top of page

Ölümlü ve Yaralamalı Trafik Kazalarında Bilinçli Taksir, Rücu Mekanizmaları ve 2026 Yılı Sigorta Hukuku Uygulamaları: Ankara ve Yenimahalle Perspektifinden Kapsamlı Analiz

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 5 Şub
  • 10 dakikada okunur
ankara trafik kazası avukatı mete şahin hukuk danışmanlık

Türkiye'de karayolu trafik düzeni, her geçen yıl artan araç sayısı ve karmaşıklaşan kentsel doku ile birlikte hukuki açıdan da devasa bir dönüşüm geçirmektedir. Özellikle 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni nesil trafik sigortası düzenlemeleri, sürücü odaklı poliçe sistemine geçiş ve dijitalleşen kaza takip mekanizmaları, ölümlü veya yaralamalı trafik kazalarından sonra ortaya çıkan rücu davalarının niteliğini temelden değiştirmiştir. Ankara'nın merkezi ilçelerinden Yenimahalle gibi trafik yoğunluğunun zirve yaptığı bölgelerde meydana gelen kazalar, sadece birer maddi hasar olayı değil, aynı zamanda ceza hukuku ve sigorta hukuku arasındaki ince çizginin test edildiği kompleks süreçler haline gelmiştir. Vatandaşların en büyük endişesi olan, sigorta şirketinin ödediği tazminatı kendi sigortalısından geri istemesi durumu, yani rücu hakkı, "bilinçli taksir" kavramının doğru analiz edilmesiyle doğrudan ilintilidir. Bu blog, 2026 yılı güncel yasal parametreleri ışığında, trafik kazalarındaki rücu süreçlerini, bilinçli taksirin bu süreçteki katalizör rolünü ve Ankara özelindeki yargısal uygulamaları derinlemesine ele almaktadır.


Trafik Kazalarında Sorumluluğun Hukuki Temelleri ve Bilinçli Taksir Kavramının Evrimi


Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk rejimi, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri ve Karayolları Trafik Kanunu'nun özel düzenlemeleri üzerine inşa edilmiştir. Ancak bu sorumluluğun cezai boyutu, sürücünün davranışının niteliğine göre "basit taksir" veya "bilinçli taksir" arasında gidip gelmektedir. 2026 yılındaki Yargıtay içtihatları, sürücünün öngördüğü ancak gerçekleşmesini istemediği neticeler bakımından bilinçli taksir hükümlerini daha sıkı kriterlere bağlamıştır. Bilinçli taksir, failin neticeyi öngörmesine rağmen, şansına, yeteneğine veya dış etkenlere güvenerek hareketine devam etmesi halidir. Bu durum, ölümlü veya yaralamalı bir kaza meydana geldiğinde, sadece ceza miktarının artmasına neden olmaz; aynı zamanda sigorta şirketinin rücu mekanizmasını tetikleyen bir "ağır kusur" belirtisi olarak değerlendirilir.


Bilinçli Taksir ile Olası Kast Arasındaki İnce Çizgi

Hukuk uygulamasında en çok karıştırılan ve 2026 yılındaki ağır ceza yargılamalarında en büyük tartışma konusunu oluşturan ayrım, bilinçli taksir ile olası kast arasındadır. Olası kast durumunda fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörmekte ve "olursa olsun" diyerek bu neticeyi kabullenmektedir. Örneğin, Ankara Yenimahalle'de kalabalık bir pazar yerinin yanından aşırı hızla geçip "biri ölürse ölsün" mantığıyla hareket eden sürücü olası kastla sorumlu tutulabilir. Bilinçli taksirde ise sürücü "ben usta şoförüm, bir şey olmaz" diyerek neticeyi istememektedir. Sigorta şirketleri açısından olası kast veya kast hali, mutlak bir rücu sebebidir. 2026 yılındaki sigorta genel şartları, kasti bir hareket veya ağır kusurun varlığını, sigortacının rizikoyu taşıma yükümlülüğünün dışına çıkarmaktadır.


2026 Yılı Trafik Sigortası Teminat Limitleri ve Ekonomik Etki Analizi

Trafik kazalarından sonra ödenen tazminat miktarları, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından her yıl güncellenen limitlere tabidir. 2026 yılı itibarıyla bu limitlerin, enflasyonist baskılar ve asgari ücret artışları göz önünde bulundurularak ciddi oranlarda artırıldığı görülmektedir. Bu artış, rücu davalarındaki ekonomik riski de aynı oranda yükseltmiştir.


2026 yılı zorunlu trafik sigortası vefat ve sakatlık tazminat limitleri tablosu

Bu tablo göstermektedir ki, 2026 yılında meydana gelen ölümlü bir kazada, tek bir kişi için sigorta şirketinin ödeyeceği 3.600.000 TL'lik tutar, rücu şartları oluştuğu takdirde sürücüden veya araç sahibinden tek seferde talep edilebilecektir. Bu durum, Ankara gibi emlak piyasasının yüksek olduğu şehirlerde bile sürücülerin tüm malvarlığını bir anda kaybetme riskiyle karşı karşıya kalması anlamına gelmektedir.


Sigorta Şirketinin Rücu Hakkı: Mekanizma, Şartlar ve İstisnalar


Rücu hakkı, sigorta hukukunda halefiyet ilkesinin bir sonucudur. Sigorta şirketi, poliçe kapsamında zarar görene tazminatı ödedikten sonra, zarar görenin haklarına halef olur ve belirli ağır ihlal durumlarında bu ödemeyi kendi sigortalısından talep eder. Ancak rücu hakkı, her kusurlu kazada devreye giren bir mekanizma değildir. 2026 yılındaki yerleşik uygulamada, rücu edilebilmesi için mevzuatta sınırlı olarak sayılan (numerus clausus) hallerin gerçekleşmiş olması gerekir.


Ağır Kusur ve Kasta Yakın İhmal Değerlendirmesi

Sigorta genel şartlarında rücu sebeplerinin başında "sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru" gelmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2026 yılına ışık tutan yerleşik içtihatlarına göre, "ağır kusur" kavramı, tam kusur (yüzde yüz kusur) ile eş anlamlı değildir. Bir sürücünün kazada tam kusurlu olması, sigorta şirketinin ona rücu edebileceği anlamına gelmez. Ağır kusur için, sürücünün trafik kurallarını "kasta yakın" bir düzeyde ihlal etmesi, toplumu ve trafiği hiçe sayan bir pervasızlık içinde olması gerekir. Örneğin, sadece hız sınırını %10 aşmak bir kusurdur ancak Ankara Batı Bulvarı'nda hız sınırının üç katına çıkmak "ağır kusur" olarak nitelendirilip rücu sebebi sayılabilir.


Alkollü Araç Kullanımı ve "Münhasıran Etki" Savunması


sigorta şirketi rücu davası şartları ve bilinçli taksir ağır kusur savunması

Alkollü araç kullanımı, vatandaşların en çok mağdur olduğu rücu alanıdır. 2026 yılı itibarıyla alkollü yakalanmanın idari cezaları artmış olsa da, sigorta hukukundaki "münhasıran etki" kuralı geçerliliğini korumaktadır. Sigorta şirketinin alkol nedeniyle rücu edebilmesi için iki şartın bir arada bulunması gerekir:


  1. Sürücünün yasal sınırın (hususi araçlar için 0.50 promil) üzerinde alkollü olması.


  2. Kazanın "münhasıran", yani sadece ve doğrudan alkolün güvenli sürüş yeteneğini kaybettirmesi sonucu meydana gelmiş olması.


Eğer kaza anında yolun buzlu olması, karşı tarafın kırmızı ışık ihlali yapması veya araçta meydana gelen ani bir mekanik arıza kazaya sebebiyet vermişse, alkolün etkisi "münhasır" olmaktan çıkar. Bu durumda sigorta şirketi rücu hakkını kaybeder. 2026 yılındaki teknik bilirkişi raporları, kaza anındaki dış etkenleri telemetri ve kamera verileriyle daha hassas analiz edebildiği için, "münhasıran etki" savunması çok daha teknik bir boyuta taşınmıştır.


2026 Yılı Alkollü Araç Kullanma Cezaları ve Sigorta Yaptırımları


2026 yılında alkollü araç kullanma cezaları, trafik güvenliğini korumak amacıyla caydırıcı seviyelere çekilmiştir. Bu cezalar sadece para cezasıyla sınırlı kalmamakta, ehliyetin uzun süreli geri alınması ve rücu davalarıyla birleşerek sürücü için tam bir ekonomik yıkıma dönüşmektedir.


2026 yılı güncel alkollü araç kullanma cezaları ehliyet el koyma süreleri ve sigorta rücu şartları tablosu ankara yenimahalle trafik kazası avukatı mete şahin

Bilinçli taksirle yaralamalı bir kaza yapılması durumunda, 2026 yılı yargı paketleriyle getirilen düzenlemeler uyarınca, cezanın adli para cezasına çevrilmesi veya ertelenmesi zorlaştırılmıştır. Sürücünün hapse girmesi, rücu davasındaki savunmasını da psikolojik ve hukuki açıdan zayıflatmaktadır.


Ehliyetsiz Sürüş ve Sürücü Belgesi İhlallerinde Rücu Rejimi


Sürücü belgesiz araç kullanımı, sigorta şirketine rücu hakkı tanıyan mutlak hallerden biridir. 2026 yılındaki dijital denetim sistemleri, sürücünün ehliyetinin sınıfının kullanılan araca uygun olup olmadığını anlık olarak tespit edebilmektedir.


Ehliyet Sınıfı Yetersizliği ve Kapsam Dışı Kullanım

Bir kişinin B sınıfı ehliyeti varken kamyon veya otobüs kullanması, sigorta hukuku açısından "ehliyetsiz sürüş" ile eşdeğer tutulur. 2026 yılındaki rücu davalarında, sürücünün sadece ehliyetli olması yetmemekte, kullandığı aracın tonajı ve yolcu kapasitesine uygun belgeye sahip olması aranmaktadır. Aksi takdirde, meydana gelen kaza ne kadar basit olursa olsun, sigorta şirketi rücu hakkını kullanmaktadır.


Ehliyetin Geri Alınma Sürecindeki Kazalar

Alkol veya ceza puanı nedeniyle ehliyetine geçici olarak el konulan bir sürücünün bu süreçte araç kullanması, ağır kusur ve kural ihlali olarak değerlendirilir. Bu durumda sigorta şirketi, mağdurun zararını ödedikten sonra, sürücünün ehliyetinin olmadığını bildiği için doğrudan icra takibi başlatabilmektedir. Ehliyetin fiziksel olarak sürücüde olması ancak sistemde "iptal" veya "askıda" görünmesi, sigorta şirketinin rücu hakkını engellemez.10


Olay Yerini Terk Etme: 2026 Yılı Güncel Yaklaşımı ve Haklı Nedenler


Trafik kazası sonrası olay yerini terk etmek, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca idari para cezasına tabii olduğu gibi, sigorta sözleşmesi genel şartları uyarınca da bir rücu sebebidir. Ancak bu durumun 2026 yılındaki uygulaması, sürücünün terkteki amacına göre şekillenmektedir.


Alkol Tespitinden Kaçma Amacı ve Karine

Eğer bir sürücü, sadece maddi hasarlı bir kaza yaptıktan sonra olay yerini terk ediyorsa ve bu terkin tek mantıklı açıklaması "alkol ölçümünden kaçmak" ise, Yargıtay bu durumu rücu sebebi saymaktadır. Ancak 2026 yılındaki teknolojik imkanlarla, sürücünün kazadan saatler sonra teslim olması durumunda bile, retrograd hesaplama yöntemleriyle kaza anındaki alkol oranı tespit edilebilmektedir. Bu durum, olay yerini terk etmenin rücu üzerindeki "kurtarıcı" etkisini ortadan kaldırmıştır.


Haklı Nedenlerle Ayrılma ve İspat Külfeti

Sürücünün olay yerinden ayrılması bazen bir zorunluluktur. Yaralıyı hastaneye yetiştirmek, can güvenliğini korumak (linç girişimi vb.) veya kolluk kuvvetine bizzat giderek bildirimde bulunmak gibi hallerde rücu hakkı doğmaz. 2026 yılındaki rücu davalarında, olay yerindeki MOBESE ve araç içi kamera kayıtları, sürücünün hangi niyetle ayrıldığını ispatlamak için en güçlü delil olarak kabul edilmektedir.


Araç İşleteni ve Sürücünün Müteselsil Sorumluluğu


Rücu davası, sigorta şirketi tarafından sadece kazayı yapan sürücüye değil, aynı zamanda araç sahibine (işletene) karşı da açılabilir. Bu durum, araç sahipleri için büyük bir risk oluşturmaktadır.


İşletenin Sürücü Seçimindeki Kusuru

Araç sahibi, aracını emanet ettiği kişinin ehliyetinin olup olmadığını, alkollü olup olmadığını kontrol etmekle yükümlüdür. Eğer araç sahibi, bilinçli bir şekilde ehliyetsiz birine aracı vermişse, sigorta şirketinin açacağı rücu davasında sürücü ile birlikte tüm zarardan sorumlu olur. 2026 yılındaki Yargıtay kararları, işletenin sorumluluğunu "tehlike sorumluluğu" kapsamında değerlendirerek, işletenin "haberim yoktu" şeklindeki basit savunmalarını geçersiz kılmaktadır.


Araç Sahibinin Sürücüye Karşı Rücu Hakkı

Sigorta şirketi tazminatı araç sahibinden tahsil ederse, araç sahibi de kendi ödediği bu parayı asıl kusurlu olan sürücüden talep edebilir. Bu "iç rücu" süreci, özellikle ticari araçlarda ve şirket araçlarında 2026 yılı itibarıyla iş hukukunun da bir parçası haline gelmiştir. Ankara'daki birçok hukuk bürosu, bu tür rücu zincirlerini çözmek için uzmanlaşmış ekiplerle çalışmaktadır.


2026 Yılında Sürücü Bazlı Sigorta ve Hasarsızlık Basamaklarının Etkisi


1 Ocak 2026 itibarıyla Türkiye'de trafik sigortası sisteminde devrim niteliğinde bir değişiklik yapılmıştır: Hasarsızlık basamakları artık araca değil, doğrudan sürücüye bağlıdır. Bu değişikliğin rücu davalarıyla doğrudan bir bağı vardır.


Rücu Davasının Sürücü Profili Üzerindeki Kalıcı Hasarı

Mevcut sistemde, bir sürücü rücuya neden olacak bir kaza yaptığında (alkollü kaza gibi), sadece o anki tazminatı ödemekle kalmaz. 2026 yılındaki yeni basamak sistemi uyarınca, bu sürücü "en riskli" basamağa düşürülür ve yeni bir araç aldığında bile bu kötü geçmişi peşini bırakmaz. Sigorta primleri, rücu geçmişi olan sürücüler için 2026 yılında standart primlerin 5-10 katına kadar çıkabilmektedir. Bu, rücu mekanizmasının sadece bir "borç" değil, aynı zamanda sürücü için bir "finansal dışlanma" aracı haline geldiğini göstermektedir.


Dijital Poliçe ve SBM Entegrasyonu

2026 yılındaki rücu süreçleri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) üzerinden tamamen şeffaf hale gelmiştir. Bir kaza anında polis tutanağına girilen "alkol" veya "ehliyetsizlik" verisi, saniyeler içinde sigorta şirketinin sisteminde "rücu uyarısı" oluşturmaktadır. Bu durum, sigorta şirketlerinin daha ödeme yapmadan önce rücu hazırlıklarına başlamasına ve tazminat sürecini buna göre yönetmesine olanak tanımaktadır.


Ölümlü ve Yaralanmalı Kazalarda Tazminat Hesaplama Prensipleri (2026)


Rücu edilecek tutarın belirlenmesinde en kritik aşama, mağdurun gerçek zararının hesaplanmasıdır. 2026 yılındaki aktüeryal hesaplamalar, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi'nin son yıllardaki iptal kararları sonrası daha standart ve adil bir yapıya kavuşmuştur.


Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Hesaplama Kriterleri

Ölümlü kazalarda ölenin yakınlarına ödenen bu tazminat, ölenin kaza tarihindeki geliri, yaşı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yaşam süreleri üzerinden hesaplanır.


2026 yılında "TRH 2010 Yaşam Tablosu" kullanımı zorunlu hale gelmiştir. Bu tablo, insanların beklenen yaşam süresini daha uzun öngördüğü için hesaplanan tazminat tutarları da artmıştır. Özellikle genç yaşta ve yüksek gelirli bir kişinin ölümüne sebebiyet veren bilinçli taksirli sürücü, 2026 limitleri dahilinde 3 milyon TL'nin üzerinde bir rücu borcuyla karşılaşabilir.


Maluliyet (Sakatlık) Tazminatı ve Maluliyet Oranı Tespiti

Yaralamalı kazalarda en büyük tartışma, maluliyet oranının ne olduğudur. 2026 yılındaki uygulama uyarınca, maluliyet raporları sadece Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş tam teşekküllü hastanelerden alınabilmektedir. Sakatlık oranı %1 bile olsa, mağdurun yaşı genç ve geliri yüksekse, rücu edilecek tutar yüz binlerce lirayı bulabilmektedir. Sigorta şirketleri, bu ödemeleri yaptıktan sonra "ağır kusur" ispatı için dosyayı tekrar uzman bilirkişilere göndermektedir.


Ankara ve Yenimahalle Bölgesi Trafik Kazası Yargılamaları


yenimahalle trafik kazası tazminat davası ve avukat desteği

Ankara, hem Yargıtay'ın merkezi olması hem de yoğun nüfusu nedeniyle trafik kazası davalarının en çok görüldüğü ildir. Özellikle Ankara Batı Adliyesi (Etimesgut) ve Ankara (Sıhhiye) Adliyesi, rücu davalarında uzmanlaşmış Asliye Ticaret Mahkemelerine ev sahipliği yapmaktadır.


Ankara Batı Adliyesi Yetki Alanı ve Süreçler

Etimesgut ve Sincan bölgeleri Ankara Batı Adliyesi'nin yetki alanına girmektedir. Bu adliyedeki mahkemeler, özellikle sanayi bölgelerine yakınlığı nedeniyle ticari araçların karıştığı ağır kazalara ilişkin rücu davalarında derin bir tecrübeye sahiptir. 2026 yılı itibarıyla Ankara'daki Ticaret Mahkemeleri, rücu davalarında bilirkişi incelemelerini daha çok üniversitelerin adli tıp anabilimdallarından veya Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan talep etmektedir.


Ankara Trafik Kazası Avukatının Rolü ve Savunma Stratejileri

Bir rücu davasıyla karşılaşan vatandaşın en büyük savunma hattını, "illiyet bağının kesilmesi" oluşturur. Ankara trafik kazası avukatı , kazanın oluşumunda alkolün veya ağır kusurun "belirleyici faktör" olmadığını ispatlayarak rücu taleplerini bertaraf edebilmektedir. Örneğin, bir kazada sürücü alkollü olsa dahi, eğer karşı taraf %100 kusurluysa veya yolda giderilemez bir mühendislik hatası varsa, sigorta şirketinin rücu talebi reddedilecektir. 2026 yılındaki yargılama hızlandırma paketleri sayesinde, bu tür davalar Ankara'da ortalama 1.5 - 2 yıl içinde sonuçlanmaktadır.


Sigorta Şirketinden Gelen Rücu İhtarnamesine Karşı Yapılması Gerekenler


Sigorta şirketleri, dava açmadan önce genellikle sürücüye bir rücu ihtarnamesi göndererek ödeme talep eder. Bu aşama, sürecin en kritik noktasıdır.


İhtarnamenin İncelenmesi ve İtiraz Süreci

İhtarnamede belirtilen rücu sebebinin hukuka uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir. Eğer sigorta şirketi sadece "kusurlusunuz" diyerek rücu talep ediyorsa, bu hukuken geçersizdir. Rücu için "ağır kusur" veya kanunda sayılan diğer özel şartlar gerekir. Vatandaşların bu aşamada yapacağı bir hatalı ödeme veya borç ikrarı, daha sonra geri alınamaz bir maddi kayba yol açabilir.


Arabuluculuk ve Sulh Seçenekleri

2026 yılı itibarıyla trafik kazalarından kaynaklanan rücu davalarında arabuluculuk zorunludur. Arabuluculuk aşamasında, ödenecek tazminat miktarında indirim yapılması veya taksitlendirme seçenekleri değerlendirilebilir. Ancak haklı olduğuna inanan sürücülerin, uzman bir avukat aracılığıyla mahkeme yoluna gitmesi, bazen milyonlarca liralık borçtan tamamen kurtulmalarını sağlayabilir.


Sonuç: 2026 Trafik Düzeninde Vatandaşlar İçin Altın Kurallar

Ölümlü veya yaralamalı bir trafik kazası, her sürücünün başına gelebilecek trajik bir olaydır. Ancak bu olayın "bilinçli taksir" veya "rücu" gibi kavramlarla bir ekonomik felakete dönüşmemesi için bazı önlemler hayati önem taşır.


  • Alkollü araç kullanımından kesinlikle kaçınılmalıdır; zira 2026 yılı limitleri karşısında "münhasıran etki" savunması yapmak her zaman mümkün olmayabilir.


  • Ehliyet sınıfı ve geçerlilik süresi düzenli kontrol edilmelidir.

    Kazadan sonra ne olursa olsun olay yeri terk edilmemeli, mutlaka resmi tutanak tutulması sağlanmalıdır.


  • Sigorta şirketinden gelen her ödeme talebi "kesin borç" olarak görülmemeli, mutlaka bir Ankara trafik kazası avukatı görüşüne başvurulmalıdır.


2026 yılındaki hukuki düzen, "iyi sürücüleri" ödüllendiren ancak "ağır ihlali" olan sürücüleri sistemin dışına iten bir yapıdadır. Bu nedenle, trafik kurallarına uyum sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda en büyük mali sigortanızdır.


Sıkça Sorulan Sorular


1. Alkollü bir kazada sigorta şirketi ödediği parayı her zaman geri alabilir mi?

Hayır. Sigorta şirketinin rücu edebilmesi için kazanın "münhasıran" alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması gerekir. Eğer kazada yol kusuru veya karşı tarafın ağır hatası gibi dış etkenler varsa rücu talebi reddedilebilir.


2. Ehliyetim yanımda yokken kaza yaparsam rücu davası açılır mı?

Ehliyetin fiziksel olarak yanınızda olmaması rücu sebebi değildir. Ancak ehliyetiniz hiç yoksa, iptal edilmişse veya kullandığınız araç sınıfına uygun değilse rücu hakkı doğar.


3. Sigorta şirketi ödeme yaptıktan ne kadar süre sonra bana dava açabilir?

Sigorta şirketinin rücu hakkı, ödemeyi yaptığı ve rücu edilecek kişiyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımına tabidir. Her halükarda kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde bu hak düşer.


4. Bilinçli taksirle kaza yapmanın sigortaya etkisi nedir?

Bilinçli taksir (aşırı hız, kırmızı ışık ihlali, alkol vb.), sigorta şirketinin rücu davasında "ağır kusur" iddiasını güçlendiren en önemli unsurdur. Cezai boyutta hapis cezasını artırdığı gibi, sigorta boyutunda da rücu ihtimalini yükseltir.


5. Ankara'daki bir kaza için davanın nerede açılması gerekir?

Rücu davası, kazanın olduğu yer (Ankara Batı veya Sıhhiye), davalının ikametgahı veya sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılabilir.


6. 2026 yılı trafik sigortası kişi başı ölüm teminatı ne kadardır?

2026 yılı itibarıyla zorunlu trafik sigortası kişi başına ölüm ve sakatlık teminat limiti 3.600.000 TL olarak belirlenmiştir.


7. Araç sahibi olarak, arabamı verdiğim kişinin yaptığı kazadan sorumlu muyum?

Evet. Araç işleteni (sahibi), sürücünün kusurundan müteselsilen sorumludur. Sigorta şirketi rücu davasını hem size hem de sürücüye karşı açabilir.


8. Kazadan sonra korkup kaçarsam sigorta ödemeyi reddeder mi?

Sigorta şirketi mağdurun zararını öder ancak sizin "alkol muayenesinden kaçmak" için olay yerini terk ettiğinizi ispatlarsa, ödediği tutarı sizden rücu yoluyla geri ister.


9. Kırmızı ışıkta geçmek rücu sebebi midir?

Kırmızı ışıkta geçmek ağır kusur sayılabilir ancak rücu için bu ihlalin kazanın "tek ve ana nedeni" olması gerekir. Karşı tarafın da kural ihlali varsa kusur paylaşımı yapılır ve rücu tutarı buna göre belirlenir.


10. Ölen kişinin ailesi şikayetinden vazgeçerse sigorta rücu davasından vazgeçer mi?

Hayır. Ceza davasındaki şikayetten vazgeçme, sigorta şirketinin rücu hakkını etkilemez. Sigorta şirketi yaptığı ödemeyi geri almak için bağımsız bir alacak davası (rücu) yürütür.


11. Sigorta Tahkim Komisyonu'nda rücu davası görülür mü?

Rücu davaları genellikle genel mahkemelerde (Ticaret Mahkemeleri) görülür. Ancak taraflar arasında bir anlaşma varsa veya poliçede tahkim şartı öngörülmüşse Tahkim yolu da kullanılabilir.


12. 2026 yılındaki "sürücü bazlı poliçe" rücu borcunu etkiler mi?

Doğrudan etkilemez ancak rücu davasına konu olan bir kaza yaptığınızda, 2026 yılındaki yeni sistem uyarınca "hasarsızlık basamağınız" en alt seviyeye iner ve bu durum tüm sigorta hayatınızı olumsuz etkiler.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Yorumlar


bottom of page