top of page

Hapis Cezası Adli Para Cezasına Çevrilip HAGB Verilebilir Mi? TCK 50 Ve CMK 231 İlişkisi

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 24 Haz
  • 13 dakikada okunur
Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve HAGB uygulanması hakkında TCK 50 ve CMK 231 rehberi

Bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi, aynı ceza hakkında ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceği anlamına gelmez.


Mahkeme, hükmettiği kısa süreli hapis cezasını önce adli para cezasına çevirip ardından bu hüküm hakkında HAGB kararı veremez.


5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/7. maddesi, açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezasının ertelenemeyeceğini ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceğini açıkça düzenlemektedir. Buna karşılık suçun kanuni yaptırımları arasından doğrudan adli para cezası seçilmişse, diğer şartların da bulunması hâlinde bu ceza hakkında HAGB uygulanabilir.


Bu ayrım özellikle “hapis veya adli para cezası” öngörülen suçlarda önemlidir. Hâkimin doğrudan para cezasını tercih etmesi ile önce hapis cezası belirleyip bu cezayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca paraya çevirmesi, aynı hukuki işlem değildir.


1. HAGB Düzenlemesi 2026 Yılında Hâlen Yürürlükte Mi?


Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesindeki HAGB hükümleri yürürlüktedir ve mahkemelerce uygulanmaya devam edilmektedir.


Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin 2024/98 E., 2025/149 K. ve 10.07.2025 tarihli kararıyla Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin HAGB’yi düzenleyen 5 ila 14. fıkraları iptal edilmiştir. İptal kararı 31.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış; yürürlük tarihi dokuz ay ertelenerek 30.09.2026 olarak belirlenmiştir. Bu nedenle 30 Eylül 2026 sonrasındaki işlemlerde yeni bir kanuni düzenleme yapılıp yapılmadığının ayrıca kontrol edilmesi gerekir.


2. Bir Yıllık Ve İki Yıllık Ceza Sınırları Neden Birbirinden Farklıdır?


TCK 50 ile HAGB bakımından farklı ceza sınırları bulunmaktadır.


2.1. Bir Yıl Sınırı Kısa Süreli Hapis Cezasına İlişkindir

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 49/2. maddesine göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.


Türk Ceza Kanunu’nun 50/1. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası; failin kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki pişmanlığı ve suçun işleniş özellikleri dikkate alınarak adli para cezasına veya maddede sayılan diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilir.


Bu nedenle örneğin 10 aylık hapis cezası, süre yönünden TCK 50 kapsamında değerlendirilebilir. Ancak cezanın bir yıldan az olması, adli para cezasına çevirmenin her durumda zorunlu olduğu anlamına gelmez.


2.2. İki Yıl Sınırı HAGB’ye İlişkindir

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesine göre, yargılama sonunda hükmedilen ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasıysa diğer kanuni şartlarla birlikte HAGB kararı verilebilir.


Dolayısıyla 1 yıl 6 aylık hapis cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 49/2. maddesi anlamında kısa süreli hapis cezası değildir. Buna rağmen ceza iki yılı geçmediğinden HAGB’nin süre şartını karşılayabilir.


Özetle bir yıllık sınır hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesiyle, iki yıllık sınır ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgilidir. İki kurumun süre şartlarının aynı dosyada gerçekleşmesi, iki kurumun aynı hapis cezası üzerinde birlikte uygulanabileceği anlamına gelmez.


3. Hapis Cezası Önce Paraya Çevrilip Sonra HAGB Verilebilir Mi?


3.1. Aynı Hapis Cezası Üzerinde İki İşlem Birlikte Uygulanamaz

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/7. maddesi uyarınca HAGB kararı verilen hükümdeki hapis cezası: Ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.


Bu nedenle aşağıdaki biçimde bir karar kurulması hukuka aykırıdır:

“Sanığın 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, bu hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ve kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına…”


Hukuka uygun olabilecek uygulama ise, diğer HAGB şartları da varsa, 10 aylık hapis cezası değiştirilmeden bu hapis cezasını içeren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıdır.


HAGB şartlarının gerçekleşmediği veya mahkemece HAGB uygulanmadığı durumda ise kısa süreli hapis cezasının Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilip çevrilmeyeceği ayrıca değerlendirilir.


3.2. Yargıtay’a Göre HAGB Önce Değerlendirilmelidir

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2008/9-265 E., 2009/22 K. ve 10.02.2009 tarihli kararında, HAGB’nin hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesinden ve hapis cezasının ertelenmesinden önce değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.


Ceza Genel Kuruluna göre mahkeme önce sonuç hapis cezasını belirlemeli ve HAGB şartlarını incelemelidir. HAGB uygulanacaksa hapis cezası çevrilmeden hükmün açıklanması geri bırakılmalıdır. HAGB uygulanmayacaksa bundan sonra Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesi ile 51. maddesi değerlendirilmelidir.


Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/948 E., 2020/162 K. ve 10.03.2020 tarihli kararında da HAGB’nin diğer cezanın kişiselleştirilmesi kurumlarından önce ele alınması gerektiği belirtilmiştir.


4. “Kurulan Hüküm” Ve “Hükmün Askıda Tutulması” Ne Anlama Gelir?


HAGB kararında mahkeme, henüz ceza türü ve miktarı belirlenmemiş geçici bir karar vermez. Mahkeme öncelikle sanığın suçu işlediği sonucuna ulaşır; uygulanacak suç maddesini, temel cezayı, artırım ve indirimleri ve sonuç cezayı belirler.


Başka bir ifadeyle mahkeme, içerik olarak tamamlanmış bir mahkûmiyet hükmü kurar. Ancak Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince, müsadereye ilişkin hükümler dışında, bu hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmasını geri bırakır.


Bu nedenle HAGB: Kesinleşmiş bir hapis cezasının infazının ertelenmesi değildir. Mahkemenin ceza belirlemekten vazgeçmesi değildir. Sanığın beraat etmesi de değildir. Kurulmuş mahkûmiyet hükmünün hukuki sonuçlarının denetim süresince askıda tutulmasıdır.


Denetim süresi başarıyla tamamlanırsa Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/10. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir. Denetim süresi ihlal edilirse aynı Kanun’un 231/11. maddesi kapsamında hükmün açıklanması gündeme gelir.


4.1. TCK 50/5 Neden Sonucu Değiştirmez?

Türk Ceza Kanunu’nun 50/5. maddesine göre, kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırıma çevrildiğinde uygulamadaki asıl mahkûmiyet, çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.


Bu hüküm bazen, “Hapis cezası paraya çevrildiğinde artık ortada adli para cezası bulunduğuna göre HAGB uygulanabilir” şeklinde yorumlanmaktadır. Bu yorum doğru değildir.


Türk Ceza Kanunu’nun 50/5. maddesi, hukuka uygun biçimde yapılan bir çevirme işleminin sonucunu düzenlemektedir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/7. maddesindeki açık yasağı ortadan kaldırmaz.


Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2008/9-265 E., 2009/22 K. ve 10.02.2009 tarihli kararına göre, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde belirtilen “adli para cezası”, Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesiyle hapisten çevrilen para cezası değil, Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesi kapsamında doğrudan hükmedilen adli para cezasıdır.


5. Doğrudan Adli Para Cezası İle Hapisten Çevrilen Adli Para Cezası Arasındaki Fark


Doğrudan adli para cezası ile TCK 50 kapsamında hapisten çevrilen adli para cezasının HAGB yönünden karşılaştırılması

HAGB bakımından belirleyici olan, sonuçta hüküm fıkrasında “adli para cezası” yazması değildir. Para cezasının hangi hukuki yolla verildiği önemlidir.


5.1. Suçta “Hapis Veya Adli Para Cezası” Öngörülmüşse

Bazı suçların yaptırımı “hapis veya adli para cezası” şeklinde düzenlenmiştir. Buradaki “veya” kelimesi, hâkimin kanunda gösterilen iki asli cezadan birini seçmesi gerektiğini ifade eder.


Hâkim doğrudan adli para cezasını seçerse önce hapis cezası kurulmuş ve sonradan çevrilmiş olmaz. Para cezası doğrudan suçun yaptırım maddesinden kaynaklanır. Diğer şartların da bulunması hâlinde bu doğrudan adli para cezası hakkında HAGB kararı verilebilir.


Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2008/9-265 E., 2009/22 K. ve 10.02.2009 tarihli kararı ile 2017/948 E., 2020/162 K. ve 10.03.2020 tarihli kararında, HAGB’ye konu olabilecek adli para cezasının bu nitelikteki doğrudan adli para cezası olduğu kabul edilmiştir.


Örneğin suç maddesinde altı aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüşse ve mahkeme doğrudan 100 gün adli para cezasına hükmetmişse, diğer HAGB şartlarıyla birlikte bu hüküm hakkında HAGB kararı verilebilir.


5.2. Hâkim Seçimlik Cezalardan Hapis Cezasını Seçerse

Hâkim suç maddesindeki yaptırımlardan hapis cezasını seçmişse, sonuç hapis cezası iki yıl veya daha az olduğu takdirde hapis cezası üzerinden HAGB değerlendirilebilir. Ancak hapis cezası seçildikten sonra iki ayrı kural gündeme gelir.


Birincisi, HAGB uygulanacaksa Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/7. maddesi gereğince hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilemez.


İkincisi, HAGB uygulanmayacak olsa bile Türk Ceza Kanunu’nun 50/2. maddesine göre suç tanımında hapis ve adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüş ve hâkim hapis cezasını seçmişse, bu ceza kural olarak sonradan adli para cezasına çevrilemez.


Türk Ceza Kanunu’nun 50/2. maddesindeki yasak, adli para cezasına çevirmeye ilişkindir. Aynı Kanun’un 50/1. maddesinde bulunan diğer seçenek yaptırımların uygulanabilirliği, kendi koşulları çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.


5.3. Suçta “Hapis Ve Adli Para Cezası” Birlikte Öngörülmüşse

Suçun yaptırımı “hapis ve adli para cezası” şeklinde düzenlenmişse, iki ceza da doğrudan suç maddesinden kaynaklanır. Buradaki adli para cezası, hapis cezasının Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesiyle çevrilmiş şekli değildir.


Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/948 E., 2020/162 K. ve 10.03.2020 tarihli kararına göre, sonuç hapis cezası iki yılı aşmıyorsa ve diğer HAGB şartları da varsa hapis ve doğrudan adli para cezasını içeren mahkûmiyet hükmü hakkında HAGB uygulanabilir.


Bu durumda HAGB, tek suç nedeniyle kurulan mahkûmiyet hükmünü bir bütün olarak kapsar. Aynı suç yönünden yalnızca hapis cezası veya yalnızca para cezası hakkında ayrı ayrı HAGB uygulanmaz.


6. TCK 50/3’teki Zorunlu Çevirme Hâlleri HAGB’yi Nasıl Etkiler?


Türk Ceza Kanunu’nun 50/1. maddesindeki çevirme kural olarak hâkimin takdirindedir. Ancak aynı Kanun’un 50/3. maddesinde bazı hapis cezalarının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu tutulmuştur.


Sanığın daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması koşuluyla, 30 gün veya daha az süreli hapis cezası seçenek yaptırımlardan birine çevrilmelidir. Ayrıca fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş kişiler hakkında verilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları da seçenek yaptırımlardan birine çevrilmek zorundadır.


Bir yıldan az her hapis cezası bu kapsamda değildir. Örneğin fiil tarihinde 18-65 yaş aralığında bulunan bir kişi hakkında verilen 10 aylık hapis cezası, yalnızca bir yıldan az olduğu için zorunlu olarak paraya çevrilmez. Ceza 30 günden fazla olduğu için TCK 50/3’teki genel zorunluluk oluşmaz.


6.1. Zorunlu Çevirme HAGB’den Önce Mi Uygulanır?

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/86 E., 2015/200 K. ve 09.06.2015 tarihli kararına göre, Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki zorunlu çevirme koşulları bulunsa bile öncelikle HAGB değerlendirilmelidir.


HAGB şartları varsa hapis cezası çevrilmeden hükmün açıklanması geri bırakılır. HAGB uygulanmazsa veya açıklanması geri bırakılan hükmün daha sonra açıklanması gerekirse TCK 50/3’teki emredici düzenleme dikkate alınır.


6.2. Zorunlu Çevirme Mutlaka Para Cezası Mıdır?

Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesi, hapis cezasının mutlaka adli para cezasına çevrilmesini değil, 50/1. maddede sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesini zorunlu kılar.


Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/247 E., 2021/635 K. ve 14.12.2021 tarihli kararında ise, TCK 50/3 koşulları gerçekleşmişse, suç maddesinde hapis ve adli para cezası seçenekli düzenlenmiş ve mahkeme hapsi seçmiş olsa dahi cezanın adli para cezasına çevrilebileceği kabul edilmiştir. Karara konu olayda sonuç ceza 27 gün hapistir.


Bu içtihat, TCK 50/3’teki zorunlu çevirmenin TCK 50/2’deki genel adli para cezasına çevirme yasağının istisnasını oluşturabileceğini göstermektedir.


7. HAGB Yeni Bir Kasıtlı Suç Nedeniyle Açılırsa Ceza Paraya Çevrilebilir Mi?


7.1. Kural Olarak Hayır

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesine göre sanık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlerse mahkeme hükmü açıklar.


Bu aşamada mahkemenin görevi yeni baştan temel ceza belirlemek veya önceki ceza kişiselleştirmesini yeniden yapmak değildir. Mahkeme, daha önce kurulmuş ancak hukuki sonuçları geri bırakılmış hükmü açıklar.


Bu nedenle mahkeme kural olarak önceki hapis cezasını sonradan takdiren adli para cezasına çeviremez. Cezanın miktarını, artırım veya indirim oranlarını değiştiremez ve ilk hükümde bulunmayan yeni bir taksitlendirme veya erteleme kararı ekleyemez.


7.2. “Aynen Açıklama” İfadesi Kanunda Yazıyor Mu?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde kelime olarak “aynen açıklama” ifadesi bulunmamaktadır. Maddede, “mahkeme hükmü açıklar” denilmektedir.


Bununla birlikte Yargıtay, açıklama işleminin yeni bir esas yargılaması olmamasından hareketle, kanuni zorunluluklar dışında önceki hükmün değiştirilmeden açıklanması gerektiğini kabul etmektedir.


Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/468 E., 2019/502 K. ve 25.06.2019 tarihli kararında, HAGB hükmü açıklanırken önceki ceza miktarının değiştirilmesi ve ilk hükümde bulunmayan taksitlendirme kararının eklenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.


Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2020/7694 E., 2023/4635 K. ve 01.11.2023 tarihli kararında da denetim süresinde yeni suç işlenmesi nedeniyle hüküm açıklanırken, yasal zorunluluk bulunmadığı hâlde önceki hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi bozma nedeni sayılmıştır.


Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2024/2308 E., 2024/4138 K. ve 11.09.2024 tarihli sonraki kararında, söz konusu bozma üzerine hapis cezasının önceki şekliyle açıklanması hukuka uygun bulunmuştur.


7.3. TCK 50/3 Zorunluluğu İstisna Oluşturur

“Aynen açıklama” ilkesi, kanunen yapılması zorunlu işlemlere engel değildir.


Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/86 E., 2015/200 K. ve 09.06.2015 tarihli kararına göre, açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırıma çevrilmek zorundaysa bu zorunluluk hükmün açıklanması aşamasında yerine getirilmelidir.


Örneğin sanığın daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmuyor ve açıklanacak hükümdeki sonuç ceza 25 gün hapis ise mahkeme TCK 50/3’ü uygulamak zorundadır. Ancak zorunlu olan mutlaka adli para cezası değil, TCK 50/1’deki seçenek yaptırımlardan birinin uygulanmasıdır.


Fiil tarihinde 18-65 yaş aralığında bulunan kişi hakkında verilen 10 aylık hapis cezası kısa süreli hapis cezası olsa da TCK m. 50/3 uyarınca zorunlu olarak seçenek yaptırıma çevrilmez. Bu nedenle HAGB, yeni kasıtlı suç nedeniyle açıklanırken mahkeme yalnızca cezanın bir yıldan az olmasına dayanarak hapis cezasını yeniden takdiren adli para cezasına çeviremez. Buna karşılık sanık fiil tarihinde 18 yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş ve daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemişse, bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının TCK m. 50/1’de düzenlenen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunludur. HAGB hükmü sonradan açıklanırken de bu zorunluluk gözetilmelidir. Ancak cezanın mutlaka adli para cezasına çevrilmesi gerekmez; mahkeme TCK m. 50/1’deki uygun seçenek yaptırımlardan birini belirler.


8. HAGB Yükümlülüğe Uyulmaması Nedeniyle Açılırsa Ceza Paraya Çevrilebilir Mi?


Bu sorunun cevabı, yükümlülüğe aykırı davranılması ile yükümlülüğün gerçekten yerine getirilememesi arasındaki ayrıma bağlıdır.


8.1. Yükümlülüğe Haklı Neden Olmadan Aykırı Davranılmışsa

Sanık, kendisine yüklenen denetimli serbestlik yükümlülüğünü yerine getirme imkânına sahip olduğu hâlde geçerli bir neden olmaksızın yükümlülüğe aykırı davranmışsa Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinin ilk cümlesi uygulanır ve mahkeme hükmü açıklar.


Bu durumda sırf yükümlülük ihlal edildiği için sanığa yeniden ceza kişiselleştirmesi yapılmaz. Mahkeme önceki hapis cezasını takdiren adli para cezasına çeviremez.


8.2. Yükümlülük Gerçekten Yerine Getirilememişse

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinin ikinci cümlesi, yükümlülüğünü yerine getiremeyen sanık bakımından mahkemeye özel bir yetki tanımaktadır.


Mahkeme, sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği kısmının infaz edilmemesine karar verebilir. Koşulları bulunuyorsa hapis cezasını erteleyebilir veya seçenek yaptırımlara çevirebilir ve bu şekilde yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.


Burada artık yalnızca önceki hükmün açıklanması söz konusu değildir. Kanun, haklı ve gerçek bir yerine getirememe hâli bulunması durumunda sınırlı biçimde yeni hüküm kurulmasına izin vermektedir.


Örneğin ciddi sağlık sorunu, tutukluluk, belgelenebilir mücbir sebep, denetimli serbestlik işlemlerinden kaynaklanan objektif engel veya sanığın iradesi dışında ortaya çıkan benzeri bir durum, somut olayın özelliklerine göre yerine getirememe kapsamında değerlendirilebilir. Salt yükümlülüğün yerine getirilmemiş olması, tek başına bu istisnanın uygulanması için yeterli değildir.


8.3. Yerine Getirememe Hâlinde Adli Para Cezasına Çevirme Otomatik Midir?

Hayır.Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi seçenek yaptırıma çevirme konusunda mahkemeye takdir yetkisi vermektedir. Ayrıca maddede “koşullarının varlığı hâlinde” ifadesi kullanıldığından, Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesindeki şart ve sınırlamalar ayrıca gözetilmelidir.


Sonuç hapis cezasının kısa süreli olup olmadığı, sanığın kişiliği ve sosyal durumu, suçun işleniş biçimi ile TCK 50/2 ve TCK 50/3 hükümleri birlikte değerlendirilir.


Özellikle suç maddesinde “hapis veya adli para cezası” öngörülmüş ve ilk hükümde hapis cezası seçilmişse, Türk Ceza Kanunu’nun 50/2. maddesi kural olarak adli para cezasına çevirmeye engeldir. TCK 50/3’teki zorunlu çevirme hâlleri ise saklıdır.


Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun 50/2. maddesinin bu özel kesişimine ilişkin doğrudan ve yerleşik bir Ceza Genel Kurulu kararına açık kaynaklarda rastlanmadığından, “yükümlülük yerine getirilememişse ceza mutlaka paraya çevrilir” şeklinde kesin bir sonuca varılması doğru değildir. Her dosyada suç maddesinin yaptırım yapısı ve TCK 50 koşulları ayrıca incelenmelidir.


8.4. Yeni Kasıtlı Suç Hâlinde Bu Özel Yetki Kullanılabilir Mi?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesindeki yeni hüküm kurma yetkisi, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık bakımından öngörülmüştür.


HAGB yalnızca denetim süresinde yeni bir kasıtlı suç işlendiği için açılıyorsa mahkeme, yükümlülüğü yerine getirememe istisnasına dayanarak cezayı yeniden kişiselleştiremez. TCK 50/3 gibi emredici kanuni hükümler saklı olmak üzere önceki hükmün açıklanması gerekir.


HAGB ihlalinde yeni kasıtlı suç, yükümlülüğe aykırılık ve yükümlülüğün yerine getirilememesi hâllerinin hukuki sonuçları

9. Somut Uygulama Örnekleri


9.1. On Ay Hapis Cezası Verilmesi

Sanık hakkında 10 ay hapis cezası belirlenmiş ve HAGB’nin diğer şartları gerçekleşmişse mahkeme hapis cezasını paraya çevirmeden, 10 aylık hapis cezasını içeren hükmün açıklanmasını geri bırakabilir.


Mahkemenin 10 ay hapsi önce adli para cezasına çevirmesi ve ardından HAGB vermesi, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/7. maddesine aykırıdır.


9.2. Doğrudan Adli Para Cezası Seçilmesi

Suç maddesi “hapis veya adli para cezası” öngörüyorsa ve mahkeme doğrudan adli para cezasını seçmişse, diğer HAGB şartlarıyla birlikte bu hüküm hakkında HAGB kararı verilebilir. Burada Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesine göre bir çevirme yapılmamıştır.


9.3. Hapis Cezasının Seçilip Sonradan Paraya Çevrilmesi

Suç maddesinde “hapis veya adli para cezası” bulunduğu hâlde hâkim hapis cezasını seçmişse, Türk Ceza Kanunu’nun 50/2. maddesi gereğince bu ceza kural olarak sonradan adli para cezasına çevrilemez.


Ceza iki yıl veya daha azsa ve diğer koşullar varsa hapis cezası üzerinden HAGB uygulanması ise mümkündür.


9.4. Hapis Ve Adli Para Cezasının Birlikte Verilmesi

Suç maddesi hem hapis hem adli para cezasını zorunlu olarak öngörüyorsa, iki ceza da doğrudan asli cezadır. Sonuç hapis cezası iki yılı geçmiyorsa ve diğer şartlar gerçekleşmişse hüküm hakkında HAGB uygulanabilir.


9.5. HAGB’nin Yeni Kasıtlı Suç Nedeniyle Açılması

İlk HAGB hükmünde 10 ay hapis cezası bulunuyorsa, yeni kasıtlı suç nedeniyle hüküm açıldığında bu hapis cezası kural olarak önceki şekliyle açıklanır. Mahkeme bu aşamada yeniden takdir kullanarak cezayı adli para cezasına çeviremez.


9.6. HAGB Yükümlülüğünün Yerine Getirilememesi

Sanık yükümlülüğünü iradesi dışındaki somut nedenlerle yerine getirememişse mahkeme, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesindeki özel yetkiyi değerlendirebilir. Ancak seçenek yaptırıma çevirme otomatik değildir ve Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesindeki koşullar ayrıca aranır.


10. Ankara Ve Yenimahalle Ceza Dosyalarında İnceleme Nasıl Yapılmalıdır?


TCK 50 ile CMK 231 arasındaki hukuki ilişki Türkiye genelinde aynı kurallara tabidir. Ankara Adliyesinde, Yenimahalle bağlantılı bir ceza dosyasında veya Ankara Batı Adliyesinde görülen davada farklı bir kanun uygulanmaz. Buna karşılık somut hüküm fıkrasındaki ifadeler ve dosyanın hangi aşamada olduğu sonucu doğrudan değiştirir.


Dosya incelenirken öncelikle suç maddesinde yalnızca hapis cezası mı, “hapis veya adli para cezası” mı, yoksa “hapis ve adli para cezası” mı öngörüldüğü belirlenmelidir. Ardından sonuç ceza, adli para cezasının doğrudan mı yoksa hapisten çevrilerek mi verildiği ve HAGB’nin ilk kez mi değerlendirildiği, yoksa önceki HAGB hükmünün mü açıklanacağı tespit edilmelidir.


HAGB ihlali söz konusuysa ilk HAGB kararı, kesinleşme bilgisi, denetim süresinin başlangıcı, yüklenen tedbirler, ihlal yazısı ve varsa yeni kasıtlı suça ilişkin kesinleşmiş karar birlikte incelenmelidir.


Özellikle ilk HAGB hükmü ile sonradan açıklanan hüküm karşılaştırılmalıdır. Ceza miktarı, artırım ve indirim oranları, adli para cezasının gün sayısı, bir gün karşılığı belirlenen miktar ve taksitlendirme hükümleri değiştirilmişse, değişikliğin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinden veya Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesi gibi emredici bir hükümden kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmalıdır.


Ankara ceza avukatı tarafından yapılacak değerlendirmede yalnızca “ceza bir yıldan azdır” tespiti yeterli olmaz. Para cezasının hukuki kaynağı, suç maddesindeki “ve” veya “veya” bağlacı, HAGB ihlalinin nedeni ve sanığın yaşı ile önceki hapis mahkûmiyetleri birlikte değerlendirilmelidir.


11. Sonuç


Bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesi kapsamında adli para cezasına çevrilebilir olması, aynı hüküm hakkında HAGB uygulanabileceği anlamına gelmez.


Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/7. maddesi gereğince, açıklanması geri bırakılan hükümdeki kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilemez. Mahkeme önce HAGB’yi değerlendirmeli; HAGB uygulanmayacaksa bundan sonra TCK 50 hükümlerine geçmelidir.


Suç maddesinden doğrudan seçilen adli para cezası farklıdır. Bu ceza, hapisten çevrilmiş olmadığından diğer şartlarla birlikte HAGB’ye konu olabilir. Hapis ve adli para cezasının birlikte öngörüldüğü suçlarda da sonuç hapis cezası iki yılı aşmıyorsa mahkûmiyet hükmü hakkında HAGB uygulanabilir.


HAGB yeni kasıtlı suç nedeniyle açıldığında mahkeme, TCK 50/3 gibi kanuni zorunluluklar dışında, önceki hapis cezasını sonradan adli para cezasına çeviremez. Yükümlülüğün gerçekten yerine getirilememesi hâlinde ise Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi mahkemeye, koşulları varsa seçenek yaptırıma çevirerek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurma yetkisi vermektedir.


12. Sıkça Sorulan Sorular


1. Hapis Cezası Paraya Çevrilip HAGB Verilebilir Mi?

Hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/7. maddesi bu uygulamayı yasaklar.


2. Doğrudan Adli Para Cezası Hakkında HAGB Verilebilir Mi?

Evet. Diğer HAGB şartları da varsa doğrudan adli para cezası HAGB’ye konu olabilir.


3. Bir Yıldan Az Hapis Cezası Otomatik Olarak Paraya Çevrilir Mi?

Hayır. Çevirme kural olarak hâkimin takdirindedir. TCK 50/3’teki hâller istisnadır.


4. HAGB Sınırı Bir Yıl Mı, İki Yıl Mı?

HAGB sınırı iki yıldır. Bir yıllık sınır kısa süreli hapis cezasına ilişkindir.


5. “Hapis Veya Adli Para Cezası” Varsa Hâkim Doğrudan Para Cezası Verebilir Mi?

Evet. Suç maddesindeki seçimlik yaptırımlardan doğrudan adli para cezasını seçebilir.


6. Hâkim Hapis Cezasını Seçtikten Sonra Bunu Paraya Çevirebilir Mi?

Seçimlik yaptırımlı suçlarda TCK 50/2 gereğince kural olarak çeviremez. TCK 50/3 istisnası saklıdır.


7. Hem Hapis Hem Adli Para Cezası Verilen Suçlarda HAGB Mümkün Müdür?

Evet. Hapis cezası iki yılı aşmıyorsa ve diğer şartlar varsa hüküm HAGB’ye konu olabilir.


8. HAGB Yeni Suç Nedeniyle Açılırsa Ceza Paraya Çevrilebilir Mi?

Kural olarak hayır. Önceki hüküm değiştirilmeden açıklanır.


9. “Aynen Açıklama” İfadesi CMK 231/11’de Geçiyor Mu?

Hayır. Bu sonuç HAGB’nin hukuki yapısından ve Yargıtay içtihatlarından doğmaktadır.


10. Taksirli Suç İşlenmesi HAGB’yi Bozar Mı?

Yeni suç nedeniyle ihlal bakımından hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi kasıtlı suç arar.


11. Yükümlülüğe Uyulmazsa Hapis Cezası Paraya Çevrilebilir Mi?

Yükümlülük gerçekten yerine getirilememişse ve TCK 50 koşulları varsa mahkeme çevirme kararı verebilir.


12. HAGB 2026 Yılında Kaldırıldı Mı?

21 Haziran 2026 itibarıyla hayır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı 30 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Yorumlar


bottom of page