top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
İpotek Kapsamının Tespitinde Hukuki Yarar

 

2025/6383 E., 2026/3287 K. · 4 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

İpotekli takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası kabul edildikten sonra, ipoteğin sonradan yapılan binaları kapsamadığının tespiti istenebilir mi? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ipoteğin kapsamı takibe itirazda ileri sürülmediği ve önceki davada incelenmediği için davacıların bu davada hukuki yararı bulunduğunu belirterek olumlu cevap verdi. Daire, rehnin kapsamının aksine anlaşma yoksa ipoteğin kurulduğu tarihe göre belirlendiğini hatırlattı. Anapara ve faize ilişkin ret kararını yerinde bulan Daire, dilekçenin açıklattırılıp harcın tamamlattırılması ve esasa girilmesi için bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle bozarak kaldırdı.

 

Hukuki İlke

 

Daire, ipotekli takibe yapılan itirazda ipoteğin kapsamı ileri sürülmediği ve itirazın iptali davasında bu konu incelenmediği için, davacıların ipoteğin sonradan yapılan bina ve müştemilatı kapsamadığının tespiti istemiyle açtığı davada hukuki yararı bulunduğunu kabul etti.

 

Sonuç

 

Anapara ve faize ilişkin diğer temyiz itirazları reddedildi; ipoteğin kapsamına ilişkin temyiz itirazları kabul edilerek bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozularak kaldırıldı. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi, hangi taşınmazdaki hangi yapının hangi ipotek kapsamında olmadığını ve değerini davacılara açıklattırıp harcı tamamlattıracak, ardından ipoteğin kapsamını esastan inceleyecek. Anapara ve faize ilişkin ret kararı bozmanın dışında kaldı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 31, 119, 120, 373/1
    Daire, belirsiz dava dilekçesinin açıklattırılmasını 31 ve 119. maddelere, harcın tamamlattırılmasını 120. maddeye, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini 373/1. maddeye dayandırdı.

  • 492 sayılı Harçlar Kanunu — m. 16, 30
    Daire, dava dilekçesinde değer gösterilmesi zorunluluğunu 16. maddeye, yargılamada ortaya çıkan eksik harcın tamamlattırılmasını 30. maddeye dayandırdı.

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 862
    Daire, rehnin kapsamının aksine anlaşma yoksa ipoteğin kurulduğu tarihe göre belirleneceğini bu hükümlere dayandırdı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2025/1116 Esas, 2025/1526 Karar

 

HÜKÜM : Esastan ret

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

 

SAYISI : 2020/157 E., 2023/536 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak müteveffa ......... terekesi idare memuru vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.05.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

 

KARAR

 

I. DAVA

 

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile müvekkili.........Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme A.Ş. arasında 01.11.2010 tarihli genel kredi sözleşmesi (GKS) ve 02.11.2010 tarihli ek sözleşme imzalandığını, diğer davacıların müteselsil kefil olduklarını, borcun teminatı olmak üzere ....... Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme A.Ş., ..., ......., ..., ... ve ...... Yatırım Org. ve Dan. Tic. Ltd. Şti.'ne ait taşınmazlar üzerinde davalı lehine toplu rehin tesis edildiğini, davalı bankanın ilave kredi kullandırma sözü vererek davacılara ait altı adet taşınmaz üzerinde rehin tesis ettikten bir gün sonra temerrüt gerçekleşmeden hesabı kat ederek ihtiyati haciz kararı aldığını, daha sonra İstanbul 10. İcra Dairesinin 2012/915 E. sayılı dosyasından müteselsil kefiller aleyhine ilamsız takibe geçtiğini, davalı bankanın ayrıca İstanbul 10. İcra Dairesinin 2012/3923 E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, davalının talebi üzerine İstanbul 10. İcra Dairesinin 2012/3923 E. sayılı takip dosyasından ipotekli taşınmazdaki kiracılara 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 150/b hükmü uyarınca muhtıralar gönderildiğini, arazi üzerine kurulan ipoteğin, üzerindeki binaları kapsamına alıp almadığı konusunda muaraza ortaya çıktığını, borç miktarı yönünden de taraflar arasında muaraza bulunduğunu, hesap kat'i usulsüz olduğu için davalının faiz talep edemeyeceğini ileri sürerek ipoteklerin taşınmazlar üzerinde sonradan yapılan bina ve müştemilatları kapsayıp kapsamadığı hususunda ortaya çıkan muarazanın ipoteklerin taşınmazlar üzerinde sonradan yapılan bina ve müştemilatları kapsamadığı şeklinde tespit yapılarak muarazanın men'ine, kredi alacağına faiz yürütülüp yürütülmeyeceği konusunda taraflar arasında çıkan murazaanın, kredi alacağına faiz yürütülemeyeceği yönünde tespit ile muarazanın men'ini, ana para borcunun tespiti ile de ana paraya ilişkin muarazanın men'ine karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kredi hesabının borcu süresinde ödenmemesi üzerine kat edildiğini, alacağa ilişkin icra takiplerine davacıların itiraz ettiğini, itirazın iptali davalarının kabul edilerek kesinleştiğini, ana para ve faize ilişkin ortada bir muaraza bulunmadığını, ipoteklere ilişkin takibe de itiraz edildiğini, bu itiraz hakkında açılan itirazın iptali davasının da kabul edilerek kesinleştiğini, o yargılama sırasında davacıların bu yönde bir itirazları bulunmadığını, mevzuat gereğince ve ipotek senetlerinde de açıkça düzenlendiği üzere ipotekli taşınmazın üzerindeki yapıların da ipoteğe dahil olduğunu, kıymet takdir raporlarına karşı davacıların bu yönde bir itirazları dahi bulunmadığını, davacıların borcu ödememek için sürekli yeni yeni davalar açarak süreyi uzatmaya çalıştıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 10. İcra Dairesinin 2012/3923 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine itiraz üzerine İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/16 E. sayılı dosyasında 28.05.2014 tarih ve 2014/150 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay tarafından kararın vekâlet ücretine yönelik kısmı bakımından düzeltilerek onanmasına, karar düzeltme talebinin de reddine karar verildiği, bu şekilde kararın kesinleştiği, bu kapsamda davacı tarafça, ipoteğin kapsamının belirlenmesi gerektiği yönündeki iddianın ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmadığı, kredi alacağına faiz yürütülmeyeceği ve ana paraya ilişkin talepler yönünden yapılan değerlendirmede itirazın iptali davalarında bu hususların tartışıldığı ve itirazın iptaline karar verildiği, itirazın iptaline ilişkin bazı kararların kesinleştiği, bazıların henüz kesinleşmediği, ilgili dosyalarda davacıların asıl alacak ve ferileri hakkında mahkemece değerlendirme yapıldığından davacıların, faiz ve ana para miktarının belirlenmesine yönelik talebinin yerinde olmadığı, bu hususların tekrar ileri sürülmesinde davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm müteveffa .......... İdare Memuru vekili ve diğer davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm müteveffa ... İdare Memuru vekili ve diğer davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

 

Dava, genel kredi sözleşmesi ve ek sözleşme kapsamında davalının talep edebileceği asıl alacak miktarı, davalının temerrüt faizi isteyip isteyemeyeceği ve ipotekli taşınmazlara ipotek tesisinden sonra yapıldığı iddia edilen bina ve müştemilatların ipotek kapsamına girip girmediğine ilişkin muarazanın giderilmesi talebine ilişkindir.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde genel kredi sözleşmesi ve ek sözleşme kapsamında davalının talep edebileceği asıl alacak miktarı ve davalının temerrüt faizi isteyip isteyemeyeceği hususlarındaki muarazanın giderilmesi davası hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre bu talepler hakkındaki karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından müteveffa ... İdare Memuru vekili ve diğer davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

 

2. Dava dilekçesi incelendiğinde davacılar vekilinin dava dilekçesinin bazı yerlerinde ipotekli taşınmaz üzerindeki sonradan yapılan yapıların ipotek kapsamında olmadığını ileri sürdüğü, dava dilekçesinin bazı kısımlarında ise "ipoteğin taşınmazlar üzerindeki binaları, müştemilatını ve bunlara monte edilen tüm makinalar, alet ve edevat, teçhizat, tesisat ve bunlarının yedek parçalarını kapsamadığı" şeklindeki beyanlarla birden çok taşınmazdan bahsedildiği, dilekçenin bazı kısımlarında ipoteğin paraya çevrilmesi hakkındaki bir icra takibinden bahsedildiği ve akabinde ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin başka takiplerin de olduğundan bahsedildiği ve dilekçe ekinde çok sayıda ipotek resmi senedi eklendiği görülmektedir. Dava dilekçesinde hangi taşınmaz veya taşınmazlar üzerindeki bulunan hangi yapının, muhdesatın, müştemilatın, teçhizatın v.s. hangi ipotek senedi kapsamında kalmadığının iddia edildiği net olarak anlaşılamamaktadır. HMK'nın 31. maddesinde yer alan “Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir” hükmü uyarınca hakimin, müphem gördüğü hususlarda davayı aydınlatma görevi bulunmaktadır. HMK'nın 119. maddesinin birinci fıkrasın da dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar sayılmış, anılan fıkranın (d) bendinde; davanın konusunun ve mal varlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değerinin, (ğ) bendinde "açık bir şekilde talep sonucunun" dava dilekçesinde yer alması gerektiği düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise "Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f), ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması halinde, hakim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde dava açılmamış sayılır" düzenlemesi mevcuttur. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 16. maddesinin üçüncü fıkrasında da "Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz." hükmü mevcutttur. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince öncelikle ada ve parsel numaraları da bildirilerek hangi taşınmaz veya taşınmazlar üzerindeki hangi yapıların, hangi binaların, hangi muhdesatın, hangi alet edevatın, hangi tarihli ve hangi yevmiyeli ipotek senedi kapsamında kalmadığının ileri sürüldüğü açık ve net olarak davacı tarafa açıklattırılmalı, ipotek kapsamında kalmadığı ileri sürülen binalar, müştemilat ve bunlara monte edilen tüm makinalar, alet ve edevat, teçhizat, tesisatın değerlerinin de açıklattırılarak HMK'nın 120. maddesi uyarınca bu değerlere göre harç eksikliğinin tamamlattırılması, yargılama aşamasında ipotek kapsamında kalmadığı iddia edilen bina vesairenin gerçek değeri belirlenerek eksik harç miktarı çıkarsa bu harçların da davacı tarafça yatırılması için 492 sayılı Kanun'un 30. maddesi kapsamında gerekli işlemlerin yapılması gerekmektedir. Bu eksiklikler giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

 

3. İlk Derece Mahkemesince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının kabulüne karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dolayısıyla davacının ipoteğin kapsamı hakkında açtığı davada hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle bu talep hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul 10. İcra Dairesinin 2012/3923 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibine itiraz üzerine İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/16 E. sayılı dosyasında 28.05.2014 tarih ve 2014/150 K. sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Anılan icra dosyasına yapılan itirazda eldeki davada ileri sürülen taşınmazlara sonradan yapıldığı ileri sürülen muhdesat vesairenin ipotek senetleri kapsamında kalmadığı yönünde bir itiraz yapılmamış ve itirazın iptali davasında da davacı tarafın bu davada ileri sürdüğü ipoteğin kapsamına ilişkin yargılama ve değerlendirme yapılmamıştır. Oysa, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 862 vd. göre rehnin kapsamı, aksine anlaşma yoksa ipotek tesis tarihine göre belirlenir. Diğer taraftan, takip sonunda taşınmaz üzerinde yapılı şeylerle paraya çevrileceği tabiidir. Bu itibarla davacı tarafın ipoteğin veya ipoteklerin kapsamı hakkında eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesince yukarıdaki bentteki hususlar yerine getirildikten sonra işin esasına girilerek taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi, ek protokoller ve sözleşmeler, ipotek senetleri ve tarafların tüm iddia ve savunmaları ile ipoteğe ilişkin mevzuat hükümleri değerlendirilerek, gerekirse keşif yapılarak ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacı tarafça ipotek veya ipoteklerden sonra yapıldığı ileri sürülen bina, müştemilat, teçhizat vesairenin aksine anlaşma yoksa ipoteklerin tesis tarihleri itibariyle ipotek senedi veya senetleri kapsamında olup olmadığı hususunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

 

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, müteveffa ....... İdare Memuru vekili ve diğer davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle müteveffa ...... İdare Memuru vekili ve diğer davacılar vekilinin temyiz itirazların kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

 

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/6383

 

Karar No

2026/3287

 

Karar Tarihi

4 Haziran 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page