USUL HUKUKU · ONAMA
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Kısmen Kabulde Davalı Vekâlet Ücreti
2025/5617 E., 2026/2590 K. · 4 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Kısmen kabul edilen davada, dava açılmasına kendisi yol açtı denilerek davalıya reddedilen kısım için vekâlet ücreti verilmeyebilir mi? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, vekâlet ücretini yargılama giderlerinden sayan ve giderlerin haklılık oranına göre paylaştırılmasını öngören Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine dayanarak bu dosyada davalı yararına tarifeye göre ücrete hükmedilmesi gerektiğini belirtti. Sigorta tazminatı davasında ilk derece mahkemesi bu ücrete hükmetmemiş, bölge adliye mahkemesi de davalının zararı dava öncesinde gidermediğini belirterek itirazı reddetmişti. Daire, hatanın yeniden yargılama gerektirmediğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece kararını oy birliğiyle düzelterek onadı.
Hukuki İlke
Daire, davanın kısmen kabul edildiği ve bölge adliye mahkemesinin davalının zararı dava öncesinde gidermediği gerekçesiyle davalı yararına ücret verilmemesini yerinde gördüğü bu dosyada, vekâlet ücretini yargılama giderlerinden sayan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323/1-ğ bendini ve giderlerin haklılık oranına göre paylaştırılmasını öngören 326. maddesinin ikinci fıkrasını esas alarak reddedilen kısım için davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesine göre vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Daire, davalının diğer temyiz itirazlarını reddetti; bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını, reddedilen kısım için davalı yararına vekâlet ücretine ilişkin bir bent eklenmesi suretiyle düzelterek onadı. Karar oy birliğiyle verildi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Tazminata ilişkin ilk derece kararı yerinde bulunduğundan esasa ilişkin hüküm korunuyor; değişiklik yalnız reddedilen kısım için davalı yararına vekâlet ücreti eklenmesinden ibaret ve bunun için yeniden yargılama yapılmıyor.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 323/1-ğ, 326/1, 326/2, 370/2, 353/1-b-1
Daire, vekâlet ücretinin yargılama gideri sayıldığını 323/1-ğ bendine, giderlerin aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilmesini ve kısmi haklılıkta paylaştırılmasını 326. maddeye, kararı yeniden yargılama yapmadan düzelterek onamasını 370/2. maddeye dayandırdı; esasa ilişkin istinaf incelemesini 353/1-b-1 yönünden yerinde buldu.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi — m. 13
Daire, reddedilen kısım için davalı yararına hükmedilecek vekâlet ücretini 03.10.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan tarifenin bu maddesine göre belirledi.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişisel verileri korumak için bazı bilgiler site tarafından ayrıca “...” ile gizlenmiştir.
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/645 Esas, 2025/1561 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye ... Mahkemesi
SAYISI : 2024/484 E., 2024/1097 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin hissedarı olduğu taşınmaz üzerinde bulunan limon ağaçlarının, hisseleri oranında ... no.lu poliçe ile ... adına, ... no.lu poliçe ile ... adına .. Ürün Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, yine aynı taşınmaz üzerinde müvekkili ... adına ... no.lu .. Ürün Poliçesi ile taşınmazın diğer hissedarı ...adına ... no.lu poliçe bulunduğunu, 20.04.2018 tarihinde meydana gelen fırtına nedeniyle ağaçların hasara uğradığını, poliçe sahiplerinin .. Sigorta A.Ş'ye süresinde hasar ihbarında bulunduğunu, davalı .. Sigorta A.Ş.'nin ... ve .... no.lu poliçelerle ilgili ..'e hasar bildiriminde bulunduğunu, ancak diğer iki .... ve ... poliçe ile ilgili bildirimde bulunmayı unuttuğunu, hasar incelemesi yapılmayan poliçelerin durumu sorulduğunda davalı .. Sigorta A.Ş.'nin hatanın telafi edileceğini bildirerek, .. A.Ş.'ye hasar bildirimi yaptığını, .. Sigorta A.Ş.'nin süresinde hasar bildirimi yaptığı poliçelerden dolayı hasar miktarının %66 olarak belirlendiğini, diğerleri açısından %0 gösterildiğini, müvekkillerinin davalılar ile görüşmelerinden sonuç alamadığını, Adana Sulh Hukuk Mahkemesinde bilahare hasar tespiti yaptırıldığını, müvekkilleri süresinde hasar bildiriminde bulunmasına rağmen aracı acente .. Sigorta A.Ş.'nin hasar bildirimini eksik yapmasından dolayı müvekkillerinin zararının karşılanmadığını, Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarının B.1/4. maddesi uyarınca eldeki davanın açıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 185.625,00 TL'nin ticari faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .. Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca sadece poliçe tanzim ettiğini ve tahsil ettiği primi ...Ş.'ye devrettiğini, meydana gelen hasarlardan sadece .. A.Ş.'nin sorumlu olup müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı .. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, .. .. no.lu poliçelere ilişkin tespit edilen %66 hasar oranına göre daini mürtehin kuruma ödeme yapıldığını, .. no.lu poliçelere ilişkin hasar ihbarları, hasar tarihinden çok sonra 04.07.2018 tarihinde yapıldığından, asılsız ihbar kabul edilerek talebin reddedildiğini, ihbarın süresinde olduğu düşünülse dahi, sigortalılara ait . ... numaralı poliçelerin aynı araziye ilişkin olup, çeşit, ağaç yaşı, verim ve parselinin aynı olduğunu, parselde toplam 1150 adet ağaç bulunduğunu, sigortalıların poliçe tanzimi sırasında ağaç sayılarını fazla beyan ettiklerini, dolayısıyla poliçeye bağlı kalmaksızın yapılan ödeme içinde aslında olmayan ağaçların da bulunduğunu, müvekkilinin yokluğunda yapılan tespit raporlarının hükme esas alınmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı müteveffa ...'ın ../../.. Mahallesinde bulunan taşınmazındaki 715 ağaç için ... no.lu poliçe, 692 ağaç için ... no.lu poliçe, davacı ...'ın aynı alandaki 420 ağacı için ... no.lu poliçe, diğer hissedar ..'ın 420 ağacı için ... no.lu poliçe ile Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi düzenlendiği, .. Bankası .. Şubesinin dain-i mürtehin gösterildiği, davacıların poliçe kapsamında talepte bulunabilmesi için dain-i mürtehinin açık muvaffakatını aldığı, davalı .. Sigorta A.Ş.'nin poliçenin düzenlenmesinde aracılık eden acente olup, poliçe kapsamında asıl sorumluluk .. A.Ş.'de olduğundan .. Sigorta A.Ş.nin pasif husumetinin bulunmadığı, 20.04.2018 tarihinde meydana gelen fırtınada oluşan hasar nedeniyle davalı .. A.Ş.'nin ... no.lu ve ... no.lu poliçe için hasar oranını %66 belirleyerek 25.12.2018 tarihinde 117.709,00 TL ve 71.442,00 TL ödeme yaptığı, aynı arazi üzerindeki tek bahçede, aynı gün oluşan hasar için .. ... .. no.lu poliçelerin sahibi aynı kişi olmasına rağmen ihbarın iki poliçe için süresinde olmadığından bahisle ödeme yapılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hasar ihbarlarının süresinde yapıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı .. Sigorta A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 137.903,00 TL'nin 05.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .. A.Ş.'den alınarak davacılara miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı .. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 14.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda, hasar dosyası ve hasar tespit raporları dikkate alınmak suretiyle davaya konu her bir poliçe yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapıldıktan sonra davacı tarafın ... no.lu poliçeye istinaden 86.873,00 TL ve ... no.lu poliçeye istinaden 51.030,00 TL tazminat talep edebileceği, davalı tarafın ödemesinin mahsubundan sonra ... no.lu poliçelerden dolayı davacı tarafın giderilmesini talep edebileceği zararının bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime açık ve hükme esas alınmaya elverişliği olduğu, aynı taşınmazdaki bahçede aynı tarihte meydana gelen hasar için özellikle .. 11 no.lu poliçelerin sigortalısının aynı kişi olduğu da gözönüne alındığında bir kısım poliçeden dolayı ihbarın süresinde olduğu, diğer bir kısmı için süresinde olmadığına ilişkin savunmaya itibar edilemeyeceği, davalı .. A.Ş.'nin .. no.lu poliçelere ilişkin olarak dava tarihinden önce zararı gidermemek suretiyle aleyhine dava açılmasına kendisi sebebiyet verdiğinden, davanın reddedilen kısmı bakımından lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bitkisel tarım sigortası kapsamında tazminat talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle davacılardan ..'ın süresinde ihbarda bulunmamış olmasının, davalı ... A.Ş.'nin taşınmazda bulunan tüm ağaçları incelemiş ve hasarı tespit etmiş olması karşısında önemli olmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş, davalı vekilinin bu hususa ilişkin itirazı ise, davalının, dava açılmadan önce zararı gidermemek suretiyle aleyhine dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesi ile reddedilmiştir.
HMK'nın 323/1-(ğ) bendinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereği takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış, aynı Kanun'un 326. maddesinde;
"(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda, dava değerine göre reddine karar verilen 47.722,53 TL yönünden davalı lehine, 03.10.2024 tarihli ve 32681 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi dikkate alınarak vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalının temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı maddesinden sonra gelmek üzere (6) numaralı bent olarak "(6) Davalı ... A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine" ibaresi eklenmek, müteakip maddelerinin de buna göre teselsül ettirilmek suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5617
Karar No
2026/2590
Karar Tarihi
4 Mayıs 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI