top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  BOZMA  ·  TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Kambiyo Takibinde Bonodaki Yetki Şartı

 

2026/1007 E., 2026/3700 K. · 20 Mayıs 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Bonodaki yetki kaydında il adı kısaltılarak yazılmışsa kambiyo takibinde yetkili icra dairesi nasıl belirlenir? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, yerleşik uygulamasına göre bu dosyadaki kısaltmanın hangi ili gösterdiğinin duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta anlaşıldığını ve tacir taraflar arasındaki yetki sözleşmesi nedeniyle takibin o ildeki icra dairesinde yapılması gerektiğini kabul etti. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuyla belirlenen ve kayıt değiştirilmeden önce yazılı olan kısaltmayı geçerli bir idari birim saymayarak borçlunun yetki itirazını reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, istinaf kararını kaldırıp bu kararı oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, yetki sözleşmesi yapabilecek tacir sıfatının işin ticari niteliğine değil tarafların kanunen tacir sayılmasına bağlı olduğunu ve aksi kararlaştırılmadıkça sözleşmeyle belirlenen yerin tek yetkili yer olduğunu belirterek, tarafların tacir olduğu kabul edilen bu dosyada bonodaki kısaltmanın gösterdiği ilin icra dairesinin yetkili olduğunu ve borçlunun yetki itirazının yerinde olduğunu kabul etti.

 

Sonuç

 

Borçlunun temyiz itirazları kısmen kabul edildi; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu ve bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verildi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Yetki itirazının reddine ilişkin karar ortadan kalktı; ilk derece mahkemesi yetki sözleşmesiyle belirlenen icra dairesini esas alarak yeniden karar verecek. Borçlunun diğer temyiz itirazları bozma nedeniyle incelenmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 17
    Dairenin, tacirler arasında yapılan yetki sözleşmesiyle belirlenen yerin aksi kararlaştırılmadıkça tek yetkili yer olduğuna ilişkin dayanağı.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 6
    Dairenin, bonoya dayalı takipte borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinin genel yetkisine ilişkin açıklamasının dayanağı.

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — m. 777/3
    Dairenin, ödeme yeri gösterilmeyen bonoda düzenlenme yerinin ödeme yeri sayılmasına ilişkin açıklamasının dayanağı.

  • İcra ve İflas Kanunu — m. 50, 364/2
    Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetki ve bozma hükümlerinin icra takibine ve icra mahkemesi kararlarına uygulanmasını sağlayan gönderme hükümleri.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 373/1
    Bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılıp ilk derece mahkemesi kararının bozulmasının ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesinin usul dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

 

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

 

Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair itiraz ve şikayetlerinin yanı sıra senet metnindeki (yetki kaydını düzenleyen kısımdaki) "İst" ibaresinin "..." şeklinde tahrif edildiğini, İstanbul İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu ileri sürerek icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, İlk Derece Mahkemesince; taraflar gerçek kişi tacir olduklarından yetki sözleşmesi yapabilecekleri, buna karşın bilirkişi raporuna göre senedin yetki kaydını düzenleyen kısmında tahrifattan önce "İst." ibaresi bulunduğu tespit edilmiş ise de bu ibarenin geçerli bir idari birimi ifade etmediği gerekçesi ile yetki itirazının reddine karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

 

İİK'nın 50. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri uyarınca; bonoya dayalı olarak, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HMK. 6. md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde, ancak 6102 sayılı TTK'nın 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, düzenlenme yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun düzenlenme yerinde icra takibi yapılabilir.

 

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde ise; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir.

 

Görüldüğü üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Madde metninde tacirden anlatılmak istenen, işin ticari nitelikte olması değil, tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişiler olmasıdır. Sözleşmenin konusunun ticari iş olması, gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkanı vermemektedir.

 

Aksi kararlaştırılmadıkça, dava yalnız yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemede açılır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini isterlerse, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir.

 

Somut olayda; alacaklı tarafından bir adet bonoya dayalı olarak Çanakkale İcra Müdürlüğü'nün 2019/15522 Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başlandığı, takip dayanağı bonoda tahrifattan önceki hali ile "İst" mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmektedir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, dayanak bonoda "İst" olarak belirtilen ibarenin idari birim olarak hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta İstanbul olduğu kabul edilmektedir. Tarafların gerçek kişi tacir oldukları ve yetki sözleşmesi yapabilecekleri mahkemece kabul edilmiş olup, alacaklının aksi yönde bir istinaf başvurusu da bulunmadığından, bu husus tarafların da kabulündedir. Bu durumda, HMK'nın 17. maddesi uyarınca takibin yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan İstanbul İcra Müdürlüğünde başlatılması gerekir.

 

O halde, İlk Derece Mahkemesince, yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yönünde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

 

SONUÇ:

 

Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 26.11.2025 tarih ve 2024/1662 E.-2025/2197 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

 

Çanakkale İcra Hukuk Mahkemesinin 14.04.2022 tarih ve 2020/69 E.-2022/335 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

İcra ve İflas Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/1007

 

Karar No

2026/3700

 

Karar Tarihi

20 Mayıs 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page