top of page

Boşanma Sebepleri Nelerdir? (Genel ve Özel Boşanma Nedenleri) – TMK 161–166 Güncel Rehber (2026)

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 9 Oca
  • 7 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 15 Oca

Boşanma sebepleri: genel ve özel boşanma nedenleri (TMK 161–166) rehberi

Boşanma davalarında en kritik aşama, hangi boşanma sebebine dayanılacağının doğru belirlenmesidir. Türk Medenî Kanunu’nda (TMK) boşanma sebepleri iki ana gruba ayrılır: genel boşanma sebebi (TMK m.166) ve özel boşanma sebepleri (TMK m.161–165). Bu yazıda; her bir sebebin şartları, süreleri, ispatı, uygulamadaki önemli nüanslar ve vatandaşın en çok merak ettiği sorular, güncel bilgilerle sistematik biçimde açıklanmıştır.


Bu blog; Sık görülen çekişmeli boşanma uyuşmazlıklarında da pratik karşılığı olan başlıklara odaklanır: delil stratejisi, hak düşürücü süreler, terk ihtarı, kusur değerlendirmesi, velayet–nafaka–tazminat bağlantıları ve sık yapılan hatalar.


1) Boşanma Sebepleri: “Genel” ve “Özel” Ayrımı Ne Demektir?


Genel ve özel boşanma sebepleri şeması: TMK 166 ve TMK 161–165

Genel boşanma sebebi, kanunda tek tek sayılmayan; ancak evlilik birliğini fiilen sürdürülemez hâle getiren tüm vakıaları kapsar. TMK m.166’ya göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu nedenle “şiddetli geçimsizlik / evlilik birliğinin temelinden sarsılması” uygulamada en yaygın dayanak hâline gelmiştir.

Genel sebebe örnekler (sınırsızdır):

  • Sürekli tartışma ve mizaç uyuşmazlığı

  • Hakaret, aşağılama, psikolojik şiddet, ekonomik şiddet

  • Fiziksel şiddet ve tehdit

  • Güven sarsıcı davranışlar (sadakatsizliğe yaklaşan eylemler)

  • Aile yükümlülüklerini yerine getirmeme, ilgisizlik, eve/çocuğa terk edici tutum

  • Bağımlılıklar (alkol/kumar vb.) ve buna bağlı ihmal


B) Özel boşanma sebepleri nedir?

Özel boşanma sebepleri kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır ve TMK m.161–165 arasında düzenlenmiştir. Bunlar:


Özel sebeplerin bir kısmında hak düşürücü süre vardır; bir kısmında ise temel ölçüt “ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi” ve güçlü ispat sistematiğidir.


2) Genel Boşanma Sebepleri (TMK m.166) – Çekişmeli ve Anlaşmalı Boşanmanın Çerçevesi


TMK m.166, pratikte dört ana “kapı” açar: (1) temelinden sarsılma, (2) kusur–itiraz sistemi, (3) anlaşmalı boşanma, (4) fiilî ayrılık (ret sonrası).


2.1. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1)

Bu düzenleme, günlük hayatta “şiddetli geçimsizlik” olarak bilinir. Kanun; tek tek olay saymaz, hakime somut olayı değerlendirerek evlilik birliğinin sürdürülebilir olup olmadığına karar verme alanı bırakır.


Bu davalarda mahkeme, genellikle şu sorulara bakar:

  • Olaylar ciddi mi, süreklilik/yoğunluk var mı?

  • Ortak hayat çekilmez hâle gelmiş mi?

  • Tarafların kusur durumu nedir?

  • Davalının itirazı varsa bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde mi?


2.2. “Kusur daha ağırsa itiraz” mekanizması (TMK m.166/2)

Davacı eşin kusuru daha ağır ise davalı eşin boşanmaya itiraz hakkı vardır. Ancak bu itiraz:

  • Hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse veya

  • Evliliğin sürdürülmesinde korunmaya değer bir menfaat kalmamışsamahkeme boşanmaya karar verebilir.


Uygulamada kusur tartışması; nafaka, maddi–manevi tazminat ve bazen velayet/kişisel ilişki değerlendirmeleriyle birlikte yürür.


Evlilik en az 1 yıl sürmüşse; eşler birlikte başvurabilir veya biri dava açıp diğeri kabul edebilir. Mahkeme:

  • Eşleri bizzat dinler, iradelerinin serbest olduğuna kanaat getirir,

  • Boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında hazırlanan düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya hükmeder.


Anlaşmalı boşanmada da protokolün; nafaka, tazminat, velayet, kişisel ilişki, mal paylaşımı gibi başlıklarda net, uygulanabilir ve denetlenebilir yazılması kritik önemdedir.


2.4. Fiilî ayrılık (ret kararından sonra) – TMK m.166/4

Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bir davanın reddine karar verilmiş ve bu ret kararı kesinleşmişse; kesinleşmeden itibaren 1 yıl geçmesine rağmen her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.


Bu hükmün amacı; fiilen bitmiş evliliklerin yıllarca hukuken sürüncemede kalmasını engellemektir. Uygulamada; ayrı yaşama olgusu, fiilî birlikteliğin kurulamadığı, barışma/yeniden birleşme olmadığı gibi noktalar somut delillerle desteklenir.


3) Özel Boşanma Sebepleri (TMK m.161–165) – Şartlar, Süreler ve İspat


3.1. Özel Boşanma Sebeplerinde “Mutlak” ve “Nispi” Ayrımı

Özel boşanma sebepleri uygulamada mutlak ve nispi (göreli) olarak ikiye ayrılarak açıklanır. Bu ayrım, mahkemenin hangi noktayı araştıracağı ve ispat yükünün nasıl kurulacağı açısından önem taşır.


Mutlak boşanma sebebi, kanunda sayılan fiilin gerçekleştiğinin ispat edilmesi hâlinde, kural olarak hâkimin “evlilik birliği yine de yürür mü?” şeklinde ayrıca bir değerlendirme yapmasına gerek kalmadan boşanmaya karar verebildiği sebeplerdir. Uygulamada zina (TMK 161), hayata kast/pek kötü muamele/onur kırıcı davranış (TMK 162) ve terk (TMK 164) çoğunlukla bu grupta değerlendirilir. Bununla birlikte bu sebeplerde de hak düşürücü süre, affetme ve usul şartları (özellikle terk ihtarı) davanın kaderini belirler.


Nispi boşanma sebebi ise, ilgili durumun varlığına ek olarak, bunun somut olayda ortak hayatı diğer eş için çekilmez hâle getirip getirmediğinin mahkemece değerlendirilmesini gerektirir. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK 163) ile akıl hastalığı (TMK 165), çekilmezlik ölçütü nedeniyle uygulamada nispi karakter taşıyan sebeplerdir. Bu nedenle bu başlıklarda yalnızca olayın varlığı değil, olayın evlilik birliği üzerindeki etkisi ve hayatın sürdürülemez hale geldiği de delillerle ortaya konulmalıdır.

Kısaca: Mutlak sebeplerde “fiil + şartlar” ispatı öne çıkarken; nispi sebeplerde ayrıca “çekilmezlik” değerlendirmesi belirleyici olur.

Zina, eşlerden birinin evlilik devam ederken üçüncü kişiyle cinsel ilişkiye girmesidir. Zina sebebine dayalı davada en kritik iki unsur: ispat standardı ve hak düşürücü sürelerdir.


Hak düşürücü süre:

  • Zina öğrenildikten sonra 6 ay içinde dava açılmalıdır.

  • Her hâlde zina eyleminden itibaren 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer.

  • Affeden eşin dava hakkı yoktur (açık veya örtülü af değerlendirmesi yapılabilir).


Delil mantığı: Doğrudan delil her zaman bulunmayabilir; ancak mahkeme, kuvvetli emarelerin bütününden kanaat oluşturabilir. Bununla birlikte delillerin hukuka uygun elde edilmesi esastır.


Bu madde üç ayrı davranış grubunu kapsar:

  • Hayata kast: Öldürmeye teşebbüs, öldürme planı, intihara yönlendirme gibi ağır fiiller

  • Pek kötü muamele: İşkence/eziyet seviyesinde fiziksel veya ağır psikolojik şiddet

  • Onur kırıcı davranış: Ağırlık derecesi yüksek, kişilik haklarına ağır saldırı (ağır hakaret/iftira vb.)


Hak düşürücü süre:

  • Olayın öğrenilmesinden itibaren 6 ay,

  • Her hâlde fiilden itibaren 5 yılve affetme hâlinde dava hakkı ortadan kalkar.

Bu sebepte; adli raporlar, kolluk tutanakları, uzaklaştırma kararları, tanıklar, mesaj kayıtları ve benzeri deliller uygulamada belirleyicidir.


Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz hayat sürer ve bu sebeple ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse boşanma kararı verilebilir.

Burada kilit nokta şudur:

  • Salt “suç” veya “yaşam tarzı” iddiası yetmez; ortak hayatın çekilmezliği somutlaştırılmalıdır.

  • Süre koşulu kanunda zina/hayata kast gibi açık hak düşürücü süre şeklinde düzenlenmemiştir; ancak uzun süre sessiz kalınması, somut olayda “katlanma/af” değerlendirmesine konu olabilir.


Terk sebebiyle boşanma, uygulamada en çok hata yapılan başlıklardandır. Kanun, dava açılabilmesi için şekli ve süreli bir sistem kurmuştur.

Aranan şartların özeti:

  1. Eş, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak konutu terk etmiş olmalı veya diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlamış olmalıdır.

  2. Terk kesintisiz en az 6 ay sürmüş olmalıdır.

  3. Bu 6 ayın 4. ayı dolduktan sonra, terk eden eşe noterden veya mahkeme kanalıyla ihtar (eve dön çağrısı) çekilmelidir.

  4. İhtar tebliğinden sonra 2 ay daha beklenir; dönüş olmazsa dava açma hakkı doğar.


En kritik uygulama detayı: İhtarın samimi olması, dönüşe elverişli ortak konutun hazır bulundurulması ve ihtarın usule uygun tebliği; davanın kaderini belirler.


Terk nedeniyle boşanma süreci: 6 ay terk, ihtar ve 2 ay bekleme (TMK 164)

3.6. Akıl hastalığı – TMK m.165

Akıl hastalığı sebebiyle boşanma için:

  • Eşin akıl hastalığının geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılması ve

  • Ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi gerekir.

Uygulamada mahkeme, rapor ve sosyal inceleme verileriyle somut “çekilmezlik” durumunu birlikte değerlendirir.


4) Hangi Boşanma Sebebine Dayanmalıyım? (Pratik Yol Haritası)

  • Özel sebep mevcutsa (zina, hayata kast vb.) süreyi kaçırmamak ve delil sistematiğini kurmak önemlidir.

  • Özel sebep var ama süre geçmişse veya ispat zayıfsa, aynı olaylar TMK m.166 kapsamında “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” şeklinde ileri sürülebilir.

  • Terkte usul hatası yapılırsa dava reddi riski yükselir; bu nedenle ihtar süreci planlı yürütülmelidir.

  • Kusur tartışmasının yoğun olacağı dosyalarda, nafaka–tazminat–velayet talepleri baştan stratejik kurgulanmalıdır.


5) Görevli–Yetkili Mahkeme ve Kısa Süreç Notu

Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi sıfatıyla) görev yapar. Yetki bakımından genel kural; eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin son kez birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Ankara’da dosya yoğunluğu, tensip ve duruşma aralıkları uygulamada süreyi etkileyebilir; bu nedenle dava dilekçesi ve delil listesi ilk aşamada güçlü kurulmalıdır.


6) Sıkça Sorulan Sorular


1) Genel boşanma sebebi nedir?

TMK m.166’daki “evlilik birliğinin temelinden sarsılması”dır. Kanunda tek tek sayılmayan; evliliği çekilmez kılan her somut olayı kapsar.


2) Özel boşanma sebepleri nelerdir?

Zina (TMK m. 161), hayata kast/pek kötü muamele/onur kırıcı davranış (TMK m. 162), suç işleme–haysiyetsiz hayat (TMK m. 163), terk (TMK m. 164), akıl hastalığı (TMK m. 165).


3) En çok hangi sebebe dayanılarak boşanma davası açılır?

Uygulamada en yaygın dayanak TMK m.166’dır; çünkü kapsamı geniştir ve olayların çoğu bu başlık altında ileri sürülebilir.


4) Zina davasında süre var mı?

Evet. Zina öğrenildikten sonra 6 ay içinde ve her hâlde fiilden itibaren 5 yıl içinde dava açılmalıdır. Affeden eşin dava hakkı olmaz.


5) Şiddet gördüm; hangi sebebe dayanılır?

Olayın ağırlığına göre TMK m.162 (pek kötü muamele / hayata kast / ağır onur kırıcı davranış) veya TMK m.166 kapsamında dava açılabilir. Delil planı bu seçimde belirleyicidir.


6) Hakaret ve sürekli aşağılamalar boşanma sebebi midir?

Evet. Olayın ağırlığına göre TMK m.162 (ağır onur kırıcı davranış) veya TMK m.166 kapsamında değerlendirilebilir.


7) Terk nedeniyle hemen dava açabilir miyim?

Hayır. Kesintisiz 6 ay terk, 4. aydan sonra resmi ihtar ve ihtardan sonra 2 ay bekleme şarttır. Usule uyulmazsa dava reddi riski artar.


8) “Eve dön” ihtarı WhatsApp’tan yapılır mı?

Hayır. Terk sebebi açısından ihtar, noter veya mahkeme kanalıyla resmi şekilde yapılmalıdır.


9) Fiilî ayrılığa dayanarak ne zaman dava açılır?

Daha önce açılan boşanma davası reddedilmiş ve ret kararı kesinleşmişse; kesinleşmeden itibaren 1 yıl geçmesine rağmen ortak hayat kurulamamışsa TMK m.166/4 kapsamında dava açılabilir.


10) Kusur boşanmayı tamamen engeller mi?

Bazı hâllerde etkiler. Davacı tamamen daha ağır kusurluysa davalı itiraz edebilir; ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması ise mahkeme boşanmaya karar verebilir.


11) Özel sebebi ispatlayamazsam ne olur?

Özel sebep ispat edilemezse dava reddedilebilir. Bu nedenle olayların TMK m.166 kapsamında da değerlendirilmesi ve delil setinin doğru kurulması önemlidir.


12) Boşanma davasında en sık yapılan hata nedir?

Süreleri kaçırmak (özellikle zina/1TMK m. 62), terkte ihtarı usulsüz yapmak, delilleri geç bildirmek, hukuka aykırı delil üretmek ve talepleri (nafaka–tazminat–velayet) baştan net kurmamaktır.


13) Mutlak ve nispi boşanma sebebi ne demektir?

Mutlak boşanma sebebi, kanunda düzenlenen fiil ispatlandığında ve varsa süre/af/usul şartları da tamamlandığında mahkemenin kural olarak boşanmaya karar verebildiği sebeplerdir (uygulamada TMK 161 zina ve TMK 162 bu şekilde anlatılır); nispi boşanma sebebinde ise olayın varlığına ek olarak, bunun somut olayda ortak hayatı çekilmez hâle getirip getirmediği de ayrıca değerlendirilir (bu nedenle TMK 163 ve TMK 165 nispi karakter taşır).


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Yorumlar


bottom of page