CEZA HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA
Yargıtay 2. Ceza Dairesi
Hırsızlıkta Kısmi İade ve Mağdurun Rızası
2024/6303 E., 2026/11326 K. · 16 Haziran 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Çalınan araç suçta kullanıldıktan sonra yakıtı tükenmiş olarak yerine bırakılırsa sanık etkin pişmanlıktan yararlanabilir mi? Yargıtay 2. Ceza Dairesi, bu eylemi kısmi iade sayarak katılana indirimin uygulanmasına rıza gösterip göstermediğinin sorulması ve sonucuna göre Türk Ceza Kanununun 168. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Daire, iddianamede bu madde istendiği hâlde ek savunma alınmadan uygulanmamasını da Ceza Muhakemesi Kanununun 226. maddesine aykırı buldu. Aynı sanığın diğer katılana yönelik hırsızlık hükmü onandı, bu hüküm ise oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, sanık ve kimliği belirlenemeyen diğer faillerin yakıt deposu dolu olarak aldıkları aracı suçta kullandıktan sonra deposu boş hâlde yerine bırakmalarını kısmi iade saydı ve etkin pişmanlık indirimi için katılanın buna rıza gösterip göstermediğinin sorulup sonucuna göre Türk Ceza Kanununun 168. maddesinin uygulanması gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Bir katılana yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm onandı; diğer katılana yönelik hırsızlık hükmü değişik gerekçeyle bozuldu ve sonuçlar oy birliğiyle verildi. Dava dosyası, ilk derece mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneği ise bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bozulan hüküm için ilk derece mahkemesi, katılana kısmi iadeye rıza gösterip göstermediğini sorarak etkin pişmanlık indirimini yeniden değerlendirecek; Daireye göre bu maddenin uygulanmamasına karar verilecekse önce sanığın ek savunması alınmalı. Diğer katılana yönelik onanan hüküm bozmanın dışında kaldı.
İlgili Mevzuat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — m. 168/1-4, 142/2-f, 142/1-e
Dairenin kısmi iade nedeniyle katılanın rızası sorularak değerlendirilmesini istediği etkin pişmanlık hükmü ile onanan hükümde aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapmadığı nitelikli hırsızlık hükümleri.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — m. 226, 302/1, 304/2-a
Dairenin ek savunma alınmamasını aykırılık saydığı hüküm ile onamanın ve dosyanın gönderilmesinin usul dayanakları.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3007 E., 2023/5380 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin; orantısız ceza verildiğine, sanığın suçu kabul etmeyip üzerinde kırmızı montu bulunmadığını beyan etmesi nedeniyle şüphe hasıl olduğuna ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
... tarafından düzenlenen 09.05.2023 tarihli rapor ile sanığın mukayeseye elverişli fotoğraflarının olay yerinde sanığa ait olduğu değerlendirilen görüntüler ile mukayese edilmesi sonucunda her iki şahsın kuvvetle muhtemel aynı kişi olduğunun belirtilmesi ile soruşturma aşamasında kolluk görevlilerinde düzenlenen Görüntü İnceleme ve Tespit Tutanağı'nda görüntülerde görülen şahsın hakkında defaatle işlem yapılmış olan sanık olduğunun kesin ve net olarak tespit edildiğine dair değerlendirmeler birlikte ele alındığında; Tebliğnamedeki, görüntüler üzerinde yeniden inceleme yapılması gerekçesiyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
I. Sanık Hakkında Katılan ...'e Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi
Kamera görüntülerinde görülen ancak kimliği tespit edilemeyen müşterek faillerin; tanınmamak için yüzlerini kapatarak eylemi gerçekleştirmiş oldukları dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-f maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-e maddesi uyarınca hüküm tesis etmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde eleştiri dışında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA,
II. Sanık Hakkında Katılan ...'ye Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Katılan ...'ye karşı sanık ve kimliği tespit edilemeyen diğer faillerin; deposu dolu vaziyetteyken aldıkları kamyonu suçta kullandıktan sonra deposu boş olarak ayn yerine park etmek şeklindeki eylemleri nedeniyle katılana kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatinin bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. İddianamede katılan ...'ye karşı eylem yönünden 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanması talep edilmesine rağmen sanığın ek savunması alınmaksızın anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine muhalefet edilmesi
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle değişik gerekçeyle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Zincirleme Suçta Ek Savunma Hakkı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6303
Karar No
2026/11326
Karar Tarihi
16 Haziran 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI