12. Yargı Paketi 2026 Son Durum: 29 Maddenin Tam Özeti, Af ve Yürürlük Tarihi
- Av. Mete ŞAHİN

- 14 saat önce
- 13 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 27 dakika önce

Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenlemenin resmî adı, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifidir. Teklif, 22 Haziran 2026 tarihinde 2/3737 esas numarasıyla TBMM Başkanlığına sunulmuştur.
Teklif; 29 madde ve bir geçici maddeden oluşmakta, 12 farklı kanunda değişiklik öngörmektedir. Düzenlemelerin ağırlık noktasını hukuk yargılamaları, idari yargı, icra satışları, kanuni faiz, kişisel verilerin korunması ve Anayasa Mahkemesi iptal kararları sonrasında oluşan hukuki boşluklar oluşturmaktadır.
1. 12. Yargı Paketi Hakkında Kısa ve Net Cevaplar
12. Yargı Paketi yasalaştı mı?
Hayır. Teklif henüz TBMM Adalet Komisyonundadır.
12. Yargı Paketinde genel af var mı?
Hayır. TBMM’ye sunulan metinde genel veya özel af düzenlemesi bulunmamaktadır.
12. Yargı Paketinde infaz indirimi var mı?
Hayır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda değişiklik öngören bir madde bulunmamaktadır.
Paketin en önemli maddeleri nelerdir?
Belirsiz alacak davasının kaldırılması, kısmi davada talep artırımının kolaylaştırılması, miras taşınmazlarının ilk satışının mirasçılar arasında yapılması, kanuni faizin değişken orana bağlanması, HAGB hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve hukuk davalarında duruşma aralarının kural olarak üç ayı geçmemesi öne çıkmaktadır.
2. 12. Yargı Paketi Son Durum: Meclis Süreci Hangi Aşamada?
Teklif, 22 Haziran 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulmuş; esas komisyon olarak Adalet Komisyonuna, tali komisyon olarak Anayasa Komisyonuna havale edilmiştir. TBMM’nin resmî teklif sayfasında son durum “komisyonda” olarak gösterilmektedir. Adalet Komisyonundaki görüşmeler ise 24 Haziran 2026 tarihinde başlamıştır.
Bir kanun teklifinin yürürlüğe girebilmesi için:
İlgili komisyondaki görüşmelerin tamamlanması,
Komisyon raporunun hazırlanması,
TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesi,
Cumhurbaşkanınca yayımlanmak üzere gönderilmesi,
Resmî Gazete’de yayımlanması gerekir.

Bu aşamalar tamamlanmadığı için aşağıda açıklanan hükümler henüz yürürlükte değildir. Komisyon veya Genel Kurul görüşmeleri sırasında maddelerin değiştirilmesi, çıkarılması ya da yeni maddeler eklenmesi mümkündür.
3. 12. Yargı Paketi Hangi Kanunları Değiştiriyor?
Teklif şu kanunlarda değişiklik öngörmektedir:

4. 12. Yargı Paketi Maddeleri Nelerdir?
4.1. İdare Aleyhine İlamlı İcra Takibinden Önce Başvuru Zorunluluğu (Madde 1 – 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.34/a)
Teklif yasalaşırsa adli yargı mercilerince idare aleyhine hükmedilen para alacağı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan ilamlı icra takibi başlatılamayacaktır.
Alacaklı veya vekili önce idareye yazılı olarak başvuracak ve banka hesap numarasını bildirecektir. İdare, başvuru tarihinden itibaren en geç bir ay içinde anapara, faiz ve diğer ferileri ödemediği takdirde ilamlı icra takibi yapılabilecektir.
Düzenleme, icra takibinden önce idareye bir aylık ödeme imkânı tanımaktadır. Bir aylık süre dolmadan doğrudan takip başlatılması mümkün olmayacaktır.
4.2. Miras Kalan Taşınmazların İlk Satışı Mirasçılar Arasında Yapılacak (Madde 2 – 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.114)
Tüm maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin pay sahibi olmadığı taşınmazlarda, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilirse ilk açık artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacaktır.
İlk artırmada teklifin, kural olarak taşınmazın muhammen değerinin tamamını ve satış masraflarını karşılaması gerekecektir. İlk artırmada alıcı çıkmazsa ikinci artırma genel hükümlere göre herkese açık yapılacaktır.
Paydaşların teminat yatırmadan ihaleye katılmasına imkân veren ayrıcalık da kaldırılmaktadır. Böylece paydaşlar da diğer katılımcılar gibi teminat yatıracaktır. Hazine ise açık artırmalarda teminattan muaf olacaktır.
En yüksek teklifi verdiği hâlde ihale bedelini süresinde yatırmayan kişinin teminatı iade edilmeyecek; ayrıca teklif ettiği bedelin yüzde 5’i oranında idari para cezası uygulanacaktır.
Bu değişiklik özellikle mirasçılar arasında görülen ortaklığın giderilmesi veya izale-i şuyu davaları bakımından önem taşımaktadır.

4.3. Noterlik Belgelerinin Elektronik Ortamda Gönderilmesi (Madde 3 – 1512 sayılı Noterlik Kanunu m.55)
Mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya yetkili resmî merciler noterlik belgelerini inceleyebilecektir.
Belgenin onaylı örneğinin istendiği hâllerde noter, belgeyi elektronik ortamda tarayarak güvenli elektronik imzayla ilgili mercie gönderebilecektir. Elektronik gönderim mümkün değilse fiziki onaylı örnek gönderilecektir.
Bu işlemler için posta ve yol masrafı dışında harç, vergi, değerli kâğıt bedeli veya başka bir ücret alınmayacaktır.
4.4. Danıştayın Daire Sayısının Azaltılması 2030’a Erteleniyor (Madde 4 – 2575 sayılı Danıştay Kanunu geçici m.27)
Danıştayın hâlen 12 olan daire sayısının 10’a indirilmesi için öngörülen süre dört yıl daha uzatılmaktadır.
Buna göre daire sayısının azaltılmasına ilişkin geçiş süreci 23 Temmuz 2030 tarihine kadar ertelenecektir. Aynı tarihe kadar boşalan her iki üyelik için bir üye seçilmesi uygulaması da uygulanmayacaktır.
4.5. Bazı İdari Davalar Tek Hâkimle Görülecek (Madde 5 – 2576 sayılı Kanun m.7)
Teklif, idare mahkemelerinde tek hâkimle görülecek dava türlerini genişletmektedir.
Konusu 486.000 TL’yi aşmayan iptal ve tam yargı davalarının yanında şu uyuşmazlıkların da tek hâkimle görülmesi öngörülmektedir:
Öğrencilerin bazı disiplin, sınıf geçme, not, yurt, kredi ve burs işlemleri,
Kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri,
Kamu görevlilerine verilen uyarma cezaları,
Meslek kuruluşlarının, mesleği geçici veya sürekli engellemeyen disiplin cezaları,
2022 sayılı Kanun kapsamındaki 65 yaş aylığı ve sosyal yardım uyuşmazlıkları.
Öğrencinin uzaklaştırılması veya okuldan ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğuran işlemler bu kapsamın dışında bırakılmaktadır.
4.6. Bölge İdare Mahkemelerinin Karar Yetkisi Yeniden Düzenleniyor (Madde 6 – 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.45)
Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının sonucunu hukuka uygun bulduğu hâlde gerekçesini yanlış veya eksik görürse kararı kaldırmadan gerekçeyi değiştirebilecektir.
Dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilebileceği hâller de ayrıntılı biçimde belirlenmektedir. Bunlar arasında:
Usule ilişkin nihai kararın hatalı bulunması,
Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkemenin bakması,
Yanlış veya eksik hasımla karar verilmesi,
Bir talep hakkında hiç karar verilmemesi,
Eksik hüküm kurulması,
Gerekli keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşmanın yapılmaması bulunmaktadır.
Bölge idare mahkemesi, keşif, bilirkişi veya duruşma eksikliğini kendisi gidererek de karar verebilecektir. Kanunda sayılan durumlar dışında dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi mümkün olmayacaktır.
4.7. Bazı Bölge İdare Mahkemesi Kararlarına Temyiz Yolu Açılıyor (Madde 7 – 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.46)
Bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden hüküm kurduğu davalarda, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştaya temyiz başvurusu yapılabilecektir.
Ancak şu kararlar temyiz edilemeyecektir:
Tek hâkimle görülen davalar,
Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanundan doğan davalar,
Taşınmaz zilyetliğine yapılan tecavüzün önlenmesine ilişkin davalar,
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunundan doğan davalar,
Yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar.
Düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarihli, E.2024/189, K.2025/83 sayılı kararı sonrasında hazırlanmıştır.
4.8. Adli Tıp Kurulu Başkan ve Üyelerine Dört Yıllık Görev Süresi (Madde 8 – 2659 sayılı Kanun m.26)
Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanacak kişilerin tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesine ya da alanında doktora derecesine sahip olması gerekecektir.
Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri, grup başkanları ve ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıl olarak belirlenecektir.
4.9. Hâkim ve Savcı Yardımcılarının Eğitim ve Sınavları (Madde 9 – 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m.10)
Hâkim ve savcı yardımcılarına verilecek eğitim konuları kanunda ayrıntılı olarak gösterilmektedir. Eğitim konuları arasında anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare ve vergi hukuku, usul hukuku, duruşma yönetimi ve gerekçeli karar yazımı bulunmaktadır.
Yazılı ve sözlü sınavlar 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek; sözlü sınavdaki değerlendirme ölçütleri ayrı ayrı belirlenecektir.
4.10. Hukuki Konularda Bilirkişiye Başvuran Hâkime Uyarma Cezası (Madde 10 – 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m.63)
Hâkimlik veya savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek bir konuda bilirkişiye başvurulması uyarma cezasını gerektiren disiplin fiilleri arasına alınmaktadır.
Bilirkişiye yalnızca çözümü teknik veya özel bilgi gerektiren konularda başvurulması amaçlanmaktadır.
4.11. Kanuni Faiz Oranı TCMB Reeskont Oranına Bağlanıyor (Madde 11 – 3095 sayılı Kanun m.1)
Sözleşmede faiz oranı belirlenmemişse, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca ödenmesi gereken kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerine uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden hesaplanacaktır.
30 Haziran tarihindeki reeskont oranı, önceki yılın 31 Aralık tarihindeki orandan en az beş puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran tarihindeki oranın yüzde 80’i uygulanacaktır.
Böylece kanuni faizin sabit bir oran yerine ekonomik gelişmelere göre değişebilen bir sisteme bağlanması öngörülmektedir.
Bu madde, Anayasa Mahkemesinin 22.07.2025 tarihli, E.2024/24, K.2025/164 sayılı iptal kararı dikkate alınarak hazırlanmıştır.
4.12. Vesayet Altındaki Kişilerin Malları UYAP E-Satış Üzerinden Satılacak (Madde 12 ve 13 – 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.440 ve m.444)
Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışı, UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılacaktır.
Taşınmaz ihalesi, vesayet makamının onamasıyla tamamlanacak ve onama kararının ihale tarihinden itibaren 10 gün içinde verilmesi gerekecektir.
Amaç, daha fazla kişinin artırmaya katılması ve kısıtlının malının rekabetçi ortamda mümkün olan daha yüksek bedelle satılmasıdır.
4.13. Genetik İnceleme Verilerinin Saklanması ve Silinmesi (Madde 14 – 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.80)
Moleküler genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilecektir.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı hâllerinde veriler derhâl yok edilecektir.
Mahkûmiyet, davanın reddi veya düşmesi gibi diğer hâllerde veriler, kararın kesinleşmesinden itibaren 20 yıl sonra Cumhuriyet savcısının huzurunda imha edilecektir.
Verisi kaydedilen kişi, saklama amacının ortadan kalktığını veya haklı bir neden bulunduğunu ileri sürerek hâkim ya da mahkemeden verilerin silinmesini isteyebilecektir.
Düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 25.12.2025 tarihli, E.2025/141, K.2025/274 sayılı kararı sonrasında hazırlanmıştır.
4.14. Bilgisayar Aramasında Elde Edilen Veriler 15 Yıl Saklanacak (Madde 15 – 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.134)
Bilgisayar, bilgisayar programı veya bilgisayar kütüklerinde yapılan arama ve kopyalama sonucunda elde edilen veriler adli emanette saklanacaktır.
Veriler, kovuşturmaya yer olmadığı kararının veya mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 15 yıl sonra Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecektir.
İlgili kişi, bu süre dolmadan saklama amacının ortadan kalkması veya haklı bir neden bulunması hâlinde verilerin silinmesini talep edebilecektir.
4.15. HAGB Kaldırılıyor mu? (Madde 16 – 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231)
Teklif, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunu kaldırmamaktadır. HAGB’ye ilişkin hükümler Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında yeniden düzenlenmektedir.
İki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasında, diğer şartların da bulunması hâlinde HAGB kararı verilebilecektir.
Ancak HAGB hükümleri:
İşkence suçunda,
Eziyet suçunda,
Kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda uygulanamayacaktır.
HAGB kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek; karar ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yolu açık olacaktır.
Düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli, E.2024/98, K.2025/149 sayılı kararı sonrasında hazırlanmıştır.

4.16. Kaçak Sanığın Yeniden Yargılama Talebi (Madde 17 – 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.247)
Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecek; ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecektir.
Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilirse sanık, savunma hakkını kullanmak istediğini bildirip mahkemede bizzat hazır bulunmak şartıyla yargılamanın yenilenmesini isteyebilecektir.
4.17. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Süresi Üç Aya Çıkıyor (Madde 18 – 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.308)
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki Yargıtay ceza dairesi kararlarına karşı Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecektir.
İtiraz süresi dosyanın Başsavcılığa teslim edildiği tarihten itibaren üç ay olacaktır. Sanık lehine yapılacak itirazlarda süre aranmayacaktır.
Sanık, katılan, suçtan zarar gören ve bunların kanun yoluna başvurma hakkı bulunan temsilcileri Başsavcılıktan itiraz yoluna başvurmasını isteyebilecektir.
4.18. Destekten Yoksun Kalma ve İş Göremezlik Tazminatlarında Faiz (Madde 19 – 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.55)
Çalışma gücünün azalması veya kaybı ile destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcı dönemlere göre ayrılacaktır.
Zarar görenin veya desteğin kazancının bilindiği dönem için hesaplanan tazminata olay tarihinden itibaren faiz uygulanacaktır.
Geleceğe ilişkin ve kazancın kesin olarak bilinemediği dönem için hesaplanan tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecektir.
Tahkikat başlamadan önce tazminat amacıyla yapılan ödemeler, ödeme tarihindeki toplam zararı hangi oranda karşılıyorsa aynı oranda mahsup edilecektir.
Bu değişiklik yalnızca düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra meydana gelen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylar için uygulanacaktır.

4.19. Belirsiz Alacak Davası Kaldırılıyor (Madde 20 – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107)
Teklif yasalaşırsa HMK m.107’de düzenlenen belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılacaktır.
Belirsiz alacak davası; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının tam ve kesin biçimde belirlenemediği durumlarda açılabilmektedir. Özellikle işçilik alacakları, destekten yoksun kalma, iş göremezlik ve bazı tazminat davalarında kullanılmaktadır.
Teklifin yürürlüğe girmesinden önce açılmış belirsiz alacak davaları ise mevcut hükümlere göre görülmeye devam edecektir.
4.20. Kısmi Davada Talep Bir Defa Artırılabilecek (Madde 21 – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109)
Alacağın yalnızca bir kısmı dava edilmişse davacı, aynı dava içinde ve bir defaya mahsus olmak üzere talebini tahkikat sona erinceye kadar artırabilecektir.
Bu artırım, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmayacaktır. Artırılan bölüm yönünden zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır.
Böylece belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla oluşabilecek hak kayıplarının kısmi dava üzerinden önlenmesi amaçlanmaktadır.

4.21. Duruşmalar Arasındaki Süre En Fazla Üç Ay Olacak (Madde 22 – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.147)
Yazılı yargılama usulüne tabi hukuk davalarında iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç aydan uzun olamayacaktır.
Bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe işlemleri veya benzeri zorunlu hâllerde hâkim daha uzun süre verebilecek; ancak bunun somut gerekçesini belirtmek zorunda olacaktır.
Bu düzenleme, bir davanın üç ay içinde sonuçlandırılacağı anlamına gelmemektedir. Sadece birbirini izleyen duruşmalar arasında bırakılabilecek süreyi sınırlandırmaktadır.
4.22. E-Duruşmada Islak İmza Zorunluluğu Daraltılıyor (Madde 23 – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.149)
Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılan kişiler bakımından kural olarak elle atılan imza aranmayacaktır.
Ancak aşağıdaki işlemlerde imza zorunluluğu devam edecektir:
İkrar,
Yeminin yerine getirilmesi,
Davanın geri alınmasına muvafakat,
Davadan feragat,
Davayı kabul,
Sulh.
Düzenleme, avukatların ve tarafların e-Duruşmaya katılımının önündeki uygulama sorunlarını azaltmayı hedeflemektedir.
4.23. Davaların Birleştirilmesi Kararına Müstakilen İstinaf (Madde 24 ve 25 – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.166 ve m.168)
Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemeleri arasında verilen birleştirme kararı, kesinleşmesinden sonra ilk davanın açıldığı mahkemeyi bağlayacaktır.
Birleştirme kararına karşı esas hükmün verilmesi beklenmeden ayrıca istinaf yoluna başvurulabilecektir.
İlk derece mahkemelerinin ayırma kararları ile bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararlarına karşı ise ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna gidilebilecektir.
4.24. Bölge Adliye Mahkemesinin Yeni Hükmüne Karşı Temyiz (Madde 26 – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.362)
Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırır ve yeniden esas hakkında karar verirse, uyuşmazlığın değeri HMK m.341/2’deki parasal sınırın üzerindeyse karar temyiz edilebilecektir.
Uyuşmazlığın değeri bu sınırı geçmiyorsa temyiz başvurusu yapılamayacaktır.
Düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 26.02.2026 tarihli, E.2026/49, K.2026/48 sayılı kararı sonrasında hazırlanmıştır.
4.25. Yargıtay Yalnızca Görev veya Yetki Nedeniyle Bozma Yapamayacak (Madde 27 – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.371)
Bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere Yargıtay, bir kararı yalnızca ilk derece mahkemesinin görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle bozamayacaktır.
Görev ve yetki konusundaki hukuka aykırılığın istinaf aşamasında giderilmesi ve temyiz aşamasında davanın tekrar başa dönmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır.
4.26. Geçici Hükümler ve Yürürlük (Geçici Madde 1, Madde 28 ve Madde 29)
Teklifin geçici maddesine göre:
İcra satışlarına ilişkin değişiklikler, yürürlükten önce ilan edilmiş artırmalara uygulanmayacaktır.
İdare mahkemelerinde tek hâkim düzenlemesi, yürürlükten sonra açılan davalar için uygulanacaktır.
İdari yargıdaki yeni temyiz hükümleri, yürürlükten sonra verilen bölge idare mahkemesi kararlarına uygulanacaktır.
Vesayet mallarının e-satışına ilişkin hükümler, daha önce ilan edilmiş artırmalara uygulanmayacaktır.
CMK m.308 değişikliği, yürürlükten sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen dosyalarda uygulanacaktır.
TBK m.55 değişikliği, yürürlükten sonra meydana gelen haksız fiil ve zarar doğuran olaylarda uygulanacaktır.
Yürürlükten önce açılmış belirsiz alacak davaları HMK m.107’ye göre görülmeye devam edecektir.
Teklif yasalaşırsa:
Danıştayla ilgili 4. madde, 23 Temmuz 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayım tarihinde,
Vesayet satışları ve e-Duruşmaya ilişkin 12, 13 ve 23. maddeler yayımından üç ay sonra,
Diğer maddeler yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.
5. 12. Yargı Paketinde Af veya İnfaz Düzenlemesi Var mı?
TBMM’ye sunulan teklif metninde:
Genel af,
Özel af,
Ceza indirimi,
Koşullu salıverilme oranlarının değiştirilmesi,
Denetimli serbestlik süresinin uzatılması,
Açık cezaevine erken ayrılma,
Kovid-19 infaz düzenlemesi,
Toplu tahliye bulunmamaktadır.
Teklif, 5275 sayılı İnfaz Kanununda herhangi bir değişiklik yapmamaktadır. Bu nedenle “12. Yargı Paketi ile mahkûmlar tahliye edilecek” veya “denetimli serbestlik üç yıla çıkacak” şeklindeki ifadelerin sunulan resmî metinde karşılığı yoktur.

6. IBAN Mağdurları Düzenlemesi Teklifte Var mı?
22 Haziran 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan 29 maddelik teklif metninde, banka hesabını başkasına kullandıran kişilere veya kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak adlandırılan dosyalara ilişkin özel bir suç tipi bulunmamaktadır.
Basına yansıyan haberlerde bu konuda bir düzenlemenin komisyon veya Genel Kurul aşamasında önergeyle eklenmesinin değerlendirildiği belirtilmektedir. Ancak 24 Haziran 2026 itibarıyla TBMM’nin yayımladığı teklif metninde kabul edilmiş bir IBAN maddesi bulunmamaktadır. Resmî komisyon metni yayımlanmadan “IBAN düzenlemesi pakete eklendi” şeklinde kesin bir ifade kullanılması doğru değildir.
7. Teklifte Bulunmayan Diğer Düzenlemeler
TBMM’ye sunulan tam metinde ayrıca şu konulara ilişkin bir madde bulunmamaktadır:
Boşanma ve ferilerinin iki ayrı davada görülmesi,
Aile arabuluculuğu,
Sosyal medya hesaplarında kimlik doğrulama,
Suça sürüklenen çocukların ceza sorumluluğunun değiştirilmesi,
Noter yardımcılığı,
Tapu işlemlerinde avukat zorunluluğu,
Adli sicil affı,
Ehliyet affı.
Hazırlık döneminde gündeme gelen veya medyada tartışılan her başlık, TBMM’ye sunulan kanun teklifinin parçası değildir.
8. 12. Yargı Paketi Kimleri Doğrudan Etkileyebilir?
Teklif yasalaşırsa özellikle şu kişiler bakımından sonuç doğuracaktır:
İdare aleyhine para, vekâlet ücreti veya yargılama gideri alacağı bulunanlar,
Miras kalan taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açan mirasçılar,
İşçilik alacağı veya tazminat davası açacak kişiler,
Devam eden belirsiz alacak ve kısmi dava tarafları,
Destekten yoksun kalma veya iş göremezlik tazminatı talep edenler,
HAGB değerlendirmesi yapılacak ceza davası sanıkları,
Bilgisayar veya genetik inceleme verileri soruşturma dosyasında bulunan kişiler,
İdari işlemlere karşı dava açan öğrenciler ve kamu görevlileri,
Vesayet altındaki kişinin malının satışıyla ilgilenen vasi ve ilgililer,
E-Duruşma yoluyla duruşmaya katılan taraf ve avukatlar.
9. Devam Eden Davalar 12. Yargı Paketinden Etkilenir mi?
Her dosya bakımından aynı cevap verilemez. Etki, ilgili maddenin yürürlük tarihi ve geçiş hükmüne göre belirlenecektir.
Örneğin, teklif yasalaşmadan önce açılmış belirsiz alacak davaları eski HMK m.107 hükümlerine göre görülmeye devam edecektir. Buna karşılık duruşma aralarına ilişkin düzenleme, yürürlükten sonra yapılacak usul işlemlerinde uygulanabilecektir.
Tazminat faizine ilişkin yeni sistem ise geçmişte meydana gelmiş olaylara uygulanmayacak; yalnızca düzenlemenin yürürlüğünden sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylarda geçerli olacaktır.
Bu nedenle devam eden dosyalarda yalnızca “yeni paket geliyor” düşüncesiyle dava, cevap, delil, itiraz, istinaf veya temyiz süreleri ertelenmemelidir.
10. Ankara ve Yenimahalle’deki Davalar Bakımından Etkisi
12. Yargı Paketi ülke genelinde uygulanacak bir kanun teklifidir. Ankara ve Yenimahalle için ayrı bir düzenleme getirmemektedir.

Bununla birlikte Ankara Adliyesi ve Ankara Batı Adliyesinde görülen:
İşçilik alacağı davaları,
Trafik ve iş kazası tazminat davaları,
Ortaklığın giderilmesi davaları,
Miras uyuşmazlıkları,
İdari işlemlerin iptali davaları,
HAGB değerlendirmesi yapılan ceza davaları teklifin yasalaşması hâlinde doğrudan etkilenebilecektir.
Özellikle belirsiz alacak davasının kaldırılması ve kısmi dava sisteminin değiştirilmesi, Ankara’daki iş ve tazminat davalarının hazırlanma biçimi bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
11. Sonuç
12. Yargı Paketi, kamuoyundaki af ve infaz beklentilerinden farklı olarak ağırlıklı biçimde hukuk yargılamaları, idari yargı, icra satışları, kanuni faiz, kişisel veriler ve Anayasa Mahkemesi iptal kararları üzerinde yoğunlaşmaktadır.
24 Haziran 2026 itibarıyla kesin olarak söylenebilecek hususlar şunlardır:
Teklif henüz yasalaşmamıştır.
TBMM Adalet Komisyonunda görüşülmektedir.
Sunulan metin 29 madde ve bir geçici maddeden oluşmaktadır.
Genel af veya infaz indirimi bulunmamaktadır.
Belirsiz alacak davasının kaldırılması öngörülmektedir.
Miras taşınmazlarının ilk satışının mirasçılar arasında yapılması planlanmaktadır.
HAGB tamamen kaldırılmamakta, bazı suçlar yönünden uygulanması yasaklanmaktadır.
Kanuni faiz oranının TCMB reeskont oranına bağlanması önerilmektedir.
Bu yazı, TBMM’nin resmî teklif kaydı, teklifin tam metni ve madde gerekçeleri esas alınarak hazırlanmıştır. Teklifin komisyon ve Genel Kurul sürecinde değişmesi hâlinde içerik yeniden güncellenecektir.
12. Yargı Paketi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. 12. Yargı Paketi yasalaştı mı?
Hayır. 24 Haziran 2026 itibarıyla teklif TBMM Adalet Komisyonunda görüşülmektedir.
2. 12. Yargı Paketi ne zaman çıkacak?
Kesin bir tarih açıklanmamıştır. Komisyon ve TBMM Genel Kurulu süreçlerinin tamamlanması gerekir.
3. 12. Yargı Paketinde genel af var mı?
Hayır. TBMM’ye sunulan metinde genel veya özel af düzenlemesi bulunmamaktadır.
4. 12. Yargı Paketinde infaz indirimi var mı?
Hayır. Teklif, 5275 sayılı İnfaz Kanununda değişiklik yapmamaktadır.
5. IBAN mağdurları düzenlemesi pakette var mı?
Sunulan teklif metninde yoktur. Sonradan önerge verilmesi ihtimali basına yansımış olsa da kabul edilmiş resmî bir madde henüz bulunmamaktadır.
6. Belirsiz alacak davası kaldırılıyor mu?
Evet. Teklif yasalaşırsa HMK m.107 yürürlükten kaldırılacaktır.
7. Devam eden belirsiz alacak davaları ne olacak?
Teklifin yürürlüğünden önce açılmış davalar eski HMK m.107 hükümlerine göre görülmeye devam edecektir.
8. HAGB tamamen kaldırılıyor mu?
Hayır. HAGB korunmakta; işkence, eziyet ve bazı kötü muamele suçlarında uygulanması yasaklanmaktadır.
9. Miras kalan taşınmazın satışında ne değişecek?
Şartları bulunan taşınmazlarda ilk açık artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacaktır.
10. Hukuk davaları üç ayda mı bitecek?
Hayır. Düzenleme, yazılı yargılamada iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçmemesini öngörmektedir.
11. 12. Yargı Paketi ne zaman yürürlüğe girecek?
Kanunlaşırsa maddelerin çoğu Resmî Gazete’de yayımlandığı gün, bazı e-satış ve e-Duruşma hükümleri ise üç ay sonra yürürlüğe girecektir.
12. Kanuni faiz oranı nasıl belirlenecek?
Teklif yasalaşırsa kanuni faiz, TCMB’nin ilgili reeskont oranının yüzde 80’i esas alınarak belirlenecektir.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar