top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Toplulaştırma Sonrası Tapu İptali Hükmü

 

2024/5312 E., 2026/132 K. · 13 Ocak 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Tapu iptali ve tescil davası sürerken taşınmaz toplulaştırmaya girer, parsel numarası ve paylar değişirse hüküm nasıl kurulmalıdır? Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, toplulaştırma sonucu oluşan son parsellerin belirlenmesini, davalılara geçen payların bu parsellerde bilirkişiyle hesaplanmasını ve iptalin güncel veraset ilamındaki pay oranında yapılmasını gerekli gördü. Muris muvazaasına dayanan bu davada kabul kararı yerinde bulundu; ancak bölge adliye mahkemesi, parselin değiştiği bildirildiği hâlde eski parseldeki paylar ve güncel olmayan veraset ilamı üzerinden hüküm kurmuştu. Daire, infazda tereddüt doğuran bu hüküm nedeniyle kararı oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesine dayanarak, dava sırasında toplulaştırmayla parseli ve payları değişen taşınmazlarda son parsellerin ve bu parsellerde davalılara geçen nihai payların bilirkişiyle belirlenmesi, iptalin davacının güncel veraset ilamındaki payı oranında yapılıp kalan payların davalılarda bırakılması suretiyle infazda tereddüt yaratmayacak bir hüküm kurulması gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Davalıların esasa ilişkin temyiz itirazları reddedildi; itirazlar hükmün kuruluşu yönünden kabul edilerek bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Daire davanın kabulünü yerinde bulduğundan bozma hükmün kuruluş biçimiyle sınırlı; bölge adliye mahkemesi son parselleri ve davalılara geçen payları bilirkişiyle belirleyecek, iptal oranını güncel veraset ilamına göre gösterecek ve kalan payların hangi davalıda bırakılacağını açıkça yazacak.

 

İlgili Mevzuat

 

  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 297
    Daire, toplulaştırma sonrası son parseller ve güncel paylar üzerinden infazda tereddüt yaratmayacak bir hüküm kurulması gerektiğini bu maddeye dayandırdı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2022/1638 E., 2024/1157 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

-KARAR-

 

Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkinidir.

 

Davacı; muris annesi ... ile muris babası ...'in mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak satış ve ölünceye kadar bakma sözleşmeleri ile ... ili, ... ilçesi, ... köyündeki 10 09... parseldeki paylarını dava dışı oğulları ...'ın eşi olan gelinleri ... ve ...'ün çocuğu olan torunları ...'ye devrettiklerini, işlemlerin gerçek satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi olmadığını, en değerli mal varlıkları olan çiftlik arazisini davalıların eşi/babası ...'a verdikleri vekaletle art arda işlemlerle davalılara devretmelerinin tek amacının davacıdan mal kaçırmak olduğunu, davalı ...'nin öğrenci olup alım gücü olmadığını, bankadan yapılan ödemenin muvazaayı gizleme amaçlı olduğunu, davalı ...'ün kayınpederi ve kayınvalidesine bakmasının ahlaki yükümlülükten kaynaklandığını, murislerin zengin olduğunu, taşınmaz satmaya veya bakılmak için taşınmazlarını devretmeye ihtiyaçları olmadığını, mal varlığının bakımlarını karşılamaya yeteceğini, bedel ve gerçek değerler arasında fahiş fark olduğunu, murislerin davacıya duyduğu husumet nedeniyle bu işlemleri yaptığını ileri sürerek 10 09... parsel sayılı taşınmazlarda davalılara devredilen payların davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini, olmazsa pay oranında tazminatın tahsilini istemiştir.

 

Davalılar; ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle murislerden pay devralan davalı ... yönünden murislerin son yıllarında kanser, alzheimer ve demans gibi ağır hastalıklar geçirdiklerini, altlarının temizlenmesine kadar tüm bakımlarının davalı ... tarafından yapıldığını, davacının hiç ilgilenmediğini, ...'ün bakım borcunu yerine getirdiğini, davalı ... yönünden ise davacının geçmişteki borçları nedeniyle murislerin ve ailenin zor duruma düştüğünü, ...'nin dede ve babaannesi olan murislerin ihtiyacını gidermek ve nakit sağlamak amacıyla dava konusu payları rayiç değer üzerinden bedeli karşılığında satın aldığını, bedelin banka kanalıyla birikim ve aile desteğiyle ödendiğini, işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

 

İlk Derece Mahkemesince, muris ... tarafından davalı gelin ...'e ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devredilen paylara ilişkin olarak ağır hasta olan murisin bakıma ihtiyacı olduğu, davalının tüm bakım hizmetlerini eksiksiz yerine getirdiği, 1537 parseldeki devrin bakım karşılığı yapıldığı, ancak 1009 parseldeki payın devrinin makul sınırı aşması sebebiyle mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden 1537 parsel bakımından davanın reddine, 1009 parsel bakımından davanın kabulüne; muris ... tarafından satış sözleşmesiyle davalı torunu ...'ye devredilen paylar yönünden, tapudaki bedel, sunulan dekont ve tespit edilen gerçek değer arasında fahiş fark olduğu, havale edilen bedelin davalının babası tarafından çekilip tekrar yatırıldığı, murisin satışı davalının babasına verdiği vekâletle yaptığı, taşınmazların murisin malvarlığının neredeyse tamamını oluşturduğu, işlemin mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden her iki parsel bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.

 

Karara karşı davacı vekili ile davalılar vekilinin ayrı ayrı istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; muris ...'nin davalı ...'ye yaptığı satışlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar muris ...'a davalı ... tarafından bakıldığı anlaşılmış ise de ...'e ölünceye kadar bakma akdiyle devredilen ve murisin malvarlığının neredeyse tamamına tekabül eden payların tek bir resmi senetle devredildiği, aynı akitte iradenin bölünmezliği ilkesi gereği davalı ... yönünden her iki parsel bakımından davanın kabulü gerektiği, ... hakkında kısmen kabule ilişkin hükümde muris ... yerine muris ...'nin veraset ilamına atıf yapıldığı, davacı adına tescil kararı verilmediği, hüküm özetinin tapu müdürlüğüne gönderilmediği gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın her iki davalı yönünden her iki taşınmaz bakımından davanın kabulü ile 1 23... (eski 1537) parselde davalı ... adına kayıtlı 26770974/... hisse ile 1 25... (eski 1009) parselde davalı ... adına kayıtlı .../4723498 hissenin; davacının miras payı oranında iptali ile, ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/1486 Esas, 2020/1407 Karar sayılı mirasçılık belgesi doğrultusunda taşınmazın tamamı 3 pay kabul edilerek 1 payının davacı adına tesciline, kalan 2 payının davalı ... adına bırakılmasına, 1 23... (eski 1537) parselde davalı ... adına kayıtlı .../56971110 hissenin davacının miras payı oranında iptali ile ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.09.2020 tarihli ve 2020/837 Esas, 2020/838 Karar sayılı mirasçılık belgesi doğrultusunda taşınmazın tamamı 3 pay kabul edilerek 1 payının davacı adına tesciline, kalan 2 payın davalı ... adına bırakılmasına, 1 25... (eski 1009) parselde davalı ... adına kayıtlı 2360434/4723498 hissenin davacının miras payı oranında iptali ile ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.09.2020 tarihli ve 2020/837 Esas, 2020/838 Karar sayılı mirasçılık belgesi doğrultusunda taşınmazın tamamı 3 pay kabul edilerek 1 payının davacı adına tesciline, kalan 2 payın davalı ... adına bırakılmasına karar verilmiştir.

 

Dosya içeriğinden; muris ...'nin eski 1537 parseldeki 39034273/... payını 18.05.2016 tarihli, 1009 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payının tamamını da 26.07.2016 tarihli satış işlemiyle oğlu ve davalı ...'nin babası dava dışı ... vekâletiyle torunu davalı ...'ye 365.000 TL bedelle sattığı, muris ... ...'ın da 1537 parseldeki .../83068546 payı ile 1009 parseldeki 1/2 payının tamamını bizzat 24.10.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gelini olan davalı ...'e devrettiği anlaşılmakla, dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar vekilinin esasa ilişkin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddine,

 

Ancak; 1537 parselde davalılara devredilen payların 15.02.2022 tarihli toplulaştırma sonrası oluşan 1 23... parselde aynen korunduğu, istinaf mahkemesinin karar tarihinden önce tapu müdürlüğünce 1 23... parselin de 13.10.2023 tarihli toplulaştırma işlemi sonucunda 1 23... parsel sayısını aldığı ve davalıların paylarının değiştiği bildirildiği hâlde kurulan son hükümde hatalı şekilde eski 1 23... parseldeki davalı payları üzerinden iptal tescil hükmü kurulduğu, HMK'nın 297. maddesi uyarınca toplulaştırma işlemleri sonucu oluşan son parseller tespit edilerek bu parsellerde murislerden dava konusu işlemler sonucu davalılara gelen nihai payların bilirkişi marifetiyle hesaplanması ve son parsellerde murislerden davalılara gelen payların, davacının alacağı güncel veraset ilâmlarındaki payları oranında iptali, bakiye paylarının da davalılar üzerinde bırakılması suretiyle infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde infazı kabil hüküm kurulması gerektiği hâlde, davalıların toplulaştırma öncesi parseldeki paylarının davacıların murisi ...'nin de mirasçı olarak göründüğü muris ...'in güncel olmayan veraset ilâmındaki payları oranında iptaline hükmedilmesi, sonrasında yine infazda tereddüt oluşturacak şekilde taşınmazın 3 pay kabul edilerek 1'er payın davacı adına, 2'şer payın davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi, hükmün 3. bendinde 1537 parselde davalı ... payının davacının payı oranında iptal edildiği halde bakiye payının hatalı şekilde davalı ... üzerinde bırakılması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

 

Davalılar vekilinin değinilen yönden temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2024/5312

 

Karar No

2026/132

 

Karar Tarihi

13 Ocak 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page