CEZA HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Türkiye'de İşlenen Suçta Suçluların İadesi
2025/5487 E., 2026/33 K. · 5 Ocak 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Yabancı bir devlet, bir kısmının Türkiye'de işlendiği bildirilen dolandırıcılık nedeniyle bir kişinin iadesini isterse bu talep kabul edilebilir mi? Yargıtay 11. Ceza Dairesi, talebe konu fiil Türkiye'nin yargılama yetkisine giren bir suçsa iadenin kabul edilemeyeceğini ve fiilin kısmen Türkiye'de işlenmesi ya da neticenin burada doğması hâlinde suçun Türkiye'de işlenmiş sayılacağını belirtti. Belgelerde iadesi istenen kişinin suç tarihlerinde Türkiye'de bulunduğu, hileli hareketlerin bir kısmının burada yapıldığı ve menfaatin burada elde edildiği bildirilmişti. Daire, bu yön araştırılmadan iade talebini kabul edilebilir bulan kararı oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, iade talebine konu dolandırıcılık fiilinin bir kısmının Türkiye'de gerçekleştirildiği ve menfaatin burada sağlandığı bildirilen bu dosyada, fiilin Türk Ceza Kanununun 8/1. maddesi uyarınca Türkiye'de işlenmiş sayılıp sayılmadığının bütün belgeler ve gerektiğinde talep eden devletten istenecek ek bilgiyle araştırılması ve suçun Türkiye'de işlendiği belirlenirse iade talebinin reddedilip suç duyurusunda bulunulması gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Daire, iade talebinin kabul edilebilir olduğuna ilişkin kararı tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle bozdu.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bozma üzerine iade talebine dayanak bütün belgeler getirtilecek, gerekirse talep eden devletten ek bilgi istenecek ve fiilin Türkiye'de işlenmiş sayılıp sayılmadığı belirlenecek; suçun Türkiye'de işlendiği anlaşılırsa iade talebi reddedilip suç duyurusunda bulunulacak. Gerekçeli karar başlığında iadesi istenen kişinin sıfatının yanlış yazılması, talep eden devletin gösterilmemesi ve suç yerine ilişkin yanlışlık da kabule göre bozma nedeni sayıldı.
İlgili Mevzuat
6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu — m. 11/1-c-4
Dairenin, Türkiye'nin yargılama yetkisine giren fiil için iade talebinin kabul edilemeyeceğine ilişkin bozma dayanağı.6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu — m. 18/4
Dairenin, iade talebinin kabul edilebilirliğine ilişkin kararın temyiz edilebilir olduğunu belirlerken, bu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan hâliyle dayandığı hüküm.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 8/1
Dairenin, fiilin kısmen Türkiye'de işlenmesi ya da neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi hâlinde suçun Türkiye'de işlenmiş sayılacağını belirlerken dayandığı hüküm.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 302/2
Dairenin bozma hükmünün usul dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişisel verileri korumak için bazı bilgiler site tarafından ayrıca “...” ile gizlenmiştir.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/114 E., 2025/336 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna dair karar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İadesi talep edilen ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihinde yürürlükte bulunan 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun (6706 sayılı Kanun) 18/4. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 285. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
T.C. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve ... Genel Müdürlüğünün, 14.06.2023 tarihli ve E.81016607-4-1-YU-0040-2018-11963/87093 sayılı yazısı ile ekindeki belgelere göre; dolandırıcılık suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan Ürdün Haşimi Krallığı vatandaşı, 06.08.1967 doğumlu ...'in talep eden devlet yetkili adli makamlarınca "dolandırıcılık" suçundan hükmedilen hapis cezasının infazı amacıyla iadesi talebinin kabul edilebilir olduğuna dair karara ilişkin olarak, 6706 sayılı Kanun ve Türkiye Cumhuriyeti ile Ürdün Haşimi Krallığı arasında imzalanan Suçluların Geri Verilmesi ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardımlaşma Sözleşmesi hükümleri uyarınca yapılan incelemede;
1. Ürdün Haşimi Krallığı Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen belgelerde özetle; iadesi talep edilenin, şikâyetçi ... ile 2014 yılının Ağustos ayında İstanbul Atatürk Havalimanında tanıştıklarının, iadesi talep edilenin kendisini ABD Vatandaşlığı olan doktor ve Kıbrıs ... koordinatörü ... ismiyle tanıttığının, şikâyetçiye karavan ve hastane ihalelerine katılmak üzere adına şirket kurulacağı vaadinde bulunduğunun, bu hususta görüştüklerinde 38 Milyon Dolar değerinde hastane ve karavan ihalesi için işlemlere başladığını bildirdiğinin, başlangıçta İstanbul’da bulunan çalışanı ... isimli kişi adına 10.000 Dolar gönderilmesini istediğinin, devamında hileli hareketlerine devam ederek İstanbul’da bulunan şeriği adına farklı zamanlarda toplamda 447.000 Dolar daha gönderilmesini sağladığının, bir süre sonra şikâyetçinin dolandırıldığını anladığının, iadesi talep edilenin bu eylemleri nedeniyle talep eden devlette yargılanarak atılı suçtan mahkûm olduğunun bildirilmesi karşısında; Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 20.01.2025 tarihli ve 2024/6146 Esas, 2025/960 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 6706 sayılı Kanun'un "İadenin kabul edilemeyeceği haller" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca iade talebine esas teşkil eden fiilin Türkiye'nin yargılama yetkisine giren bir suç olması halinde talebin kabul edilemeyeceğinin hükme bağlandığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 8/1. maddesinin, "Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır." hükmünü haiz olduğu; dosyada yer alan bilgi ve belgelerden ise iadesi talep edilenin suç tarihlerinde Türkiye'de bulunduğunun, dolandırıcılık suçuna konu hileli hareketlerin bir bölümünün Türkiye'de gerçekleştirildiğinin ve menfaatin de Türkiye'de temin edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla, iadeye konu fiillerin Türkiye'de işlenmiş sayılıp sayılamayacağının tespiti bakımından, iade talebine esas tüm belgelerin getirtilmesi, gerekli görülmesi halinde Ürdün Haşimi Krallığından ek bilgi ve belge talebinde bulunulmasından sonra sonucuna göre atılı suçun Türkiye'de işlendiğinin belirlenmesi halinde iade talebinin reddine karar verilerek gereği için suç duyurusunda bulunulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de; gerekçeli karar başlığında "iadesi talep edilen"in sıfatının "sanık" şeklinde yanlış yazılması ile talep eden devlet olarak Ürdün Haşimi Krallığının ismine yer verilmemesi, iade talebi kabul edilebilir bulunduğu halde suç yeri olarak "İstanbul/Fatih" yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, iadesi talep edilen müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
05.01.2026 tarihinde karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5487
Karar No
2026/33
Karar Tarihi
5 Ocak 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI