CEZA HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 11. Ceza Dairesi: Çek Dosyasında Zamanaşımı ve Dolandırıcılık
2021/31003 E., 2026/6575 K. · 16 Haziran 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
Aynı çek nedeniyle açılan sahtecilik ve dolandırıcılık davaları temyizde farklı sonuçlandı. Sahtecilikte uzamış dava zamanaşımı dolduğu için hüküm bozulup dava düşürüldü. Dolandırıcılıkta ise çekin alındığı kişi ve şirket hakkındaki değişen savunmalar, ciranta bilgileri ve zarar ödemesi birlikte değerlendirildi. Daire, beraati hatalı bularak bu hükmü bozdu. Zararın giderilmesi dolandırıcılıktan otomatik beraat nedeni sayılmadı; etkin pişmanlık yönünden cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği aktarıldı.
Hukuki İlke
Zararın giderilmesi ile suçun işlendiğinin belirlenmesi ayrı konulardır; bu dosyada ödeme beraat gerekçesi değil, etkin pişmanlık değerlendirmesinin unsuru kabul edildi.
Sonuç
Sahtecilik hükmü bozulup kamu davası olağanüstü dava zamanaşımından düşürüldü; dolandırıcılık beraati oy birliğiyle bozuldu.
İlgili Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 66/1-e, 67/4, 158/1-f, 168/2
5320 sayılı Kanun — m. 8/1
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 321, 322
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 223/8
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2.Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Sanığın mağdur ...'ın iş yerinden boş çalışan çeklerden suça konu çeki bir şekilde ele geçirip aldığı mal karşılığı mağdur ...'a vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, "sanığın suça konu çekin çalıntı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, çekte üçüncü ciranta imzasının sanığa ait olup, 1 ve 2. ciranta imzalarının sanık tarafından sahte atıldığının kabulünü gerektirir herhangi bir delil olmadığı gibi sanığın 3. ciranta imzasını gerçek atıp, diğer 1 ve 2. ciranta imzalarını sahte atmasınında hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın kendi üzerine kayıtlı telefon numarasını da ciro altına yazmış olması ve müştekinin zararını da gidermiş olması hususları gözetildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğinin şüphede kaldığı" gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de,
Sanığın soruşturma beyanında çeki " .......... ve ....... isimli kişi olan, ...... Gıda Ltd. Şti. İsimli firmadan" aldığını, mahkeme beyanında ise "... Gıda Maddeleri isimli şirketten aldım. Bu şirketin sahibi ........ ve ... dır, bana çeki veren ... 'dır." şeklinde söylediği, tanık olarak dinlenilen ...'ın ise olayla alakası olmadığını, kişileri tanımadığını ifade ettiği, sanık müdafiinin 23.10.2015 havale tarihli dilekçesinde ise bu kez çeki aldığını iddia ettiği şirketin yetkilisi olarak öldüğü söylenilen ... isimli kişiden bahsedildiği, onun ölmesi sebebiyle kardeşi ...'nin tanık olarak dinlenilmesinin talep edildiği, çekte isim adres ve telefon yazılarak ciro yapılan ... adına yazılı olan telefonun ... isimli şahıs adına kayıtlı olduğu, bu kişinin tanık beyanında kişileri tanımadığını beyan ettiği, adres yazılarak isim ve imzadan oluşan ... adına olan cirodaki adreste kollukça yapılan araştırmada adreste bildirilen numaranın olmadığı ve kişininin tanınmadığının tespit edildiği, bu sebeplerle sanığın çalınmasından kısa süre sonra nereden temin ettiğini ispatlayamadığı
çeki alışveriş karşılığı kullandığı ve zararı da giderdiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nin 158/1-f, son, 168/2. maddelerine göre cezalandırılması gerekir iken oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ile beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA
16.06.2026 tarihinde karar verildi.
Karşılaştırmalı Okuma
Yargıtay 11. Ceza Dairesi: Sahte Çekte Üç Ayrı Temyiz Sonucu
Yargıtay 11. Ceza Dairesi: Çekin Tedavülü ve Dolandırıcılık Kastı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/31003
Karar No
2026/6575
Karar Tarihi
16 Haziran 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI