USUL HUKUKU · BOZMA · TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Sınırlı İhya ve Taraf Teşkili
2025/3308 E., 2026/215 K. · 15 Ocak 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Sicilden silinip yalnız belirli işler için ihya edilen şirkete, bu işlerle ilgisiz bir davada tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanabilir mi? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, davadan önce resen terkin edilen şirketin ihyasının başka bir dosyadaki işlemlerle sınırlı olduğunu, şirket temsilcisinin bu davada temsil yetkisi bulunmadığını ve taraf teşkilinin sağlanamadığını kabul etti. Pay devirlerinin iptali istenen davayı ilk derece mahkemesi reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinafı esastan reddetmişti. Daire, bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle bozarak kaldırdı.
Hukuki İlke
Daire, dava tarihinden önce sicilden terkin edilen anonim şirketin başka bir dosyaya konu malvarlığının iadesi ve bununla ilgili davalarla sınırlı olarak ihya edildiği bu dosyada, şirket temsilcisinin ihya kapsamı dışındaki bu davada şirketi temsil yetkisi bulunmadığını ve şirkete tebligat yapılmasıyla taraf teşkilinin sağlanmış sayılamayacağını kabul etti.
Sonuç
Davacıların temyiz itirazları kabul edilerek istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozularak kaldırıldı; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazları şimdilik incelenmedi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Dosya, şirketin bu davada usulüne uygun temsil edilip edilemeyeceği gözetilerek yeniden ele alınmak üzere ilk derece mahkemesine döndü; pay devirlerinin geçerliliğine ilişkin itirazlar bu aşamada incelenmedi.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 373/1
Dairenin bölge adliye mahkemesi kararını bozarak kaldırdıktan sonra dosyayı ilk derece mahkemesine göndermesinin usul dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişisel verileri korumak için bazı bilgiler site tarafından ayrıca “...” ile gizlenmiştir.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/65 Esas, 2025/487 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/76 E., 2021/491 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın 1000 hissesinden 500 adedinin, ...'in ise 1000 hissesinden 475 adedinin sahibi olarak davalı şirketin büyük hissedarları olduklarını, şirketin sahibi olduğu ... isimli gemi ile uluslar arası taşımacılık faaliyetinde bulunmaktayken suç iddiası ile Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma, ... E. sayılı iddianamesi ile açılan dava ve Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayısından görülen yargılamada şirkete ait deniz taşıtına tedbir amaçlı el konulduğunu, müvekkilleri ... hakkında da şirketin yönetim kurulu başkanı olması sıfatıyla tutuklanarak yargılama başlatıldığını, bu ceza davasının yargılaması sürecinde şirketin mali müşavirlik işlemini yürüten ve ... ve yakınlarınca müvekkillerinin bu durumları firsat bilinerek hile ve desise ile müvekkillerine ait olmayan imzalarla 24.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmelerini düzenlemek ve organize etmek suretiyle müvekkili ...'in şirkette sahibi bulunduğu 475 paydan 300 payın ...'a, 170 payın ...'ya ve 5 payında ...'ye olmak üzere müvekkilinin paylarının tamamını, müvekkili ...'na ait olan 5 00... adedini ...'ye satış yoluyla devir yapmış gibi gösterilmek suretiyle bu payların kendi yakınları ve muhtelif kişiler adına devredildiğini, şirket unvan değişikliği yaptıklarını, davalılarca sahte işlemlerle yapılan bu usulsüz pay devirleri de yine müvekkillerine ait olmayan sahte imzalarla 24.08.2001 tarih ve 18 no.lu karar ile usulsüz olarak yönetim kurulu kararına bağlandığını, davalıların şirketi ele geçirmek amacıyla yaptıkları sahte işlemlerini yasallaştırmak için genel kurul toplantı talebi başvurusunda bulunduklarını, müvekkillerinin hazırda bulunmadığı halde yapılan 29.08.2001 tarihli olağan genel kurul ve yine sahte imzalarla oluşturulmuş tutanaklar/belgeler ve işlemleri de yasa gereği görevi genel kurul toplantısında hazır bulunarak yapılan iş ve işlemlerin yasa gereği uygun olmasını denetlemekle sorumlu olan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı görevlisinin zaafiyetinden faydalanılmak suretiyle şirketin ... Deniz Taş. A.Ş. olan unvanı... Deniz Taş. A.Ş. olarak değiştirilmesi kararı ile birlikle şeklen mevzuata uygun görünen bu pay devirleri işlemlerinin de ... Ticaret Sicil Memurluğunun 06.09.2001 tarihli kararıyla tescil ve ilan edildiğini ileri sürerek yeniden ihyasına karar verilen davalı şirket ile ilgili hisse devirleri ve unvan değişikliği ile ilgili yapılan tüm işlemlerin ve alınan tüm kararların hukuka aykırı, usulsüz ve mutlak butlanla malul bulunması nedeniyle 1999 yılı hazirun cetveli sonrası tarihlerde düzenlenmiş bulunan tüm hazirun cetvellerinin, yapılmış pay devir sözleşmelerinin yapılan tüm genel kurulların ve alınmış tüm kararların mutlak butlanla malul bulunması nedeniyle usulsüz olduklarının tespiti ile bahse konu pay devir sözleşmeleri ve kararların iptaline karar verilmesine, hukuka aykırı düzenlenen 24.08.2001 tarih ve 18 numaralı yönetim kurulu kararının ve bu karar konusu hisse devir sözleşmelerinin yapılan tüm genel kurulların ve alınmış kararların mutlak butlanla malul bulunması nedeniyle usulsüz olduklarının tespiti ile bahse konu pay devir sözleşmeleri ve kararların iptaline karar verilmesini, ...'in şirkette halen 475 pay ile, ...'nun şirkette halen 500 pay ile ortak olduğunun tespitine karar verilmesini, sahte ve usulsüz işlemlerle şirket unvanının değiştirildiğinin dikkate alınması ile şirketin unvanının ... Deniz Taşımacılığı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğunun tespiti ile bu doğrultuda karar yerilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 19 sene geçmesinin üzerine işbu davanın açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ...'in ücreti karşılığında mali müşavirlik ve şirketin murakıplığını yaptığını, müvekkilinin şirket hisselerinde herhangi bir payı bulunmadığı gibi olağan mali müşavirlik hizmetleri dışında başkaca bir yetkisinin de olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... ve ... Deniz Taşımacılığı A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; ...'ın şirkete 2001 yılı tahminen Aralık ayında 140.000,00 USD ödeyerek davacı ...'in hisselerini aldığını, parayı ...'ye verdiğini, kendisinin teyzesinin oğlu olduğunu, bütün işlemleri genellikle ...'in yaptığını ve genel kurulda kendisinin hissedar olduğunun kabul edildiğini, kendisinin dolandırıldığını, paranın ...'a teslim edilmediğini savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
3.Davalı ... savunmasında özetle; davacı ... ve ...'in yakın arkadaş olduklarını, hisse devirleri için ...'nun evrakları hazırladığını, ...'in altın ticareti işi yaptığını, kendilerini bekletirken "acil altın işliyorum" diye evrakları içeri istediğini, akıllarından hiç bir tereddüt geçmediğini, hisse devir evraklarını içeri verdiklerini ve kendisinin imzaladığını söyleyerek geri getirdiğini, burada ... ile anlaşarak "ileriye doğru bir sorun olursa imzadan dolayı bu işi bozarız" mantığı ile planlanmış olduğunu düşündüğünü, bu hisse devirlerinin tek başına sadece devir sözleşmesi ile geçerli olmadığını, yönetim kurulunun kararı ile onaylanarak ortaklar pay defterine kayıt yapılması gerektiğini, 24.08.2001 tarih ve 18 numaralı karar incelediğinde ...'nun herkesin gözü önünde imzalayarak hisse devirlerini onaylayıp ortaklar pay defterine işlenmesini sağladığını, ..., ... ile ...'ın birlik olup menfaat anlaşması yaparak davalar açtıklarını ve şikâyetlerde bulunduklarını, asıl gerçek mağdurların kendileri olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
4.Davalı ...'ye tebligatın ilanen yapıldığı, anılan davalının, duruşmaya katılmadığı, davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yönelim kurulu başkanı ... ve başkan yardımcısı ... ismi ve imzasını taşıyan 24.08.2001 tarih ve 18 no.lu yönetim kurulu kararında; şirket ortaklarından ...'in şirkette mevcut hisselerini ..., ... ve ...'ye; şirket ortaklarından ...'nun şirkette mevcut hisselerini ...'ye devir ettikleri, hisse devirlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğünce 06.09.2001 tarihinde tescil ve ilan edildiği, davacılar, iddialarına dayanak olarak İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında verilen gerekçeli kararını göstermişler ise de; anılan dosyada verilen gerekçeli karar incelendiğinde hisse devirlerinin sahte işlemlerle yapıldığı, bu nedenle devrin geçersiz sayılması gerektiği yönünde somut bir karar oluşturulmadığından dayanak olarak gösterilen mahkeme kararanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 204/1 hükmü anlamında kesin hüküm nedeniyle delil olarak değerlendirilemeyeceği, ...'in anılan dosya kapsamındaki 01.12.2001 tarihli karakol ifadesinde hisselerini rızası ile devrettiğini bildirdiği, ticaret sicilinin aleniliği ilkesi gereği, ticaret siciline tescil ve ilan edilen bir kaydın bilinmediği hususunun, şirket ortakları bir yana, üçüncü kişiler tarafından dahi ileri sürülmesinin mümkün olmaması, hisse devirlerinin yapıldığı tarihlerde davacı ...'nun yönetim kurulu başkanı, ...'in de başkan yardımcılığı görevlerinde bulunmaları, 29.08.2001 tarihli şirketin genel kurul toplantısı ve alınan 29.08.2001 tarih ve 20 no.lu yönetim kurulu kararının tescili için ...'nun İstanbul 13. Noterliğinden 05.09.2001 tarih vc ... yevmiye no.lu imza beyannamesi düzenleyerek İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunda 06.09.2001 tarihinde tescil ettirmesi, aynı davacının İstanbul 13. Noterliğinden 02.07.2003 tarih ve ... yevmiye no.lu sirküleri düzenlemesi ve hisse devrinden sonraki genel kurullara katılması gibi hususlar birlikle değerlendirildiğinde; hisse devirlerinin davacıların bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleştiği, dolayısıyla hisse devrindeki imzaların geçersiz olduğu kabul edilse dahi bu geçersizlik üzerinden uzun süre geçmiş olmakla bu hususun artık 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesi karşısında ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu hisse devir tarihlerinin 24.08.2001 olduğu, aynı tarihli şirket yönetim kurulu toplantısının, davacılardan ... yönetim kurulu başkanı, davacı ... ise yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak gerçekleştirildiği, toplantıda hisse devirlerlerinin oy birliği ile kabul edildiği, ayrıca 23.07.2002 tarihli şirketin olağanüstü genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde davacılardan ...'nun toplantıda hazır bulunduğu, davacıların ortağı olduğu ve ihyasına karar verilen davalı şirkete ait gemi ile kaçakçılık yapıldığına dair düzenlenen iddianame ve açılan kamu davası kapsamında davacıların hisse devir tarihi ile aynı tarihli olan yönetim kurulu karar tarihinde tutuklu olmadıkları, hisse devrinin onayına dair yönetim kurulu kararını her iki davacının birlikte aldığı, yönetim kurulu kararında davacılara ait olan imzaların sahte olduğuna dair bir tespit olmadığı, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, devrin davacıların bilgisi ve onayı ile gerçekleştirildiği, olay tarihinden itibaren geçen süre de dikkate alındığında TMK'nın 2. maddesi hükmü karşısında, iddiaların kabulünün mümkün görülmediği, Mahkemece verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirketin paylarının hile ve usulsüz olarak devredilmesi nedeniyle pay devir sözleşmelerinin, hazirun cetvellerinin yoklukla malul olması nedeni ile hisse devirlerinin iptali ile yapılan işlemlerin mutlak butlanla sakat olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacılar, davalı ... Deniz Taşımacılığı A.Ş.'yi davalı göstererek dava açmış ise de; davalı şirketin dava tarihinden önce sicilden resen terkin edildiği, şirketin ihyası talepli İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/451 E., 2018/886 K. sayılı, 12.07.2018 tarihli kararı ile, Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı ilamına konu olan ... gemisinin gemi sahibine iadesi, yargılama sırasında gemi tasfiye edilmiş ise, tasfiye bedelinin gemi sahibine iadesi işlemlerinin temini, ayrıca bu gemi ile ilgili olarak gemi sahibince açılacak davalarda taraf teşkilinin sağlanması ve verilecek hükmün infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla şirketin ihyasına karar verildiği, kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın 07.08.2018 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı şirketin sınırlı olarak ihyasına karar verilmiş olup, ihya kararı verilen dosyanın işbu dava ile ilgisi bulunmamaktadır. O halde sınırlı ihya kararı verilen şirketin temsilcisinin işbu davada temsil yetkisinin bulunmadığı gözetilmeksizin davalı şirkete tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3308
Karar No
2026/215
Karar Tarihi
15 Ocak 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI