top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  ONAMA  ·  BOZMA

Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Tek Fiille Birden Fazla Kişiyi Dolandırma

 

2021/22402 E., 2026/694 K. · 19 Ocak 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Aynı hileyle iki kişiden istenen para birlikte alınırsa her mağdur için ayrı dolandırıcılık suçu mu oluşur? Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sanığın katılanlardan birinden ikisi için ayrı ayrı para istediği, istemin diğer katılana iletilip onayının alındığı ve paranın ortak bir hesaptan çekilerek sanığa verildiği olayda eylemin Türk Ceza Kanununun 43/2. maddesi kapsamında zincirleme biçimde tek dolandırıcılık suçu olduğunu kabul etti. Ağır ceza mahkemesi her katılan için ayrı mahkûmiyet kurmuştu. Daire bu hükümleri oy birliğiyle bozdu; başka bir katılana yönelik hükmü kazanılmış hak yönünden düzeltip onadı, kalan hükümleri onadı.

 

Hukuki İlke

 

Daire, sanığın katılanlardan birinden iki katılan için ayrı ayrı para istediği, istemin diğer katılana iletilip onayının alındığı ve paranın ortak bir hesaptan çekilerek sanığa teslim edildiği bu olayda, eylemin Türk Ceza Kanununun 43/2. maddesi kapsamında zincirleme biçimde işlenen tek dolandırıcılık suçu olduğunu ve her katılan için ayrı mahkûmiyet kurulamayacağını kabul etti.

 

Sonuç

 

İki katılana yönelik dolandırıcılık hükümleri, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle onandı. Bir katılana yönelik hüküm, yeniden yargılama gerektirmediğinden hüküm fıkrasına kazanılmış hakkı gözeten ibare eklenerek tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle düzeltilerek onandı. Tek suç oluşturan eylem için iki katılana ayrı ayrı kurulan mahkûmiyet hükümleri ise Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ve sanığın temyizi üzerine tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozuldu.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bozulan kısımda iki katılana yönelik eylem, zincirleme biçimde işlenen tek dolandırıcılık suçu olarak yeniden değerlendirilecek. Onanan hükümler ile kazanılmış hak gözetilerek düzeltilen hüküm için yeniden yargılama yapılmayacak.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 43/2, 157/1
    Daire, iki katılana yönelik eylemi 43/2. madde kapsamında tek suç saydı; 157/1. madde, kazanılmış hak karşılaştırmasında önceki ve sonraki mahkûmiyet hükümlerinin dayanağıydı.

  • 1412 sayılı Kanun — m. 326/son, 321, 322
    Daire, yalnız sanık müdafiince temyiz edilen önceki hükümdeki cezanın 326/son madde uyarınca kazanılmış hak oluşturduğunu belirtti; bozmaları 321. maddeye, yeniden yargılama yapmadan düzeltmeyi 322. maddeye dayandırdı.

  • 5320 sayılı Kanun — m. 8/1
    Dairenin, temyiz incelemesinde 1412 sayılı Kanunun uygulanmasına dayanak gösterdiği geçiş hükmü.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişisel verileri korumak için bazı bilgiler site tarafından ayrıca “...” ile gizlenmiştir.

 

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2018/218 E., 2019/127 K.

 

SUÇ : Dolandırıcılık

 

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

 

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

 

Gerekçeli karar başlığında 2015 şeklinde eksik gösterilen suç tarihinin, eylemlerin gerçekleştirildiği ''27.11.20 14... .10.2015 tarihleri arası'' şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

 

A. Katılanlar ... ve ...'a Yönelik Eylemlerle İlgili Kurulan Hükümler Bakımından Cumhuriyet Savcısının ve Sanığın Temyizlerinin İncelenmesinde

 

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak sanığa ulaşılamaması nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

 

Bozmaya uyulmak suretiyle yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

 

B. Katılan ...'ya Yönelik Eylemle İlgili Kurulan Hüküm Bakımından Cumhuriyet Savcısının ve Sanığın Temyizlerinin İncelenmesinde

 

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının ve sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

 

Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2016 tarihli kararı ile sanığın katılan ...'e yönelik eylemi ile ilgili TCK'nın 157/1 maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükmün münhasıran sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 29.05.2017 tarihli ve 2017/17170 Esas, 2017/11899 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma kurumunun uygulanması için hükmün bozulduğu, bozma üzerine bu defa dosyanın görevsizlikle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği ve uzlaşmanın sağlanamaması üzerine sanık hakkında ...'e yönelik eylem bakımından dolandırıcılık suçundan TCK'nın 157/1 maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası tertip olunduğu ancak bozmaya konu hükümde aleyhe temyiz bulunmadığı cihetle bu hükümde verilen 2 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezasının kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, aleyhe uygulama yapılmak suretiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması,

 

Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. Maddesi gereği, hüküm fıkrasına "5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç ceza miktarı itibarıyla sanığın 2 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

 

C. Katılanlar ..., ...'a Yönelik Eylemlerle İlgili Kurulan Hükümler Bakımından Cumhuriyet Savcısının, Katılanlar Vekillerinin ve Sanığın Temyizlerinin İncelenmesinde

 

Katılan ...’ın bir ortamda tanıştığı ve emeklilik takip işleriyle uğraştığını söyleyen sanığa, kendisi ile kardeşi katılan ...’un SGK’dan emekli olma şartlarının bulunup bulunmadığını sorduğu, sanığın araştıracağını belirterek katılanların bilgilerini aldığı; akabinde sanığın katılan ...’ı telefonla arayarak, ... ve ... için ayrı ayrı 8.000,00 TL dosya masrafı talep ettiği, ...’ın durumu ...’a iletmesi üzerine ...’un da onay verdiği ve paranın ortaklarına ait ortak hesaptan çekilerek ... tarafından sanığa teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın katılanlar ... ve ...’a yönelik eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi kapsamında zincirleme şekilde tek dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, katılanların her birine karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması,

 

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının, katılanlar vekillerinin ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

 

Esas No

2021/22402

 

Karar No

2026/694

 

Karar Tarihi

19 Ocak 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page