top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

CEZA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 2. Ceza Dairesi
Hırsızlıkta Yağma İhtimali ve Görevsizlik

 

2024/1515 E., 2026/7329 K. · 27 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 30 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Hırsızlık suçlamasıyla yürüyen yargılamada eylemin yağma olabileceğini gösteren bir beyan bulunursa davaya hangi mahkeme bakmalıdır? Yargıtay 2. Ceza Dairesi, eylemin yağma sayılıp sayılmayacağını gösteren kanıtların ağır ceza mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğini belirterek görevsizlik kararı verilmeden hüküm kurulmasını hukuka aykırı buldu. Katılan, uyandığında evdeki değerlerin yerinde olmadığını ve hesabından sanığa para aktarıldığını; soruşturmada ise sanıkla içtiği içeceğe bir şey katıldığını ve kendinden geçtiğini ileri sürmüştü. Bölge adliye mahkemesinin hırsızlıktan kurduğu hüküm oy birliğiyle bozuldu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, katılanın içeceğine bir şey katılarak kendinden geçirildiği yönündeki beyanı karşısında, eylemin Türk Ceza Kanununun 149/1-d maddesindeki yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına dair kanıtların ağır ceza mahkemesince değerlendirilmesi ve bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini kabul etti.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesinin hırsızlık suçundan kurduğu hüküm, sanık, müdafii ve katılan vekilinin temyizi üzerine diğer yönleri incelenmeden oy birliğiyle bozuldu. Dava dosyası, ilk derece mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneği ise bölge adliye mahkemesi ceza dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Dosya, bozma nedeni gözetilerek işlem yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderildi; Dairenin gerekçesine göre eylemin yağma oluşturup oluşturmadığını ağır ceza mahkemesi değerlendirecek. Sanığın beraat isteği ile katılan vekilinin diğer itirazları bu kararda incelenmedi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 149/1-d
    Dairenin, eylemi oluşturup oluşturmadığının ağır ceza mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğini belirttiği yağma hükmü.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 302/2, 304/2-b
    Dairenin bozma kararı ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesinin dayanağı.

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 288, 294
    Dairenin temyiz incelemesini hükmün hukuka aykırılığı ve temyiz sebepleriyle sınırlarken andığı hükümler.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

 

SAYISI : 2023/399 E., 2023/3494 K.

 

SUÇ : Hırsızlık

 

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni hükmü tesisi

 

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

 

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

 

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin özetle "para transfer işlemlerinin katılanın rızasıyla gerçekleştiğine, katılanın çelişkili ve somut delillerle desteklenmeyen beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, tanık beyanının dikkate alınmadığına, eylemin gece vakti işlendiğine dair delil bulunmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; katılan vekilinin temyiz isteminin özetle "başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun da oluştuğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanmasının isabetli olmadığına ve katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

 

Sanık ve katılanın daha önceden sevgili oldukları ve ayrıldıkları; ancak görüşmeye devam ettikleri, 15.07.2021 tarihinde saat 02.30 sıralarında sanığın katılanın evine geldiği, bir süre oturdukları daha sonra uyudukları, katılanın sabah kalktığında, sanığın evde olmadığını, ayrıca evinde bulunan çeşitli altın takılarıyla bazanın altında bulunan 10.000,00 Amerikan doları parasının yerinde olmadığını tespit etmesi üzerine, cep telefonu internet bankacılığından yaptığı kontrolde, kendi hesabından 50.000,00 Türk lirası tüketici kredisi kullanıldığını, 60 gram altının bozdurularak her iki paranın da sanığın hesabına EFT yapıldığını, ayrıca hesabında bulunan 1.750,00 Amerikan doları ile 100 EURO'nun da sanığa gönderildiğini tespit ettiğini beyan ettiği olayda, katılanın soruşturma aşamasında, sanık ile içtiği neskafeden bir yudum aldıktan sonra kendisinden geçtiği, sabah uyandığında yatak odasında gözlerini açtığı, üzerinde elbiselerinin olmadığı, sanığın kahve içerisine bir şeyler koyduğu ve yargılamaya konu işlemleri yaptığı yönünde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin kanıtları, değerlendirme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

 

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için takdiren Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm Ceza Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Ceza Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Ceza Dairesi

 

Esas No

2024/1515

 

Karar No

2026/7329

 

Karar Tarihi

27 Nisan 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Ceza Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İnfaz ve Yatar Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page