top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 1. Ceza Dairesi: Öldürme Kastında Şüphe ve Suç Vasfının Belirlenmesi

 

2025/5155 E., 2026/4116 K. · 20 Mayıs 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Ateşli silahla yaralanmaya ilişkin davada ilk derece beraatinden sonra istinafta öldürmeye teşebbüsten mahkûmiyet kuruldu. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yaralanmalar, uzmanlık bulguları ve olayın gerçekleşme koşullarını birlikte değerlendirdi. Öldürme kastının kesin olarak belirlenemediğini, eylemin kasten yaralama kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Sanığın fiili gerçekleştirdiğine ilişkin kabulü ise hatalı görmedi. Kararı suç vasfı yönünden bozdu; doğrudan beraat veya yeni ceza hükmü kurmadı.

 

Hukuki İlke

 

Öldürme kastı olayın tüm koşullarıyla kesin biçimde belirlenemiyorsa, yalnız ateşli silah kullanılması öldürmeye teşebbüs kabulü için yeterli sayılmaz; somut dosyada yaralama vasfı esas alınmalıdır.

 

Sonuç

 

Sanık müdafiinin suç vasfına ilişkin temyiz itirazı kabul edildi; Bölge Adliye Mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Diğer temyiz sebepleri bozma nedeni sayılmadı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 81/1, 35/2, 53

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 223/2-e, 260/1, 280/1-g, 280/2, 286/1, 291/1, 294/1, 298/1, 299/1, 302/2, 304/2

  • 7079 sayılı Kanun — m. 94

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

 

SAYISI : 2024/1979 E., 2024/2900 K.

 

SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs

 

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması

 

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

 

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

 

I. HUKUKÎ SÜREÇ

 

A. Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2024 tarihli ve 2021/154 Esas, 2024/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ve mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

 

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/1979 Esas, 2024/2900 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca

 

duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile;

 

1. Sanık hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

 

2. Sanık hakkında mağdur ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

 

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

 

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme yapıldığına, gerekçesiz karar verildiğine, ek savunma verilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kabule göre suç vasfının kasten yaralama olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümleri ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

 

III. GEREKÇE

 

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, savunma hakkının kısıtlanmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin belirlendiği, haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

 

2. Dosya kapsamına göre; olay tarihinde mağdur ve katılanın, katılanın sevk ve idaresinde bulunan motosiklet ile seyir halinde oldukları sırada sanığın sevk ve idaresindeki araçla karşı istikametten geldiği ve mağdur ile katılanı geçtikten sonra olay sonrasında ele geçirilemeyen av tüfeği ile 6 kez ateş ederek katılan ve mağdurun adli raporlara göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiği anlaşılan olayda, mağdurlarda meydana gelen yaralanmaların boyutları, 25.07.2018 tarihli uzmanlık raporuna göre mağdur ve katılanın olay sırasında üzerilerinde bulunan kıyafetlerdeki isabetler nedeniyle meydana gelen deliklerin dağılmış vaziyette ve küçük boyutlarda (0,1-0,5 cm çaplarında) olması, mağdur ve katılanın ateş edilme anında motosiklet ile seyir halinde ve sanığın bulunduğu konumun tersi istikametinde uzaklaşmaları hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın mağdur ve katılana yönelik eylemini öldürmeye etkili mesafe içerisinden yaptığı hususunun kesin ve net

 

olarak tespit edilememesi nedeniyle kastının öldürmeye yönelik olduğu hususunun şüphede kaldığı ve bu nedenle sanık hakkında mağdur ve katılana yönelik kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararları verilmesi yerine yazılı şekilde suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

 

IV. KARAR

 

Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/1979 Esas, 2024/2900 Karar sayılı kararının suç vasfı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

 

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

 

20.05.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Ceza Hukuku Çalışma Alanı

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 1. Ceza Dairesi

 

Esas No

2025/5155

 

Karar No

2026/4116

 

Karar Tarihi

20 Mayıs 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page