USUL HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Haciz İhbarnamesi ve İşlemden Kaldırma
2025/10056 E., 2026/3919 K. · 2 Haziran 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Haciz ihbarnamesine itiraz eden üçüncü kişiye karşı icra mahkemesinde açılan tazminat davasında davacı duruşmaya gelmezse şikâyet hakkı düşürülebilir mi? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, bu tazminat isteminin genel hükümlere göre çözüleceğini ve duruşmaya gelmeyen davacı hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesindeki işlemden kaldırma kuralının uygulanacağını belirtti. Önceki bozmadan sonra yargılamayı sürdüren mahkeme, davacının mazeretsiz gelmemesi üzerine İcra ve İflas Kanununun 349. maddesine dayanarak şikâyet hakkını düşürmüştü. Daire bu kararı oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, haciz ihbarnamesine itiraz eden üçüncü kişiye karşı İcra ve İflas Kanununun 89/4. maddesine göre istenen tazminatın genel hükümlere tabi olduğunu esas alarak, davacının duruşmaya gelmemesi hâlinde emredici nitelikteki Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesine göre işlem yapılması gerektiğini ve şikâyet hakkını düşüren kararın isabetsiz olduğunu kabul etti.
Sonuç
Bozmadan sonra verilen ilk derece mahkemesi kararı, davacının temyiz itirazları kabul edilerek oy birliğiyle bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Mahkeme, tazminat istemini genel hükümlere göre inceleyecek; davacının duruşmaya gelmemesinin sonucunu şikâyet hakkının düşmesine göre değil, işlemden kaldırma ve yenileme kurallarına göre belirleyecek.
İlgili Mevzuat
İcra ve İflas Kanunu — m. 89/4
Dairenin, haciz ihbarnamesine itiraz eden üçüncü kişiden istenen tazminatın genel hükümlere göre çözüleceğine ilişkin dayanağı.İcra ve İflas Kanunu — m. 349/6
İlk derece mahkemesinin şikâyet hakkını düşürürken dayandığı ve Dairenin bu davada uygulanmasını isabetsiz bulduğu hüküm.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 150/1, 320/4
Dairenin, duruşmaya gelmeyen davacı hakkında uygulanması gerektiğini belirttiği işlemden kaldırma ve dava açılmamış sayılma hükümleri.İcra ve İflas Kanunu — m. 364/2
Dairenin bozma kararında Hukuk Muhakemeleri Kanununa gönderme yapan hüküm.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 373
Dairenin bozma kararının usul dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili, İcra Mahkemesine başvurusunda, takip dışı (3. kişi) davalı ...'na gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, haciz ihbarnamesine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, 89/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesini ve İİK'nın 338. maddesi gereğince davalı sanığın cezalandırılmasını talep ettiği, mahkemece sanığın beraatine ve tazminat davasının reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafın istinaf yoluna başvurduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından tazminat yönünden temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 11.06.2024 tarihli, 2023/7803 Esas ve 2024/6164 Karar sayılı ilamıyla tazminat talebi yönünden "...üçüncü kişi ...'nun, asıl borçlu .. .. Çelik İth. İhr. A.Ş.'ne, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için, tüm ticari defter ve belgeler ile 2020 yılına ait ticari defterlerle birlikte banka hesapları (Fatura, Çek, Hakediş, Teminat Mektubu, Avansla ödemeleri, Banka dekontları vb. evrakların) dikkate alınarak, bilirkişi incelemesi yaptırılıp, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun davalı 3. şahıstan kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın, İlk Derece Mahkemesince, davanın reddi yönünde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğu, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadığından bahisle, şikayet hakkının düşürülmesine dair karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İİK’nın 89/4. maddesine göre “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini tetkik merciinde ispat ederek üçüncü şahsın 338/1. maddesi hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” hükmü karşısında, anılan maddenin açık hükmü gereğince; İcra Mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir.
6100 sayılı HMK'nın 150/1. maddesinde ise; "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir" hükmü, aynı Kanun’un 320/4. maddesinde ise; "Basit yargılama usulüne tâbi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" hükmü yer almaktadır. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanmalıdır.
Somut olayda, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada, davacı tarafın mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadığından bahisle, İİK'nın 349/6. maddesi gereğince şikayet hakkının düşürülmesine dair karar verildiği anlaşılmış ise de, davacının duruşmaya gelmemesi halinde HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373. maddesi uyarınca, İstanbul 11. İcra Ceza Mahkemesinin 22.04.2025 tarihli 2024/85 Esas ve 2025/93 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10056
Karar No
2026/3919
Karar Tarihi
2 Haziran 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI