top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 12. Ceza Dairesi — İş Kazasında Öngörülen Riski Önlememe ve Bilinçli Taksir

 

2022/1274 E., 2026/6945 K. · 2 Temmuz 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, çok tehlikeli sınıftaki işyerinde ölümle sonuçlanan kazada bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtti. İşveren konumundaki sanıkların eğitim, güvenli çalışma talimatları, teknik tedbirler ve etkin denetim yükümlülüklerini yerine getirmediğini değerlendirdi. Öngörülen sonucun gerçekleşmeyeceği düşüncesiyle hareket edildiği kabul edildi. Yalnız taksir esas alınarak eksik ceza belirlenmesi nedeniyle istinaf kararı bozuldu. Karar, işçinin kişisel dikkatine bırakılan önlemleri yeterli görmedi.

 

Hukuki İlke

 

Bu olayda bilinçli taksir, tehlikeli işin riskini öngörmesine rağmen gerekli önlemleri ve denetimi sağlamayan işverenlerin somut davranışları üzerinden kurulmuştur.

 

Sonuç

 

Bilinçli taksir hükümleri uygulanmadan eksik ceza belirlenmesi nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bozma belirtilen hukuka aykırılık nedeniyle hükmü kaldırmıştır; bu karar tek başına yeni esas hükmü veya kesin mahkûmiyet/beraat yerine geçmez.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 22/3
    Dairenin bozma gerekçesi.

  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu — m. 9
    Olay tarihindeki işyeri tehlike sınıfı açıklaması.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Olay kişilerinin kısmi ad/baş harfleri, belirli özel tarih gün/ayları veya yan dosya/takip kimlikleri hedefli olarak ... ile gizlenmiştir. Yargı merci adları, emsal künyeleri ve hukuken anlamlı süreler korunmuştur.

 

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

 

SAYISI : 2019/58 E., 2020/1162 K.

 

SUÇ : Taksirle öldürme

 

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

 

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

 

I. HUKUKÎ SÜREÇ

 

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. ve 63. maddeleri gereğince 22.800,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiştir.

 

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

 

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

 

Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, makinanın çalıştırılması sırasında uyulması gereken kurallara ilişkin iş güvenliği eğitiminin verildiğine, iş yerinde şantiye şefinin olduğuna ve şantiye şefinin denetim ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğuna, ölenin tecrübeli olduğuna, vesaire ilişkindir.

 

III. OLAY VE OLGULAR

 

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... ilçesi, ... Mahallesinde faaliyet gösteren ... atölyesinde 6 yıldır işçi olarak çalıştığı, .../.../2015 tarihinde iş yerinde çalıştığı sırada iş yerinde bulunan ve katrak makinesi olarak bilinen makinenin demir profili ile bu makineyle kesilmiş mermer plakalar arasında sıkışarak öldüğü, sanıkların şirket yetkilisi olduğu, kovuşturma evresinde makine mühendisi ve iş güvenliği uzmanı iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişilerden raporu alındığı, raporda özetle; işverenin asli kusurlu olduğunun, ölenin tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, şirket yetkilisi olan sanıklar ... ve ...'un sabit olan taksirle öldürme suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına dair karar verilmiştir.

 

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanıkların sabit olan taksirle öldürme eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken ''suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kusurunun ağırlığı '' şeklinde gerekçelerle temel ceza olarak 2 yıl hapis cezası belirlenmiş ise de mevcut dosya kapsamı, suçun işleniş şekli, bilirkişi raporu, sanıkların taksire dayalı kusur durumu, meydana gelen neticenin ağırlığı dikkate alındığında 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki “orantılılık” ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere uygun olarak temel hapis cezasının alt sınırından aşılarak belirlenmesi gerektiği, yine sanıklar hakkında yasal gerekçe belirtilmeden 5237 sayılı TCK'nın 50. madde hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de sanıkların kişiliği, suçun işleniş şekli, dosyaya yansıyan olumsuz kişiliklerinin bulunmaması, sanıkların ekonomik ve sosyal durumu dikkate alındığında sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği, sanıklar hakkında yasal gerekçeler belirtilmeden TCK'nın 50. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir.

 

IV. GEREKÇE VE KARAR

 

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

 

.... ilçesi, .... Mahallesinde faaliyet gösteren ... atölyesinde 6 yıldır işçi olarak çalıştığı, .../.../2015 tarihinde iş yerinde çalıştığı sırada iş yerinde bulunan ve katrak makinesi olarak bilinen makinenin demir profili ile bu makineyle kesilmiş mermer plakalar arasında sıkışarak öldüğü olayda;

 

Olay tarihinde yürürlükte bulunan 30.06.2012 tarihli ve 28339 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6331 sayılı İSGK'nın 9. maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen iş kolunun çok tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; bu kapsamda işverenin, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla öngörülebilir riskleri önlemek, gerekli teknik ve organizasyonel tedbirleri almak ve bu tedbirlerin uygulanmasını etkin biçimde denetlemekle yükümlü olduğu açıktır.

 

İşverenin, işin niteliği ve işyerinin “çok tehlikeli” sınıfta yer alması nedeniyle, sanığa yapacağı işle ilgili yeterli mesleki eğitimi ve iş sağlığı güvenliği eğitimlerini sağlaması, çalışanın dikkat ve insiyatifine bırakılmaksızın gerekli önlemlerin alınması, güvenli çalışma yöntemlerinin belirlenmesi ve bu doğrultuda çalışanın bilgilendirilmesi ve talimatlandırılması gerektiği, etkin bir şekilde işleyen kontrol ve denetim mekanizma kurulması, katrak makinasında hangi iş aşamasında hangi önlemlerin alınması gerektiğinin belirtilerek güvenli bir şekilde kullanım ve talimatların çalışanlara tebliğ edilmesi gerekirken sanıklar tarafından bu yükümlülüklerin yerine getirilmediği, meydana gelebilecek neticenin öngörülmesine karşın, gerçekleşmeyeceği düşüncesiyle hareket edildiği, bu suretle sanıkların eyleminde 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde yer alan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayini yapılması,

 

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

 

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

 

02.07.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

Tamamlayıcı Kararlar

 

Yargıtay Ceza Genel Kurulu — Taksirli Suçta Cezanın Belirlenmesi

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Ceza Hukuku

İnfaz ve Yatar Hesaplama

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

 

Esas No

2022/1274

 

Karar No

2026/6945

 

Karar Tarihi

2 Temmuz 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği.

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page