USUL HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Usulsüz Tebligat Şikâyetinde Süre
2026/355 E., 2026/3015 K. · 4 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026
Kararın Özeti
Borçlu icra takibini kendisine tebligat yapılmadan önce öğrenmişse, usulsüz tebligat şikâyeti için yedi günlük süre öğrenme tarihinden mi başlar? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, henüz yapılmamış bir tebligat işlemine karşı şikâyet süresinin işlemeye başlayamayacağını belirtti. Bölge adliye mahkemesi, borçlunun takibi tebligattan önceki bir tarihte öğrendiğini kabul ederek şikâyeti süreden reddetmişti. Daire, Tebligat Kanununun 32. maddesinin uygulanabilmesi için usulsüz de olsa bir tebligat bulunması gerektiğini hatırlattı ve istinaf sebeplerinin esastan incelenmesi için kararı oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, usulsüz tebliğ şikâyetinin İcra ve İflas Kanununun 16. maddesindeki süresinin şikâyete konu tebliğ işleminin öğrenilmesiyle başlayacağını, takibin tebligattan önce öğrenilmesinin henüz yapılmamış tebligata ilişkin süreyi başlatmayacağını kabul etti.
Sonuç
Borçlunun temyiz istemi kabul edilerek bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bozma gerekçesine göre bölge adliye mahkemesi şikâyeti süreden reddetmeden borçlunun istinaf sebeplerini esastan inceleyerek karar verecek; tebligatın usulsüz olup olmadığı Dairece değerlendirilmedi.
İlgili Mevzuat
7201 sayılı Tebligat Kanunu — m. 32
Dairenin dayanağı: usulsüz tebliğin muhatabın öğrenmesiyle geçerli hâle gelmesi ve bunun için bir tebligatın bulunması.İcra ve İflas Kanunu — m. 16, 16/1, 364/2
16 ve 16/1: Dairenin dayanağı (usulsüz tebliğ şikâyetinin yedi günlük süresi ve başlangıcı); 364/2: 5311 sayılı Kanunla değişik hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanununa göndermesiyle hükmün usul dayanağı.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 373/2
Hükmün usul dayanağı: bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun, hakkında yürütülen genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi nedeniyle icra mahkemesine yaptığı başvuruda, tarafına gönderilen ödeme emrinin muhtara tebliğ edildiğini, tebliğ tarihinde yıllık izinde olduğunu, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine aykırı olarak tebliğ işlemi yapıldığından bahisle icra takibinin durdurulmasını, hacizlerin kaldırılmasını ve ödeme emri tebliğinin öğrenme tarihi olan 02.07.2025 tarihi olarak düzeltilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddine karar verildiği, borçlunun istinaf yoluna başvurduğu, Bölge Adliye Mahkemesince; kamu düzenine ilişkin olarak re'sen dikkate alınması gerektiğinden bahisle alacaklı kurum tarafından dosyaya sunulan borçlu hakkında Yozgat İcra Dairesinin 2025/4569 Esas sayılı dosyasında toplam 742.452,65 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığına ilişkin yazının 23.06.2025 tarihinde borçluya "okudum ve tebellüğ ettim" beyanı yazılarak imzalatıldığı, borçlunun söz konusu belgedeki imzasına herhangi bir itirazının bulunmadığı, buna göre borçlunun icra takibini 23.06.2025 tarihinde öğrendiği, usulsüz tebligat şikayetinin 7 günlük süreden sonra yapıldığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın süreden reddine karar verildiği görülmüştür.
7201 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK'nın 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı). Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için ise usulsüz de olsa bir tebligatın varlığı ön koşuldur.
Öte yandan, tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nın 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur.
İİK'nın 16/1. maddesinde belirtildiği üzere şikayet süresi, şikayet konusu işlemin öğrenildiği günden başlar. Anılan süre, hak düşürücü nitelikte olup mahkeme tarafından re'sen göz önüne alınmalıdır.
Somut olayda, alacaklının 20.06.2025 tarihinde takip talebinde bulunduğu, ödeme emrinin 23.06.2025 tarihinde düzenlendiği, usulsüz olduğu iddia edilen tebligatın da borçluya 25.06.2025 tarihinde yapıldığı ve alacaklı tarafından oluşturulan yazı içeriğine göre borçlunun hakkındaki Yozgat İcra Dairesinin 2025/4569 Esas sayılı icra takibini 23.06.2025 tarihinde öğrendiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince; borçlunun takibi 23.06.2025 tarihinde öğrenmesine rağmen usulsüz tebligat şikayetini 7 günlük şikayet süresinden sonra yaptığı gerekçesi ile davanın süreden reddine karar verilmiş ise de; öğrenme tarihi olarak kabul edilen 23.06.2025 tarihinde henüz yapılmamış bulunan bir tebligat işlemine ilişkin şikayet süresinin başladığının kabulü mümkün değildir. Bu kapsamda, henüz mevcut olmayan bir tebligat işlemine ilişkin olarak usulsüz tebliğ şikayet süresinin işlemeye başlayacağına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü yerinde değildir.
O halde; Bölge Adliye Mahkemesince, şikayete yönelik istinaf sebeplerinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :
Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 27.11.2025 tarih ve 2025/1237 E.-2025/1233 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — Şirket Çalışanına Tebliğ ve Öğrenme Tarihi
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Usul Alanı
İcra ve İflas Hukuku
Esas No
2026/355
Karar No
2026/3015
Karar Tarihi
4 Mayıs 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI