top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 12. Ceza Dairesi
Tutuklama Tazminatında Bozmanın Kapsamı

 

2025/549 E., 2026/1174 K. · 9 Şubat 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle açılan tazminat davasında, bozmadan sonra mahkeme yalnız manevi tazminata hükmedebilir mi? Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bozmadan önce verilen maddi tazminat hükmünün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağını belirterek maddi tazminat hakkında da karar verilmesi gerektiğini kabul etti. Ağır ceza mahkemesi bozmadan sonra yalnız manevi tazminata hükmetmişti. Kesinlik sınırını ilk hükmün tarihine göre belirleyen Daire, davalının temyizini inceleyip itirazlarını reddetti; manevi tazminatı da eksik bularak kararı oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, gözaltı ve tutuklama nedeniyle açılan tazminat davasında ilk bozmadan önce verilen maddi tazminat hükmünün açıkça onanmadığı için kesinleşmiş sayılamayacağını ve bozmadan sonra kurulan hükümde maddi tazminat istemi hakkında da karar verilmesi gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Ağır ceza mahkemesinin bozma üzerine verdiği karar, davalı vekilinin bütün temyiz sebepleri reddedilerek davacı vekilinin temyizi üzerine tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle bozuldu. Dava dosyası, ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi, maddi tazminat istemi hakkında da hüküm kuracak ve manevi tazminatı davacının sosyal ve ekonomik durumu, isnat edilen suçun niteliği, olayın gelişimi, tutuklulukta geçen süre ve faiziyle ulaşılacak değer gözetilerek yeniden belirleyecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 341/2, 361/1
    Daire, davalının temyizinin kesinlik yönünden incelenebilirliğini 341/2. maddedeki sınıra göre değerlendirdi ve ön incelemede 361/1. madde yönünden ret gerektiren bir durum görmedi.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 142, 298/1, 302/2, 304/4
    İlk derece mahkemesi davanın 142. maddedeki sürede açıldığını belirledi; Daire ön incelemede 298/1. madde yönünden engel görmedi, bozmayı 302/2. maddeye ve dosyanın gönderilmesini 304/4. maddeye dayandırdı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişisel verileri korumak için bazı bilgiler site tarafından ayrıca “...” ile gizlenmiştir.

 

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

 

SAYISI : 2024/405 E., 2024/655 K.

 

DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

 

KARAR : Davanın kısmen kabulü

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

 

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

 

I. HUKUKÎ SÜREÇ

 

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 2.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 23.057,47 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekili ve davalı vekilinin temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi, davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

 

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

 

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, faize hükmolunmaması gerektiğine, ilişkindir.

 

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat hakkında hüküm kurulmadığına, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğuna, ilişkindir.

 

III. DAVANIN KONUSU

 

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19.08.2011 - 12.03.2014 tarihleri arasında 936 gün gözaltına ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 04.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. GEREKÇE VE KARAR

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde bozmadan önceki ilk hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 5.880,00 TL olduğu anlaşıldığından hükmün davalı açısından kesin olmaması sebebiyle tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.

 

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

 

1.Dairemizin 13.05.2024 tarih ve 2022/5025 Esas -2024/2315 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 07.06.2021 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemesi,

 

2. Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

 

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması

 

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

 

Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

 

Esas No

2025/549

 

Karar No

2026/1174

 

Karar Tarihi

9 Şubat 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page