top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  KANUN YARARINA BOZMA

Yargıtay 11. Ceza Dairesi: Çelişkili Ceza Hükmünde Aleyhe Sonuç Doğurmayan Bozma

 

2026/982 E., 2026/6480 K. · 15 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Nitelikli dolandırıcılık hükmünde hesaplanan hapis cezası ile sonuç bölümüne yazılan hapis süresi farklıydı. Kanun yararına bozma istemini inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sonuçta daha az ceza yazılmasını hukuka aykırı buldu. Bununla birlikte bu olağanüstü kanun yolunun sanık aleyhine sonuç doğurmaması gerektiğini açıkladı. Hükmü yalnız hukuka aykırılığa işaret etmek üzere bozdu; daha ağır ceza uygulamadı ve yeniden yargılama yapılmamasına karar verdi.

 

Hukuki İlke

 

Mahkûmiyetin bu kanun yararına incelemesinde eksik ceza hatasına işaret edilmesi, sanığın cezasının artırılmasına veya aleyhine yeniden yargılama yapılmasına dönüştürülmedi.

 

Sonuç

 

Kanun yararına bozma istemi kabul edildi; mahkûmiyet hükmü aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere oy birliğiyle kanun yararına bozuldu.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 52/1, 52/2, 61, 158/1-f, 43, 62/1

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 309/1, 309/3

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2024/350 E., 2024/508 K.

 

SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

 

İNCELEME KONUSU

 

KARAR : Mahkûmiyet

 

KANUN YARARINA BOZMA

 

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

 

Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2024 tarihli ve 2024/350 Esas, 2024/508 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 16.01.2026 tarihli ve 2025/17272 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarihli ve KYB-2026/12394 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

 

I. İSTEM

 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarihli ve KYB-2026/12394 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

 

“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün 1, 2 ve 3. satırlarında "Sanığın üzerine atılı "Nitelikli Dolandırıcılık" suçunu işlediği sabit olduğundan, 5237 s. TCK'nın 61. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın miktarı, sanığın güttüğü amaç ve saiki göz önüne alınarak, eylemine uyan 5237 s. TCK'nın 158/1-F-son maddesi uyarınca sanığın takdiren ve teşdiden 4 yıl 6 ay hapis ve 8550 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,

 

-Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla kez işlediği anlaşıldığından 5237 Sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince cezasında takdiren 1/4 oranında arttırım yapılarak 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 10687 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,

 

-Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehe takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilerek TCK'nun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 4 yıl 8 ay 7 gün hapis ve 8905 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına," karar verildiği,

 

Ancak hüküm kısmının 5. satırında "Sanık hakkında verilen 8905 tam gün adli para cezasının günlüğü, 5237 sayılı TCK’nın 52/1-2 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri gözönüne alınarak takdiren 20,00 TL olarak belirlenmek suretiyle sanığın neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 178.100,00 tl (8905 gün x 20 tl) adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklinde karar verilmek suretiyle hükümde çelişki oluşturulmasında isabet görülmemiştir”

 

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

 

II. GEREKÇE

 

İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son , 43, 62. maddeleri uyarınca sonuç cezanın 4 yıl 8 ay 7 gün hapis ve 8905 gün adli para cezası olarak belirlenmesine rağmen, hükmün devamında "sanık hakkında verilen 8905 tam gün adli para cezasının günlüğü, 5237 sayılı Kanun'un 52/1-2 maddesi uyarınca, sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri gözönüne alınarak takdiren 20,00 TL olarak belirlenmek suretiyle, sanığın neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 178.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" denilmek suretiyle hapis cezası yönünden eksik ceza tayin edilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş, bununla birlikte; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.12.2022 tarihli ve 2018/14-129 Esas, 2022/781 Karar sayılı ilamında yer alan, "...Öte yandan, Ceza Genel Kurulunun 21.11.2006 tarih ve 215-259 sayılı, 02.02.2010 tarih ve 236-12 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulması, sanık aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Yargıtay, bu durumda hukuka aykırılığa işaret edip aleyhe sonuç doğurmamak üzere hükmü kanun yararına bozmakla yetinmelidir...." şeklindeki açıklamalar doğrultusunda, sanık hakkında kurulan hükmün aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

 

III. KARAR

 

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

 

2. Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2024 tarihli ve 2024/350 Esas, 2024/508 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, KANUN YARARINA BOZULMASINA,

 

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

 

15.06.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Ceza Hukuku Çalışma Alanı

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

 

Esas No

2026/982

 

Karar No

2026/6480

 

Karar Tarihi

15 Haziran 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page