CEZA HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 12. Ceza Dairesi
Defter İbraz Etmeme Suçunda Tebligat
2026/2768 E., 2026/5003 K. · 13 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Defter ve belgeleri incelemeye ibraz etmeme suçunda tebliğ mazbatasında kanunun aradığı şerh görünmüyorsa doğrudan beraat kararı verilebilir mi? Yargıtay 12. Ceza Dairesi, usulüne uygun tebliğin bu suçun yasal unsuru olduğunu belirterek ikinci tebliğde evrakın idareden alınabileceğine dair şerhin yazılı olup olmadığının ilgili idareden sorulması ve sanığın bu suça yönelik savunmasının alınması gerektiğini kabul etti. Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü duruşma açmadan tebligatı usulsüz sayarak kaldırmış ve beraat kararı vermişti. Daire, bu sonuca duruşma açılmadan varılamayacağını da belirterek beraat kararını bozdu.
Hukuki İlke
Daire, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda usulüne uygun tebliğ işlemini suçun yasal unsuru saydı; tebliğ mazbatasında kanunda ve genel tebliğde aranan şerh bulunmadığından tebligatın usulüne uygunluğu anlaşılamayan bu dosyada, ikinci tebliğde evrakın idareden alınabileceğine dair şerhin yazılı olup olmadığının ilgili idareden sorulması ve sanığın bu suça yönelik savunmasının alınması gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesinin beraat kararı, katılan vekilinin temyizi üzerine tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozuldu. Dava dosyası, kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bölge adliye mahkemesi, sanığın bu suça yönelik savunmasını alıp ikinci tebliğdeki şerhi ilgili idareden sorduktan sonra yeniden karar verecek; ilk derece mahkemesinin kabulünden farklı bir sonuca varacaksa bunu duruşma açarak yapacak. Daire, sanığın suçu işleyip işlemediği konusunda bir sonuca varmadı.
İlgili Mevzuat
213 sayılı Vergi Usul Kanunu — m. 359/a-2
Dairenin, usulüne uygun tebliğ işlemini yasal unsuru saydığı defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunu düzenleyen hükümdür.213 sayılı Vergi Usul Kanunu — m. 102, 102/5
Bölge adliye mahkemesinin tebligatı usulsüz sayarken dayandığı, Dairenin de tebliğ mazbatasında bulunması gereken şerhi genel tebliğle birlikte gösterirken andığı maddedir.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 280/1-a, 303/1-a, 280/1-g
Bölge adliye mahkemesinin duruşmasız beraat kararında uyguladığı 280/1-a ve 303/1-a hükümleri ile Dairenin, ilk derece mahkemesinin kabulünden farklı bir beraat kararı için duruşma açılması gerektiğini belirtirken dayandığı 280/1-g hükmü.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 302/2, 304/2
Dairenin bozma kararının ve dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermesinin usul dayanağıdır.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/577 E., 2025/3017 K.
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 73 94... . maddesi ile eklenen madde, 5237 sayılı Kanunun 62, 53 maddeleri ve 5271 sayılı Kanunun 231/5 maddesi uyarınca 7 ay 15 hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, dosyada mevcut deliller incelendiğinde suçun yasal unsurlarının oluştuğuna, beraat kararının bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın yetkilisi olduğu ... Vergi Dairesine bağlı olarak faaliyet gösteren ... Pazarlama Dağıtım Ticaret Limited Şirketinin 2014 yıllarına ait defter ve belgelerin incelenmek üzere ibrazı için usulünce 19/09/2019 tarihinde gerekli tebliğatın yapılmasına rağmen 15 günlük yasal süre içerisinde defter ve belgeleri ibraz etmediği, suça konu şirket yetkilisi sanığın mücbir sebep sunmaksızın, gerekli tebligatlar yapılmasına rağmen yasal defter ve belgelerini süresinde incelemeye ibraz etmediği anlaşılmakla, bu şekilde üzerine atılı yasal defterleri inceleme ibraz etmemek suretiyle vergi usul kanununa muhalefet suçunu işlediği gerekçesi ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine yapılan incelemede; Vergi Usul Kanunu'nun 102. Maddesine göre, 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır hükmüne göre, dosya kapsamında mevcut her iki yıla ait, ikinci defa çıkarılan tebligat evraklarında, yasanın aradığı şerhlerin bulunmadığı, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu gerekçesi olarak düzeltilmek suretiyle; bu itibarla atlı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı gerekçesi ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verilmesi,
2.Bölge Adliye Mahkemesinin incelenen kararında "... Vergi Usul Kanunu'nun 102. Maddesine göre, 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır hükmüne göre, dosya kapsamında mevcut her iki yıla ait, ikinci defa çıkarılan tebligat evraklarında, yasanın aradığı şerhlerin bulunmadığı, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu gerekçesi olarak düzeltilmek suretiyle; bu itibarla atlı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı .." gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de; dosya içerisinde aslı yer alan tebliğ mazbatası üzerinde, 213 sayılı Kanun'un 102/5 ve 485 sıra numaralı genel tebliğin 3.2. numaralı bendinde belirtilen meşruhatın bulunmadığı, bu haliyle tebligatın usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı; sanığın aşamalardaki savunmalarının üzerine atılı suç yönünden detay içermediği ancak huzurda "bana defter ve belgeleri ibraz etme ile ilgili herhangi bir yazı gelmedi" şeklindeki beyanı karşısında; usulüne uygun olarak yapılacak tebliğ işleminin, 213 sayılı Kanun'un 359/a-2 maddesinde düzenlenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun yasal unsuru olduğu belirlenmekle, sanığın isnat edilen suça yönelik savunması alınmadan ve ikinci tebliğde "tebliğ evrakının gönderen idareden alınabileceğine" dair şerhin de yazılı bulunduğuna ilişkin bilginin ilgili idareden sorulmadan
, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2768
Karar No
2026/5003
Karar Tarihi
13 Mayıs 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI