top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  KANUN YARARINA BOZMA

Yargıtay 11. Ceza Dairesi
İştirakte Zarar Giderme ve Etkin Pişmanlık

 

2025/5897 E., 2026/2206 K. · 2 Mart 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Birlikte işlenen suçta zararı sanıklardan biri giderdiyse diğer sanık da etkin pişmanlık indiriminden yararlanır mı? Yargıtay 11. Ceza Dairesi, iştirak hâlinde işlenen suçta faillerden biri ya da birkaçı zararı giderdiğinde, buna karşı çıkmayan diğer failler bakımından da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini kabul etti. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna ilişkin bu dosyada zararı kovuşturma aşamasında diğer sanık gidermiş ve cezası indirilmişti; buna karşı bir tutumu olmayan sanığa ise indirim uygulanmamıştı. Daire, Adalet Bakanlığının istemi üzerine istinaf edilmeyen mahkûmiyet hükmünü oy birliğiyle kanun yararına bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, iştirak hâlinde işlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda zararın kovuşturma aşamasında diğer sanıkça giderildiği bu dosyada, buna karşı çıkmayan sanık hakkında da Türk Ceza Kanununun 245/5. maddesinin yollama yaptığı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Daire, Adalet Bakanlığının istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı başvuruyu kabul ederek ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin üçüncü fıkrasına dayanarak oy birliğiyle kanun yararına bozdu, sanık hakkındaki infazın durdurulmasına ve başka bir suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse tahliyesine karar verdi. Dava dosyası, gerekli işlemlerin aynı maddenin dördüncü fıkrasının (b) bendine göre yapılması için kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Daire yeni bir ceza belirlemedi; etkin pişmanlık hükümleri gözetilmeden kurulan mahkûmiyet hükmünde kişiselleştirme nedenlerinin yeniden değerlendirilmesini, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun iki kararına atıfla ilk derece mahkemesinin takdirine bıraktı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 245/5
    Dairenin dayanağı: banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunda malvarlığına karşı suçlardaki etkin pişmanlık hükümlerine yollama yapan hüküm.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 168/1, 168/2
    Dairenin dayanağı: etkin pişmanlığın kovuşturma başlamadan önce ya da kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilinceye kadar gösterilmesine göre indirim; zararı gideren diğer sanığın cezasında ikinci fıkra uygulanmıştı.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 245/1, 43/1
    İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünde uyguladığı maddeler; Daire 245/1. maddedeki suç tanımına da yer verdi.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 309/1
    Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteminin dayanağı.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 309/3, 309/4-b
    Dairenin hüküm dayanağı: mahkûmiyet hükmü üçüncü fıkra gereği kanun yararına bozuldu; dördüncü fıkranın (b) bendi uyarınca gerekli işlem için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildi.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2023/244 E., 2024/602 K.

 

SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

 

KARAR : Mahkûmiyet

 

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

 

Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2023/244 Esas, 2024/602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245/1, 43/1, 52... . maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

 

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve 2025/16440 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB-2025/137289 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

 

I. İSTEM

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB-2025/137289 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

 

"Konuya ilişkin olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde, "(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklinde yerini bulan düzenleme ile benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/7585 esas, 2022/19582 karar sayılı ilamında, "...somut olayda, sanık ...'nın dosyanın diğer sanığı ... ile iştirak halinde işledikleri nitelikli hırsızlık eylemi sebebiyle meydana gelen zararın sanık ... tarafından kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmesi sebebiyle sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden..." şeklinde yer alan açıklamalar birlikte nazara alındığında,

 

Dosya kapsamına göre; somut olayda sanık ...'in inceleme dışı diğer sanık ... ile iştirak halinde işlediği başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama eylemi sebebiyle mağdur ...'in uğramış olduğu zararının diğer sanık ... tarafından kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmiş olması ve sanık ...'in de yakalama emrinin infazı üzerine gerçekleştirilen 15.03.2024 tarihli sorgusunda zararı giderme iradesi gösterip diğer sanık tarafından zararın giderilmiş olmasına yönelik itirazının bulunmadığını belirtmiş olması karşısında, sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,

 

İsabet görülmemiştir."

 

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

 

II. GEREKÇE

 

1. 5237 sayılı Kanun’un "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" başlıklı 245/1. maddesinde; "Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." ve aynı Kanun'un 245/5. maddesinde ise; "Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır." denilmektedir.

 

2. 5237 sayılı Kanun’un "etkin pişmanlık" başlıklı 168 inci maddesinin birinci fıkrasında "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir" ve aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." hükümleri yer almaktadır.

 

3. Suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda, sanıklardan biri veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi halinde, diğer suç faillerinin bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları takdirde o sanıklar hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.

 

4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; mağdurun zararının inceleme dışı sanık ... tarafından 12.03.2024 tarihinde kovuşturma aşamasında giderildiği ve bu sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca yarı oranında indirim yapıldığı halde, mağdurun zararının giderilmesine herhangi bir karşı duruşunun bulunmadığı anlaşılan sanık ... hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.02.2018 tarihli ve 2015/8-395 Esas, 2018/34 Karar, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, kişiselleştirme nedenlerinin yeniden değerlendirilmesi bakımından gereğinin mahallinde takdir ve ifasına karar verilmiştir.

 

III. KARAR

 

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

 

2. Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2023/244 Esas, 2024/602 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

 

3. Sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE,

 

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

 

02.03.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

 

Esas No

2025/5897

 

Karar No

2026/2206

 

Karar Tarihi

2 Mart 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page