HMK 326/2 İptal Kararı ve 2026 Yılı Manevi Tazminat Hukuku Devrimi: Ankara ve Yenimahalle Bölgesi İçin Kapsamlı Başvuru Rehberi
- Av. Mete ŞAHİN

- 15 Oca
- 10 dakikada okunur

Giriş: Hukuk Sisteminde Emsalsiz Bir Dönüşüm
Türk hukuk tarihinde, özellikle bireylerin manevi bütünlüğünü korumayı amaçlayan tazminat hukuku alanında, 2025 yılının son çeyreği ve 2026 yılının başlangıcı, daha önce eşine rastlanmamış bir dönüşüme sahne olmuştur. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), 25/12/2024 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasını, "manevi tazminat davaları" yönünden Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmesi, hak arama hürriyeti bağlamında bir milat niteliğindedir. Bu karar, yalnızca teknik bir usul değişikliği değil, vatandaşın adalet mekanizmasına erişiminde karşılaştığı en büyük psikolojik ve ekonomik bariyerin yıkılması anlamına gelmektedir.
Ankara’nın metropol yapısı ve Yenimahalle gibi sanayi ve yerleşim yoğunluğunun iç içe geçtiği bölgelerde, iş kazalarından trafik kazalarına, boşanma davalarından tıbbi uygulama hatalarına (malpraktis) kadar geniş bir yelpazede manevi tazminat davaları yoğunlukla görülmektedir. Bu kapsamlı blog, , AYM’nin iptal kararının derinlemesine hukuki analizini, 8 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) değişiklikliğini ve bu yeni hukuki iklimin Ankara’daki pratik yansımalarını tüm detaylarıyla ele almaktadır. Amacımız, internet üzerindeki yüzeysel bilgi kirliliğini aşarak, vatandaşa en doğru, güncel ve uygulanabilir hukuki yol haritasını sunmaktır.
1. Anayasa Mahkemesi’nin Tarihi İptal Kararı (E.2024/29 - K.2024/226): Hukuki Depremin Anatomisi
1.1. İptal Öncesi Mevcut Durum ve Yarattığı Mağduriyetler
İptal kararından önce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 326. maddesinin 2. fıkrası şu hükmü amirdi:
"Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır."
Bu hüküm, konusu para olan ve matematiksel kesinlikle hesaplanabilen davalar (örneğin bir senet alacağı, kira borcu veya faturaya dayalı ticari alacaklar) için adil bir paylaşım mantığına dayanıyordu. "Ne kadar haklıysan, o kadar az masraf ödersin" mantığı, maddi hukukta yerini bulabiliyordu. Ancak, Türk hukuk sisteminde manevi tazminatın niteliği, bu matematiksel mantıkla taban tabana zıttır.
Manevi tazminat davalarında yaşanan temel sorun, "öngörülemezlik" ilkesiyle ilgilidir. Bir trafik kazasında çocuğunu kaybeden bir anne veya iş kazasında kolunu kaybeden bir işçi için talep edilecek manevi tazminatın, kanunda yazılı bir formülü, bir cetveli veya matematiksel bir karşılığı yoktur. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. ve 58. maddeleri, bu miktarın belirlenmesini tamamen "hakimin takdirine" bırakmıştır.
Eski sistemde, acısının karşılığı olarak 500.000 TL manevi tazminat talep eden bir vatandaş, mahkemenin takdiriyle 100.000 TL kazandığında, hukuken 400.000 TL’lik kısımda "haksız çıkmış" sayılıyordu. Bu "haksız çıkma" durumu, davacıya şu ağır yükleri yüklüyordu:
Reddedilen 400.000 TL üzerinden hesaplanan nispi karar ve ilam harcı.
Reddedilen 400.000 TL üzerinden, davalı tarafın avukatına ödenmesi gereken "karşı vekalet ücreti".
Çoğu zaman, davacının kazandığı 100.000 TL tazminat, karşı tarafa ödemek zorunda kaldığı bu masraflara gidiyor, hatta bazen davacı, davayı kazandığı halde borçlu çıkıyordu. Bu durum, "kazanırken kaybetmek" olarak adlandırılan ve hak arama özgürlüğünü fiilen ortadan kaldıran bir tablo yaratmaktaydı.
1.2. Anayasa Mahkemesi’nin İptal Gerekçelerinin Derinlemesine Analizi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ve Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin itirazları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 25/12/2024 tarihli ve E.2024/29, K.2024/226 sayılı kararıyla bu adaletsizliğe son vermiştir. Karar, 14 Mart 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 9 aylık geçiş süresinin ardından 14 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
1.2.1. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlali (Anayasa Madde 36)
Mahkeme, kararının merkezine Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan "hak arama hürriyeti" ve bunun doğal sonucu olan "mahkemeye erişim hakkını" koymuştur. Yüksek Mahkeme, manevi tazminat davası açmak isteyen bir kişinin, davanın sonunda ne kadar tazminat alacağını öngörmesinin imkansız olduğunu vurgulamıştır. Kişinin, sırf hakimin takdirini tutturamadığı için, yani geleceği bilemediği için cezalandırılması (masraf yükletilmesi), mahkemeye başvurmaktan caydırıcı bir etki yaratmaktadır.
1.2.2. Kanunilik İlkesi ve Belirlilik (Anayasa Madde 13)
Anayasa Mahkemesi, temel hakların ancak kanunla sınırlanabileceğini (Madde 13), ancak bu sınırlamanın "belirli" ve "öngörülebilir" olması gerektiğini belirtmiştir. Manevi tazminatın hesaplanma yönteminin olmadığı bir hukuk düzeninde, davacının talebinin reddedilecek kısmını öngörmesi beklenemez. Dolayısıyla, öngörülemeyen bir risk yüzünden kişiye mali külfet yüklemek, hukuk devleti ilkesiyle ve kanunilik şartıyla bağdaşmamaktadır.
1.2.3. Karşı Oy Gerekçeleri ve Hukuki Tartışma
Kararın oy çokluğuyla alındığını belirtmek, hukuki analizin derinliği açısından önemlidir. Karşı oy kullanan üyeler (Basri Bağcı, İrfan Fidan vb.), bu iptalin "fahiş ve ciddiyetsiz davaların önünü açabileceği" endişesini taşımışlardır. Onlara göre, yargılama gideri riski, davacıların "gerçek dışı, astronomik rakamlar" talep etmesini engelleyen bir fren mekanizmasıydı. Ancak çoğunluk görüşü, HMK 327. maddedeki "Dürüstlük kuralına aykırılık" düzenlemesinin bu riski bertaraf etmek için yeterli olduğunu, masum hak arayıcıların korunmasının daha üstün bir yarar olduğunu kabul etmiştir.
1.3. İptal Kararının Yarattığı Yeni Hukuki Rejim (2026 ve Sonrası)
2026 yılı itibarıyla Ankara ve Yenimahalle adliyelerinde görülen manevi tazminat davalarında şu ilkeler geçerli olacaktır:
Kısmi Ret Halinde Masraf Yükletilemez: Davacı 1 Milyon TL talep edip 100.000 TL kazansa dahi, reddedilen 900.000 TL için davacıya yargılama gideri veya karşı vekalet ücreti yükletilemez.
Davalı Sorumluluğu: Yargılama giderleri, davanın kabul edilen kısmı oranında davalıdan tahsil edilir. Ancak reddedilen kısım için davacının sorumlu tutulması, iptal edilen HMK 326/2 hükmü gereği artık mümkün değildir.
Öngörülebilirlik: Vatandaşlar, manevi tazminat taleplerini belirlerken artık "kaybetme korkusu" ile değil, "gerçek acının karşılığı" ilkesiyle hareket edebilirler.
2. İkinci Hukuki Sütun: 2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) Değişikliği
Anayasa Mahkemesi’nin kararı, manevi tazminat davalarındaki dönüşümün sadece bir ayağıdır. Diğer önemli gelişme, 8 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) değişikliğidir. Bu değişiklik, AYM kararı ile birlikte okunduğunda tablonun bütünü ortaya çıkmaktadır.
2.1. Yürürlükten Kaldırılan AAÜT 10/2 Maddesi
Eski AAÜT’nin 10. maddesinin 2. fıkrası şöyleydi:
"Manevi tazminat davalarının kısmen reddi durumunda, karşı taraf (davalı) vekili lehine hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez."
Bu madde, davacıları koruyan bir "sigorta" idi. Eğer davanızın büyük kısmı reddedilirse, karşı tarafa ödeyeceğiniz vekalet ücreti, kazandığınız miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretiyle sınırlanıyordu. 2026 Tarifesi ile bu madde yürürlükten kaldırılmıştır.
2.2. "Çifte Değişiklik" Paradoksu: Vatandaş İçin Tehlike Var mı?
Burada vatandaşın kafasını karıştıran kritik bir nokta vardır: "Koruyucu madde (AAÜT 10/2) kalktıysa, reddedilen kısım için çok daha fazla vekalet ücreti ödemeyecek miyim?"
Cevap, AYM kararının gücünde saklıdır: Hayır.
Çünkü Anayasa Mahkemesi, HMK 326/2’yi iptal ederek, manevi tazminat davalarında kısmi ret halinde davacı aleyhine hiçbir yargılama giderine (vekalet ücreti dahil) hükmedilemeyeceğine zemin hazırlamıştır. HMK 326/2 (paylaştırma kuralı) ortadan kalktığı için, AAÜT’deki hesaplama yönteminin (sınırsız nispi ücret) bir önemi kalmamıştır. Temel dayanak kanun maddesi iptal edildiğinden, tarife hükmünün aleyhe uygulanma şansı, manevi tazminat davaları özelinde ortadan kalkmıştır.
Özetle 2026 Senaryosu:
Eski Durum (2024): 500.000 TL istediniz, 50.000 TL kazandınız. Reddedilen 450.000 TL için (sınırlı da olsa) karşı taraf avukatına para öderdeniz.
Yeni Durum (2026): 500.000 TL istediniz, 50.000 TL kazandınız. Reddedilen 450.000 TL için 0 TL ödersiniz. AAÜT 10/2'nin kalkması sizi etkilemez, çünkü AYM kararı sizi korur.
Ancak, davanın tamamen reddedilmesi (hakimin "hiçbir manevi zarar yoktur" demesi) durumunda, davacı aleyhine maktu veya nispi vekalet ücretine hükmedilmesi riski, genel hükümler çerçevesinde devam etmektedir. Bu nedenle "haklı bir davanın varlığı" şarttır.

3. Ankara ve Yenimahalle Bölgesinde Manevi Tazminat Türleri ve Uygulama Alanları
Manevi tazminat davaları, tek tip değildir. Hayatın her alanında, kişilik haklarına yapılan her saldırıda gündeme gelebilir. Ankara ve Yenimahalle’nin sosyo-ekonomik yapısı gereği, bölgede öne çıkan manevi tazminat türlerini ve bunların spesifik özelliklerini aşağıda detaylandırıyoruz.
3.1. Trafik Kazalarından Kaynaklanan Manevi Tazminat
Ankara, Türkiye’nin en yoğun araç trafiğine sahip şehirlerinden biridir. Özellikle Yenimahalle bölgesinden geçen İstanbul Yolu, Anadolu Bulvarı ve Konya Yolu bağlantıları, yüksek hızlı ve çok şeritli yollar olmaları nedeniyle ölümlü ve yaralamalı kazaların sık yaşandığı noktalardır.
Kime Karşı Açılır? Trafik kazalarında manevi tazminat, kural olarak kusurlu sürücüye ve araç sahibine (işletene) karşı açılır. Zorunlu Trafik Sigortası (ZMMS), manevi tazminatı kapsamaz. Ancak, aracın İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortası varsa ve poliçede "manevi tazminat klozu" bulunuyorsa, sigorta şirketine de dava yöneltilebilir.
Ankara Uygulaması: Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri (sigorta şirketi taraf ise) veya Asliye Hukuk Mahkemeleri (sadece şahıslar taraf ise) görevlidir. Dava açılmadan önce ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı unutulmamalıdır.
3.2. İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları
Yenimahalle ilçesi; OSTİM, İvedik Organize Sanayi Bölgesi, GİMAT ve ATB İş Merkezi gibi Türkiye’nin en büyük sanayi ve ticaret komplekslerine ev sahipliği yapmaktadır. Bu bölgelerdeki yoğun sanayi üretimi, ne yazık ki iş kazalarını da beraberinde getirmektedir.
Kapsam: İşçinin işyerinde geçirdiği kaza sonucu uzuv kaybı, yaralanma veya ölümü halinde, kendisi veya yakınları manevi tazminat talep edebilir. İşverenin iş güvenliği önlemlerini almaması (baret vermeme, eğitimsizlik vb.) kusur oranını ve dolayısıyla tazminat miktarını artırır.
Yetkili Mahkeme: Ankara İş Mahkemeleri görevlidir. İş kazası davalarında AYM’nin iptal kararı, özellikle düşük maaşla çalışan işçilerin, yüksek tazminat taleplerinde bulunmaktan çekinmemesini sağlayacak en önemli güvencedir.
3.3. Tıbbi Uygulama Hataları (Malpraktis)
Ankara, Türkiye’nin sağlık başkentidir. Bilkent Şehir Hastanesi, Etlik Şehir Hastanesi (Yenimahalle sınırlarında), Hacettepe, Ankara Tıp gibi devasa sağlık kurumları ve yüzlerce özel hastane/klinik bulunmaktadır.
Kamu Hastaneleri: Şehir Hastaneleri veya Devlet Hastanelerinde yapılan hatalı ameliyatlar, yanlış teşhisler sonucu oluşan manevi zararlar için İdare Mahkemelerinde "Tam Yargı Davası" açılır. Burada muhatap Sağlık Bakanlığı’dır. AYM’nin iptal kararı, idari yargıdaki tazminat davalarını da dolaylı yoldan etkileyecek emsal niteliğindedir.
Özel Hastaneler: Özel hastanelerde veya muayenehanelerde gerçekleşen malpraktis olaylarında ise Tüketici Mahkemeleri görevlidir. Doktorun veya hastanenin "özen yükümlülüğüne" aykırı davranışı tazminat sebebidir.
3.4. Boşanma Davalarında Manevi Tazminat
Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi gereği, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf (aldatılan, şiddet gören, aşağılanan eş), kusurlu eşten manevi tazminat isteyebilir.
Ankara Aile Mahkemeleri: Ankara’da boşanma davaları Söğütözü Ek Hizmet Binası’ndaki Aile Mahkemelerinde görülmektedir.
Özellik: Boşanma davası ile birlikte talep edilen manevi tazminat için ayrıca harç ödenmez.
3.5. Sosyal Medya ve Bilişim Suçları (Kişilik Haklarına Saldırı)
Ankara’nın bürokratik ve politik merkezi olması, sosyal medya üzerinden işlenen hakaret, tehdit ve iftira suçlarının tazminat davalarına dönüşmesine zemin hazırlar. İnternet üzerinden yapılan bir yorum veya paylaşımla kişilik hakları zedelenen kişi, manevi tazminat davası açabilir. Bu davalar Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülür.
4. Prosedürel Rehber: Ankara’da Dava Açma Süreci ve Mahkemeler

Ankara’da adliye yapısı dağınıktır ve vatandaşların doğru binaya gitmesi zaman kaybını önler. 2026 yılı itibarıyla güncel adliye yerleşimi şöyledir.
Davanın Türü | Görevli Mahkeme | Adliye Binası ve Konumu |
Genel Tazminat (Hakaret, Trafik) | Asliye Hukuk Mahkemesi | Dışkapı Ek Hizmet Binası (1 Nolu) Altındağ/Dışkapı |
Boşanma ve Aile Hukuku | Aile Mahkemesi | Söğütözü Ek Hizmet Binası (4 Nolu) Çankaya/Söğütözü |
İş Kazası ve İşçi Alacakları | İş Mahkemesi | Balgat Ek Hizmet Binası (2 Nolu) Çankaya/Balgat |
Ticari Tazminat (Sigorta) | Asliye Ticaret Mahkemesi | Söğütözü Ek Hizmet Binası (4 Nolu) Çankaya/Söğütözü |
Tüketici (Malpraktis) | Tüketici Mahkemesi | Söğütözü Ek Hizmet Binası (4 Nolu) Çankaya/Söğütözü |
Yenimahalle Bölgesi İçin Not: Yenimahalle ilçesinde ikamet eden vatandaşlar için ayrı bir "Yenimahalle Adliyesi" yoktur. Yenimahalle, yargı çevresi olarak Ankara Adliyesi'ne bağlıdır. Ancak Sincan, Etimesgut gibi batı ilçeleri "Ankara Batı Adliyesi"ne bağlıdır. Bu ayrım hayati önem taşır; yanlış adliyede dava açmak, yetkisizlik kararı ve zaman kaybı demektir. Yenimahalle ilçesi (Demetevler, Batıkent, Ostim, İvedik) Ankara Merkez Adliyesi (Sıhhiye/Dışkapı/Söğütözü/Balgat) yetki alanındadır.
4.1. Dava Masrafları ve Harçlar (2026 Tahmini)
AYM kararı "reddedilen kısım" için masraf ödemeyi kaldırsa da, dava açarken ödenmesi gereken "Peşin Harç" ve "Gider Avansı" yükümlülüğü devam etmektedir.
Başvurma Harcı: Yaklaşık 732 TL (2026).
Peşin Harç: Talep edilen tazminat miktarının binde 68,31’inin dörtte biri (yaklaşık %1,7’si) dava açarken peşin yatırılır. Örneğin 100.000 TL’lik bir dava için yaklaşık 1.700 TL peşin harç ödenir.
Gider Avansı: Tebligat, bilirkişi ve tanık ücretleri için mahkeme veznesine depo edilen tutardır (Ortalama 2.000 - 4.000 TL).
5. Sıkça Sorulan Sorular (SSS) - Manevi Tazminat ve 2026 Düzenlemeleri
1. Manevi tazminat davasını kısmen kaybedersem karşı tarafa avukatlık ücreti öder miyim?
Cevap: Hayır. Anayasa Mahkemesi'nin HMK 326/2. maddesini iptal etmesi ve bu kararın Aralık 2025'te yürürlüğe girmesiyle birlikte, 2026 yılı itibarıyla manevi tazminat davalarında reddedilen kısım için davacının karşı tarafa vekalet ücreti ödememesi gerekmektedir. Devlet, mağdurun "tazminat miktarını bilememe" riskini üstlenmiştir.
2. Ankara'da manevi tazminat davası nerede açılır?
Cevap: Davanın konusuna göre değişir. Genel haksız fiiller (kavga, hakaret) için Dışkapı'daki Asliye Hukuk Mahkemeleri, boşanma ve aile konuları için Söğütözü'ndeki Aile Mahkemeleri, iş kazaları için yine Söğütözü'ndeki İş Mahkemeleri yetkilidir. Yenimahalle'de oturanlar da bu merkez adliyelere başvurmalıdır.
3. 2026'da yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) değişikliği aleyhime mi?
Cevap: Hayır, aleyhinize değildir. AAÜT'deki "sınır koyan" 10/2 maddesi kaldırılmış olsa da, Anayasa Mahkemesi'nin "hiç ücret ödenmemesi gerektiğine" dair iptal kararı daha üstün normdur. Dolayısıyla tarife değişikliği, manevi tazminat davacılarına zarar vermeyecektir.
4. Manevi tazminat miktarını neye göre belirlemeliyim?
Cevap: AYM kararı sonrası "çok istersem başım yanar" korkusu bitmiştir. Yaşadığınız acının, üzüntünün ve manevi çöküntünün karşılığı olduğunu hissettiğiniz rakamı talep edebilirsiniz. Ancak yine de davanın ciddiyeti için "hayali" rakamlar yerine, avukatınızla istişare ederek emsallere uygun, yüksek ama makul bir rakam belirlemek en doğrusudur.
5. Boşanma davasında manevi tazminat istersem harç öder miyim?
Cevap: Boşanma davası dilekçesi ile birlikte ("boşanmanın eki" olarak) istenen manevi tazminat için ayrıca nispi harç ödenmez. Sadece maktu peşin ve başvuru harcı yeterlidir. Ancak boşanma bittikten sonra ayrı bir dava açarsanız, talep ettiğiniz miktarın binde 68,31’inin dörtte biri peşin harç ödemeniz gerekir.
6. Trafik kazasında manevi tazminatı sigorta şirketi öder mi?
Cevap: Standart Zorunlu Trafik Sigortası (ZMMS) manevi tazminatı ödemez, sadece maddi zararları öder. Manevi tazminat için kusurlu sürücüye ve araç sahibine dava açılır. Ancak aracın "kasko" veya "İMM" (İhtiyari Mali Mesuliyet) poliçesinde manevi tazminat teminatı varsa, sigorta şirketinden de istenebilir.
7. İş kazası geçirdim, patronum "davadan vazgeç para vereyim" diyor, ne yapmalıyım?
Cevap: Kesinlikle acele etmeyin ve imza atmayın. İşverenlerin teklif ettiği rakamlar genellikle mahkemenin hükmedeceği rakamların çok altındadır. AYM kararı ile dava açma riskiniz de kalmadığı için, profesyonel bir avukat aracılığıyla hak ettiğiniz tam tazminatı (hem maddi hem manevi) dava yoluyla almanız menfaatinizedir.
8. Manevi tazminat davası ne kadar sürer?
Cevap: Ankara mahkemelerinin iş yükü nedeniyle davalar ortalama 1.5 - 3 yıl sürebilmektedir. Delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve bilirkişi raporları süreci etkiler. Ancak iyi takip edilen bir dava, daha kısa sürede sonuçlanabilir.
9. Manevi tazminatta faiz işler mi?
Cevap: Evet. Haksız fiillerde (kaza, darp, hakaret) olay tarihinden itibaren, diğer hallerde dava tarihinden itibaren yasal faiz işler. Dava 3 yıl sürse bile, paranız faiziyle birlikte hesaplanır, bu da enflasyona karşı kısmi bir koruma sağlar.
10. HMK 326/2 iptali maddi tazminat davalarını da kapsıyor mu?
Cevap: Hayır. Anayasa Mahkemesi'nin bu iptal kararı sadece "manevi tazminat davaları" içindir. Maddi tazminat (destekten yoksun kalma, tedavi gideri, araç hasarı vb.) davalarında reddedilen kısım için yargılama gideri ve karşı vekalet ücreti ödeme yükümlülüğü devam etmektedir.
11. Dava açarken avukat tutmak zorunda mıyım?
Cevap: Kanunen zorunlu değildir ancak manevi tazminat davaları "teknik" davalardır. İspat yükü, delil sunma süreleri, zamanaşımı gibi konularda yapılacak bir hata, haklıyken haksız duruma düşmenize neden olabilir. Bu nedenle uzman bir avukatla çalışmak şarttır.
12. Yenimahalle bölgesinde oturuyorum, size nasıl ulaşabilirim?
Cevap: Avukat Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu, Ankara'nın her bölgesine hizmet vermektedir. Web sitemizdeki [İletişim] sayfasından telefon numaramızla randevu alabilir, ofisimizi ziyaret edebilir veya online danışmanlık hizmetimizden faydalanabilirsiniz.
Sonuç: Hakkınızı Aramaktan Korkmayın
2026 yılı, Türk hukukunda manevi bütünlüğün korunması adına yeni bir dönemin başlangıcıdır. Devlet, vatandaşının acısını "matematiksel bir risk" olmaktan çıkarmış, hak aramanın önündeki en büyük engeli kaldırmıştır. Avukat Mete ŞAHİN, bu yeni dönemde Ankara ve Yenimahalle'deki tüm vatandaşların yanında, en güncel hukuki donanımla yer almaya devam etmektedir. Acılarınızın telafisi imkansız olsa da, adaletin tecellisi ile bir nebze olsun huzur bulmanız için buradayız.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar