top of page

Boşanmada Mal Kaçırma: Eşin Sattığı Evi Geri Alma, Muvazaa Davası

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 3 Şub
  • 10 dakikada okunur
Ankara boşanmada mal kaçırma davası ve tapu iptali hukuki süreç

1. Giriş: Boşanma Sürecinde Ekonomik Şiddet ve Hukuki Koruma Mekanizmaları


Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıyla gündeme gelen boşanma süreci, taraflar için sadece duygusal bir kopuş değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik tasfiye sürecidir. 2026 yılı itibariyle Türkiye genelinde ve özellikle Ankara gibi büyükşehirlerde görülen boşanma davalarının istatistikleri incelendiğinde, eşlerin boşanma iradesi ortaya çıktıktan hemen sonra veya dava açılmadan önceki kritik süreçte malvarlığı değerlerini gizleme eğiliminde oldukları görülmektedir. Hukuk literatüründe ve Yargıtay kararlarında "mal kaçırma" olarak adlandırılan bu eylemler, eşlerden birinin diğerinin yasal haklarını (katılma alacağı, katkı payı, değer artış payı) ödememek veya en aza indirmek amacıyla malvarlığını danışıklı (muvazaalı) olarak devretmesi, düşük bedelle satması veya bağışlaması şeklinde tezahür etmektedir.


Bu blog, "Eşiniz boşanma davası açılmadan hemen önce veya dava sürerken malları başkasına devrederse ne olur?" sorusuna verilecek basit bir cevabın ötesine geçerek, Türk Hukuk Sistemi'nin bu tür kötü niyetli eylemlere karşı geliştirdiği çok katmanlı koruma kalkanlarını detaylandırmaktadır. Özellikle Ankara ve Yenimahalle bölgesindeki gayrimenkul hareketliliği, tapu dairelerindeki işlemler ve yerel mahkemelerin (Ankara Aile Mahkemeleri) 2026 yılı itibariyle benimsediği güncel pratikler ışığında, mal kaçırma eylemlerinin hukuki sonuçları en ince ayrıntısına kadar analiz edilmiştir.


Mal kaçırma eylemi, hukuki niteliği itibariyle bir "ekonomik şiddet" türüdür. Eşlerden birinin, evlilik birliği içerisinde ortak emekle edinilen değerleri, diğer eşin rızası ve bilgisi dışında elden çıkarması, sadece mal rejimine aykırılık teşkil etmez; aynı zamanda Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen "Dürüstlük Kuralı"nın da açık bir ihlalidir. Bu blog, kağıt üzerinde "fakirleşen" ancak gerçekte malvarlığını üçüncü kişilerin üzerinde park eden eşlere karşı, mağdur eşin başvurabileceği "Eklenecek Değer" (TMK 229), "Tapu İptali ve Tescil" (TBK 19) ve "Tasarrufun İptali" (İİK 277) davalarını stratejik bir bütünlük içinde ele almaktadır.


2. Boşanmada Mal Kaçırmanın Hukuki Anatomisi ve Yöntemleri


Eşin evi başkasına satması muvazaa ve banka kayıtları incelemesi Yenimahalle

Mal kaçırma davalarında başarıya ulaşabilmek için öncelikle "mal kaçırma" kavramının hukuki anatomisinin ve pratikte uygulanan yöntemlerin doğru anlaşılması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında vurgulandığı üzere, mal kaçırma iradesi genellikle sinsi ve planlı bir şekilde yürütülür.


2.1. Mal Kaçırma Yöntemleri ve Göstergeleri

Boşanma arifesinde olan eşler, genellikle şu yöntemlerle malvarlığını tasfiye dışı bırakmaya çalışırlar:


  1. Muvazaalı Satışlar: Gayrimenkulün veya aracın, tapuda/noterde üçüncü bir şahsa (genellikle yakın akraba, güvenilir arkadaş veya iş ortağı) satılmış gibi gösterilmesi. Burada amaç mülkiyeti devretmek değil, malı diğer eşin erişim alanından çıkarmaktır.


  2. Düşük Bedelli Devirler: Malın piyasa değerinin (rayiç bedel) çok altında bir bedelle tapuda devredilmesi. Örneğin, Ankara Yenimahalle'de 2026 rayiciyle 10 Milyon TL değerindeki bir dairenin tapuda 1 Milyon TL bedelle satılmış gösterilmesi.


