top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 10. Ceza Dairesi
Kullanmak İçin Bulundurmada Geri Bırakma

 

2021/19994 E., 2026/6007 K. · 30 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Uyuşturucu ticaretiyle yargılanan sanığın eylemi kullanmak için bulundurma sayılırsa mahkûmiyet kararı verilebilir mi? Yargıtay 10. Ceza Dairesi, suç önceki kovuşturmada verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulandığı sırada ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresinde işlenmiş ve önceki suçtan mahkûmiyet verilmişse davanın düşmesine, aksi hâlde Türk Ceza Kanununun 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini kabul etti. Daire, bu ayrım için önceki erteleme ve dava dosyalarının getirtilip incelenmesini istedi. Bölge adliye mahkemesi suç niteliğini değiştirerek sanığı mahkûm etmişti; karar oy birliğiyle bozuldu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, uyuşturucu ticareti iddiasıyla açılan davada eylemin kullanmak için bulundurma suçunu oluşturduğu anlaşıldığında, sanığın bu suçu önceki kovuşturmada verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulandığı sırada ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresinde işleyip işlemediğinin araştırılmasını; bu sürede işlenmiş ve önceki suçtan mahkûmiyet verilmişse Türk Ceza Kanununun 191. maddesinin beşinci fıkrası gereğince davanın düşmesine, aksi hâlde aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini gerekli gördü.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesinin kararı, sanık müdafiinin temyizi üzerine tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle bozuldu. Dava dosyası, kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bölge adliye mahkemesi önceki erteleme ve dava dosyalarını getirtip gerekirse denetimli serbestlik müdürlüğüne sorarak suçun bir tedbir ya da erteleme süresinde işlenip işlenmediğini ve önceki suçtan mahkûmiyet verilip verilmediğini belirleyecek, buna göre düşme ya da geri bırakma kararı verecek. Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde hükümden sonra 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklik de gözetilecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 191/8, 191/9
    Dairenin, ticaret iddiasıyla açılan davada eylemin kullanmak için bulundurma sayılması hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını zorunlu gördüğü ve aksine düzenleme bulunmayan hâllerde Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesine yollama yapan fıkralardır.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 191/5
    Dairenin, suçun önceki tedbir ya da erteleme süresinde işlenmesi ve önceki suçtan mahkûmiyet verilmesi hâlinde ayrı kovuşturma yapılamayacağını belirtirken dayandığı fıkradır.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 223/8
    Dairenin, kovuşturma şartının ortadan kalktığı hâlde davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğini belirtirken dayandığı hükümdür.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 53
    Dairenin, hükümden sonra yapılan değişikliğin gözetilmesini ikinci bozma nedeni yaptığı hükümdür.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 302/2, 304/2
    Dairenin bozma kararının ve dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermesinin usul dayanağıdır.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişisel verileri korumak için bazı bilgiler site tarafından ayrıca “...” ile gizlenmiştir.

 

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

 

SAYISI : 2017/492 E., 2018/1003 K.

 

SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma

 

HÜKÜM : Değişen suç niteliğine göre "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan mahkûmiyet (İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak)

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

 

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

 

I. HUKUKİ SÜREÇ

 

A. Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

 

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın değişen suç niteliğine göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

 

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

 

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

 

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

 

2. Verilen cezanın fazla olduğuna,

 

İlişkindir.

 

III. GEREKÇE

 

Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığına ve değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

 

A. Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde, 188. veya 190. maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191/9. maddesinde ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir .

 

Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresi zarfında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, bu kapsamda UYAP'ta görülen Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının, Kamu davasının açılmasının ertelenmesi konulu ... Karar ve ... Soruşturma sayılı dosyası ile İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde verilen ve kesinleşen, "Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının, 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu davası açılmasının ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek;

 

1. Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi'' kararının erteleme süresi zarfında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine", karar verilmesi,

 

2. Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise;

 

5237 sayılı TCK’nın 191/8. maddesinin;

 

"Bu Kanunun;

 

a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,

 

b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde,

 

suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.’’ hükmü karşısında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,

 

Gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması

 

B. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde, hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliğin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,

 

Nedenleri bozmayı gerektirmiştir.

 

IV. KARAR

 

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,

 

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

 

30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 10. Ceza Dairesi

 

Esas No

2021/19994

 

Karar No

2026/6007

 

Karar Tarihi

30 Nisan 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page