gidememiştir; kaçma kastı ve saklanma durumu söz konusu değildir.

  3. Müvekkil [Meslek] olarak çalışmakta olup, düzenli bir iş hayatı vardır. Delilleri karartma şüphesi bulunmamaktadır.

  4. CMK 98. madde, yakalamayı istisnai bir tedbir olarak öngörür. Müvekkil, Sayın Hakimliğinizce veya Savcılıkça belirlenecek gün ve saatte adliyede hazır bulunmayı taahhüt etmektedir.

  5. Yakalama emrinin infazı halinde, müvekkilin iş ve aile hayatı telafisi imkansız şekilde zarar görecektir. Mağduriyete yol açılmaması adına, yakalama kararının kaldırılarak, müvekkilin ifadesinin bizzat adliyeye müracaatıyla alınmasına karar verilmesini talep ederiz.


HUKUKİ NEDENLER: CMK m. 90, 91, 94, 98 ve ilgili mevzuat.


SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; müvekkil hakkındaki yakalama kararının KALDIRILMASINA, ifadesinin alınması için tarafımıza gün verilmesine veya bizzat müracaatımızın beklenmesine karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim..../.../2026

Şüpheli Müdafii

Av. Mete ŞAHİN

(e-imzalıdır)


Tablo 1: Ankara İlçelerine Göre Adli Yargı Yetki Dağılımı (Özet)

İlçe / Semt

Yetkili Adliye

Konum

Not

Yenimahalle

Ankara Adliyesi (Merkez)

Sıhhiye


Batıkent

Ankara Adliyesi (Merkez)

Sıhhiye

Yenimahalle'ye bağlıdır, işlemler Sıhhiye'de yapılır.

Çankaya

Ankara Adliyesi (Merkez)

Sıhhiye


Keçiören

Ankara Adliyesi (Merkez)

Sıhhiye


Mamak

Ankara Adliyesi (Merkez)

Sıhhiye


Altındağ

Ankara Adliyesi (Merkez)

Sıhhiye


Etimesgut

Ankara Batı Adliyesi

Etimesgut


Sincan

Ankara Batı Adliyesi

Etimesgut


Gölbaşı

Gölbaşı Adliyesi

Gölbaşı

Müstakil adliyesi vardır.

Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

bottom of page