  3. Karşılıksız Kazandırmalar (Bağışlar): Eşin malvarlığını "hediye" adı altında başkalarına devretmesi.


  4. Borç Yaratma: Gerçekte var olmayan borç senetleri düzenleyerek, anlaşmalı üçüncü kişilerin eş aleyhine icra takibi başlatmasını sağlamak ve malların haciz yoluyla (yine anlaşmalı kişilere) satılmasına zemin hazırlamak.


2.2. Hukuki Nitelendirme: Haksız Fiil ve Muvazaa

Hukuk sistemimiz, mal kaçırma eylemini sadece bir "boşanma stratejisi" olarak görmez; bunu bir haksız fiil ve hakkın kötüye kullanımı olarak nitelendirir. TBK m. 19 kapsamında "muvazaa", tarafların gerçek iradeleri ile dış dünyaya yansıttıkları iradeleri arasındaki bilinçli uyumsuzluktur. Boşanma davalarında karşılaşılan "nispi muvazaa" türünde, taraflar gerçekte bağış yapmak istemekte veya malı emaneten devretmekte, ancak dışarıya karşı bunu "satış" sözleşmesi gibi göstermektedirler. Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, bu tür işlemler "butlan" ile sakattır ve baştan itibaren geçersizdir.


3. Eklenecek Değerler (TMK 229): Kağıt Üzerindeki Fakirleşmenin Hükümsüzlüğü


Mal kaçırma davalarının en güçlü silahı, Türk Medeni Kanunu'nun 229. maddesinde düzenlenen "Eklenecek Değerler" kurumudur. Bu madde, mal kaçıran eşin "Benim üzerimde mal yok, hepsini sattım, beş parasızım" savunmasını çökerten devrim niteliğinde bir düzenlemedir.


3.1. TMK 229. Maddenin Analizi ve Kapsamı

Kanun koyucu, mal rejiminin tasfiyesi sırasında (yani boşanma davası ile birlikte veya sonrasında açılan mal paylaşımı davasında), mevcut malların yanı sıra, fiilen elden çıkmış olsa bile hukuken "varmış gibi" kabul edilecek değerleri iki ana başlıkta toplamıştır

Eklenecek Değer Türü

Kanuni Şartlar

Süre Sınırı

İspat Yükü

1. Karşılıksız Kazandırmalar (TMK 229/1)

Eşlerden birinin diğerinin rızası olmadan yaptığı olağan dışı bağışlar.

Mal rejiminin sona ermesinden (dava tarihi) önceki 1 Yıl.

İşlemin karşılıksız olduğu ispatlanmalı.

2. Mal Kaçırma Kastıyla Devirler (TMK 229/2)

Bir eşin, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.

Süre Sınırı YOKTUR. (5 yıl, 10 yıl önce de olabilir).

"Katılma alacağını azaltma kastı" ispatlanmalı.

3.1.1. Bir Yıllık Süre Kuralı ve İstisnaları

Vatandaşlar arasında yaygın olan "Boşanmadan 1 yıl önce satarsam sorun olmaz" inancı hukuken eksik ve yanıltıcıdır. TMK 229/1 bendindeki 1 yıllık süre, sadece "mal kaçırma kastı ispatlanamayan" ancak eşin rızası alınmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar (hibeler) için geçerlidir. Örneğin, eşiniz boşanma davasından 8 ay önce kardeşine bir araba hediye ettiyse, burada mal kaçırma niyeti aranmaksızın bu arabanın değeri mal paylaşımına dahil edilir.


3.1.2. Kasıt Unsuru ve Zamanaşımısız Takip (TMK 229/2)

Ancak, eğer devir işlemi "diğer eşin alacağını azaltmak kastıyla" yapılmışsa (TMK 229/2), burada 1 yıllık süre sınırı ortadan kalkar. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ve 2. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarına göre, eşin mal kaçırma kastıyla yaptığı devirler 10 yıl önce bile yapılmış olsa, tasfiye hesabına dahil edilir. 


Önemli: Ankara Aile Mahkemeleri nezdinde 2026 pratiğinde, boşanma davasının açılmasına yakın tarihlerde (örneğin davanın açılmasından önceki 3-4 yıl içinde) yapılan ve makul bir ekonomik gerekçesi (ticari yatırım, borç ödeme vb.) olmayan tüm devirler, hayatın olağan akışına aykırı kabul edilerek "mal kaçırma kastı" kapsamında değerlendirilmektedir.


3.2. Hesaplamaya Etkisi: Sanal Malvarlığı Hesabı

TMK 229'un uygulanması sonucunda mahkeme şöyle bir hesaplama yapar:


  1. Mevcut Mallar: Boşanma davası açıldığı tarihte eşin üzerinde kalan mallar tespit edilir.


  2. Eklenecek Değerler: Satılan evin veya devredilen paraların, tasfiye tarihindeki (yani davanın karara bağlandığı tarihteki) güncel rayiç değeri tespit edilir (TMK 235/2).


  3. Toplam Artık Değer: Mevcut mallar + Eklenecek Değerler toplanır.


  4. Katılma Alacağı: Bu toplam değerin yarısı (1/2), diğer eşin alacağı olarak hüküm altına alınır.


Örnek Senaryo (Ankara Yenimahalle):

Ali Bey, boşanma davası açılmadan 6 ay önce Batıkent'teki 8.000.000 TL değerindeki dairesini arkadaşına satmıştır. Boşanma davası açıldığında Ali Bey'in üzerinde kayıtlı mal yoktur.


  • Yanlış Algı: Ali Bey'in malı yok, Ayşe Hanım bir şey alamaz.


  • Hukuki Gerçek: Mahkeme, o ev hiç satılmamış gibi 8.000.000 TL'yi Ali Bey'in hanesine yazar. Ayşe Hanım'ın katılma alacağı 4.000.000 TL olarak hesaplanır. Ali Bey bu parayı nakit olarak ödemekle yükümlü tutulur.


4. Tapu İptali ve Tescil Davası (TBK 19): Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu


Ankara Yenimahalle Tapu Müdürlüğü boşanma ve aile konutu şerhi işlemleri

TMK 229 maddesi, mal kaçıran eşi borçlandırır. Ancak eş, malvarlığını tamamen sıfırlamışsa ve tahsil edilecek nakit parası yoksa, sadece "alacaklı" olmak mağdur eşin işine yaramaz. Bu durumda, malın kendisine (ayına) yönelmek ve o malı 3. kişinin elinden geri almak gerekir. İşte burada Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi devreye girer.


4.1. Muvazaa Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil

Eğer malın devredildiği 3. kişi (alıcı), mal kaçırma amacını biliyorsa veya bilebilecek durumdaysa, yapılan satış işlemi "muvazaa" nedeniyle geçersizdir.


Yargıtay 2024-2026 Dönemi Kriterleri: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili daireler, bir satışın muvazaalı olup olmadığını belirlerken şu kriterleri kullanır.


  1. Akrabalık İlişkisi: Alıcının, satıcının kardeşi, annesi, babası, yeğeni veya yakın akrabası olması, "kötü niyet karinesi" oluşturur. Yargıtay, "Akraba, eşler arasındaki geçimsizliği ve boşanma ihtimalini bilen kişidir" diyerek ispat yükünü tersine çevirebilmektedir.


  2. Bedel Farkı: Tapuda gösterilen satış bedeli ile bilirkişilerin tespit ettiği gerçek piyasa değeri arasında fahiş fark olması (Örn: 5 Milyonluk evin 500 Bin TL'ye satılması).


  3. Ekonomik Güç: Alıcının (örneğin çalışmayan bir ev hanımı, öğrenci veya geliri düşük bir emekli) o gayrimenkulü alacak ekonomik gücünün bulunmaması.


  4. Zamanlama: Satışın boşanma davasının hemen öncesinde veya dava açıldıktan hemen sonra gerçekleşmesi.


4.2. İyiniyet Savunması ve Çürütülmesi (TMK 1023)

Malı alan 3. kişi genellikle "Ben tapu siciline güvendim, iyiniyetliyim" (TMK 1023) savunması yapar. Ancak bu savunma, yukarıdaki kriterler (akrabalık, düşük bedel) varlığında çöker. Ankara'daki davalarda, özellikle Yenimahalle gibi yerel bağların güçlü olduğu bölgelerde, alıcının satıcı eşin durumunu bilmemesi "hayatın olağan akışına aykırı" kabul edilmektedir.


4.3. Aile Konutu Koruması (TMK 194)

Satılan ev "Aile Konutu" vasfına sahipse, koruma daha güçlüdür.


  • Şerh Varsa: Eşin rızası olmadan yapılan satış tapu memuru tarafından reddedilir.


  • Şerh Yoksa: Şerh olmasa bile, eğer alıcı buranın aile konutu olduğunu biliyorsa (komşu, akraba vb.), satış geçersizdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, aile konutu şerhi olmasa dahi, kötü niyetli 3. kişiye karşı tapu iptali davası açılabileceğine hükmetmiştir.


5. İspat Yükü ve Delil Stratejisi (Ankara Aile Mahkemeleri Pratiği)


Hukuk muhakemesinde "İddia eden iddiasını ispatla mükelleftir" (TMK 6). Mal kaçırma davalarında ispat yükü davacı (mağdur) eştedir. Ancak bu ispat, "kesin delil"den ziyade, "hayatın olağan akışına aykırılık" olgusunu ortaya koyan güçlü karinelerle sağlanır.


5.1. Banka Kayıtları ve Para Trafiği Analizi

Banka kayıtları, mal kaçırma davalarının önemli bir kanıtıdır.


  • Gelen Para: Tapuda satış gösterilen tarihte, eşin hesabına tapu bedeli kadar para girişi olmuş mu?


  • Paranın Akıbeti: Para girdiyse, bu para nereye gitmiş? Eş "Borç ödedim" diyorsa, kime ödediğini ispatlamak zorundadır. Yargıtay, "Borç ödedim" savunmasını, ancak resmi ve inandırıcı belgelerle (senet, icra dosyası) kabul eder. "Elden ödedim" savunması, yüksek meblağlar için geçersizdir.


  • Açıklama Kısmı: Dekontlardaki açıklamalar (veya açıklama olmaması) kritiktir. 3. kişiye gönderilen paralar "Borç" açıklamasıyla mı gönderilmiş, yoksa açıklamasız mı?


5.2. Hayatın Olağan Akışı İlkesi

Yargıtay'ın en sık başvurduğu ilke budur. Bir eşin, durup dururken, hiçbir ekonomik sıkıntısı yokken, boşanma konuşulmaya başlandığı anda en değerli malvarlığını (evini, arabasını) elden çıkarması, hayatın olağan akışına aykırıdır.


  • Örnek: Eşin düzenli geliri var, kredi borcu yok, icra takibi yok. Ancak boşanma davasından 1 hafta önce evini satıyor. Mahkeme burada "Neden sattın?" sorusunu sorar. Makul cevap yoksa, mal kaçırma kabul edilir.


5.3. Tanık Beyanları

HMK 203. maddesi gereği, senetle ispat kuralının istisnaları vardır. Yakın akrabalar arasındaki işlemlerde veya haksız fiil (muvazaa) iddialarında tanık dinletilebilir. Eşin "Ona tek kuruş vermeyeceğim, evi başkasına devredeceğim" şeklindeki beyanlarını duyan tanıklar, davanın seyrini değiştirir.


6. Üçüncü Kişiye Karşı Davalar (TMK 241): Son Çare


Eğer mal kaçıran eşin üzerinde haczedilecek hiçbir mal kalmamışsa ve tapu iptali de (alıcı iyiniyetli olduğu için) yapılamıyorsa, hukuk sistemi mağdur eşe bir yol daha sunar: Malı devralan 3. kişiden para istemek.


6.1. Eksik Katılma Alacağı Davası

TMK 241. maddesi şöyledir: "Tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamıyorsa; alacaklı eş, karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarı isteyebilir."

Şartları:

  • Önce davalı eşten alacağın tahsil edilememesi (Aciz hali).

  • Devrin karşılıksız (veya muvazaalı) olması.

  • Devrin üzerinden 5 yıl geçmemiş olması (Bu süre hak düşürücü süredir, ancak mal kaçırma kastında süre işlemez).


Uygulama: Bu dava, genellikle "terditli" (kademeli) olarak açılır. Önce eşten istenir, tahsil edilemezse 3. kişiden istenir.


7. İhtiyati Tedbir: Yangından Mal Kurtarmadan Önceki Son Çıkış


Dava sürecinde en kritik aşama, daha fazla malın kaçırılmasını engellemektir. Ankara Aile Mahkemeleri'nde dava açılır açılmaz (hatta dava açılmadan önce) İhtiyati Tedbir talep edilmelidir.


7.1. Tedbirin Kapsamı ve Şartları

HMK 389. madde gereği, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı" hallerde tedbir konulabilir.


  • Eskiden: Mahkemeler "Alacak davasında mala tedbir konulmaz, kesinleşince haciz yaparsın" diyerek talepleri reddediyordu.


  • 2026 Güncel Durumu: Yargıtay'ın "Mal rejiminin tasfiyesi davalarında, eşin mal kaçırma ihtimali kuvvetliyse tedbir konulmalıdır" yönündeki görüşü ağırlık kazanmıştır. Özellikle banka kayıtları veya satış ilanları gibi somut deliller (yaklaşık ispat) sunulduğunda, Ankara mahkemeleri gayrimenkul ve araç kayıtlarına "davalıdır, satılamaz" şerhi koymaktadır.


8. Hukuki Süreç Rehberi: Adım Adım Ne Yapılmalı? (Ankara Özelinde)


Aşağıdaki tablo, Ankara ve Yenimahalle bölgesinde ikamet eden vatandaşlar için adım adım bir yol haritası sunmaktadır.

Adım

İşlem

Açıklama

1. Tespit

Malvarlığı Araştırması

Eşin üzerindeki mallar (TAKBİS, E-Devlet, Trafik Tescil) tespit edilmeli. Satılanlar belirlenmeli.

2. Koruma

Aile Konutu Şerhi

Tapuda hala eş üzerindeyse, derhal Tapu Müdürlüğü'ne giderek (mahkeme kararı gerekmeden) şerh koydurulmalı.

3. Dava Açılışı

Boşanma ve Mal Rejimi

Boşanma davası ile birlikte (veya ayrı olarak) Mal Rejimi Tasfiyesi davası açılmalı.

4. Tedbir

İhtiyati Tedbir Talebi

Dava dilekçesinde açıkça, tüm mallara (banka hesapları dahil) tedbir konulması istenmeli.

5. Bilirkişi

Değer Tespiti

Ankara Adliyesi bilirkişileri, gayrimenkullerin gerçek değerini tespit edecek. Tapu bedeline itiraz edilmeli.

6. İhbar

3. Kişiye İhbar

Malı satın alan kişiye "Dava sonucundan etkileneceksin" denilerek dava ihbar edilmeli (TMK 241 hazırlığı).

Ankara uzman boşanma avukatı Mete Şahin hukuki danışmanlık ve sorular

9. Sıkça Sorulan Sorular


  1. Boşanma davası açmadan önce eşim evi satarsa, bu satışı iptal ettirebilir miyim?

    Evet. Satışın "muvazaalı" (danışıklı) olduğunu ispatlarsanız (akrabaya satış, düşük bedel vb.), TBK 19. maddeye göre Tapu İptal ve Tescil davası açarak evi geri alabilirsiniz. Satış iptal edilmese bile, evin değeri mal paylaşımına "eklenecek değer" olarak dahil edilir ve paranızı alırsınız.


  2. Eşim arabayı babasının üzerine yaptı, "sattım" diyor. Ne yapmalıyım?

    Bu klasik bir mal kaçırma yöntemidir. Baba ile oğul arasındaki satış, "hayatın olağan akışına" şüpheli yaklaşılması gereken bir durumdur. Arabanın o günkü değeri üzerinden hakkınızı talep edebilirsiniz. Ayrıca babası "kötü niyetli 3. kişi" sayılacağı için ona karşı da dava açma hakkınız saklıdır.


  3. Mal kaçırma davası ne kadar sürer? (Ankara 2026 Tahmini) 

    Ankara Aile Mahkemeleri'nde mal rejimi davaları, boşanma davasının kesinleşmesini bekler (Bekletici Mesele). Boşanma süreciyle birlikte ortalama 2-3 yıl sürebilir. Ancak iyi bir delil takibi ve ihtiyati tedbir kararlarıyla bu süreçte haklarınız güvence altına alınır.


  4. Aile konutu şerhi koydurmayı unuttum, ev satıldı. Hakkım yandı mı? 

    Hayır. Aile konutu şerhi "kurucu" değil "açıklayıcı"dır. Yani şerh olmasa bile o ev hukuken aile konutudur. Alıcı (örneğin komşu veya akraba) buranın ailenizle yaşadığınız ev olduğunu biliyorsa, satış geçersizdir ve iptal edilebilir.


  5. Eşim bankadaki tüm parayı çekip "harcadım/kaybettim" diyor. İspatlayabilir miyim?

    Evet. Mahkeme geriye dönük 1-10 yıllık banka hareketlerini ister. Çekilen yüklü miktardaki paranın (örn. 500.000 TL) nereye harcandığı belgelenemiyorsa, mahkeme "bu para eşin elindedir" varsayımıyla hüküm kurar ve size payınızı verir.


  6. Mal kaçıran eşe ceza davası açabilir miyim? Hapse girer mi? 

    Sadece mal kaçırmak (kendi malını satmak) Türk Ceza Kanunu'nda suç değildir. Ancak; sahte vekaletname kullandıysa "Sahtecilik", sizi hileyle kandırıp imza attırdıysa "Dolandırıcılık" veya kesinleşmiş borcu varken mal kaçırdıysa "Alacaklıdan Mal Kaçırma" suçlarından ceza alabilir.


  7. 3. Kişiye (malı alan kişiye) dava açabilir miyim?

    Evet. Eğer eşinizden alacağınızı tahsil edemezseniz, TMK 241 gereği malı devralan 3. kişiden "Eksik Katılma Alacağı" talep edebilirsiniz.


  8. Anlaşmalı boşanmada "mal talebim yoktur" dedim ama eşim mal saklamış. Dava açabilir miyim?

    Evet, ancak zorlu bir süreçtir. "İrade sakatlığı" (Hile) nedeniyle anlaşmalı boşanma protokolünün o maddesinin iptalini istemeniz gerekir. Eşinizin sizden mal sakladığını (gizlediğini) ispatlamalısınız.


  9. Yenimahalle'de kentsel dönüşüme giren evimizin haklarını eşim devretti. Pay alabilir miyim?

    Kesinlikle. Kentsel dönüşüm, kat karşılığı inşaat sözleşmeleri veya kooperatif hisseleri de "edinilmiş mal"dır. Bu hakların devri de mal kaçırma kapsamında değerlendirilir.


  10. Düğün takılarımı (altınları) eşim bozdurdu ve ev aldı, şimdi evi satıyor. Ne olacak?

    Düğün takıları (ziynet), Yargıtay'a göre kadının "kişisel malı"dır. Bu parayla alınan ev de kişisel mal yerine geçen değerdir. Bu nedenle evin değerinin yarısını değil, takıların güncel değerinin tamamını (artı evin değer artışını) talep etmelisiniz. Bu, mal rejiminden ayrı bir "Ziynet Alacağı" davasıdır.


  11. Eşim üzerine şirket kurdu ve şahsi mallarını şirkete aktardı. Şirketten pay alabilir miyim?

    Evet. Şirket hisseleri edinilmiş mal grubundadır. Ayrıca mahkeme "Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması" teorisi ile şirketin içine saklanan şahsi malları da tasfiyeye dahil edebilir.


  12. Avukat tutmak zorunda mıyım?

    Kanunen zorunlu değildir. Ancak mal rejimleri, eklenecek değer hesapları (TMK 229), denkleştirme (TMK 230) ve muvazaa (TBK 19) konuları hukukun en teknik ve matematiksel alanlarıdır. Milyonlarca liralık hak kaybı yaşamamak için Ankara'da uzman bir avukatla çalışmanız hayati önem taşır.


10. Sonuç: Hakkınız Olanı Korumak İçin Yapmanız Gerekenler


Boşanma sürecinde eşinizin malvarlığını kaçırma girişimleri, hukukun çaresiz kaldığı bir durum değildir. Aksine, TMK 229 (Eklenecek Değerler) ve TBK 19 (Muvazaa) maddeleri, bu tür kötü niyetli eylemleri etkisiz hale getirmek için tasarlanmıştır. Kağıt üzerinde yapılan satışlar, banka hesaplarındaki şüpheli hareketler ve danışıklı devirler, doğru hukuki strateji ve zamanında müdahale ile bozulabilir.


Ankara ve Yenimahalle bölgesinde gayrimenkul değerlerinin yüksekliği göz önüne alındığında, mal kaçırma davaları büyük ekonomik sonuçlar doğurmaktadır. Vatandaşların, "Eşim evi sattı, her şey bitti" yanılgısına düşmeden, haklarını sonuna kadar aramaları gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki; adalet sadece haklı olanın değil, hakkını usulüne uygun ve zamanında arayanın yanındadır.


bottom of page