USUL HUKUKU · BOZMA · TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Süreden Ret Kararı ve Kesin Hüküm
2026/777 E., 2026/3264 K. · 7 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Aynı konudaki bir şikâyet süre aşımı nedeniyle reddedilmişse diğer şikâyet kesin hüküm gerekçesiyle reddedilebilir mi? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, süreden ret kararında istemin esası tartışılmadığı için bu kararın incelenen şikâyet yönünden kesin hüküm oluşturmayacağını belirtti. İflas sürecinde borçlu şirkete tanınan faaliyet izninin iptali istemiyle yapılan şikâyeti ilk derece mahkemesi reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ise kesin hüküm nedeniyle usulden reddetmişti. Daire, incelenen şikâyetin süreden reddedilen şikâyetten önce yapıldığını, iznin iptalinin değişen koşullara göre yeniden istenebileceğini ve şikâyetin süresinde olduğunu da belirterek kararı oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, icra mahkemesi kararlarının aynı takipte aynı taraflar arasında ve aynı konuda kesin hüküm oluşturabileceğini kabul etmekle birlikte, istemin esası tartışılmadan verilen süreden ret kararının bu dosyadaki şikâyet bakımından kesin hüküm sayılamayacağını değerlendirdi.
Sonuç
Şikâyetçinin temyiz itirazları kabul edilerek bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu; bozma nedeni karşısında esasa yönelik temyiz itirazları bu aşamada incelenmedi. Dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bölge adliye mahkemesi kesin hüküm engeli bulunmadığını gözeterek istinaf sebeplerinin esasını inceleyecek, gerekirse bilirkişi raporu alıp yeniden karar verecek.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 303/1
Daire, bir hükmün başka bir davada kesin hüküm sayılması için tarafların, dava sebebinin ve talep sonucunun aynı olması gerektiğini bu maddeye dayanarak hatırlattı.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 114/1-i, 115/2
Daire, kesin hükmün dava şartı olduğunu ve dava şartı noksanlığında davanın usulden reddedileceğini bu hükümlerle açıkladı.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 373/2
Daire, bölge adliye mahkemesi kararını bozup dosyayı o mahkemeye gönderirken bu hükme dayandı.İcra ve İflas Kanunu — m. 364/2
Daire, icra mahkemesi kararlarının temyizinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun bozma hükmünü bu maddenin göndermesiyle uyguladı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçilerden ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl dosya yönünden şikayetçi 3. kişinin icra mahkemesine başvurusunda; iflas dosyasında borçlu şirkete verilen faaliyet izninin masa borcunun artmasına ve bu suretle masa alacaklılarından biri olan şikayetçinin zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek 15.01.2022 tarihli faaliyet izninin iptaline karar verilmesini talep ettiği, birleşen dosyada ise şikayetçi ... Kurumu Başkanlığının, iflas müdürlüğünce verilen 15.01.2025 tarihli kararın kaldırılmasını istediği, İlk Derece Mahkemesince, asıl şikayetin reddine, birleşen şikayetin ise kısmen kabulü ile iflas dosyasında verilen 15.01.2025 tarihli kararın iptaline, fazlaya talebin reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi tarafından asıl şikayet hakkında verilen hüküm yönünden istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçe yönünden mahkeme kararının kaldırıldığına işaret edilmek suretiyle yeniden kurulan hükümle, asıl şikayetin kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verildiği, kararın asıl şikayetçi yanca temyiz edildiği görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 303/1 maddesi; “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir” hükmünü amirdir.
Öte yandan, HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm dava şartı olup, HMK'nın 115/2. maddesi, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddedilmesini zorunlu kılmıştır.
İcra mahkemelerinin takip hukukuna ilişkin kararları maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığından genel mahkemelerde açılan davalarda kesin hüküm tartışmasına konu edilmez ise de takip hukuku bakımından birbirlerine kesin hüküm oluşturabilir. Aynı takip dosyasında veya aynı alacak için daha sonra yapılan takip dosyasında, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmiş olması koşuluyla sonraki icra mahkemesi kararları için (şikayet, itirazın kaldırılması) kesin hüküm teşkil ederler. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, cilt V, sayfa 5043)
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında, şikayetçinin daha önce de aynı iflas dosyası ile ilgili olarak faaliyet izninin iptaline dair şikayette bulunduğu, Konya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/170 E. sayılı dosyasında şikayet ile ilgili inceleme yapıldığı, mahkemece verilen esastan ret kararının istinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak şikayetin süreden reddine karar verildiği ve bu kararın kesin olarak verilmesi nedeniyle istinaf aşamasında kesinleştiğinden bahisle söz konusu kararın işbu asıl şikayet dosyası yönünden kesin hüküm oluşturduğu sonucuna varılmış ise de; şikayetin süreden reddine dair kesinleşmiş kararda istemin esası tartışılmadığından, süreden redde dair kesinleşmiş Bölge Adliye Mahkemesi ilamı işbu şikayet yönünden kesin hüküm oluşturmaz.
Öte yandan; işbu şikayet, Bölge Adliye Mahkemesince kesin hüküm oluşturduğu belirtilen şikayetten önce yapılmış olup, faaliyet izninin iptali talebi değişen koşullara göre yeniden yapılabileceğinden istemin süresi içerisinde olduğunun kabulü gerekir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetçinin istinaf nedenlerinin esası incelenerek ve gerektiğinde bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken şikayetin kesin hüküm nedeniyle reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 08.12.2025 tarih ve 2025/1390 E. - 2025/1455 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre şikayetçinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/777
Karar No
2026/3264
Karar Tarihi
7 Mayıs 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI