CEZA HUKUKU · ONAMA · BOZMA
Yargıtay 2. Ceza Dairesi
Sahte Banka Görevlisi ve Dolandırıcılık
2024/6160 E., 2026/7806 K. · 27 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 30 Ekim 2026
Kararın Özeti
Kendisini banka görevlisi olarak tanıtan birinin telefondaki yönlendirmesiyle mağdur parasını başka bir hesaba kendisi gönderirse eylem hırsızlık mı, dolandırıcılık mı olur? Yargıtay 2. Ceza Dairesi, bankanın yalnız ödeme aracı olduğu bu olayda, katılanı kandırarak para gönderilmesini sağlayan sanığın eylemini Türk Ceza Kanununun 158/1-l maddesindeki nitelikli dolandırıcılık saydı. Temyiz edilen hükümde ise eylem aynı Kanunun 142/2-e maddesindeki nitelikli hırsızlık kabul edilmişti. Ele geçirilen bilgilerle hesaptan ve kredi kartından para çekilmesini hırsızlık sayan Daire, hesap sahibi sanığın bir beraat hükmünü onadı, öteki hükümleri oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, telefonda kendisini banka görevlisi olarak tanıtan kişinin yönlendirmesiyle katılanın kendi hesabından sanıklardan birinin hesabına para gönderdiği bu dosyada, bankanın yalnız ödeme aracı olduğunu ve bankaya ait başka bir maddi varlığın suçta kullanılmadığını gözeterek para gönderilmesini sağlayan sanığın eylemini Türk Ceza Kanununun 142/2-e maddesindeki hırsızlık değil, 158/1-l maddesindeki dolandırıcılık olarak değerlendirdi.
Sonuç
Daire, hesap sahibi sanığın ele geçirilen bilgilerle para çekilmesine ilişkin beraat hükmünü katılan vekilinin temyiz istemini esastan reddederek onadı; öteki hükümleri katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz nedenlerini yerinde bularak bozdu. Kararlar oy birliğiyle verildi. Dava dosyası, kararı veren bölge adliye mahkemesi ceza dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bölge adliye mahkemesi, kandırılan katılanın para göndermesini dolandırıcılık, ele geçirilen bilgilerle para çekilmesini hırsızlık yönünden yeniden değerlendirecek; hesap sahibi sanık hakkında para gönderilen olayda kesin delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiği, diğer sanığa Türk Ceza Kanununun 168/2. maddesinin uygulanmasının ise eksik ceza tayini olduğu belirtildi. Hesap sahibi sanığın para çekmeye ilişkin beraati onandığından bozmanın dışında kaldı.
İlgili Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 158/1-l
Daire, kandırılan katılanın para göndermesini sağlayan sanığın eylemini bu maddedeki dolandırıcılık olarak nitelendirdi.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 142/2-e
Daire, para gönderme eylemine bu maddenin uygulanmasını suç vasfında yanılgı saydı, ele geçirilen bilgilerle para çekilmesini ise bu maddedeki hırsızlık olarak değerlendirdi.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 168/2
Daire, suçu inkâr edip zararı gidermeyeceğini bildiren sanık hakkında bu maddenin uygulanmasını eksik ceza tayini saydı.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 299
Daire, hükmolunan ceza miktarlarını gözeterek sanık müdafiinin duruşma talebini bu madde gereği reddetti.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 302/1, 302/2, 304/2
Daire, beraat hükmünü onamada ve öteki hükümleri bozmada bu maddelere dayandı, dava dosyasını da bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi etti.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Mevzuat Notu: Bu karardan sonra 7589 sayılı Kanunla Türk Ceza Kanununun 158. maddesine dördüncü fıkra eklendi (Resmî Gazete, 31 Temmuz 2026). Buna göre dolandırıcılık suçlarına iştirak, haksız menfaat sağlamak amacıyla bir ödeme aracını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilir. Karardaki değerlendirme, kararın verildiği tarihteki hükümlere göredir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1332 E., 2024/243 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, ''Sanığın işlenen suçla bir ilgisi bulunmadığına, yerel mahkemece eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen istinaf dairesince suçun niteliğinde hataya düşülerek eylemin nitelikli hırsızlık suçu olduğunun kabulü ile bu suçtan sanığa fazla ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun vasfında değişme olması halinde koşulları oluşan CMK 231. maddesine göre sanık hakkında HAGB kararı verilmesi gerekirken bunun gözardı edilmesinin bozmayı gerektirdiğine'' katılan vekilinin temyiz isteminin ''Sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri sabit olmadıklarından ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi yönündeki karara katılmanın mümkün olmadığına, katılanın dolandırılması ile ilgili hesabından çekilen paraların sanık ...'ın hesabına gönderildiğine ve şahısların kendi hesaplarına gönderilen parayı 08.04.2021 tarihinde çektiklerine, sanıkların banka aracı kılınmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerine, bu suçu hırsızlık olarak nitelendirmesinin suç vasfının tespitinde yanılgı olduğuna, hırsızlık suçunun unsurlarının mevcut olayımızda bulunmadığına'' yönelik olduğu belirlenerek ve hükmolunan ceza miktarları yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği sanık ... müdafiinin duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede,
I-Sanık ... hakkında 09.04.2021 tarihli hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olarak katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında 09.04.2021 tarihli hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında 08.04.2021 tarihli hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin diğer sanık ... hakkında ise 08.04.20 21... .04.2021 tarihli hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin birlikte incelenmesinde
A- Sanık ... hakkında 08.04.2021 tarihli hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz istemi ile ilgili olarak
Sanığın aşamalarda ısrarla atılı suçu kabul etmediği somut olayda; tanık ... 'nın sanıkların ikisinin de kendisinin çocukluk arkadaşı olduğuna, sanık ...'in kendisine hesaplarının bloke olduğuna, bir yerden para geleceğine, o para ile borçlarını ödeyeceğini söyleyerek hesap numarasını istediğine, kendisinin hesabının olmadığını söylemesi üzerine sanık ...'dan da aynı şekilde hesap numarasını istediğine, sanık ...'ın kabul ederek hesap numarasını söylediğine yönelik anlatımları değerlendirilerek, sanığın, atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı hâlde beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
B- Sanık ... hakkında 08.04.20 21... .04.2021 tarihli hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri ile ilgili olarak
1-08.04.2021 tarihinde katılanın kullandığı cep telefonunu arayan kimliği belirlenemeyen şahsın kendisini banka görevlisi olarak tanıtarak katılan adına kredi tanımlanacağını söyleyerek kart bilgileri ve telefonuna gelen şifreleri söylemesini istediği, katılanın bilgilerini ve telefonuna gelen şifreyi söylemesi üzerine adına 15.000,00 TL kredi tanımlandığı, akabinde kimliği belirlenemeyen bu şahsın katılana krediyi kullanabilmesi için banka prosedürü gereği parayı göstereceği yere göndermesini istemesi üzerine, bankadan arandığına inanan katılanın, sanık ...'ın hesabına borç ödeme açıklaması ile 14.000,00 TL'yi gönderdiği, paranın sanık ... tarafından aynı gün çekildiği somut olayda; paranın sanığın hesabına havale edilmesinde bankanın ödeme aracı olması ve bunun dışında bankaya ait herhangi bir maddî varlığın suçta kullanılmadığı anlaşılmakla, hile ve desise ile kandırmak suretiyle katılanın hesabından sanık ...'ın hesaplarına para gönderen sanık ...'in eylemlerinin suç tarihi itibariyle, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L maddesinde belirtilen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 142/2-e maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanık ...'in tüm aşamalarda suçu inkâr edip zararı gidermeyeceğini beyan etmesi karşısında; kararın gerekçe kısmında sanık ...'ın zararı gidermesine sanık ...'in karşı duruşu olması sebebiyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanamayacağı belirtilmesine rağmen, kısa kararda sanığın karşı duruşu bulunmadığı belirtilerek, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki de oluşturacak şekilde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesi uygulanarak eksik ceza tayini,
3- 09.04.2021 tarihinde ise katılanın banka hesabından 3.750,00 TL'nin kredi kartından ise 350,00 TL'nin ele geçirilen bilgiler kullanılarak çekildiği, 3.750,00 TL parayı ATM'den çeken şahsın kimliğinin tespit edilemediği somut olayda; sanığın eyleminin suç tarihi itibarîyla, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-e maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bir gün önce sanık tarafından katılanın kart bilgilerinin ele geçirilmiş olması, dosya içerisindeki tüm tutanak içerikleri ve katılan beyanları birarada değerlendirildiğinde sanığın sübut bulan hırsızlık suçundan mahkûmiyeti yerine, kendisini suçlamadan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilip; yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince açıklanan nedenle Tebliğname'ye (farklı gerekçe ile) uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6160
Karar No
2026/7806
Karar Tarihi
27 Nisan 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI