Ankara Borçlar Hukuku: Sözleşme, Alacak ve Tazminat
Av. Mete ŞAHİN, Yenimahalle’deki bürosunda sözleşmeden doğan alacak, temerrüt, fesih ve sözleşmeden dönme ile haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeye dayanan tazminat dosyalarını takip etmektedir. Borç ilişkisinden doğan davalarda görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir; uyuşmazlığın ticari, tüketici veya kira ilişkisinden doğması görevli mahkemeyi ve dava öncesi arabuluculuk şartını değiştirebilir. Sözleşme, ödeme ve yazışma kayıtlarının incelenmesi için randevu ile görüşme yapılır.
Borçlar hukuku; sözleşmenin kurulmasından borcun ifasına, gecikme ve temerrütten sözleşmenin sona ermesine, alacak ve tazminat taleplerinden sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil ilişkilerine kadar geniş bir alanı kapsar. Uyuşmazlığın doğru sınıflandırılması, uygulanacak hüküm kadar görevli merci ve dava öncesi yol bakımından da önemlidir.
İlk inceleme; sözleşme, teklif ve kabul kayıtları, teslim veya hizmet belgeleri, ödeme hareketleri, ihtarlar ve taraf yazışmaları üzerinden yapılır. Bu sayfa genel bilgi sunar; belge görülmeden alacağın varlığı veya miktarı hakkında kesin sonuç kurulmaz.
Son mevzuat kontrolü: 26 Eylül 2026. Zamanaşımı, görev, yetki ve dava şartı arabuluculuk bilgileri bu tarihte yürürlükteki kanun metinleriyle karşılaştırılmıştır.
Sözleşmenin kurulması ve yorumlanması
Yazılı bir sözleşme önemli olmakla birlikte tarafların teklifleri, siparişleri, teslim kayıtları, faturaları, e-postaları ve fiili uygulaması da ilişkinin kapsamını anlamaya yardımcı olabilir. Sözleşmenin türü, tarafların tüketici veya tacir olup olmadığı ve emredici kurallar birlikte değerlendirilir.
Standart sözleşme hükümleri, cezai şart, teminat, yetki, fesih ve bildirim hükümleri yalnız tek cümle üzerinden yorumlanmamalıdır. Belgenin tamamı ve varsa ekleri görülmelidir.
Borcun ifası ve temerrüt
Bir borcun ne zaman, nerede ve hangi koşulla yerine getirileceği sözleşme ve kanun hükümlerine bağlıdır. Eksik veya ayıplı ifa, hiç ifa etmeme ve gecikme aynı sonuçları doğurmaz. Temerrüt değerlendirmesinde borcun muacceliyeti, varsa bildirim, ödeme veya teslim teklifi ve karşı tarafın davranışı birlikte ele alınır.
Sözleşmenin sona ermesi
Fesih, dönme, iptal, cayma ve sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi farklı hukuki kurumlardır. Kullanılacak ifade ve sonuç, sözleşmenin türüne ve olayın niteliğine göre belirlenir. Yanlış başlıkla gönderilen tek taraflı bildirim beklenen sonucu doğurmayabilir; bildirim öncesinde metin ve teslim yöntemi kontrol edilmelidir.
Alacak ve tazminat talepleri
Alacak talebinde hukuki dayanak, miktar, ödeme tarihi ve ispat belgeleri belirlenir. Tazminat talebinde zarar, olayla bağlantı, kusur veya sorumluluk rejimi ve zararın belgelenmesi incelenir. Aynı olayda talep edilebilecek kalemler birbirinden ayrılmalı; mükerrer hesap yapılmamalıdır.
Görevli ve yetkili mahkeme
Borç ilişkilerinden doğan davalarda görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Uyuşmazlık Türk Ticaret Kanunu m. 4 anlamında ticari dava niteliğindeyse asliye ticaret mahkemesi, tüketici işlemlerinden doğuyorsa tüketici mahkemesi, iş ilişkisinden doğuyorsa iş mahkemesi görevlidir; kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar ise sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m. 4).
Ticari alacak ve tazminat talepleri (TTK m. 5/A), kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar (HUAK m. 18/B), tüketici uyuşmazlıkları ve işçi-işveren alacakları gibi bazı taleplerde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Talep ve taraf sıfatları belirlenmeden genel bir merci adı verilmez.
-
Genel yetki: davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi (HMK m. 6).
-
Sözleşmeden doğan davalar: sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 10).
-
Haksız fiilden doğan davalar: fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 16).
Ankara ve ilçelerinden gelen borç dosyaları
Keçiören, Çankaya, Altındağ, Mamak, Etimesgut, Sincan, Pursaklar ve Yenimahalle’den gelen başvurularda yetki, başvuranın ikametine göre değil yukarıdaki kurallara göre belirlenir. Haksız fiile dayanan taleplerde zarar görenin kendi yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olması, uygulamada süreci önemli ölçüde kolaylaştırır.
En sık karşılaşılan iki sorun, sürelerin sessizce işlemesi ve ispat eksikliğidir. Sözleşme yazılı değilse banka dekontu, mesajlaşma kaydı, irsaliye ve fatura gibi belgeler birlikte değerlendirilir; tanıkla ispatın kanuni sınırları ayrıca gözetilir. Elde bulunan belgelerin ilk görüşmede birlikte incelenmesi, hangi talebin ileri sürülebileceğini ve hangi sürenin işlediğini baştan gösterir.
Zamanaşımı ve kaçırılmaması gereken süreler
Tek bir “borçlar hukuku zamanaşımı” yoktur. Süre; talebin kaynağına, sözleşme türüne, ifa tarihine, öğrenme veya zarar tarihine ve özel kanunlara göre değişebilir. Bu nedenle sözleşme, fatura, teslim, ödeme ve ihtar tarihleri birlikte kontrol edilir.
-
Genel zamanaşımı: on yıl. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146).
-
Beş yıllık zamanaşımı: kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler; vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti dışında simsarlık sözleşmesinden ve yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç veya gereği gibi ifa etmemesi hâli dışında eser sözleşmesinden doğan alacaklar gibi TBK m. 147’de sayılan alacaklar.
-
Haksız fiil: iki yıl ve her hâlde on yıl. İki yıl, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten; on yıl ise fiilin işlendiği tarihten işler (TBK m. 72).
-
Sebepsiz zenginleşme: iki yıl ve her hâlde on yıl. İki yıl, geri isteme hakkının öğrenildiği tarihten; on yıl zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten işler (TBK m. 82).
-
Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu uzun süre uygulanır (TBK m. 72).
-
Dava şartı arabuluculukta, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (HUAK m. 18/A).
İlk görüşmeye hangi belgelerle gelinmeli?
Borç uyuşmazlıklarında ilk soru çoğu zaman şudur: elde ne var? Aşağıdaki belgeler, hem talebin dayanağını hem de işleyen süreyi gösterir.
-
Sözleşme ve bütün ekleri; yazılı sözleşme yoksa sipariş formu, teklif yazısı ve taraf yazışmaları.
-
Fatura, irsaliye, teslim veya hizmet kayıtları.
-
Banka dekontları ve ödeme çizelgesi; ne kadarının ne zaman ödendiği bu kayıtlardan çıkar.
-
İhtarname, tebligat ve tebliğ belgeleri; temerrüdün oluştuğu tarihi ve faizin başlangıcını etkiler.
-
Haksız fiil iddiasında kaza tespit tutanağı, fotoğraf, doktor raporu ve varsa ceza soruşturması evrakı.
-
Ayıp, zarar veya eksik ifayı gösteren tutanak, ekspertiz raporu, onarım faturası ve gelir kaybına ilişkin kayıtlar.
-
Tanık bilgileri ile mesajlaşma ve e-posta kayıtları.
-
Daha önce başlatılmış arabuluculuk, dava veya icra dosyası belgeleri.
Kanunda belirlenen parasal sınırı aşan hukuki işlemler kural olarak senetle ispat edilir; bu işlemler, karşı tarafın açık muvafakati gibi kanundaki istisnalar dışında tanıkla ispatlanamaz (HMK m. 200). Bu nedenle yazılı sözleşme bulunmayan işlerde banka kayıtları, yazışmalar ve teslim belgeleri ayrı önem taşır.
Talep hem haksız fiile hem sözleşmeye dayandırılabiliyorsa, hangi hukuki sebebe dayanılacağı zamanaşımı ve ispat bakımından ayrıca değerlendirilir.
Borç uyuşmazlıklarında süreç nasıl işler?
Borçlar hukuku uyuşmazlıkları üç ana kaynaktan doğar: sözleşme, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme. Hangi kaynağa dayanıldığı yalnızca teorik bir ayrım değildir; zamanaşımı süresi, ispat yükü ve yetkili mahkeme buna göre değişir.
Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda süreç genellikle temerrüt ile başlar. Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer; ifa günü birlikte belirlenmiş borçlarda ise bu günün geçmesiyle ihtara gerek kalmadan temerrüt oluşur (TBK m. 117). Temerrütten sonra alacaklı; ifayı, gecikme tazminatını ya da koşulları varsa sözleşmeden dönmeyi talep edebilir.
Haksız fiilde zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağı birlikte aranır. Trafik kazası, hakaret veya mala zarar verme gibi hâllerde maddi ve manevi tazminat istenebilir. Sebepsiz zenginleşmede ise geçerli bir sebep olmaksızın malvarlığında artış meydana gelen kişiden bu artışın iadesi istenir.
Ücret ve masraflar nasıl belirlenir?
Avukatlık ücreti, Avukatlık Kanunu m.164 uyarınca avukat ile iş sahibi arasında serbestçe kararlaştırılır; ancak Türkiye Barolar Birliği’nce her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde gösterilen tutarın altında olamaz. Bu nedenle sabit bir liste fiyatı yoktur: borç uyuşmazlıklarında ücret; talebin türüne (alacak, tazminat, fesih veya sözleşmeden dönme), uyuşmazlığın değerine ve dosyanın kapsamına göre görüşmede belirlenir ve yazılı sözleşmeye bağlanır.
Yargılama gideri ile avukatlık ücreti aynı şey değildir
Başvurma harcı, peşin harç, tebligat, bilirkişi ve keşif giderleri yargılama giderleridir; dava açılırken gider avansı olarak mahkeme veznesine yatırılır. Avukatlık ücreti bu kalemlerden ayrıdır. Yargılama sonunda giderler kural olarak haksız çıkan tarafa yüklenir; davanın kısmen kabulü hâlinde haklılık oranına göre paylaştırılır.
Karşı taraf vekâlet ücreti
Kendisini vekille temsil ettiren ve davayı kazanan taraf lehine, tarifeye göre ayrıca vekâlet ücretine hükmedilir ve bu tutar karşı taraftan tahsil edilir. Karşı taraf vekâlet ücreti, taraf ile avukatı arasındaki sözleşme ücretinden bağımsızdır.
Ödeme gücü bulunmayan kişi ne yapabilir?
Yargılama veya takip giderlerini kısmen ya da tamamen karşılayamayacak durumda olan kişi, mahkemeden adli yardım talep edebilir (HMK m.334 vd.). Ayrıca baronun adli yardım bürosuna başvurularak avukat görevlendirilmesi istenebilir; Ankara’da bu başvuru, Ankara’daki baroların adli yardım bürolarına yapılabilir.
Sık sorulan sorular
Yazılı sözleşme yoksa talep ileri sürülemez mi?
İlişkinin türü, şekil şartı ve diğer deliller önemlidir. Bazı işlemler özel şekle bağlı olabilir; kanundaki parasal sınırı aşan hukuki işlemler ise kural olarak senetle ispat edilir (HMK m. 200). Yazılı sözleşme bulunmaması tek başına bütün talepler için aynı sonucu doğurmaz.
Fatura tek başına alacağı kanıtlar mı?
Faturanın ilişki, teslim, kabul ve ödeme kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Somut dosyada başka deliller de aranabilir.
İhtar göndermek her durumda zorunlu mu?
Hayır. Gereklilik ve hukuki etki, borcun ve sözleşmenin niteliğine göre değişir; ifa günü birlikte belirlenmiş borçlarda temerrüt için ihtar gerekmez (TBK m. 117). Bildirim hazırlanmadan önce sözleşme kontrol edilmelidir.
Alacak için doğrudan dava mı açılır?
İcra takibi, dava, arabuluculuk veya özel başvuru yollarından hangisinin uygun olduğu talebin türüne göre belirlenir.
Tazminat miktarı önceden kesin hesaplanabilir mi?
Zarar kalemleri, belgeler, sorumluluk rejimi ve yargısal değerlendirme görülmeden kesin tutar söylenemez.
Sözleşmede yazmayan bir hak talep edilebilir mi?
Sözleşmede düzenlenmeyen konularda kanunun tamamlayıcı hükümleri uygulanır. Tarafların iradesi, ticari teamül ve dürüstlük kuralı birlikte değerlendirilir. Bu nedenle sözleşmede yer almayan her talep baştan reddedilmez; önce hukukî dayanağın belirlenmesi gerekir.
Borç kısmen ödendiyse temerrüt sona erer mi?
Kısmî ödeme, kalan borç bakımından temerrüdü kendiliğinden sona erdirmez. Ödemenin hangi alacağa mahsup edildiği, makbuz ve banka açıklamaları üzerinden belirlenir. Bu nedenle ödeme yapılırken açıklama yazılması önem taşır.
Alacak devredilirse borçlunun durumu değişir mi?
Alacağın devri borçlunun rızasına bağlı değildir; ancak borçlu, devirden önce sahip olduğu savunmaları yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir. Devrin borçluya bildirildiği tarih, ödemenin kime yapılacağı bakımından önem taşır.
İlgili borçlar hukuku rehberleri
Faiz, tazminat ve dava gideri araçları
Araç sonuçları bilgilendiricidir. Başlangıç tarihi, faiz türü ve kısmi ödemeler dosya belgesine göre ayrıca kontrol edilir.
İlgili sayfalar
Başlıca mevzuat
-
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — yürürlükteki birleştirilmiş metin
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — yürürlükteki birleştirilmiş metin
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — yürürlükteki birleştirilmiş metin
Uyuşmazlığın niteliğine göre Türk Ticaret Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili özel kanunların yürürlükteki metinleri de dikkate alınır.
Bilgilendirme: Bu metin genel hukuki bilgi niteliğindedir. Sözleşme, ödeme, teslim ve tebligat tarihleri ile deliller görülmeden alacağın varlığı, tutarı veya zamanaşımı hakkında kesin sonuç kurulamaz. İçeriğin okunması avukatlık ilişkisi kurmaz ve belirli bir sonuç taahhüdü içermez.
Sürecinizle ilgili ilk bilgileri paylaşın
Sözleşmenin türünü, talebin kısa özetini, son ödeme veya teslim tarihini ve daha önce gönderilen bir bildirim olup olmadığını hassas ayrıntıya girmeden iletebilirsiniz. Ofis görüşmeleri randevuyla yürütülür; uygun saat için telefon, e-posta veya iletişim formunu kullanabilirsiniz.
-
Telefon: 0552 725 25 18
Yaklaşan süre varsa yalnız form veya e-postaya güvenmeyin; telefon bilgisini de kullanın. İlk iletişim, dosyanın kabul edildiği veya vekâlet ilişkisi kurulduğu anlamına gelmez.
Görüşme öncesinde Yenimahalle’deki büro konumu ve ulaşım bilgilerini inceleyebilirsiniz.
