top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  BOZMA  ·  TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Süre Tutum Dilekçesi ve Geç İstinaf

 

2025/8232 E., 2026/1262 K. · 24 Şubat 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

İcra mahkemesi kararına süre tutum dilekçesi verilmiş ama istinaf dilekçesi süre geçtikten sonra sunulmuşsa bölge adliye mahkemesi neyi inceleyebilir? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, incelemenin süre tutum dilekçesinde bildirilen hususlarla ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı olması gerektiğini belirtti. Yüze karşı verilen kararda istinaf süresi tefhimden başlamış, bölge adliye mahkemesi ise bu sınırı gözetmeden esasa girmişti. Daire, parasal sınırda şikâyet ya da dava tarihindeki miktarın esas alınacağını belirterek temyiz istemini miktar yönünden reddeden ek kararı da kaldırdı ve kararı oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, icra mahkemesi kararına karşı istinaf süresinin tefhimden işlediği bu dosyada, süre tutum dilekçesinden sonra süresi geçmiş olarak verilen istinaf dilekçesi karşısında bölge adliye mahkemesinin incelemesini süre tutum dilekçesinde bildirilen ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı tutması gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Temyiz istemini miktar yönünden reddeden bölge adliye mahkemesi ek kararı kaldırıldı. Bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu; bozma nedeni karşısında davacının öteki temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmedi. Dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bölge adliye mahkemesi istinaf incelemesini süre tutum dilekçesinde bildirilen ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yeniden yapacak; davacının öteki temyiz itirazları Dairece bu aşamada incelenmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — m. 364/1, ek 1/2, 364/2, 366
    Daire, temyiz sınırını 364/1. maddeye ve bu sınırda şikâyet ya da dava tarihindeki miktarın esas alınmasını ek 1/2. maddeye dayandırdı; temyiz incelemesinde 364/2. maddenin yollamasıyla Hukuk Muhakemeleri Kanununu uyguladı ve duruşmalı inceleme isteğini 366. madde uyarınca reddetti.

  • 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun — m. 20
    Daire, İcra ve İflas Kanununun ek 1/2. maddesini bu Kanunun 20. maddesiyle değiştirilmiş metniyle uyguladı.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 371
    Daire, bölge adliye mahkemesi kararını bu maddedeki bozma sebeplerine dayanarak bozdu.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

 

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

 

Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:

 

02.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri On bin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 02.12.2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile de 28.02.2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na, 01.01.2020 tarihinden itibaren yetmiş iki bin yetmiş Türk Lirası'na, 01.01.2021 tarihinden itibaren yetmiş sekiz bin altı yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2022 tarihinden itibaren yüz yedi bin doksan Türk Lirası'na, 01.01.2023 tarihinden itibaren iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirası’na, 01.01.2024 tarihinden itibaren üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan Türk Lirası'na, 01.01.2025 tarihinden itibaren de beş yüz kırk dört bin Türk Lirası'na çıkarılmıştır.

 

04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 2004 sayılı İİK’nın ek madde 1/2. hükmü uyarınca; kanun yoluna başvuruda dikkate alınacak parasal sınırların uygulanmasında şikâyet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.

 

Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin miktar itibariyle reddine dair 12.09.2025 tarih ve 2023/1857 Esas-2025/1328 Karar sayılı ek kararın kaldırılmasına oy birliği ile karar verildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2025 tarih ve 2023/1857 Esas-2025/1328 Karar sayılı asıl kararının temyiz incelemesine geçilmekle;

 

İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun

 

maddesine göre; istinaf yoluna başvuru süresi, tefhim veya tebliğden itibaren on gündür.

 

Somut olayda kararın hazır olan davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verildiği, tefhimden itibaren on günlük istinaf yasa yolunun ön görüldüğü, davacı vekilinin 30.01.2023 tarihli süre tutum dilekçesi sunduğu, gerekçeli kararın 02.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf dilekçesinin 19.04.2023 tarihinde süresinden sonra verildiği, istinaf incelemesinin süre tutum dilekçesinde bildirilen ve kamu düzeninden olan hususlarla sınırlı olarak yapılması gerektiği, bu hususlarda istinaf sebepleri bulunup bulunmadığı üzerinde durulmaksızın esasa girilip yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

 

SONUÇ:

 

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli, 2023/1857 Esas-2025/1328 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 371. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

İcra ve İflas Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/8232

 

Karar No

2026/1262

 

Karar Tarihi

24 Şubat 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page