top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

USUL HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Kambiyo Takibinde Yetkili Hamillik

 

2026/693 E., 2026/3582 K. · 18 Mayıs 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kambiyo senedine dayalı takipte alacaklı şirketin senedi kanuna uygun devralıp devralmadığı yargılama gerektiriyorsa icra mahkemesi ne yapmalıdır? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, bu durumda imza itirazının esasına girilmeden İcra ve İflas Kanununun 170/a-2. maddesi uyarınca takibin kendiliğinden iptal edilmesi gerektiğini belirtti. Daire, 6361 sayılı Kanunun 9/2. maddesine ve ilgili yönetmeliğe uygun devralınmayan senetlerde bu hükme tabi şirketlerin yetkili hamil olamayacağını açıkladı. İlk derece mahkemesi imza itirazını kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmişti; Daire bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, 6361 sayılı Kanunun 9/2. maddesi ve ilgili yönetmeliğin 8/1. maddesindeki şartlara uygun devralınmayan senetlerde alacaklı şirketin yetkili hamil olamayacağını, bu şartların gerçekleşip gerçekleşmediği yargılama gerektirdiğinden icra mahkemesinin İcra ve İflas Kanununun 170/a-2. maddesi uyarınca takibi kendiliğinden iptal etmesi gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bozma sonrasında ilk derece mahkemesinin, imza itirazının esasına girmeden takibin İcra ve İflas Kanununun 170/a-2. maddesi uyarınca kendiliğinden iptali yönünde değerlendirme yapması gerekecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • İcra ve İflas Kanunu — m. 170/a-2, 364/2
    Daire, icra mahkemesinin takip hakkını kendiliğinden inceleyip takibi iptal etmesi gerektiğini 170/a-2. maddeye dayandırdı; temyiz incelemesinde 364/2. maddenin yollamasıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulandı.

  • 6361 sayılı Kanun — m. 9/2
    Dairenin, bu hükme tabi şirketlerin hangi alacakları devralamayacağını ve kurala uygun devralınmayan senetlerde yetkili hamil olamayacağını açıklarken dayandığı madde.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 373/1
    Daire, bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece mahkemesi kararını bozarken ve dosyayı ilk derece mahkemesine gönderirken bu maddeye dayandı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

 

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

 

Alacaklı ... Şirketi tarafından davacı/borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, borçlunun imzaya itirazı ile birlikte ciro silsilesinin kopuk olduğundan bahisle takibin iptali istemi ile İcra Mahkemesine başvurduğu, Mahkemece, imza itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği, alacaklının istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm kurulduğu görülmüştür.

 

İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde öncelikle takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re'sen inceleyerek takibin iptaline karar verebilir.

 

6361 sayılı ... Kiralama, ... ve ... Şirketler Kanunu'nun 9. maddesinde ... şirketlerinin yapamayacağı işlemler hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 9/2. maddesine göre; "... şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez.

 

Aynı faturaya dayalı birden çok ... şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz." düzenlemesi yer almaktadır.

 

04/02/2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ... İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesinde ise; "Faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde, alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi veya diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir. Kuruluş tarafından kullanılan ... programları bu uyumu gözetecek ve uyumsuzluk söz

 

konusu olduğunda işlem yapılmasına olanak vermeyecek şekilde yapılandırılır" şeklinde düzenleme getirilmiş olup buna göre ... şirketlerinin 6361 sayılı Yasanın 9/2. maddesine ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8/1. maddesi hükümlerine uygun olarak temlik almadıkları kambiyo senetlerinde yetkili hamil olamayacakları anlaşılmaktadır.

 

Yine ... şirketlerinin müşterilerinden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belge ile ilişkili olmayan kambiyo senedi alabilecekleri de Yönetmeliğin 8/3. maddesinde hükme bağlanmış ancak bu nitelikteki senetlerin tahsil edilebilmesi için bir takım koşulların mevcudiyeti aranmıştır.

 

O halde, İlk Derece Mahkemesince, 6361 sayılı ... Kiralama, ... ve ... Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesi ve ... İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 8/1. maddesinde öngörülen şartın gerçekleşip gerçekleşmediği, dolayısı ile alacaklının yetkili hamil olup olmadığının, alacağın miktarı ve tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirmesi nedeni ile İİK m.170/a-2 gereğince re’sen takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, imza itirazının esası incelenerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

 

SONUÇ:

 

Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 05.11.2025 T. ve 2025/614 E., 2025/1845 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 18.02.2025 T. ve 2024/588 E., 2025/135 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Usul Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

İcra ve İflas Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/693

 

Karar No

2026/3582

 

Karar Tarihi

18 Mayıs 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page