CEZA HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 11. Ceza Dairesi: Dolandırıcılıkta Araştırma, Tehditte Zamanaşımı
2021/32758 E., 2026/6476 K. · 15 Haziran 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
Araç takası ve icra takibine konu borcun gerçekliği etrafındaki dosyada iki suç için farklı sonuçlara ulaşıldı. Tehdit yönünden olağanüstü dava zamanaşımı gerçekleştiği için dava düşürüldü. Dolandırıcılık beraatleri ise borç ilişkisinin ve ilgili kişilerin anlatımlarının yeterince araştırılmaması nedeniyle bozuldu. Yargıtay 11. Ceza Dairesi dolandırıcılığın işlendiğine kesin olarak karar vermedi; eksik araştırmanın tamamlanmasını istedi. Tanıkların dinlenmesi ve borcun dayanağının açıklığa kavuşturulması, dolandırıcılık yönünden yeni değerlendirmenin temelini oluşturacaktı.
Hukuki İlke
Aynı dosyada tehdit suçunun zamanaşımı sonucu ile dolandırıcılık suçuna ilişkin delil eksikliği ayrı değerlendirildi; bir suçtaki düşme diğerindeki incelemeyi ortadan kaldırmadı.
Sonuç
Tehdit beraati bozulup kamu davası zamanaşımı nedeniyle düşürüldü. Dolandırıcılık beraat hükümleri eksik araştırma nedeniyle, tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozuldu.
İlgili Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 106/1, 66/1-e, 67/4
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun — m. 8/1
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu — m. 321, 322
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 223/8
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Karar metnindeki kişiyi veya tarafı belirleyebilecek bilgiler mahremiyet amacıyla “...” biçiminde gizlenmiştir. Kararın hukuki değerlendirmesi ve sonucu değiştirilmemiştir.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/381 E., 2016/307 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
A. Sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen tehdit suçunun 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinde düzenlenen cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılanın kendisine ait ... plakalı aracını, galericilik yapan sanıklardan ... vasıtasıyla, sanık ...'in üzerine kayıtlı ... plakalı araç ile takas yaptığı, aracın resmi devirlerinin gerçekleşmediği, 16.03.2009 tarihinde katılanın trafik ekiplerince durdurulduğu ve ... plakalı araç üzerinde haciz olduğundan bahisle trafikten men edilerek otoparka çekildiği, yapılan araştırmada araç üzerine konulan haczin, sanık ...'in ........ olan borcu nedeniyle imzaladığı 25.12.2008 tanzim tarihli 2.000 TL bedelli bonoya ilişkin, Bucak 1. İcra Dairesinin 2009/1239 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe konu borcun ödenmemesi nedeniyle gerçekleştiğinin belirlendiği, alacaklı vekili olan ... ile yapılan görüşmede, icra takibinin muvazaalı olduğu bilgisinin verildiği, ayrıca katılana ait aracın da haricen sanık ...'a satıldığı, bu şekilde sanıkların iştirak halinde kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia olunduğu olayda; katılanın, alacağın muvazaalı olduğu yönündeki iddiası ile sanıklardan ...'in alınan savunmasında; tarafları tanımadığını, ... plakalı aracını 2007 yılında haricen ... isimli kişiye sattığını söylemesi karşısında; ..., ...'in ve ...'ın tanık olarak beyanlarına başvurulduktan sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/32758
Karar No
2026/6476
Karar Tarihi
15 Haziran 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI